Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2023/41 E. 2025/265 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2023/41
- Karar No
- 2025/265
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2023/41 KARAR NO : 2025/265 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ...
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 06/10/2022 NUMARASI : 2022/72 E. - 2022/327 K.
DAVACI : VEKİLİ DAVALI :
DAVANIN KONUSU :YİDK Kararının İptali, Marka Tescili
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 06/10/2022 tarih ve 2022/72 E. - 2022/327 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :Davacı vekili, müvekkilinin 2021/119834 sayılı ve "..." ibareli başvurusunun 2010/22287 sayılı ve "..." ibareli marka nedeniyle Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından SMK'nın 5/1-ç maddesi gereğince reddine karar verildiğini, müvekkilinin bu karara karşı yaptığı itirazının dava konusu YİDK kararı ile reddedildiğini, oysa dava konusu başvuru ile redde mesnet marka arasında gerek marka işaretleri gerekse de başvuru kapsamında yer alan mallar bakımından SMK'nın 5/1-ç maddesi anlamında benzerlik bulunmadığını, müvekkilinin redde mesnet markanın uyumazlık konusu 9. sınıf mallarda kullanmama nedeniyle iptali talebiyle Bakırköy 1. FSHHM 2022/50 esas sayılı dosyasında açtığı davanın derdest olduğunu, iptal davası geriye etkili sonuç doğuracağından sonucunun beklenmesi gerektiğini, müvekkili şirketin dünyanın önde gelen akü üreticilerinden biri olduğunu ve 1985 yılından beri dünya çapında faaliyet gösterdiğini, tanınmış “..., ... ve...” araç aküsü markalarının sahibi olduğunu, müvekkili şirketin dava konusu ibarenin gerçek hak sahibi olduğunu, redde mesnet marka sahibi ile müvekkili şirketin iletişime geçtiğini ve muvafakatname talep ettiğini, ancak redde mesnet marka sahibinin teklifi kabul etmediğini, kullanım için lisans verme teklifinde bulunduğunu, bu hususun redde mesnet marka sahibinin kötü niyetini gösterdiğini ileri sürerek, YİDK'ın 2021-M-11687 sayılı kararının iptaline ve dava konusu başvurunun tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davacıya ait dava konusu marka kapsamından çıkarılan emtiaların, redde mesnet kabul edilen marka kapsamında yer alan emtialar ile aynı/aynı tür olduğu, marka işaretleri arasında da ayniyet derecesinde benzerlik bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili, dava konusu başvuru ile redde mesnet marka arasında başvuru kapsamında çıkarılan mallar bakımından ayniyet bulunmadığını, redde mesnet markanın kullanılmaması nedeniyle açtıkları davanın bekletici mesele yapılması gerektiğini, müvekkilinin dava konusu ibare üzerinde önceye dayalı hak sahibi olduğunu, redde mesnet marka sahibinin kötü niyetli olduğunu, redde mesnet markanın kullanma nedenine dayalı iptal davası açıldıktan sonra o davanın sonuçlarının bertaraf etmek amacıyla yeni marka başvuruları yaptığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, redde mesnet markanın iptali davasının sonucun beklenilmesi ve nihayetinde davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE : Dava, marka başvurusunun reddine dair YİDK kararının iptali ve başvurunun tescili istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dava konusu "..." ibareli başvuru ile redde mesnet 2010/22287 sayılı ve "..." ibareli marka işaretleri SMK'nın 5/1-ç anlamında ayırt edilmeyecek derecede benzer oldukları gibi başvuru kapsamında yer alan 9. sınıf mallar ile redde mesnet markanın kapsamında yer alan 9. sınıf malların aynı/aynı tür olduğunun aralarında uyumazlık konusu mallarda uzmanın da yer aldığı bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen raporda açıklandığı, bilirkişi raporunun hüküm kurmaya ve denetime elverişli olduğu, diğer taraftan davacının gerçek hak sahipliği ve redde mesnet marka sahibinin kötü niyetli olduğu iddialarının işbu davada tartışılmasının mümkün olmadığı, ayrıca YİDK kararının iptali davalarının, YİDK karar tarihindeki hukuki duruma göre çözümlenmelerinin gerektiği, dolayısıyla YİDK karar tarihi itibariyle hüküm ifade eden markanın redde mesnet alınmasında bir isabetsizlik olmadığı, redde mesnet markanın iptali için açılan davanın sonucunun beklenmesinin eldeki davaya bir katkısının bulunmayacağı, zira belirtildiği üzere YİDK karar tarihi itibariyle redde mesnet alınan markanın tescilli olduğu ve hukuki denetimin bu tarihteki şartlara göre yapılacağı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 80,70-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 534,70-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile 07/02/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 04/03/2025
Başkan ...
Üye ...
Üye ...
Katip ...