Bölge Adliye Mahkemesi · Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi 2023/501 E. 2025/1919 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Daire
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/501
- Karar No
- 2025/1919
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ 2023/501 Esas 2025/1919 Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2023/501 KARAR NO : 2025/1919
TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR
İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ :ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 23/12/2021 NUMARASI :2013/41 Esas 2021/883 Karar
DAVA : Alacak (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 23/01/2013 KARAR TARİHİ : 30/12/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 30/12/2025
Taraflar arasındaki alacak istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın davalılar ... hakkındaki davaların pasif husumet yokluğundan reddine,muris ... ve ...'in terekeleri yönünden davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı yargılama sırasında vefat eden davalı ...'in mirasçıları ... ve ... vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava dışı ... tarafından, ..., ... , ... Bankası (... Bankası A.Ş) aleyhine açılan davada, dava dışı ... 'ün davalı ...' le oynadıkları sayısal lotonun 09/01/1999 günü yapılan çekilişinde büyük ikramiyeyi kazandıklarını, kuponun Milli Piyango İdaresi' ne dava dışı ... tarafından ibraz edildiğini, 516.275.055.000 TL tutarlı çekin dava dışı ...'e verildiğini ve muhatap ... Bankası Şubesi' ne ibraz edildiğini, ...'ün akrabası olan Serik Şubesi müdürünün aracılığıyla tanıştığı ... Bankasının İzmir Caddesi Şubesi müdürü ...' in kandırması ve güvene dayalı olarak imzalattırdığı belgeye daydanılarak EFT yoluyla ...' in görevli olduğu şubeye gönderilen paranın tümünün ... adına açılan hesaba geçirildiğini belirterek, büyük ödül tutarının yarısı olan 258.000.000.000 TL' nın smail ..., ... , ... Bankası (... Bankası A.Ş)'den müştereken müteselsilen tahsiline karar verilmesi talepli dava sonucunda Ankara 9.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2005/602 E ve 2007/251 K. Sayılı ilamı ile aralarında davacı ....... Bankası A.Ş.'ye izafeten ... Bankası A.Ş.'nin de bulunduğu davalılar ... ve ... aleyhine müteselsilen 258.000 TL'nin 12.01.1999 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davacı ...'e ödenmesine karar verildiğini, Mahkeme kararının yasal yollardan geçerek kesinleştiğini, Yargıtay'ın düzelterek onama ilamında yasal faiz yerine, uygulanan en yüksek banka mevduat faiz oranı üzerinden faiz işletilmesine ve banka şube müdürü yönünden haksız fili, banka yönünden ise istihdam edenin kusursuz sorumluluğu nedeniyle her üç davalının müteselsilen sorumluluğuna karar verildiğini, neticede bu kararın kesinleştiğini,ilgili karar nedeniyle davacı ....... Bankası A.Ş. adına davayı yürüten ... Bankası A.Ş. tarafından Ankara 11. İcra Müdürlüğü 2007/9836 E. Sayılı dosyasına 12.08.2008-08.09.2008 tarihleri itibari ile işlemiş faiz ile birlikte toplam 1.690.536,25 TL ödemede bulunulduğunu belirterek, fazlaya dair dava, talep, faiz ve sair her türlü hakkı saklı kalmak kaydı ile müvekkili bankaya izafeden ... Bankası A.Ş. tarafından ödenen ve 14/12/2012 tarihi itibariyle müvekkili banka riskine dahil edilen 1.690.536,25 TL'nin ilgilisine ödemenin yapıldığı 12/08/2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davaya konu tutarın ilgilisine ödendiği tarihin 12/08/2008 olduğunu, haksız fiile dayalı rücu davası olarak açılan davanın zamanaşımına uğradığını, davalı müvekkilinin tazminat tutarının tamamından sorumlu tutulamayacağını, davacının 1.690.536,25 TL'nin tamamını davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiş olmasının kanuna ve hukuka aykırı olduğunu, Borçlar Kanunu'nun 167. maddesine göre borçlulardan her birinin eşit paylarla sorumlu olduğunu, ayrıca davalı ...'in hesabına hiçbir para geçmediğini, gerek haksız fiile gerekse sebepsiz zenginleşmeye ilişkin olsun sayısal loto tutarının yarısının diğer davalı ... üzerine geçmesi gerekirken tamamının ... üzerine geçmesi söz konusu olduğu için tamamen haksız ve sebepsiz zenginleşen tarafın ... olduğunu, bu nedenle haksız fiil faili olarak sorumlu tutulan davalının kusurunun olmadığı için kusur oranlarının yeniden tespiti gerektiğini, davalının kusurunun bulunmaması nedeniyle davacıya karşı sorumlu olmayacağını bildirerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Diğer Davalılar (müteveffa ... mirasçıları) davaya cevap vermemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; dava dışı ... Bankası A.Ş'nin davacıya izafeten dava dışı üçüncü kişinin zararının tamamını icra takibi neticesinde 12/08/2008 tarihinde ödediği, ödenen tutarın 14/12/2012 tarihinde davacı banka hesaplarına mâl edildiği, yukarıda açıklanan gerekçe ile davacı bankanın kendi hesaplarından çıkan bu tutarın tamamını haksız fiil sorumlularından talep edebileceği, TBK 61. maddeye göre birden çok kişi zarara birlikte sebebiyet verdikleri takdirde müteselsilen zarar görene karşı sorumlu oldukları, haksız fiil sorumluları vefat ettiği için ve mirasçıların tamamı tarafından miras reddedildiğinden Medeni Kanunun 612 vd. maddeleri uyarınca terekenin Sulh Hukuk Mahkemesince iflas hükümlerine göre tasfiye edileceği, davacının tasfiye sonucunda alacağını tahsil edebileceği değerlendirilerek, davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkındaki davaların pasif taraf sıfatı yokluğundan reddine, 1.690.536,25 TL'nin 12/08/2008 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlı yasal faizi ile birlikte muris ... ve ...'in terekelerinden müteselsilen tahsil edilerek davacıya verilmesine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Muris ... mirasçıları ... ve ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı ... vefat ettikten sonra yasal süre içinde mirasçıları ... ve ...'in Ankara 8.Sulh Hukuk Mahkemesinde 2018/1235 E . 2019/ 239 K sayılı ilam gereğince kayıtsız şartsız mirası red ettiklerini, davacı vekilince 08.04.2021 tarihli celsede ... terekesine temsilci atanması için Ankara 8.Sulh Hukuk mahkemesinde 2019/85 esasına kayıtlı davanın açıldığını beyan ettiğini, Mahkemece davalı ... terekesine temsilci atanması için açılan davanın sonucu beklenilmeden karar verildiğini, Ankara 9.Asliye Ticaret Mahkemesi nezdinde görülen davanın tüm aşamalarında ve Yargıtay incelemesi safhasında, İzmir Caddesi/Ankara Şubesi tarafından gerçekleştirilen işlemlerde yanlışlık, hata ve noksanlık bulunmadığı, işlemlerin bankacılık prosedürüne uygun olarak gerçekleştirildiği yönündeki davacı beyanlarının da bu zımmi kabulün bir işareti olarak değerlendirilebileceği , dava konusu işlemlerin , Banka Müfettişinin huzurunda, kamuoyuna yansımış olması nedeniyle Banka Genel Müdürlüğünün bilgisi dahilinde açık bir şekilde vuku bulduğunu, bu nedenle, davalı ...'in eylemlerini usulsüz olarak değerlendirmek, bu bağlamda "kusursuz sorumluluğu" nedeniyle ödenen tazminattan Banka payına düşen kısım dolayısıyla davalı ...'in sorumluluğuna rücu etmek mümkün olmadığını, aksi görüşte olunmasın halinde de davacının, TBK’nın 167/f-2 hükmü gereğince müteselsil sorumluluğu kapsamında ödediği tutardan kendi payına düşen 1/3 lük kısmı aşan 2/3 ‘lük kısım yönünden davalılara rücu edileceğini, Müvekkilleri ...'in birinci dereceden mirasçıları olan ... ve ...'in kesin reddi miras talebinde bulundukları bu nedenle yukarıda açıklanan nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Dava; davacı bankanın dava dışı üçüncü kişiye ödediği tazminatın davalılardan tahsili istemine ilişkin rucuen alacak davasıdır. 6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede; Dosya kapsamında yer alan 15/02/2019 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davacının, T.B.K. m.167/f.2 hükmü gereğince, müteselsil sorumluluğu kapsamında ödediği tutardan kendi payına düşen 1/3'lük kısmı aşan 2/3'lük kısım yönünden davalılara rücu edebileceğini, davalı ...'in görevini eksik ve hatalı ifa ettiği gerekçe gösterilerek, davaya konu zarardan “kusursuz sorumluluğu” nedeniyle Banka payına düşen 1/3'lük kısım yönünden davalı ...'e rücu edilemeyeceğini, davacının davalılara rücu edebileceği tutarın hesaplanabilmesi için, uyuşmazlık konusu 1.690.536,25 TL'nin ne şekilde tespit edildiğini, davaya konu tutarın ... Bankası A.Ş. tarafından hangi tarihte ve hangi tutar üzerinden davacıya mal edildiğini, ... Bankası A.Ş.'ye anapara haricinde bir faiz ödemesi yapılıp yapılmadığını, yapılmış ise hangi faiz oranı üzerinden, hangi tarihte ve ne tutarda yapıldığını, tespite yarayacak bilgi ve belgelerin dosyaya sunulması gerektiğinin bildirildiği görülmüştür. Muris ...'in 17/10/2019 tarihinde vefat etmesi üzerine geriye çocukları davalılar ..., ... ..., ... ..., ..., ... ..., ..., torunları dava dışı ..., ... ..., ... ..., ... ... ..., ...'in geriye kaldığı görülmüştür. ... mirasçıları, davalı ...'in Serik 2. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2009/553 E- 2009/553 K sayılı ilamı ile, Davalılar ..., ... ..., ... ...'ın Serik 1. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2009/562 E-2009/588 K sayılı ilamı ile, Davalılar ... ve ... ...'ın Serik 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2009/525 E- 2009/528 K sayılı ilamı ile, Dava dışı Serpil Manda'nın Serik 1. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2009/574 E- 2009/609 K sayılı ilamı ile, Dava dışı ... (...) ...'in Serik 1. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2009/583 E-2009/618 K sayılı ilamı ile, Dava dışı ... ..., ... ..., ...'in Serik 2. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2009/562 E-2009/566 K sayılı ilamı ile muris ...'in mirasını reddettikleri görülmüştür. Muris, ...'in tüm mirasçıları tarafından terekesinin reddedilmesi nedeniyle Serik 1. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2015/10 tereke, 2017/6 sayılı karar ile ...'ın tereke temsilcisi olarak atandığı, mahkemece ... terekesi adına tereke temsilcisi ...'ın davaya dahil edilmesi suretiyle yargılamaya devam edildiği görülmüştür. Yine davalılardan ...'in de yargılama sırasında 17/07/2018 tarihinde ölümü geriye mirasçıları ... ve ... kaldığı ve her iki mirasçının da Ankara 8. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2018/1235 Esas, 2019/239 sayılı kararı ile ... mirasını reddettiği dosya kapsamıyla sabittir. ... mirasçılarının tamamının mirası reddetmesi üzerine Ankara 8. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2019/85 Tereke dosyasının 26/05/2021 tarihli celsesinde muris ... terekesine Av. ... terekeye tasfiye memuru olarak atandığı, yerel mahkemece 16/09/2021 tarihli celsede müteveffa davalı ...'nin terekesine tasfiye memuru olarak atanan Avukat ...'e dava dilekçesi ve duruşma günün tebliğine karar verilerek tereke temsilcisinin davaya dahil edildiği görülmüştür. Mahkemece taraf teşkili sağlandıktan sonra işin esasına geçilen yargılamada, davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkındaki davaların pasif taraf sıfatı yokluğundan reddine, 1.690.536,25 TL'nin 12/08/2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte muris ... ve ... terekelerinden müteselsilen tahsiline karar verilmiştir. Muris davalı ... mirasçıları dahili davalılar ... ve ...'in davanın esasına ilişkin yukarıda yazılı istinaf nedenlerini ileri sürülerek istinafa geldiği görülmüştür. İstinafa gelen dahili davalılar vekilince yerel mahkemece Ankara 8. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2019/85 Tereke dosyası sonucu beklenmeksizin karar verildiği ileri sürülmüş ise de, UYAP sisteminden tereke dosyasının incelenmesi neticesinde Ankara 8. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2019/85 Tereke dosyasında 26/05/2021 tarihli celsede Av. ... terekeye tasfiye memuru olarak atandığı, dosyanın henüz derdest olup duruşmasının 04/02/2026 tarihine atılı olduğu anlaşılmış ise de dosya sonucunun beklenmesinin tasfiye memurunun atalı ve belirlenmiş olması karşında sonuca etkili görülmemiştir. İstinafa gelen dahili davalılar ... ve ... murisleri ...'in mirasını red etmiş olup davada pasif husumetleri yoktur. Bu yönüyle yerel mahkemece de dahili davalılar yönünden davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmesi isabetlidir. Mirası reddeden dahili davalılar ... ve ... murisleri ...'e atfı kabil kusur bulunmadığından davalı muris ...'e davacı bankanın rücu etmesi mümkün olmadığını bildirerek davanın esasına yönelik istinaf nedenleri ileri sürmüştür. Davanın esasına ilişkin kararı istinaf hak ve yetkisi tereke temsilcisine ait olup, mirası ret eden mirasçıların terekeye ilişkin istinaf hakları kalmayacağı, aleyhlerine verilen usulden red kararını da dahili davalıların istinafa taşımadıkları, davanın esasına yönelik istinaf nedenleri ileri sürerek kararı istinaf etme hakları bulunmadıkları anlaşılmakla, dahili davalıların istinaf başvurusunun usulden reddine karar vermek gerekmiştir. Tüm bu nedenlerle dahili davalılar vekilinin istinaf başvurusunun usulden reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Dahili davalılar ... ve ... vekilinin istinaf başvurusunun USULDEN REDDİNE, 2-Dahili davalılar ... ve ... vekili tarafından yatırılan 28.870,13 TL istinaf karar harcı, 492,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı olmak üzere toplam 29.362,13 TL harcın talep halinde dahili davalılara iadesine, 3-Dahili davalılar tarafından yapılan istinaf giderlerinin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda uyuşmazlık konusu miktar dikkate alındığında HMK'nın 362. maddesi gereğince kesin olmak üzere, tarafların yokluğunda oy birliği ile karar verildi.30/12/2025
Başkan - Üye - Üye - Zabıt Katibi -