Bölge Adliye Mahkemesi · Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi 2023/5 E. 2025/117 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Daire
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/5
- Karar No
- 2025/117
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/5 - 2025/117 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2023/5 KARAR NO : 2025/117
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA BATI ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 05.10.2022 NUMARASI : 2021/394 Esas 2022/848 Karar
DAVACILAR VEKİLİ DAVALILAR
DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) KARAR TARİHİ : 07.02.2025 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 25.02.2025
İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davalı ... vekili ve davalı ... Sigorta AŞ vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacılar vekili, 28.02.2014 tarihinde davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı davalı ...'nın idaresindeki ... plakalı aracın davacı ...'nin sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile çarpışması sonucu meydana gelen trafik kazasında davacılar ... ile ...'nin ağır şekilde yaralandığını, davacı ... ...'nin çarpışmanın etkisiyle araçtan dışarı fırladığını, halen komada bitkisel hayat şeklinde, yaşama şansının az olduğunu, kaza sırasında davalının aşırı hızlı olduğunu, kaza tespit tutanağında davacıya atfedilen kusuru kabul etmediklerini belirterek davacı ...'nin işgücü kaybı, tedavi masrafları için 500,00 TL, ...'nin beden gücü kaybı, iş gücü kaybı, hastane ve tedavi giderleri için 1.000,00 TL, küçük çocuk ... ... içinde beden gücü kaybı, tedavi giderleri için 500,00 TL, davacı ... için kendi yaralanması nedeniyle 10.000,00 TL, eşinin yaralanması nedeniyle 5.000,00 TL, çocuğunun yaralanması nedeniyle 5.000,00 TL, davacı Türkan için, kendi yaralanması nedeniyle 40.000,00TL, eşinin yaralanması nedeniyle 20.000,00 TL, çocuğunun yaralanması nedeniyle 5.000,00 TL, davacı ...'nun yaralanması nedeniyle 20.000,00 TL, babasının yaralanması nedeniyle 15.000,00 TL, annesinin yaralanması nedeniyle 15.000,00 TL manevi tazminata karar verilmesini talep etmiş, 21.05.2014 tarihli cevaba cevap dilekçesinde, küçük ... ...'nin kaza neticesinde yaralanmasından dolayı hastanede vefat ettiğini bildirmiş, 27.04.2018 tarihli ıslah dilekçesi ile ... ...'nin yargılama aşamasında vefat etmiş olması nedeniyle davaya destekten yoksun kalma tazminatı olarak devam edileceğini belirterek davacı ... lehine talep etmiş oldukları geçici iş göremezlik tazminatı olan 200 TL'nin 1.071 TL olarak, ... lehine talep etmiş oldukları beden gücü ve çalışma gücü kaybı olan 800,00 TL'nin 147.226,79 TL olarak, ... lehine talep etmiş oldukları destekten yoksun kalma tazminatı olan 250,00TL'nin 36.151,33TL olarak, ... lehine talep etmiş oldukları geçici iş göremezlik tazminatı olan 100,00 TL'nin 655,20-TL olarak, ... lehine talep etmiş oldukları beden gücü ve çalışma gücü tazminatı olan 400,00 TL'nin 31.091,10TL olarak, ... lehine talep etmiş oldukları destekten yoksun kalma tazminatı olan 250,00 TL'nin 13.044,77 TL olarak ıslahına, fazlaya ilişkin hakları ve ek dava hakları saklı kalmak kaydı ile toplam 229.240,19 TL'nin haksız fiil tarihi olan 28.02.2014 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmek sureti ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili, trafik kazasının oluşumunda kusurun davacı tarafta olduğunu, kaza anında kavşakta geçiş üstünlüğü kuralını ihlal ettiğini, kazanın meydana gelmesinde asli kusurlu olduğunu, davalının da maddi ve manevi zararları oluştuğunu, talep edilen tazminat miktarlarının fahiş olduğunu, davacıların maddi zararını ispatlayan delil sunmadıklarını, davacı Türkan'ın ev hanımı olduğunu, geliri bulunmadığını, davacıların çocuk ile birlikte ön koltukta seyahat etmekte olduklarını, emniyet kemeri takmadıklarını, kazanın gerçekleştiği dört yönlü kavşakta trafik işaret levhası, aydınlatma veya uyarıcı levha bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Sigorta AŞ vekili, kazaya karışan ... plakalı aracın davalı şirkete 08.04.2013-2014 tarihleri arasında geçerli olmak üzere 65527332 numaralı ZMSS poliçesi ile sigortalı olduğunu, poliçeden dolayı sorumluluklarının sigortalılarının kusuru oranında olmak üzere, bedeni zararlarda şahıs başına azami 268.000,00 TL ile sınırlı olduğunu, tedavi giderlerinden sorumlulukları bulunmadığını, kazaya karışan araçların kusurlarının tespiti için dosyanın ATK Trafik ihtisas Dairesi’ ne gönderilmesini, maluliyet oranının belirlenebilmesi için tam teşekküllü devlet hastanesi veya ATK'dan rapor alınmasını, davacıların geçici ve sürekli iş göremezlik durumlarının tespitinden sonra aktüer sıfatına sahip bilirkişiden rapor alınmasının zorunlu olduğunu, tazminat hesabında belirlenebilir bir ücret yoksa asgari ücretin baz alınması gerektiğini, emniyet kemerinin kullanılmaması ve müterafik kusur durumunda tazminattan indirim yapılması gerektiğini, Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin 150/3 md gereği çocukların araba koltuğunda taşınmasının zorunlu olduğunu, davacılardan ...’nun küçük olduğunu ve araçtan fırladığını, oto koltuğunda bulunmadığını, muhtemelen ön koltukta seyahat ettiğinden müterafik kusur kapsamında tazminattan indirim yapılması talepleri olduğunu, davacılar tarafından davalı şirkete başvurulmadığını, faiz sorumluluğunun ancak dava tarihinden itibaren söz konusu olabileceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı davalılar tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılması üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. HUKUK dairesinin 22.04.2021 tarih 2021/323E-2021/836 K. Sayılı kararı ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verildiği, davacının kullandığı ... plakalı aracı ile kavşağa yaklaşırken sağından gelen trafik akışına göre, kavşak başında durarak sağdan gelen davalı sürücünün sevk ve idaresindeki araca geçiş hakkını bırakmaması, sevk ve idare hatasıyla neden olduğu olayda %70 oranında, davalı sürücü ...'nın idaresindeki aracı ile kazanın gerçekleştiği kavşağa yanaşırken kontrollü bir şekilde seyretmemesi, kavşağa yaklaşırken hızını azaltmaması, davacı sürücünün sevk ve idaresindeki araca karşı zamanında herhangi bir ikaz ve fren tedbirine başvurmaması nedeniyle kazanın oluşumunda %30 oranında kusurlu olduğu, ...'nin kaza neticesinde vücut genel çalışma gücünden %12,3 nisbetinde kaybettiği, 6 ay süre ile iş göremezlik halinde kaldığının belirlendiği, davacı ...'nin vücut genel çalışma gücünden %19 oranında kaybettiği 3 ay süre ile iş göremezlik halinde kaldığı, davacılar ... ile eşi ...'nin yaralanmalarından dolayı geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı isteyebileceği, kazaya bağlı olarak vefat eden küçük çocukları ... ...'nin vefatından dolayı ise destekten yoksun kalma tazminatı isteyebilecekleri, ...'nin geçici iş göremezlik zararının 761,40 TL, sürekli iş göremezlik zararının 162.857,08 TL, çocuğunun vefatından dolayı destek zararının 80.380,97 TL olduğunun belirlendiği, davacı ...'nin, geçici iş göremezlik zararının 1.369,40 TL, sürekli iş göremezlik zararının 101.041,74 TL, çocuğun vefatından dolayı destek zararının 89.138,68 TL olduğu belirlenmişse de kaldırma kararı öncesinde verilen ıslah dilekçesinin nazara alındığı, küçüğün aracın ön koltuğunda olması ve araçta bebek koltuğu olmaması da nazara alınarak müterafık kusurlu sayılarak belirlenen tazminat miktarlarından Yargıtay'ın yerleşik içtihatları doğrultusunda indirim yapıldığı belirtilerek, davacı ...'nin 761,40.TL geçici iş göremezlik tazminatı, 147.226,79 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ile 36.151,33 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine, davacının tedavi gideri tazminatı isteminin reddine, davacı ...'nin 655,20TL geçici işgöremezlik tazminatı, 31.091,10 TL sürekli işgöremezlik tazminatı ile 13.044,77TL destekten yoksun kalma tazminatının davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine, davacının tedavi gideri tazminatı isteminin reddine, hüküm altına alınan miktarlar yönünden davalı ... Sigorta A Ş'nin sorumluluğunun poliçe limitiyle sınırlı tutulmasına, davacı ...'nin kendi yaralanmasından dolayı 10.000,00TL, çocuğu olan ... ...'nin vefatından dolayı 10.000,00TL, eşi olan diğer davacı ...'nin yaralanmasından dolayı 2.500,00TL olmak üzere toplam 22.500,00TL, davacı ... için kendi yaralanmasından dolayı 2.500,00TL, eşinin yaralanmasından dolayı 5.000,00TL, çocuğunun vefatından dolayı 5.000,00TL olmak üzere toplam 12.500,00TL manevi tazminatın davalı ...'dan olay tarihi olan 28.02.2014 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte tahsili ile bu davacılara verilmesine, yargılama sırasında vefat eden küçük ... ...'nin manevi tazminat hakkının miraşçıları olan diğer davacılara geçtiğinin kabulü ile ... ...'nin kendisinin yaralanmasından dolayı 10.000,00 TL, annesi olan davacı ...'nin yaralanmasından dolayı 5.000,00 TL, babası ...'nin yaralanmasından dolayı 5.000,00 TL olmak üzere toplam 20.000,00 TL manevi tazminatın davalı ...'dan olay tarihi olan 28.02.2014 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte tahsili ile mirasçıları olan ... ile ...'ye verilmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat istemlerinin reddine karar verilmiş karara karşı davalı ... ve davalı sigorta vekili tarafından istinaf kanun yolu başvurusu yapılmıştır. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: 1-Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, kusur oranlarının hatalı belirlendiğini, davacı ...'nin sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın, kaza sonrası hazırlanan kaza tespit tutanağıyla sabit olduğu üzere Karayolları Trafik Kanununun 57-1/c maddesini ihlal ettiğini, maluliyet oranlarına ilişkin yapılan hiçbir itirazın değerlendirmeye alınmadığını, var olan ve yaşanan kaza ile ilişik olmayan hastalıklarının vücudundaki etkileri de kaza sonrası maluliyetmiş gibi yansıtıldığını, yeniden yapılan yargılamada mahkeme tarafından tekrar talep edilen ATK raporu, dosyaya daha önce gönderilen raporun aynısı olduğunu, özellikle itiraz edilen hususlar açısından yeni bir değerlendirme yapılmadığını, davacı ...'ye ait iş gücü kaybı ve maluliyete ilişkin raporda davacının askerlikten muaf sayılmasına yetecek ölçüde MS hastası olduğu bilgisi bulunduğu halde değerlendirmediğini, tüm bulguları kaza kaynaklıymış gibi gösterildiğini, davacı ... yönünden ise yeniden hiçbir değerlendirme yapılmadığını, Dışkapı Yıldırım Beyazıt Eğitim ve Araştırma Hastanesinin 21.06.2016 tarihli raporunda ruhsal durumunun çok önemli ölçüde düzeldiği, geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı sekel mahiyetinde arızasının olmadığını, maluliyet oranının yüksek gösterildiğini, maluliyet oranına göre hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu, aktüerya hesap raporu Yargıtay içtihatlarına uygun yöntem kullanılarak hazırlanmış olsa da kullanılan değerlerin hatalı olduğunu, yeniden hesaplama yapılması gerektiğini, tazminata esas alınacak zaman aralığının ise aksi belirtilmedikçe olay tarihi ile rapor tarihine kadar geçen süre aralığı olması gerektiği, gerçek belli iken varsayımlara dayanılamayacağı ilkesinin bunu gerektirdiğini, dönem sonu olarak 31.12.2022 tarihinin sınır alındığını, bu durumun temel ilkelere ve hukuka alenen aykırı olduğunu, davacı ...'nin kaza tarihi öncesi ve sonrasında belli süre boyunca aktif olarak çalışmadığını, çalışmaya başladığı tarih öncesi dönemin işlemiş dönem kazançları içerisinde hesaplamaya dahil edilmesinin yine tazminat hesaplama ilkelerine alenen aykırı olduğunu, davacı ... sevk ve kontrolündeki aracın söz konusu kazada %70 oranında asli kusurlu olduğunu, araç içinde çocuk taşımaya uygun yasal zorunlulukların, tedbir ve önlemlerin alınmadığını, davacının kusurunun davalının kusuru yönünden illiyet bağını kesecek ölçüde yoğun olduğundan TBK 52. maddesinin söz konusu olacağı bu hususun sorumluluk açısından yapılacak değerlendirmede göz önünde bulundurulması talep edildiği halde mahkemece kurulan hükümde değerlendirme dışı tutulduğunu ileri sürmüştür. 2-Davalı ... Sigorta AŞ vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davacının maluliyetine yönelik raporun post travmatik stres bozukluğu esas alınarak tanzim edildiğini, sübjektif verilere dayanıldığını, post travmatik stres bozukluğu olduğu varsayılan kişinin psikiyatrik tedavi görüp görmediğine ilişkin basit tetkiklerle tespit edilebilecek hususlar tamamen göz ardı edildiğini, raporda, kişiye psikiyatrik tedavi uygulandığına dair herhangi bir belge yer almadığını, sadece kişinin beyanına dayalı değerlendirme yapıldığını, şahsın travma sonrası bozukluğu olup olmadığı ve bu hususlarda tedavi görüp görmediği hususlarının irdelenmesi gerektiğini, davacının hali hazırda var olan ve yaşanan kaza ile ilişkisi olmayan hastalıklarının vücudundaki etkileri de kaza sonrası maluliyetmiş gibi yansıtıldığını, kaldırma kararı sonrasında alınan 22.04.2022 tarihli Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi raporunda, üst yazıda belirtilen Ankara Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesine ait olarak belirtilen 24.11.21 tarih ve 4926 sayılı yazının ekteki dosya tespit edilemediğinin belirtildiğini, bu hali ile aslında evrak olmaksızın eksik inceleme yapıldığını, kaldırma kararı sonrasında alınan 22.04.2022 tarihli raporda kaldırma kararında yer verilen eksikliklerin giderilmediğini, hüküm kurmaya elverişli olmadığını, yeniden yapılan yargılamada mahkeme tarafından tekrar talep edilen ATK raporu, dosyaya daha önce gönderilen raporun aynısı olduğunu, özellikle itiraz edilen hususlar açısından yeni hiçbir değerlendirme yapılmadığını, davacının sinir sistemi üzerindeki kontrol kayıplarından %12,3 maluliyet oranı belirlendiğini, oysa kişinin MS hastası olduğu gerçeğinin tamamen değerlendirmediğini, bu hususun sorumluluk açısından yapılacak değerlendirmede göz önünde bulundurulması talep edilmiş olduğu halde mahkemece kurulan hükümde değerlendirilmediğini, bağımsız medikal firma tarafından davacı ...'nin sakatlık oranının %0 olarak tespit edildiğini, maluliyet oranları arasındaki farkın fazla olduğu durumlarda Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesinden rapor alınarak çelişkinin giderilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak dosya içindeki bilgi ve belgeler, Mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonucunda; Davacılar vekili, 28.01.2014 tarihinde davalı ...’nın işleteni ve sürücüsü olduğu, davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk poliçesi ile sigortalı ... plakalı aracın, davacı ...’nin idaresindeki araç ile çarpışması sonucu davacıların yaralandıklarını belirterek geçici, sürekli iş göremezlik tazminatı ile tedavi gideri ve manevi tazminat talep etmiş, yargılama sırasında davacı ... ...’nin ölümü bildirilerek ıslah dilekçesi ile davacı ... için geçici iş göremezlik tazminatını 1.071 TL, çalışma gücü kaybı tazminatını 147.226,79 TL olarak, destekten yoksun kalma tazminatını 36.151,33 TL olarak, ... için geçici iş göremezlik tazminatını 655,20-TL , çalışma gücü tazminatını 31.091,10 TL, destekten yoksun kalma tazminatını 13.044,77 TL olarak ıslah ettiklerini, fazlaya ilişkin hakları ve ek dava hakları saklı kalmak kaydı ile toplam 229.240,19 TL'nin haksız fiil tarihi olan 28.02.2014 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmek sureti ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş, mahkemenin 13.06.20218 tarih, 2014/163E., 2018/407 K. sayılı kararı ile davacı ... için 1.071,00TL geçici işgöremezlik tazminatı, 147.226,79TL sürekli işgöremezlik tazminatı ile 36.151,33TL destekten yoksun kalma tazminatının, davacı ... için 655,20 TL geçici işgöremezlik tazminatı, 31.091,10 TL sürekli işgöremezlik tazminatı ile 13.044,77 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, davacıların tedavi gideri tazminatı isteminin reddine, hüküm altına alınan miktarlara davalılardan ... yönünden olay tarihi olan 28.02.2014 tarihinden itibaren, diğer davalı ... Sigorta A Ş Yönünden de dava tarihi olan 20.03.2014 tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesine, davalı ... Sigorta A Ş'nin sorumluluğunun poliçe limitiyle sınırlı tutulmasına, davacı ...'nin kendi yaralanmasından dolayı 10.000,00 TL, çocuğu olan ... ...'nin vefatından dolayı 10.000,00 TL, eşi olan diğer davacı ...'nin yaralanmasından dolayı 2.500,00 TL olmak üzere toplam 22.500,00 TL, davacı ... için kendi yaralanmasından dolayı 2.500,00 TL, eşinin yaralanmasından dolayı 5.000,00 TL, çocuğunun vefatından dolayı 5.000,00 TL olmak üzere toplam 12.500,00 TL manevi tazminatın davalı ...'dan olay tarihi olan 28.02.2014 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte tahsiline, Yargılama sırasında vefat eden küçük ... ...'nin manevi tazminat hakkının miraşçıları olan diğer davacılara geçtiğinin kabulü ile ... ...'nin kendisinin yaralanmasından dolayı 10.000,00 TL, annesi olan davacı ...'nin yaralanmasından dolayı 5.000,00 TL, babası ...'nin yaralanmasından dolayı 5.000,00 TL olmak üzere toplam 20.000,00 TL manevi tazminatın davalı ...'dan olay tarihi olan 28.02.2014 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte tahsili ile mirasçıları olan ... ile ...'ye verilmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat istemlerinin reddine karar verilmiş, karara karşı davalılar tarafından yapılan istinaf başvurusu üzerine Dairemizin 22.04.2021 tarihli ve 2021/323 E., 2021/836 K. sayılı ilamında davacı ...’nin post travmatik stres bozukluğu ve depresif bozukluk nedeniyle maluliyetine ilişkin olarak tedavisinin sona erip ermediği, tedavisi devam ediyorsa tedavi ile iyileşip iyileşemeyeceği, tedavi görmesine rağmen maluliyete neden olacak şekilde kalıcı hale gelip gelmediği, araz bırakacak şekilde çalışmasına engel teşkil edip etmediğinin belirlenmesi hususunda rapor alınması, davalı tarafın mahkemece alınan aktüerya raporuna yönelik itirazlarının değerlendirilmesi, davacı ...’nun vefatı nedeniyle belirlenen destekten yoksun kalma tazminatının Yargıtay tarafından kabul edilen hesap yöntemine göre bilinen dönem gelirinin bilinmeyen döneme taşınarak hesaplanması için yeniden rapor alınması, davalıların istinaf nedenleri ile bağlı kalınarak davacı ... yönünden müterafik kusuru bulunup bulunmadığının belirlenmesi için ceza mahkemesi dosyasının değerlendirilerek tazminattan indirim yapılıp yapılmaması gerektiğinin karar gerekçesinde gösterilmesi, davacılar tarafından dava dilekçesinde davacı Türkan ve ... için talep edilen tazminat nedeniyle açıkça davalılar ile davacı ...’nin kusuru yönünden teselsül hükümlerine dayanılmamış olmasına rağmen davacı ...’nin kusur oranına isabet eden miktardan da davalıların sorumlu tutulmuş olması doğru görülmediğinden davalıların istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiş, kaldırma kararından sonra davacı ... yönünden maluliyet raporu ile hesap raporu alınarak mahkemece davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiştir. 1-Davalı vekillerinin maluliyet raporuna yönelik istinaf sebeplerinin incelenmesinde; mahkemenin ilk kararında davacı ... için hükme esas alınan post travmatik stres bozukluğu tanısı ile vücut genel çalışma gücünü %12,3 oranında kaybettiği, 6 ay süreyle iş göremezlik halinde kaldığı tespitini içerir Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'nın 13.09.2017 tarihli raporu Dairemiz 2021/323E., 2021/836 K. Sayılı kararı ile hüküm kurmaya yeterli ve elverişli bulunmamış, davacının tedavisinin sona erip ermediği, tedavisi devam ediyorsa tedavi ile iyileşip iyileşemeyeceği, tedavi görmesine rağmen maluliyete neden olacak şekilde kalıcı hale gelip gelmediği, araz bırakacak şekilde çalışmasına engel teşkil edip etmediğinin belirlenmesi hususunda yeni rapor alınmak üzere kaldırılmıştır. Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. Maluliyete ilişkin alınacak raporların 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihi ile 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 tarihi ile 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra da Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir. Somut olayda, kaldırma kararından sonra mahkemece Ankara Şehir Hastanesi Başhekimliği'ne (Kapatılan Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi Sıfatıyla) müzekkere yazılarak davacı ...' nin post travmatik stres bozukluğu ve depresif bozukluk nedeniyle tedavisinin sona erip ermediği, tedavisi devam ediyor ise tedavi ile iyileşip iyileşemeyeceği, tedavi görmesine rağmen maluliyete neden olacak şekilde kalıcı hale gelip gelmediği, araz bırakacak şekilde çalışmasına engele teşkil edip etmediği hususlarında rapor talep edildiği, hastanenin 06.08.2021 havale tarihli müzekkeresi ile davacının hastaneye bizzat müracaatının gerekli olduğunun bildirildiği, 19.11.2021 tarihli Sağlık Kurul Raporunda ise Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Klinik bulgularında MS hastalığı nedeni ile askerlikten muaf olduğu, 2014 yıllarında geçirdiği araç içi trafik kazasında çocuğunu kaybettiği, bu süreçte psikiyatri başvurularının olduğu, çeşitli merkezlerde depresyon ve post travmatik stres bozukluğu tanıları ile düzensiz takiplerinin olduğu, 2017 yılından itibaren psikiyatri başvurusu ve psikiyatrik tedavi kullanımının olmadığı kendisinden ve yakınından alınan anamnezde ve incelenen sistem kayıtlarından öğrenildiği, ruhsal durum muayenesinde bilinç açık koopere oryante, görüşme amacına yönelik içeriğinde stresörüne yönelik temalar mevcut, affekti elemli, psikomotor hareketliliği olağan tespitleri ile birlikte davacının tedavi gördüğü, posttravmatik stres bozukluğu ve depresif bozukluğunun devam ettiği kanaatli rapor düzenleyen Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından karar verilmesinin uygun olduğuna karar verildiği, mahkemece Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'ndan alınan 22.04.2022 tarihli raporda ise ...'nin 28.02.2014 tarihindeki yaralanmasının 13.09.2017 tarihli taporda değerlendirildiği, Ankara Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi Psikiyatri Polikliniği tarafından gerekli tedavi ve takip sonrasında düzenlenen son durum raporunun ve bu raporda geçirdiği trafik kazasına mesleki ailevi ve sosyal işlevselliği etkileyen post travmatik sters bozukluğu ve depresif bozukluk belirtilerinin devam ettiği şeklinde 28.02.2014 tarihli kazaya bağlı arazının tarif edildiği, yapılan adli tıbbi değerlendirme ve dosya incelemesi sonucunda kişinin maluliyet oranının 13.09.2017 tarihli raporda tespit edildiği, dosyada önceki dosya tetkikinden farklı olarak Ankara Şehir Hastanesi'nin 19.11.2021 tarihli raporununu bulunduğu, gerekli adli tıbbi muayene ve dosya tetkiki sonrası bir önceki raporda eklenecek ve değiştirilecek bir husus bulunmadığının bildirildiği, mahkemece ilk karara esas alınan 13.09.2017 tarihli raporla davacı ... için belirlenen %12,3 sürekli maluliyeti oluştuğu, 6 ay süreyle geçici iş göremezlik halinde kaldığı tespitli rapor hükme esas alınarak karar verildiği görülmüştür. Ancak 01.01.1992 doğum tarihli davacı ...'nin kaza tarihi olan 28.02.2014 tarihinde 22 yaşında olduğu, sosyal ekonomik durum araştırma tutanağına göre benzin istasyonunda pompacı olarak çalıştığı, Dairemiz kaldırma kararından sonra Ankara Şehir Hastanesi'nin 19.11.2021 tarihli raporunda belirtilen 'MS hastalığı nedeniyle askerlik yapmadığı' tespitinin hükme esas alınan 13.09.2017 tarihli raporda değerlendirilmediği, kaldırma kararından sonra düzenlenen 22.04.2022 tarihli raporda davacının fiziki ve psikiyatrik muayenesi yapıldığı halde ilk karara esas alınan 13.09.2017 tarihli raporun davacının Ankara Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi 05.05.2017 tarihli son durum raporuna uygun şekilde düzenlendiği belirtilmekle yetinilerek kaldırma kararı gereği post travmatik stres bozukluğu ve depresif bozukluk nedeniyle maluliyetine ilişkin olarak tedavisinin sona erip ermediği, tedavisi devam ediyorsa tedavi ile iyileşip iyileşemeyeceği, tedavi görmesine rağmen maluliyete neden olacak şekilde kalıcı hale gelip gelmediği, araz bırakacak şekilde çalışmasına engel teşkil edip etmediğinin belirlenmesi gerekirken belirtilen hususlar değerlendirilmeden, tartışılmadan ve gerekçe gösterilmeden davacı ... için kaldırma kararından önce alınan maluliyet raporuna eklenecek veya değiştirilecek bir hususun olmadığının belirtildiği ve buna göre yapılan hesaplama esas alınarak karar verilmiş olması doğru olmamıştır. Bu durumda davalıların davacı ...'nin maluliyet oranına itirazları da dikkate alınarak ATK ihtisas kurulundan heyete psikiyatri uzmanı doktor bilirkişi de dahil edilerek oluşturulacak heyetten davacı ...'ye ait tüm raporlar ve tedavi evrakları da değerlendirilerek post travmatik stres bozukluğu ve depresif bozukluk nedeniyle maluliyetine ilişkin olarak tedavisinin sona erip ermediği, tedavisi devam ediyorsa tedavi ile iyileşip iyileşemeyeceği, tedavi görmesine rağmen maluliyete neden olacak şekilde ömür boyu kalıcı hale gelip gelmediği, araz bırakacak şekilde çalışmasına engel teşkil edip etmediğinin ve buna göre kaza tarihinde yürürlükte bulunan yönetmelik hükümlerine göre maluliyetinin bulunup bulunmadığının belirlenmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden davalılar vekillerinin bu yöne ilişkin istinaf sebeplerinin kabulü gerekmiştir. 2-İlk derece mahkemesince, davanın kısmen kabulüne ilişkin ilk karara karşı davalı ... vekili ve davalı sigorta vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup Dairemizce, davacı ...'nin maluliyet oranı yönünden yeni bir rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği ve davalıların davalı sürücünün kusur oranına isabet eden miktardan sorumlu tutulması gerektiği gerekçesi ile HMK’nın 353/1-a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına karar verilmiştir. Mahkemece ilk karara karşı davacılar tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmadığına göre ilk hükme esas alınan 27.02.2018 tarihli aktüer bilirkişi raporundaki verilere göre hesaplama yapılarak davalının kusur oranına göre tazminatın belirlenmesi gerekirken Bölge Adliye Mahkemesi kaldırma kararından sonra alınan 12.09.2022 rapor tarihi verilerine göre yeniden hesaplama yapılması ilk karara karşı istinaf kanun yoluna başvuran davalılar yönünden usuli kazanılmış hakkın ihlali niteliğinde olduğundan isabetli görülmemiştir. Ayrıca davacı ... ...'nin vefatı nedeniyle davacıların destekten yoksun kalma tazminatının belirlenmesinde de ilk kararda hükme esas alınan 27.02.2018 tarihli verilere göre hesaplama yapılıp toplam tazminattan yetiştirme gideri, kusur indirimi ve müterafik kusur indiriminin yapılması gerekirken güncel verilere göre yapılan hesaplamanın hükme esas alınması doğru görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle mahkemece Dairemizin 2021/323E., 2021/836 K. sayılı kaldırma kararında belirtildiği gibi davacı ...’nin post travmatik stres bozukluğu ve depresif bozukluk nedeniyle maluliyetine ilişkin olarak tedavisinin sona erip ermediği, tedavisi devam ediyorsa tedavi ile iyileşip iyileşemeyeceği, tedavi görmesine rağmen maluliyete neden olacak şekilde kalıcı hale gelip gelmediği, araz bırakacak şekilde çalışmasına engel teşkil edip etmediğinin belirlenmesi hususunda ATK'dan heyete psikiyatri uzmanı da dahil edilerek rapor alınması, mahkemenin ilk kararına davacılar tarafından istinaf başvurusu yapılmadığından mahkemenin ilk kararına esas alınan 27.02.2018 rapor tarihi verilerine göre davacıların zararının hesaplanması ve davalı tarafın mahkemece alınan aktüerya raporuna yönelik itirazlarının değerlendirilmesi, davacı ...’nun vefatı nedeniyle belirlenen destekten yoksun kalma tazminatının Yargıtay tarafından kabul edilen hesap yöntemine göre bilinen dönem gelirinin %10 artırım, %10 iskonto yapılarak bilinmeyen döneme taşınarak hesaplanması için yeniden rapor alınması, davacı ... yönünden dava dilekçesinde davacının çarpışmanın etkisiyle araçtan fırladığı kabulü ve davacı tanığı ...'ın ceza dosyasında alınan beyanında kaza sonrası bebeği aracın çevresinde bulduğu şeklindeki beyanı nedeniyle hesaplanacak toplam tazminattan yetiştirme gideri, davacı araç sürücüsüne isabet eden kusur indirimi yapılmasına müteakip müterafik kusur indirimi yapılarak destekten yoksun kalma tazminatının hesaplanması, davacılar tarafından dava dilekçesinde davacı ... için (27.02.2018) rapor tarihindeki verilere göre yapılan tazminat hesaplamasından, teselsül hükümlerine dayanılmamış olmakla tazminattan davacı araç sürücüsü ...’nin kusur oranına isabet eden miktarın mahsup edilmesi, neticede ilk kararın davacı tarafından istinaf edilmemiş olması nedeniyle davalıların usulü kazanılmış hakları korunarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden davalı ... vekili ve davalı ... Sigorta AŞ vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, HMK'nın 353/1-a-6 maddesi hükmü gereğince, ilk derece mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmesine, kararın kaldırılma sebebine göre davalılar vekillerinin sair istinaf sebeplerinin incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalılar ... ve ... Sigorta AŞ vekillerinin istinaf başvurularının kabulü ile; ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK’nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, Yeniden yargılama yapılması için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, kaldırma sebeplerine göre davalı vekilinin sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 2-Davalılar tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde ilgilisine iadesine, 3-İstinaf yoluna başvuran davalılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yeniden yapılacak yargılamada dikkate alınmasına, 4-Karar tebliği, harç ve gider avansı iade işlemlerinin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu HMK'nın 353/1.a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 07.02.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan Üye Üye Katip
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.