Bölge Adliye Mahkemesi · Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi 2023/19 E. 2025/118 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Daire
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/19
- Karar No
- 2025/118
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/19 - 2025/118 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2023/19 KARAR NO : 2025/118
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA BATI ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 11.10.2022 NUMARASI : 2021/1139 Esas 2022/884 Karar
DAVACI : VEKİLİ : DAVALI :
DAVANIN KONUSU : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 07.02.2025 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 25.02.2025
İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacı vekili; 09.08.2021 tarihinde, davalı şirketin zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortacısı olduğu, dava dışı ... idaresindeki ... plakalı aracın davacı idaresindeki ... plakalı araç ile çarpışması sonucu çift taraflı maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kazanın meydana gelmesinde davacının kusursuz olduğunu, kaza nedeniyle davacıya ait araçta oluşan hasarın piyasa değerini düşürdüğünü belirterek kısmi dava olarak 100 TL değer kaybının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, yargılama sırasında değer kaybı tazminatı talebini 20.000,00 TL'ye arttırmıştır. Davalı sigorta şirketi vekili; Tramer kayıtlarında davacının tam kusurlu olduğunun belirtildiğini, değer kaybının zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarına göre belirlenmesi gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece, davanın trafik kazasından kaynaklanan değer kaybı istemine ilişkin olduğu, bilirkişi raporunda kusur belirlemesi yaparken, kaza mahallinin kontrolsüz kavşak olduğu, yolda ana yol - tali yol levhası ile yol ver tabelasının bulunmadığı, sürücü ...’nın sevk ve idaresindeki araçla davacının sevk ve idaresindeki araca geçiş önceliği vermediği için%80 oranında, asli kusurlu olduğu, davacının ise kavşağa yaklaşırken hızını azaltmadığı gerekçesiyle %20 oranında tali kusurlu olduğu tespit edilmiş ise de, incelenen kaza anına ilişkin görüntüler neticesinde kazanın meydana gelmesinde tek etkili kural ihlalinin dava dışı sürücü ...'in, davacı idaresindeki araca geçiş önceliği vermemesi olduğu, görüntülerden davacının sevk ve idaresinde bulunan aracın hızının bilirkişi tespitinin aksine yolun durumuna göre makul olduğu, herhangi bir yüksek hızının bulunmadığı, bu suretle rapordaki kusur belirlemesinin aksine davalı sigorta şirketince sigortalı olan aracın sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğu kabul edilerek rapor bu yönüyle hükme esas alınmadığı, araçta oluşan değer kaybının reel piyasa hesabına göre hesaplandığı gözetilerek rapor bu yönüyle hükme esas alındığı belirtilerek davanın kabulü ile, 20.000,00 TL değer kaybının taleple bağlı kalınarak 18.11.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı tutulmasına karar verilmiş karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yolu başvurusu yapılmıştır. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, dosyada alınan bilirkişi raporunda davalıya da tali kusur verilmiş olduğu halde kararda sigortalının %100 oranında kusurlu olduğu kabulü ile hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, mahkemece alınan rapora itirazlarının red nedeninin açıklanmadığını, tramer kaydında ... plakalı aracın KTK 57/b-6 maddesine aykırı davranarak dönel kavşak içindeki araca ilk geçiş hakkını vermediğinden %100 kusurlu olduğunun belirtildiğini, raporda hatalı kusur dağılımı yapılmış olduğunu, ATK ya da üniversitelerin trafik kürsüsünden rapor alınması gerektiğini, raporda tespit edilen ve hükme esas alınan değer kaybı miktarının fahiş olduğunu, kabul edilen miktar üzerinden kusur oranlaması yapılmamasının hatalı olduğunu, değer kaybı tazminat hesaplaması resmi gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren trafik sigortası genel şartları EK-1 de belirlenen formüle uygun olarak yapılması gerektiğini ileri sürmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak dosya içindeki bilgi ve belgeler, Mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonucunda; Dava, trafik kazasından kaynaklı araç değer kaybı istemine ilişkindir. Davacı vekili, 09.08.2021 tarihinde davalının zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğu ... plakalı aracın davacıya ait ... plakalı araçla çarpışması sonucu davacının aracında oluşan maddi hasar nedeniyle değer kaybına uğradığını belirterek araç değer kaybının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yolu başvurusu yapılmıştır. 1-Davalı vekilinin kusura yönelik istinaf sebebinin incelenmesinde, kazadan sonra ... plakalı araç sürücüsü ile ... plakalı araç sürücüsü tarafından düzenlenen, 09.08.2021 tarih, 15.50 saatli kaza tespit tutanağının, ... plakalı araç sürücüsü ...'nın aracıyla Değirmen mevkiinden sağ taraftan gelen aracın önüne çıkınca vurduğu, ... araç sürücüsü ...'ın aracıyla Ankara Bulvarında düz seyrederken Değirmen mevkiindeki kavşaktan çıkan aracın kendisine sol taraftan vurduğu, yola bakmadan çıkış yaptığı beyanlarını içerdiği, tutanakta kazanın dönel kavşakta meydana geldiğinin belirtildiği, krokide davacı aracının seyrine düz devam ettiği sırada çarpışma ile davacı aracının sol yan kısmında hasar oluştuğunun anlaşıldığı, mahkemece alınan 02.06.2022 tarihli bilirkişi raporunda kaza yerinin kontrolsüz kavşak olduğunu, kaza yerinde işaret levhası veya ana- tali yol levhası, yol ver tabelası bulunmadığı, sürücü ...'nın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunun 57/a ve 57/c-2 maddelerini ihlal ettiğinden %80 , sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunun 52/a maddesini ihlal ettiğinden %20 oranında kusurlu olduğunun bildirildiği, taraf vekilleri tarafından rapora itiraz edildiği, mahkemece ek rapor alınması taleplerinin reddedildiği, kaza anına ilişkin görüntülerin incelenerek kazanın davalıya sigortalı araç sürücüsünün davacı idaresindeki araca geçiş önceliği vermemesi nedeniyle meydana geldiği ve araç sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğu kabul edilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuştur. 6100 sayılı HMK'nın 266/1. maddesinde "Mahkeme, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir" düzenlemesi benimsenmiştir. Meydana gelen kazada tarafların kusur oranlarının belirlenmesinin, özel ve teknik bilgiyi gerektirdiği de izahtan varestedir. HMK'nın 281/2 ve 3. Maddesinde ise mahkeme, bilirkişi raporundaki eksiklik veya belirsizliğin açıklığa kavuşturulması bakımından ek rapor alabileceği gibi, gerçeğin ortaya çıkması için yeni görevlendireceği bilirkişi aracılığı ile tekrar inceleme yaptırır düzenlemesi mevcuttur. Açıklanan yasal düzenlemeler karşısında Mahkeme hakimi çözümü hukuk dışında yani hakim olarak kendisinin bilmediği veya bilemeyeceği hukuki olarak bir sonuca varamayacağı, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hallerde, bilirkişiye başvurur ve bilirkişi raporunda tereddütler olursa bilirkişiden ek rapor alır veya gerçeğin ortaya çıkması bakımından yeniden bilirkişi incelemesi yaptırabilir. Dava konusu olayda kazadan sonra taraflarca düzenlenen kaza tutanağı ve sürücü beyanları dışında kusur tespiti yapılmamış olduğu, kazaya ait kamera görüntüleri ve fotoğrafların bulunduğu, kaza yerinin dönel kavşak olarak belirtildiği, mahkemece kazaya karışan araç sürücülerinin kusur oranlarının belirlenmesi için makine mühendisi bilirkişiden rapor alınmasına karar verildiği, bilirkişi tarafından davacıya ait araç sürücüsünün kavşaklara yaklaşırken hızını azaltmaması nedeniyle %20, sigortalı araç sürücüsünün ise kavşaklarda geçiş önceliğine uymaması nedeniyle %80 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği, taraf vekilleri tarafından kusur oranlarına itiraz edildiği, mahkemece tarafların itirazları da değerlendirilerek yeniden inceleme veya ek rapor alınması gerekirken dosyada bulunan kamera görüntülerine göre davacıya ait araç sürücüsünün hızlı olmadığı, mahal şartlarına göre uygun olduğu belirtilerek davalıya sigortalı araç sürücünün %100 kusurlu olduğu kabul edilerek hüküm kurulmuş ise de kazaya karışan araçların hızı, yol durumu, kusur oranı teknik konular olup hakimin kamera görüntülerinden araçların hızını belirlenmesi mümkün olmadığı gibi hakimin hükme yeterli görmediği rapor karşısında, bilirkişi raporunda hatalı gördüğü hususları belirterek yeniden bilirkişiden görüş almasına engel olmadığı, gerekirse başka bir bilirkişiden de rapor alabileceği halde taraflara denetleme ve itiraz hakkı tanınmadan gerekçeli karar ile belirlenen kusur oranına göre karar verilmiş olması doğru görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, dosyaya sunulan kaza görüntülerinin incelenmesi, kaza tespit tutanağında olay yerinin dönel kavşak olarak belirtilmiş olduğu, dönel kavşakta ve dört yönlü kavşaklarda geçiş önceliklerinin farklı olduğu da dikkate alınarak taraf vekillerinin rapora itirazları da değerlendirilmek suretiyle kazanın oluşunun net olarak belirlenmesi ve sonucuna göre kusur oranlarının tespiti gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru görülmediğinden davalı vekilinin istinaf başvurusunun açıklanan nedenlerle kabulü ile hükmün, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a.6. maddesi uyarınca kaldırılmasına ve dosyanın yeniden görülmek üzere kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, kaldırma sebeplerine göre sair istinaf sebeplerinin incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile; ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK’nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, Yeniden yargılama yapılması için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, kaldırma sebeplerine göre davalı vekilinin sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 2-Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde ilgilisine iadesine, 3-İstinaf yoluna başvuran davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yeniden yapılacak yargılamada dikkate alınmasına, 4-Karar tebliği, harç ve gider avansı iade işlemlerinin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu HMK'nın 353/1.a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 07.02.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan Üye Üye Katip
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.