Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2023/436 E. 2025/1684 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2023/436
Karar No
2025/1684
Karar Tarihi

T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2023/436 KARAR NO : 2025/1684

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2021/168 KARAR NO : 2022/847 KARAR TARİHİ : 20/10/2022 DAVA : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 16/03/2021 BİRLEŞEN DAVA : İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN 2021/529 ESAS, 2021/984 KARAR SAYILI DOSYASI DAVA : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 10/08/2021 KARAR TARİHİ : 25.12.2025 KARARIN YAZ. TARİHİ : 25.12.2025

İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 20.10.2022 tarih ve 2021/168 Esas, 2022/847 Karar sayılı kararının, istinaf başvurusu yoluyla incelenmesinin asıl davada davalı-birleşen davada davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, dairemize gönderilen dosya incelendi, dosya içeriğine göre incelemenin duruşmasız olarak yapılması uygun görülmekle, gereği konuşulup düşünüldü. İSTEM: Davacı vekili tarafından asıl davaya ilişkin olarak verilen dava dilekçesinde; Müvekkili şirketin ozon jeneratörü imalatı yaptığı, bu kapsamda davalıya, işletmesinde kullanılmak üzere imal edilecek ozon jeneratörü ile ilgili 26.07.2019 tarihli teklif, müvekkil tarafından mail yoluyla davalıya iletildiği, tarafların anlaştıkları ve davalı tarafından 23.08.2019 tarihli sipariş onay formu ve sipariş şartları davalı tarafından onaylandığı ve müvekkile iletildiği, bu siparişe göre imal edilecek ürün bedeli 60.000.-TL. olup bunun 20.000.-TL. 29.08.2019 tarihinde, 20.000.-TL. kurulum sonrası cuma günü ve bakiyesi de fatura tarihinden itibaren 60 gün sonra ödenmesi gerektiği, davalı tarafından ödenmesi gereken ilk 20.000.-TL. 06.09.2019 tarihinde müvekkile ödendiği, müvekkil tarafından imal edilen ürün 01.10.2019 tarihinde tam ve sağlam olarak, tüm sistemler eksiksiz çalışır durumda davalıya teslim edildiği, teslim formunda özellikle cihazın bulunduğu yerin uygun olmadığı belirtildiği, daha sonra müvekkil, bakiye alacağının ödenmesi için davalıyı defalarca aramışsa da davalı tarafından ödeme yapılmadığı, ürün davalı tarafından kullanılmaya devam edildiği, 14.07.2020 tarihinde davalı tarafından müvekkil arandığı ve sistemde arıza olduğu bildirildiği, müvekkil tarafından ürün tamir edildiği ve davalı tarafından onaylanan arıza onay formlarına istinaden toplam 20.414,52.-TL. davalıya fatura edildiği ve davalıdan tüm borcunu ödemesi istendiği, davalının, "domates üzerinde yeterli mikrobiyolojik yük düşmedi bu nedenle ödeme yapmayacağız" bahanesiyle ödeme yapmaktan kaçındığı, ihtarname keşide edildiği, davalıdan toplam alacağı 60.414,52.-TL.nın davalıdan tahsili için davalı aleyhine İzmir 25 İcra Müdürlüğünün 2020/9336 Esas sayılı icra takibi yapıldığı, icra takibinde borca davalı tarafından itiraz edildiğinden icra takibi durduğu, davalının İzmir 25 İcra Müdürlüğünün 2020/9336 Esas sayılı icra dosyasında yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin 60.414,52.-TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacak için takip tarihinden itibaren TC Merkez Bankasının kısa vadeli kredilere uyguladığı yıllık % 10 oranından az olmamak üzere değişen oranlardaki avans faizi ile davalının sorumlu olmasına, davalı aleyhinde %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili tarafından birleşen davaya ilişkin olarak verilen dava dilekçesinde özetle; Davacının Türkiye'de gıda sektörünün en büyük ve güvenilir firmaları arasında yer alan....Şirketinin üretilen sebzeleri fabrikaya ulaştırıp en son teknolojiyle 24 saat içinde işleme işini yapmakta olup Avrupa'da önemli konumda olan başarılı bir şirket olduğunu, davacı şirketin ürettiği sebze ürünlerinden birisi de kurutulmuş domates olduğunu, bu ürünün gıda güvenliğine uygun bir şekilde üretilebilmesi ve son tüketiciye sunulabilmesi için, kurutulmuş domates üretimi sırasında, domateslerde kirliliğe neden olan mikro organizma yükünün azaltılması gerekmekte olduğunu, bu işlem ilgili mevzuata uygun olmak kaydıyla kimyasal maddeler kullanılarak yahut çeşitli teknolojik yöntemlerle gerçekleştirilebildiğini, davacı müvekkili şirket’in üretim sırasında mikrobiyal yükün azaltılması yönündeki söz konusu ihtiyacı doğrultusunda, ozon gazı ile dezenfektasyon yapılması için ozon jeneratörü alanında faaliyet gösteren .... Şti. ile görüşmeler gerçekleştirdiğini, alacak talebiyle İzmir 25. İcra Müdürlüğü’nün 2020/9336 E. sayılı dosyası üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığını, bu sebeplerle Müvekkili davacı şirkete bu takibe itiraz edildiğini, davalı Şirket tarafından, Müvekkil Şirket aleyhine itirazın iptali davası dava açılmış olup İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2021/168 E. sayılı dosyası üzerinden yargılaması devam etmekte olduğunu, davacı şirkete Torbalı İcra Dairesinin 2021/1761 E. sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, davalı Şirket’in icra dosyasına sunmuş olduğu 09.06.2021 tarihli borca itiraz dilekçesi sebebiyle takibin durdurulmasına karar verildiğini, bu sebeplerle, davalı’nın icra takibine ilişkin yapmış olduğu haksız itirazının bertaraf edilmesi adına davacı müvekkili Şirket tarafından itirazın iptali davasının açıldığını, davalı şirket taahhütlerini yerine getirmeyerek sözleşmesel yükümlülüklerini ihlal ettiğinden ve cihaz’ın ayıplı olması nedeniyle müvekkil şirket sözleşmeden döndüğünü, davalı Şirket’e ödenmiş olan 20.000,00-TL ön ödemenin müvekkili şirket’e iadesi gerektiği yasa, usul ve içtihat gereği olduğunu, likit olan bu tutar esas alınarak başlatılan icra takibine karşı davalı şirket tarafından yapılan haksız ve kötü niyetli itirazın iptal edilmesi, takip bedelinin %20’sinden az olmayacak şekilde icra inkar tazminatına hükmedilmesi ile takibin devamına karar verilmesi talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili tarafından asıl davaya ilişkin olarak verilen cevap dilekçesinde özetle; Davacı şirket ile müvekkil şirket arasındaki uyuşmazlığın 23.08.2019 tarihinde imzalanmış olan Sipariş Onay Formu’na istinaden satımı gerçekleştirilen Ozon Ölçüm Cihazı- Sıvı Endüstriyel ..ve Endüstriyel – Dahili Kompresörlü .. isimli cihazdan kaynaklandığı, müvekkil şirket tarafından kurutulmuş domates üretilmesi sırasında, domateslerde kirliliğe neden olan mikro organizma yükünün azaltılması gerektiği, müvekkil şirketin operasyonlarındaki söz konusu ihtiyaç doğrultusunda, müvekkil şirket ile davacı şirket arasında görüşmeler gerçekleştirildiği, davacı şirketin müvekkil şirketin ihtiyaçlarına göre bir cihaz belirlediği ve müvekkil şirkete teklifte bulunduğu, bu teklif kapsamında davacı şirket ayrıca cihaz’ın kurulumu için ön ödeme talep ettiği ve müvekkil şirketin, davacı şirket tarafından önerilen cihazın performansından memnun kalmaması halinde ön ödemeyi iade edeceğini taahhüt ettiği, davacı şirketin bu teklifi ve taahhüdü üzerine, müvekkil şirket tarafından teklif onaylandığı ve 06.09.2019 tarihinde davacı şirkete ön ödeme yapıldığı, ön ödeme yapıldıktan sonra 27.09.2019 tarihinde cihaz davacı şirket tarafından müvekkil şirkete teslim edildiği, ne var ki cihazın teslimi akabinde müvekkil şirketin kalan cihaz bedelini ödemesi için kararlaştırılan atmış günlük vade de dolmadan cihazın performansında sorunlar ortaya çıktığı, müvekkil şirket tarafından, cihazın beklenen performansta çalışmadığı davacı şirkete bildirildiği, davacı şirkete e-posta yoluyla, cihazın beklenen performansta çalışmadığı ve çıkan sorunlar bildirildiği, müvekkil şirketin çabalarına rağmen, davacı şirket, müvekkil şirket’in ihtiyaçları doğrultusunda kendisinin önerdiği cihazın beklenen performansta çalışması için gereğini yerine getiremediği, haksız davanın reddine, davacı taraf aleyhine, alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili tarafından birleşen davaya ilişkin olarak verilen cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin ozon jeneratörü imalatı yapmakta olduğunu, bu kapsamda davalıya, işletmesinde kullanılmak üzere imal edilecek ozon jeneratörü ile ilgili 26.07.2019 tarihli teklif, müvekkil tarafından mail yoluyla davalıya iletildiğini, taraflar anlaştığını ve davalı tarafından 23.08.2019 tarihli sipariş onay formu ve sipariş şartları davalı tarafından onaylandığını, ve müvekkile iletildiğini, bu siparişe göre imal edilecek ürün bedeli 60.000.-TL. olup bunun 20.000.-TL. 29.08.2019 tarihinde, 20.000.-TL. kurulum sonrası cuma günü ve bakiyesi de fatura tarihinden itibaren 60 gün sonra ödenmesi gerekmekte olduğunu, davalı tarafından ödenmesi gereken ilk 20.000.-TL. 06.09.2019 tarihinde müvekkile ödendiğini, müvekkili tarafından imal edilen ürün 01.10.2019 tarihinde tam ve sağlam olarak, tüm sistemler eksiksiz çalışır durumda davalıya teslim edildiğini, Teslim formunda özellikle cihazın bulunduğu yerin uygun olmadığı belirtildiğni, davacı taraf bakiye borcunu ödemediği için aleyhine İzmir 25 İcra müd. 2020/9336 Esas sayılı icra dosyası tanzim edilmiş ,davacının itirazı üzerine İzmir 7 Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/168 Esas sayılı dosyası ile itirazın iptali davası açıldığını, davacı tarafın açmış olduğu davada , " cihaz performansından memnun kalınmaması halinde ön ödemenin iade edileceği " yazısını delil olarak sayın mahkemenize ibraz ederek aradan geçen 1 senenin sonunda malı iade etmek yoluna gitmekte olduğunu, Müvekkili tarafından yapılan ziyaret sonucu 26/07/2019 tarihinde davacıya teklif verilmiş bu ibare bu teklifte bulunduğunu, Ancak davacı tarafından bu teklif kabul edilmemiş ve 20/08/2021 tarihinde bir teklif daha verildiğini, davacı taraf 20/08/2021 tarihinde verilen teklifi kabul ettiğini, 21/08/2019 tarihinde ...tarafından bu teklifin kabul edildiğine dair müvekkili şirkete mail gönderildiğini, Akabinde de sipariş şartlarını kabul ettiklerine dair 05/09/2019 tarihinde davacı firma tarafından müvekkil şirkete mail yoluyla iletildiğini, taraflar arasındaki niza nedeniyle İzmir 7 Asliye Ticaret mahkemesinin 2021/168 Esas sayılı dava dosyası ile müvekkili tarafından açılan itirazın iptali davası devam etmekte olduğunu, davacı tarafın ileri sürdüğü iddialar aynı konudan kaynaklanmakta olup İzmir 7.Asliye Ticaret Mahkemesinde incelenmekte olduğunu, davanın İzmir 7 Asliye Ticaret mahkemesinin 2021/168 Esas sayılı dava dosyası ile birleştirilmesini ve davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesi yolunda karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesinin 20.10.2022 tarih ve 2021/168 Esas, 2022/847 Karar sayılı kararı ile özetle; ''...Hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporu esas alınarak; davacı ile davalı taraflar arasında ticari bir ilişkinin mevcut olduğu, dava dosyası içerisinde davacı ... tarafından hazırlanmış olan 26.07.2019 tarihli teklif ve davalı .... tarafından onaylanmış olan 23.08.2019 tarihli sipariş onay formu ve sipariş şartları bulunduğu, davacı ... Şti.'nin 2019 ve 2020 yılı yasal defterlerinin lehine delil teşkil edebilecek vaziyette olduğu, davalı ... A.Ş.'nin 2019-2020-2021 yılı yasal defterlerinin lehine delil teşkil edebilecek vaziyette olduğu, davaya konu cihazın arızasının içerisine su girmesi neticesinde meydana geldiği, davacının davalıya ilettiği formda da yazdığı şekilde sudan korunması gerektiğinin bildirilmesine rağmen cihaz üzerine su deposunun konulduğu, zaman içerisinde taşma nedeniyle cihaz içine suyun girerek arıza yaptığı, cihaz üzerinde paslanmaların gözlendiği, dolayısıyla, dava konusu olan cihazda meydana gelen arızaların davalı .... A.Ş. (.... A.Ş.) firmasının hatalı ve yanlış kullanımından dolayısıyla kullanıcı hatasından kaynaklandığı ayrıca davalının e-posta yazışmasından anlaşıldığı üzere cihazın ilk kullanımında sorun yaşanmadığının anlaşıldığı, meydana gelen arızaların cihazda kullanılan ham madde, yabancı madde oranının değişmesi nedeniyle doğabileceğinin belirlendiği, neticede davalının uzun bir süre kullandıktan sonra arıza nedeniyle ödemeden kaçınmasının haklı ticari hayatın gereklerine uygun görülmediği, meydana gelen arızaların kendi sorumluluğunda olduğu, ozon jeneratörü bedelinin ödemesini gerektiği, davalı .... A.Ş. ticari defterlerinde de tespit edildiği üzere davacı .... Şti. firmasına yasal defter ve dayanağı olan cari hesap ekstresinin karşılığı olarak 12.11.2020 icra takip tarihi itibari ile 60.414,52.-TL tutarında borçlu olduğu, 2021/168 esas sayılı asıl dosya yönünden davanın kabulüne, davalının İzmir 25. İcra Müdürlüğü 2020/9336 esas sayılı takibe yaptığı itirazın iptali ile takibin 60.414,52-TL asıl alacak üzerinden takip tarihinden itibaren değişen oranlarda reeskont avans faizi ile birlikte devamına, asıl alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2021/529 esas sayılı birleşen dosya yönünden tüm dosya kapsamıyla ödediği ön ödeme mahiyetli kısmi bedeli talep edemeyeceği, iadesi yönündeki iddialarını ispatlayamadığı anlaşılmakla davanın reddine'' dair karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ: Asıl davada davalı- birleşen davada davacı vekili tarafından verilen 28.12.2022 tarihli istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesi ile özetle; - İlk derece mahkemesi tarafından olayın kronolojik sırası ve ...’un sözleşmesel yükümlülükleri dikkate alınmadan, birleşen dosyadaki iddialarımız göz ardı edilerek karar verildiğini, dilekçelerinde detaylarına yer verilen dava konusu uyuşmazlığın kronolojik sırasının; 27.09.2019 tarihinde Cihaz Müvekkil Şirket’e teslim edildiğini, 23.10.2019 ve 04.11.2019 tarihlerinde, Cihaz’ın basıncıyla alakalı problemler olduğu ve kullanılan ham maddenin yabancı madde oranını gereği gibi temizlenmediği e-posta yoluyla...’a bildirildiğini, cihazın performans yetersizliğinin bildirilmiş olmasına karşın, ... tarafından herhangi bir aksiyon alınamadığını, çeşitli bahanelerle müvekkili şirketin oyalandığını ve cihazın çalışma performansında yukarıda anlatılan sorunlar devam ederken cihazda farklı bir arıza meydana geldiğini, ...'un ancak cihazda sonuncu arızanın meydana geldiği kendisine bildirildikten sonra cihazla ilgilenmeye başlayarak cihazı incelemeye geldiğini ve cihazın taahhüt edilen performansta çalışmadığının farkına vararak, cihazı kendi yerleşkesine götürdüğünü, akabinde cihazın tamirat ve bakımının yapıldığı bildirilerek cihazın 22.414,52 TL onarım masrafı ve 40.000,00 TL cihazın bakiye tutarı olarak toplam 60.414,52 TL haksız bedel talep edildiğini ve işbu yargılama sürecinin başladığını, ne var ki daha öncesinde de açıkladıkları üzere ... tarafından yalnızca sonuncu arıza kapsamında müdahale ve açıklamada bulunulduğunu, tüm ihtar ve taleplere rağmen müvekkili şirketin defaatle bildirdiği performans ve çalışma sorunu hakkında herhangi bir inceleme yahut açıklama yapılmadığını, dolayısıyla, ileride ortaya çıkan ve gerekçeli kararda dayanılan problem ile cihazın teslim alınmasından itibaren 1 (bir) ay dahi geçmeden ortaya çıkan performans yetersizliğinin farklı olaylar olduğunu, -Müvekkili şirket tarafından açılan dava dosyasına sunulan dilekçeleri incelediğinde görüleceği üzere, taraflar arasındaki uyuşmazlığın en başta ... tarafından cihaz bakımından taahhüt edilen yükümlülüğün yerine getirilmemesiyle ve cihazdaki ayıbın ortaya çıkmasıyla başladığını, Türk Borçlar Kanunu’nun (“TBK”) 223. maddesi uyarınca satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, ayıbın hemen satıcıya bildirilmesi gerektiğini, somut durumda söz konusu olan cihazın kendisinden beklenen işlemi yerine getirmemesi, olağan bir gözden geçirme ile tespit edilebilir bir durum olmadığını ve ancak cihazın kullanılması ile tespit edilebileceğini, -Açıkça belli olmayan ve incelemeyle de ortaya çıkabilecek bir ayıp olmaması nedeniyle, müvekkili şirketin, cihaz kendisine teslim edildikten ve kullanılmaya başlandıktan sonra cihazın beklenen sonuçları vermediğini tespit ettiğini ve dosya kapsamında yer alan belgelerle ispat edildiği üzere bu durumu derhal ...’a bildirdiğini, bu doğrultuda cihaz bakımından; Bilirkişi raporunda yapılan teknik incelemeye konu arızanın tek uyuşmazlık konusu olmadığı, bu arıza meydana gelmeden önce cihazın ayıplı olduğu ve birleşen davalar bakımından uyuşmazlığın hukuka uygun bir şekilde çözümlenebilmesi için olayların başından itibaren çözümlenmesi gerektiğinin ortada olduğunu, ancak, dosya kapsamında uyuşmazlığın başladığı aşama ve müvekkili şirketin iddialarının dikkate alınmayarak, cihazın ayıplı olduğu yönündeki asli iddialar değerlendirilmeden hukuka aykırı bir şekilde karar verildiğini, -Taraflar arasındaki ticari ilişkinin gerekliliklerinin ... tarafından ihlal edilmesi nedeniyle mevcut duruma gelindiği dikkate alınarak; Gıda Mühendisi tarafından cihazın performansını gereği gibi yerine getirmediğinin tespit edilmesinin sağlanması, ...’un “Cihaz’dan memnun kalınmaması halinde ön ödemeyi iade edeceği” şeklindeki taahhüdünü yerine getirmediğinin dikkate alınması ve nihayetinde Torbalı İcra Dairesinin 2021/1761 E. sayılı dosyası üzerinden başlatılan icra takibinin devamı ile 20.000,00 TL tutarındaki ön ödemenin faiziyle birlikte müvekkili şirkete iadesine karar verilmesinin gerektiğini, aksi halde müvekkil şirket aleyhine hakkaniyete aykırı bir yargılama nedeniyle verilen karar yasaya aykırılık teşkil edeceğini, -Uyuşmazlığın konusunu aydınlatacak olan gıda mühendisi bilirkişi talepleri dikkate alınmayarak eksik ve hukuka aykırı bir şekilde karar verildiğini, yukarıda kronolojik sırasıyla açıklanan olayda görüleceği üzere, uyuşmazlık konusu cihaz bakımından müvekkil şirkete önerilen cihazın, mikroorganizma yükünü gerekli seviyeye düşüremediğini ve beklenen performansı karşılamadığını, gıda sektöründe gıda ürünlerinin temizliği amacıyla kullanılmak üzere cihaz üreten ...’un, basiretli bir tacir olarak davranması ve mikro organizma yükünün gıda ürünün temizliği için gerekli seviyeye düşürülmesi gerektiğini bilmesinin beklendiğini, ...’un gıda alanında kullanılmak ve sebze/meyvelerin mikrobiyal yükünü azaltmak amacıyla ozon teknolojisi ürettiği, bu yönde tanıtımlarda bulunduğu ve bu nedenle bu alanda uzman bir tacir olarak sattığı cihazın vaat edilen alanda etkili olacağı yönündeki sorumluluğu almasını gerektiğini, -Uyuşmazlık konusu cihazın ayıplı olduğu, cihazdan çıkan ozonun ürünlere temas etmediği ve Cihaz basıncının mikro organizma yükünü temizlemek için yeterli olmadığı müvekkil şirketin 07.11.2019 ve 02.12.2019 tarihlerinde yaptırdığı analizlerle de ortaya konulduğunu, müvekkil şirket tarafından cihazın kullanıma alınmasıyla birlikte ortaya çıkan analiz sonuçlarına bakıldığında, cihazın domatesler üzerindeki mikro organizma yükünü azaltmadığı, 1 Logluk dahi azalma olmadığı (10 kat anlamındadır, mikroorganizma sayısındaki azalmalar logaritmik olarak ifade edilir) ve hatta bazı zamanlar domates üzerindeki mikro organizma yükünün cihazda işlem gördükten sonra arttığının tespit edildiğini, -İlk derece mahkemesine defaatle belirttikleri ve talepte bulunduğumuz üzere, cihazın yapmış olduğu işlemin yeterli ve etkin olmadığı, gıda mühendisi bilirkişi tarafından yapılacak incelemeyle sabit hale geleceğini, zira, bahse konu ayıbın varlığı makine mühendisinin uzmanlık alanına girmediğini, ancak dosya kapsamında bu beyanları dikkate alınmadan, sadece makine mühendisi bilirkişisi tarafından inceleme yapıldığını, yapılan bu eksik incelemenin, dava konusu olayı aydınlatmadan oldukça uzak olduğunu, -Yargıtay kararlarıyla sabit olduğu üzere, mahkeme tarafından konunun uzmanı olmayan bilirkişi tarafından hazırlanan rapor esas alınarak karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, bu nedenle, makine mühendisi bilirkişi tarafından yapılan açıklamaların yargılamada dikkate alınmayarak, dosyanın gıda mühendisi bilirkişiye tevdi edilerek ve alınacak yeni rapor doğrultusunda karar verilmesinin gerektiğini, -İlk derece mahkemesinin kararında yer alan tespitlerin kendi içerisinde çeliştiğini, öncelikle, yukarıda detaylıca açıkladıkları üzere bilirkişi raporunun, uyuşmazlığın ana noktalarından birinde uzman olmayan kişi tarafından tanzim edildiğinden somut olayı aydınlatmaya yeterli olmayıp hüküm kurmaya elverişli olmadığını, ikinci olarak söz konusu raporda, cihazda meydana gelen arızanın hem cihaz içerisine su girmesi nedeniyle oluştuğu hem de cihazda kullanılan ham madde oranından kaynaklandığı yönünde çelişkili ifadelerin mevcut olup bu rapora dayanılarak verilen kararın kabulünün usul ve yasaya aykırı olduğunu, zira, İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından doğru ve net bir şekilde gerekçelendirilemeyen bir arıza nedeniyle müvekkili şirkete sorumluluk yüklemenin hakkaniyete aykırılık teşkil edeceğini, gerekçeli kararın devamında, müvekkil şirketin cihazı uzun süre kullanıldıktan sonra ödemeden kaçınmasının ticari hayatın gereklerine aykırı olduğu belirtilmişse de açıkladıkları ve dosya kapsamındaki belgelerle ispat edildiği üzere, müvekkil şirketin, cihazı uzun süre kullanamadığını, cihaz kurulumundan hemen sonra cihazın kendisinden beklenen işlemi yerine getirmediğini ve müvekkil şirketin bu konuda ...’a pek çok kez yazılı ve sözlü bildirimde bulunarak cihazı o haliyle kullanamadığını açıkladığını, bu doğrultuda müvekkili şirket tarafından cihazın uzun süre kullanılması söz konusu olmayıp, aksine satın alınma tarihinden itibaren bir ay içerisinde performansını yerine getiremeyen, müvekkil şirket tarafından kullanılmayan cihazın mevcut olduğunu, dolayısıyla, müvekkil şirketin cihazı uzunca süre kullanıp arızalandıktan sonra cihazdan kurtulmaya çalışmadığı, cihazın performans sorunlarının olduğu ve bu sorunlar hakkında müvekkil şirket tarafından defalarca bildirim yapılmasına rağmen ...’un sorunu çözmekten kaçındığını, müvekkili şirketin ortada bir sebep yokken cihaz bedelini ödemekten kaçınmadığının ortada olduğunu, Yukarıda arz ve izah ettikleri ve re’sen gözetilecek nedenlerle; taraflarınca ileri sürülen beyan ve taleplerin yargılama süreci ile gerekçeli kararda değerlendirmeye dahil edilmemesi, dosya kapsamında görevlendirilen bilirkişilerin uzmanlık alanının, uyuşmazlık konusunu aydınlatmak ve delillerimizi değerlendirmek için elverişli ve yeterli olmaması, bilirkişi raporunda yer alan değerlendirmelerin ve dolayısıyla bilirkişi raporunun denetime elverişli olmaması hususları göz önünde bulundurularak; İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından kurulan 20.10.2022 tarihli, 2021/168 E. ve 2022/847 K. sayılı kararın kaldırılması ile yeniden inceleme yapılarak asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne, yargılama gideri ve vekalet ücretinin asıl davada davacı birleşen davada davalı konumunda olan ... üzerine yüklenmesine karar verilmesi istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur. DELİLLER, DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; HMK.nın 355. maddesindeki düzenleme uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek yapılan inceleme sonucunda, Asıl dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan bakiye alacağın ve tamir bedelinin tahsili için başlatılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir. Birleşen dava, eser sözleşmesi nedeniyle ödenen iş bedelinin iadesi için başlatılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir. İlk derece Mahkemesi tarafından asıl davanın kabulüne, birleşen davanın reddine karar verildiği; verilen kararın asıl davada davalı-birleşen davada davacı vekili tarafından istinaf edildiği görülmüştür. Asıl davada davacı-birleşen davada davalı yüklenici .... Şti ile asıl davada davalı-birleşen davada davacı iş sahibi....A.Ş arasında 23.08.2019 tarihli sipariş onay formu ile eser sözleşmesinin yapıldığı, iş bedelinin 60.000,00TL olduğu, iş sahibi tarafından 20.000,00TL'nin ödendiği hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Asıl davada davacı yüklenici ... .. Şti vekili, eser sözleşmesi kapsamında imal edilen ozon jeneratörünün tam ve çalışır durumda 01.10.2019 tarihinde davalı iş sahibine teslim edildiğini, iş bedelinin 20.000,00TL'si dışında bakiye bedelin ödenmediğini, davalı iş sahibinin 14.07.2020 tarihinde arıza olduğunun bildirilmesi üzerine üründeki arızanın giderilerek 20.414,52 TL onarım faturasının düzenlendiğini, ancak davalı iş sahibinin bakiye iş bedeli ve onarım faturalarını ödemediğinden hakkında icra takibi başlatıldığını, davalı iş sahibinin takibe haksız olarak itiraz ettiğini belirterek eldeki itirazın iptali davasını açmıştır. Birleşen davada davacı iş sahibi ...A.Ş vekili, iş sahibinin ihtiyaçlarına göre davalı yüklenicinin eser sözleşmesine konu ürünü belirlediğini ve memnun kalınmaması halinde cihazı ve ön ödemeyi iade edeceğini taaahüt ettiğini, 23.08.2019 tarihli sipariş formunun düzenlendiğini ve davalı yükleniciye 20.000,00TL ön ödemenin yapıldığını, cihazın tesliminden sonra kısa bir süre sonra cihazın çalışma ve performans sorunları yaşadığını, ardından cihazın arızalandığını, cihazın mikroorganizma yükünü gerekli seviyeye düşüremediği ve beklenen performansı karşılamadığından sözleşmeden dönülerek yapılan 20.000,00TL ödemenin iadesi için davalı yüklenici aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalı yüklenicinin takibe haksız olarak itiraz ettiğini belirterek eldeki itirazın iptali davasını açmıştır. Somut olayda mahkemece eser sözleşmesine konu imal edilen ozon jeneratörü üzerinde makine mühendisi bilirkişi ile keşif yapıldığı, makine mühendisi bilirkişi tarafından düzenlenen kök ve ek raporlarda sözkonusu cihazın kapasitesi ve özelliklerine göre sipariş verildiği,cihazın kendi özellikleri ve kapasitelerini sağladığı, cihazın arızasının içine su girmesi neticesinde olduğu, iş sahibinin 01.10.2019 tarihindeki formda yazıldığı şekilde cihazı sudan koruması gerekirken cihazın üstüne su deposu konulduğu ve taşma yapması nedeniyle cihazın içine su girerek arıza yaptığı, cihazın içine su girmesinden dolayı paslanmalar gözlemlendiği, bu arızanın garanti kapsamına girmediği ve kullanıcı hatasından kaynaklanan arıza olduğu, arızanın giderilmesi için davalı iş sahibinin olur verdiği, cihazda meydana gelen arızaların davalı iş sahibinin hatalı ve yanlış kullanımından kaynaklandığının belirtildiği; uyuşmazlığın sözkonusu cihazın sözleşmede belirtilen özellikleri taşıyıp taşımadığı ve ayıplı olup olmadığının makina mühendisi tarafından tespit edilebileceğinden Mahkemece gıda mühendisi bilirkişiden rapor alınmamasında usule ve yasaya aykırılık bulunmadığı; makina mühendisi bilirkişi tarafından düzenlenen denetime ve hüküm kurmaya elverişli kök ve ek raporlara göre eser sözleşmesine konu cihazda davalı iş sahibinin hatalı ve yanlış kullanımının sözkonusu olduğu, cihazda ayıp bulunmadığının tespit edilmesi karşısında davalı iş sahibinin TBK'nın 475/1 maddesi uyarınca ayıp sebebiyle sözleşmeden dönme nedeniyle ödediği 20.000,00TL'yi talep edemeyeceğinden Mahkemece birleşen davanın reddine karar verilmesinde usule ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır. Tacir olan tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılan inceleme neticesinde düzenlenen mali müşavir bilirkişi kök ve ek raporlarına göre, asıl davada davacı yüklenici tarafından imal edilen cihaza ilişkin düzenlenen 60.000,00TL bedelli fatura ile toplam 20.414,50 TL bedelli 2 adet onarım faturasının tarafların ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, yine davalı iş sahibi tarafından yapılan 20.000,00TL ödemenin de tarafların ticari defterlerinde kayıtlı olduğu ve tarafların ticari defterlerine göre icra takip tarihi itibariyle davacı yüklenicinin 60.414,52 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği, davalı iş sahibinin icra takibinden sonra sözkonusu faturalar için iade faturası düzenlemesinin usulüne uygun olmadığı anlaşıldığından Mahkemece asıl davanın kabulüne karar verilmesinde usule ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır. Dosya kapsamı, mahkeme gerekçesi ve yapılan değerlendirmeye göre; mahkemece verilen karar usul ve yasaya uygun olup, asıl davada davalı- birleşen davada davacı vekilinin istinaf kanun yoluna başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş olup aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 20.10.2022 tarih ve 2021/168 Esas, 2022/847 Karar sayılı kararı, usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan, asıl davada davalı- birleşen davada davacı vekilinin istinaf kanun yoluna başvurusunun, 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Asıl davada davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş olması nedeniyle, asıl dava yönünden alınması gereken 4.126,91 TL istinaf karar harcından peşin alınan 1.031,75 TL'nin mahsubu ile kalan 3.095,16 TL'nin asıl davada davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 3-Asıl davada davalı tarafından asıl davaya ilişkin olarak yatırılan 220,70 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile yapılan istinaf kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Birleşen davada davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş olması nedeniyle, birleşen dava yönünden alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından peşin alınan 80,70 TL'nin mahsubu ile kalan 534,70 TL'nin birleşen davada davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 5-Birleşen davada davacı tarafından birleşen davaya ilişkin olarak yatırılan 220,70 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile yapılan istinaf kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 6-Kararın, ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere 25.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2023/436, K. 2025/1684, T. 25.12.2025, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2023-436-e-2025-1684-k-ce6c3e1b8613