Bölge Adliye Mahkemesi · Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi 2023/380 E. 2024/1114 K.

Konu: Manevi Tazminat

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Daire
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/380
Karar No
2024/1114
Karar Tarihi
Konu
Manevi Tazminat

.... ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 25. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/380 - 2024/1114 .... ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 25. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2023/380 Esas KARAR NO : 2024/1114 KARAR TARİHİ : 08/05/2024

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 27/06/2022 NUMARASI : 2021/610 Esas, 2022/540 Karar

DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : DAVANIN KONUSU : Manevi Tazminat

Taraflar arasındaki manevi tazminat davasının yapılan yargılaması sonucunda mahkemece davanın reddine dair verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dosya incelendi. Gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, kredi sicil notunun olumsuz olarak gösterilmesi nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir. Davacı vekili, davalı banka tarafından açılan alacak davasının zamanaşımından reddedilmesine ve kararın Yargıtay tarafından onanmasına rağmen kredi kayıt bürosundaki sicilin düzeltilmediğini, müvekkilinin davalıya borcu olmadığının mahkeme kararları ile sabit olduğunu, davalı bankanın haksız risk bildirimi nedeniyle müvekkilinin kredi sicilinin lekelendiğini, davalı bankayla imzalanmış tarımsal kalkınma kredisinden kaynaklı bir kredi sözleşmesi bulunmadığını, davalı banka tarafından herhangi bir alacağı olmamasına rağmen risk bildiriminde bulunduğunu, müvekkilinin bankalar nezdinde ticari itibarının sarsıldığını, gerekçeli karar tarihinde, davalının usulüne uygun bir vekille temsil edilmemesine rağmen, davalı lehine vekâlet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Dairemizce, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen gözetilerek inceleme yapılmıştır. Dosya kapsamından, davacının ... Başkanı ve üyesi olduğu, 26/07/2001 tarih ve 24474 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Tarımsal Amaçlı Kooperatiflere Kullandırılacak Kredilere İlişkin Yönetmelik kapsamında, Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı bütçesine konulan ödenekten karşılanmak üzere ''Ortakların Mülkiyetinde Uygulanmak Üzere ... 300 Başlık Damızlık Sığır Yetiştiriciliği (50 Aile X 6 Baş/Aile) Projesi''nin uygulandığı, bu proje kapsamında Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı ve davalı ... Bankası arasında “26/07/2001 tarih ve 24474 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Tarımsal Amaçlı Kooperatiflere Kullandırılacak Kredilere İlişkin Yönetmelik Esaslarına göre Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı ile .... ... Bankası AŞ Genel Müdürlüğü arasında yapılan Uygulama Protokolü” akdedildiği, projeden faydalanan kooperatif ortaklarından olan davacı ile de 04/09/2006 tarihinde ''Ortaklar Mülkiyetinde Proje Uygulayan Kooperatiflerin Ortaklardan Alınan Taahhütname ve Borçlanma Sözleşmesidir'' başlıklı ortaklar sözleşmesi yapıldığı, sözleşmede borçlu ortak olarak davacının imzasının bulunduğu, sözleşme uyarınca davacıya kredi tahsis edilerek kredinin davalı bankanın Beşiri şubesinden alındığının sözleşmede kayıtlı altına alındığı ve ödeme planı yapıldığı, davalı banka tarafından davacı ve dava dışı kefiller aleyhine Batman 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin (Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla) 2019/339 Esas sayılı dosyası üzerinden 10/06/2019 tarihinde açılan alacak davasının yapılan yargılaması neticesinde 10/01/2020 tarihinde davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verildiği, Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesinin 10/12/2020 tarihli, 2020/1663 Esas, 2020/1176 Karar sayılı ilamıyla yerel mahkeme kararının gerekçesi düzeltilerek ... yönünden davanın zamanaşımı nedeniyle reddine hükmedildiği, kararın Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2021/2399 Esas, 2022/6885 Karar sayılı ilamıyla onanarak 11/10/2022 tarihinde kesinleştiği, davacı tarafından davalı bankanın herhangi bir alacağı olmamasına rağmen Türkiye Bankalar Birliğine borç bildiriminde bulunarak kredi kayıt bürosu nezdinde haksız oluşturulan olumsuz sicil nedeniyle ticari itibarının zedelenmesine neden olduğu ve manevi zarara uğradığı iddiasıyla eldeki davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri gözetildiğinde, davacının ''Ortakların Mülkiyetinde Uygulanmak Üzere ... 300 Başlık Damızlık Sığır Yetiştiriciliği (50 Aile X 6 Baş/Aile) Projesi'' kapsamında kredi kullandığı, 04/09/2006 tarihli sözleşme ile tahsis edilen kredi nedeniyle davacı tarafından yapılan herhangi bir ödemeye rastlanmadığının Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesince tespit edildiği, taraflar arasında görülen alacak davasının davacının bankaya borcu bulunmadığı gerekçesiyle değil zamanaşımı nedeniyle reddine karar verildiği, davacı tarafından davaya konu edilen “borç (risk) bildiriminde bulunmak suretiyle olumsuz sicil oluşturma” eyleminin gerçekleştiği tarih itibariyle taraflar arasındaki alacak davasının derdest olduğu ve Yargıtay’ın onama ilamı ile eldeki davanın karar tarihinden sonra kesinleştiği, davalı bankanın davacının kredi sicil notunu olumsuz olarak göstermesinde, işlem tarihi itibariyle bir kusur yahut kötüniyeti bulunduğundan söz edilemeyeceği ve davacı yararına manevi tazminat ödetilmesi koşullarının oluşmadığı anlaşılmakla ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmesinde ve davalı yargılama sırasında vekil ile temsil edildiğinden yararına vekâlet ücretine hükmedilmesinde isabetsizlik görülmemiş, davacının istinaf nedenlerinin reddi gerekmiştir. Yukarıda açıklanan nedenlerle, ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde, usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, HMK’nın 353/1-b.1 maddesi gereğince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle, 1)İlk derece mahkemesi kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğundan, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesinin 1. fıkrası b bendinin 1 numaralı alt bendi gereğince; davacı tarafın istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE, 2)492 sayılı Harçlar Kanunu’na ekli (1) sayılı tarife gereğince; alınması gereken 427,60TL istinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 170,78TL harcın mahsubu ile bakiye 256,82TL’nin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, 3)İstinaf yoluna başvuran davacı tarafından yapılan istinaf kanun yolu giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4)Karar tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362. maddesi gereğince kesin olmak üzere 08/05/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi

GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 08/05/2024

Başkan

e-imza

Üye

e-imza

Üye

e-imza

Katip

e-imza

Atıf: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi, E. 2023/380, K. 2024/1114, T. 08.05.2024, www.arakarar.com/karar/ankara-bolge-adliye-mahkemesi-25-hukuk-dairesi-2023-380-e-2024-1114-k-832400e643f1