Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2023/494 E. 2026/246 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2023/494
Karar No
2026/246
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

9.HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R

ESAS NO:2023/494

KARAR NO:2026/246

İNCELENEN DOSYANIN

MAHKEMESİ:İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

KARAR TARİHİ:24/11/2022

NUMARASI:2018/145 Esas - 2022/857 Karar

DAVA:Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat

KARAR TARİHİ:05/02/2026

Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 06/06/2016 tarihinde meydana gelen kaza neticesinde davacının sakat kaldığını, davalı sigorta şirketi tarafından 4.572,00 TL kısmi ödeme yapıldığını belirterek, geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatının tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı davaya cevap vermemiştir.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Davanın kabulü ile, 100,00 TL geçici iş göremezlik ve 100,00 TL sürekli iş göremezlik zararından oluşan toplam 200,00 TL maddi tazminatın temerrüt tarihi olan 12/07/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ... poliçe teminat limiti ile sınırlı sorumlu olmak kaydıyla davalıdan alınarak davacıya verilmesine" karar verilmiştir.Bu karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Yerel Mahkemenin 24/11/2022 tarihli gerekçeli kararında,''Davacının tespit edilen maluliyet oranına ilişkin olarak Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 2021/14963 E. 2021/2953 K. sayılı içtihatında belirtilen TRH 2010 yaşam tablosuna progresif rant yönetim uygulanarak sürekli iş göremezlik zararının hesaplanması gerektiğini,10/08/2022 tarihli nitelikli hesaplama aktüerya uzmanı bilirkişi raporunda bu şekilde hesaplama yapılmış olması nedeniyle hazırlanan rapora itibar edildiğini, dava dosyasında kazanın gerçekleşme tarihi olan 06.06.2016 tarihinin ve bu tarih itibarıyla Anayasa Mahkemesinin iptal kararından bahsedilmesi imkanı bulunduysa anayasa mahkemesinin iptal kararının verildiği tarihten sonra hangi gerekçe ile olursa olsun iptal edilmiş bir hükmünü yok saydığını, bunun üzerinden hesaplama yapılmasının hukuka ve hakkaniyete aykırılık teşkil ettiğini, bilirkişinin ödeme tarihindeki hesaplamayı progresif rant ve trh 2010 tablosu esas alınarak yapması gerektiğini, bilirkişi hesaplamalara temel asgari ücreti bekar asgari ücretten aldığını, davacının yaşı itibarıyla evli olması ihtimalinin yüksek olduğunu, hesaplamanın evli ve çocuk durumuna göre belirlenmiş asgari ücretten yapılması gerektiğini, bekar asgari ücretten yapılmasının hatalı olduğunu belirttiklerini, meydana gelen fahiş farktan dolayı çelişkinin giderilmesini belirttiklerini, mahkemece itirazlarının ret edildiğini, hatalı düzenlenen 10.08.2022 tarihli hesaba ilişkin bilirkişi raporu ile haricen almış oldukları bilirkişi raporu arasında fahiş fark meydana geldiğini, aradaki çelişkinin giderilmesi gerektiğini, yerel mahkemenin vermiş olduğu kararın yasaya aykırı olduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.Somut olayda; 06/06/2016 tarihinde, davalı sigorta şirketine ... poliçesi ile sigortalı olup, dava dışı...'nın sevk ve idaresinde bulunan ... plakalı otomobilin, davacının sevk ve idaresinde bulunan ... plakalı motosiklete sol yan kısımdan çarpması sonucu dava konusu kazanın meydana geldiği, davacının 100 TL geçici ve 100 TL sürekli maluliyet zararının tahsilini talep ettiği anlaşılmıştır.Olayla ilgili Kırşehir Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2016/3622 soruşturma sayılı dosyası ile yapılan soruşturma neticesinde, 11/07/2016 tarihinde şikayet yokluğundan kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği; mahkemece Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesi'nden alınan ve hükümde itibar edilen 19/06/2019 tarihli kusur raporunda, kazanın meydana gelmesinde dava dışı sürücü ..'nın %25, davacı sürücü ...'ın %75 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği; Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Dairesi tarafından hazırlanan ve itibar edilen 28/01/2022 tarihli maluliyet raporunda; davacının 06/06/2016 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, 'Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik' hükümleri dikkate alındığında; tüm vücut engellilik oranının %5, iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 4 aya kadar uzayabileceği, başka birisinin sürekli veya geçici bakımına muhtaç durumda olmadığı kanaatinin belirtildiği; davalı sigorta şirketinin davacıya 18/09/2017 tarihinde daimi maluliyete ilişkin olarak 4.572,36 TL ödeme yaptığı, davacıya yapılan ödeme için düzenlenen aktüerya raporunda hükme esas alınan raporda yazılı olduğu şekilde davacının kaza tarihinde 1.300,99 TL ücret aldığı kabulü ile tazminat hesaplaması yapıldığı anlaşılmıştır.İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan 10/08/2022 tarihli aktüerya bilirkişisi raporunda; davadan önce davacıya yapılan ödeme tarihi esas alınarak ödemenin yerinde olup olmadığı açısından, bakiye ömrün belirlenmesinde TRH-2010 Yaşam Tablosu kullanılarak, davacının daha fazla ücret aldığını ispatlayamamasına (ödemeye esas alınan raporda da 1.300,99 TL ücret üzerinden hesaplama yapılmış olmasına) göre asgari ücret üzerinden hesaplama yapıldığı anlaşılmasına göre usul, yasa, Yargıtay içtihatları ile belirlenmiş hesaplama yöntemine göre tazminat hesabı içeren aktüerya raporunun hükme esas alınmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Bu nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

KARAR:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:

1-Davacı vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 732,00 TL harçtan peşin alınan 492,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 240,00 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,

3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,

4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına,

5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesine hitaben verilecek temyiz dilekçesi ile temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.05/02/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2023/494, K. 2026/246, T. 05.02.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2023-494-e-2026-246-k-e4d77a944097