Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2023/52 E. 2023/305 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2023/52
- Karar No
- 2023/305
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/120 - 2024/126 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/120 KARAR NO : 2024/126 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 12/10/2023 NUMARASI : 2023/52 E. - 2023/305 K. DAVACI VEKİLİ : DAVALI : DAVANIN KONUSU : Tazminat (Fikir ve Sanat Eserleri Sahipliğinden Kaynaklanan) Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 12/10/2023 Tarih ve 2023/52 Esas - 2023/305 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, müvekkilinin 2018 yılının başlarında zamanın ...Tanıtım, Medya ve Seçim Stratejilerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcılığı ve Parti Sözcülüğü görevlerini yürüten davalı ...'a "g-mail" uygulaması üzerinden e-posta ileterek, bir kampanya fikrini geliştirdiğini, bu slogan ve kampanya ile ...'nin seçim sürecinde ilk oylarını kullanan genç vatandaşlara daha kolay ulaşıp, vatandaşların ...'ye oy kullanması konusunda ikna edici olunacağını bildirdiğini, davacı tarafından "..." sloganı ile geniş kitlelere ulaşılabilecek bir kampanya üretildiğini ve bu sayede ilk oylarını kullanacak olan genç seçmenlerin ikna edici ve ilgi çekici kampanya sayesinde, ...için oy kullanma oranlarının arttırılmasının planlandığını, kampanyanın altına "..." sloganlarının ve bunun altına ...oy pusulası konularak afiş oluşturulup bilboard’larda kullanılmasının teklif edildiğini, müvekkili tarafından söz konusu kampanyanın 2018 yılı genel seçimlerine 1 ay kala davalıya e-posta yoluyla bildirildiğini, ancak seçime az bir süre kalmasından kaynaklı olarak kampanyanın kullanılmadığını, buna karşılık 2023 seçimlerine az bir süre kala söz konusu kampanyanın, müvekkilinden izinsiz ve müvekkilinin gönderdiği mailde ayrıntılı olarak belirttiği şekilde kullanıldığını, müvekkili tarafından uzun uğraşlar ve mesai sonucunda oluşturulan fikirlerinin/kampanyanın kendisinin rızası olmadan kullanılmasının maddi ve manevi açıdan müvekkiline zarar verdiğini ileri sürerek, davalının müvekkilin fikir ve sanat eserleri üzerinde vaki tecavüzünün durdurulmasına, önlenmesine, şimdilik 1.000,00-TL maddi 10.000,00-TL manevi tazminatın işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, bahse konu "..." adlı kampanya ile davalının bir ilgisinin bulunmadığını, müvekkilinin partideki tüm işleyişle birebir muhatap olmasının beklenemeyeceğini, küçük bir internet arama motoru araştırması ile dahi görüleceği üzere, söz konusu kampanyanın ...Gençlik Kolları tarafından üretilen, başlatılan bir kampanya olduğunu, müvekkilinin 2021 yılı Kasım ayı itibari ile ...'nin tanıtım medya başkan yardımcılığı görevini bıraktığını ve milletvekili olarak görevine devam ettiğini, bu nedenle müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, dava dilekçesi ekinde mahkemeye ibraz edilen 02.05.2018 tarihli mail ile müvekkilinin bir ilgisinin bulunmadığını, davacının 2 Mayıs 2018'de gönderdiğini iddia ettiği mail içeriği ile kampanyanın içeriğinin kesinlikle farklı olduğunu, sadece slogan benzerliğinin bulunduğunu, ilgili sloganın ise çok sayıda twitter kullanıcısı tarafından kullanıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davacının davalıya gönderdiğini beyan ettiği e-posta içeriğinde yer alan seçim kampanyası fikri/adı ve/veya sloganının davalı tarafından kullanıldığına ilişkin dosya kapsamında herhangi bir delilin bulunmadığı, salt dava dilekçesi ekinde sunulan gazete haberinin ve davalının açıklamalarının, davacıya ait olduğu iddia edilen seçim kampanyasının kullanıldığı anlamına gelmediği, seçim afişinin yer aldığı sosyal medya görselinde, oy pusulasının içinde, "..." yazılı bir afiş yer almakla beraber, bu afişin kim tarafından hangi tarihte hazırlandığı ve kullanıldığı hususunda da dosya kapsamında bilgi ve belgenin bulunmadığı, öte yandan dava konusu kampanya/reklam adı veya sloganı olan "..." ibaresinin özel bir çalışma veya hususi bir fikrin ürünü olarak, orijinal bir ibare şeklinde kabul edilemeyeceğinden, yaratıcı ve sahibinin hususiyetini taşıyan bir slogan da olmadığı, üç kelimeden ibaret bu sloganın siyaset dünyası ve seçim yarışı içinde akla gelebilecek, sıradan bir ibare olduğu ve dolayısıyla bu ibarenin 5846 sayılı Yasa uyarınca eser niteliğinde olmadığı, ünlü bir siyasetçi olan ve kolaylıkla iletişim adresine ulaşılabilecek davalının, e-posta adresine gönderildiği iddiasına dayalı ve herkes tarafından kolaylıkla bulunabilecek bir "slogan"a dayalı hak iddia edilerek, davalıya husumet yöneltilmesinin doğru bulunmadığı, dava şartı olan husumet konusunun davanın her aşamasında hakim tarafından re'sen gözetilebileceği gerekçesiyle davanın pasif husumet yokluğu nedeni ile HMK 114/1-d ve 115/2 maddeleri gereğince dava şartı yokluğu sebebi ile usulden reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, müvekkilinin 2018 yılının başlarında zamanın ...Tanıtım, Medya ve Seçim Stratejilerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcılığı ve Parti Sözcülüğü konusunda görevli davalı ...'a gmail uygulaması üzerinden mail atarak bir kampanya fikri geliştirdiğini, bu slogan ve kampanya ile ...'nin seçim sürecinde ilk oylarını kullanan genç vatandaşlara daha kolay ulaşıp, vatandaşların ...'ye oy kullanması konusunda ikna edici olunulacağına ilişkin açıklamalarda bulunduğunu, mail içeriklerinin dosyaya sunulduğunu, müvekkili tarafından uzun uğraşlar ve mesai sonucunda oluşturulan fikirlerinin/kampanyanın, kendisinin rızası olmadan kullanılmasının, maddi ve manevi açıdan müvekkiline zarar verdiğini, müvekkili tarafından söz konusu kampanyanın 2018 yılı genel seçimlerine 1 ay kala davalıya mail yoluyla bildirildiğini, ancak seçime az bir süre kalmasından kaynaklı olarak kullanılmadığını, buna karşılık 2023 seçimlerine yakın bir süre kala söz konusu kampanyanın müvekkilinin mailinde ayrıntılı olarak belirttiği şekilde kullanıldığını, bilirkişi raporunda belirtilen ve fikir ve sanat eseri olmadığına kanaat getirilen "üç kelimelik sloganın", seçimi kazandıran slogan olduğunu, bilirkişilerce belirtilen gerekçeler neticesinde düşünülecek olursa, hiçbir reklam ajansının kurulmamasının gerekeceğini, çünkü üretmiş oldukları veya üretecekleri her fikrin, sonuç olarak herkesin aklına gelebilecek ibareler olduğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Dava, fikir ve sanat eserleri sahipliğinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve davacının davalıya gönderdiğini beyan ettiği e-posta içeriğinde yer alan seçim kampanyası fikirlerinin ve sloganın davalı tarafından kullanıldığına ilişkin dosya kapsamında herhangi bir delilin bulunmadığı, bu fikir ve sloganın 5846 sayılı Yasa uyarınca eser niteliğinde de olmadığı, esasen işbu davada davalıya husumetin yöneltilmesinin de mümkün bulunmadığı, dolayısıyla mahkemece anılan gerekçelerle davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizliğin olmadığı, her ne kadar HMK'nın 114/1-d maddesinde dava şartı olarak düzenlenen taraf ve dava ehliyetinin, medeni hukuktaki hak ve fiil ehliyetinin medeni usul hukukundaki karşılığı olup, somut olayda da davacı ve davalı tarafların dava ve taraf ehliyetlerinin bulunması ve ilk derece mahkemesince dava şartı olarak değerlendirilen pasif husumetin ise dava konusu edilen hak ile ilgili olması, bu itibarla HMK'nın 114/1-d maddesi kapsamında dava şartı olarak kabulü mümkün bulunmaması karşısında, mahkemece davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesi doğru değilse de, mahkemece yapılan bu yanlışlığın sonuca bir etkisinin olmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60-TL maktu istinaf karar ve ilam harcı davacı tarafından istinaf başvurusunda peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 26/01/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 26/01/2024 Başkan Üye Üye Katip Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.