Bölge Adliye Mahkemesi · İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi 2023/323 E. 2026/65 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Daire
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/323
- Karar No
- 2026/65
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2023/323
KARAR NO: 2026/65
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:18/10/2022
NUMARASI: 2021/345 Esas 2022/624 Karar
DAVA TARİHİ:17/05/2021
İSTİNAF KARAR TARİHİ:15/01/2026
Davanın kısmen kabul, kısmen reddine ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA: Davacı vekili; müvekkilinin ... ... kapsamında sigortalısı .....AŞ'nin yurt dışından ithal edip Türkiye’de yerleşik ... Ltd. Şti'ye sattığı 3 koli halinde 760 adet muhtelif elektronik malzeme emtiasının ...'den İstanbul'a nakliyesi işinin davalı tarafından üstlenildiğini, 3 koli emtianın sigortalı tarafından davalının mobil servis sağlayıcısı personeline 05.06.2020 tarihinde teslim edildiğini, emtiaların alıcıya teslim edilememesi nedeniyle sigortalıya geri getirildiğini, ancak sigortalıya 3 koli emtiadan sadece 2 koli emtianın iade edildiğini, 1 koli emtianın ise davalı tarafça kaybedildiğini, sigorta eksperi tarafından düzenlenen ekspertiz raporunda 05.06.2020 tarihinde taşınması için davalıya verilen kolilerden ...gönderi nolu kolinin sigortalıya iade edilmediğinin belirlendiğini, kargo şirketinin sorumlu olduğu sorumlu olduğu emtia bedelinin 50.664,24-TL hesaplandığını, poliçede araç başı teminatın 50.000-TL ile sınırlandırılması nedeniyle müvekkilinin sigortalıya 29.07.2020 tarihinde 50.000-TL tazminat ödediğini, düzenlenen temlikname ile kanuni ve akdi halefiyetin gerçekleştiğini, davalının Bakırköy 16. İcra Dairesi'nin ... esas sayılı takibine itiraz ettiğini belirterek davalının itirazının iptaline, davalı aleyhine % 20'den az olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili; sigortalının müvekkili şirketin kurumsal müşterisi olduğunu, gönderi yapmak istediği zaman, yapacağı gönderi ile ilgili bilgileri, gönderi alıcısını ve tüm bilgileri müvekkilinin otomasyon sistemine girdiğini, bunun üzerine müvekkilinin en yakındaki kuryeyi yönlendirerek gönderiyi teslim aldırdığını, somut olayda sigortalı gönderenin otomasyon sistemine üç kap gönderi yapacağını belirttiğini, üç kap gönderinin teslim alındığı ve sisteme işlendiğini, gönderinin ...'a taşındığı ve alıcının adresine götürüldüğünü, gönderi alıcısının ileri bir tarihte teslim alacağını beyan etmesi üzerine gönderinin ... aktarma merkezine iade edildiğini, sonrasında da gönderenin adresine geri taşınıp, 06.07.2020 günü sigortalı gönderen adına ... imzasına teslim edildiğini, kaybedilen bir gönderi olmadığını, kaldı ki taşıyıcının sorumluluğunun TTK'nın 882.maddesinde sınırlandırıldığını, alacağın likit olmadığını, müvekkilinin temerrüte düşürülmediğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI : Mahkemece; davacı sigorta şirketi ile sigortalı arasında ... ... bulunduğu, poliçe kapsamında sigortalı bulunan emtiaların bir kısmının davalı tarafça kaybedilmesi nedeniyle kendi sigortalısına ekspertiz raporu doğrultusunda ödediği zararın rücuen tazmini için iş bu davanın açıldığı, bilirkişi raporuyla davacının zararının tespit edildiği, halefiyet ilkesi gereğince iş bu zararı talep edebileceği gerekçesiyle, Bakırköy 16. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyasına, davalının itirazının kısmen iptali ile takibin 50.000-TL asıl alacak ve asıl alacağın takip tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile devamına, fazla istemin ve icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili; kararın eksik incelemeye dayalı verildiğini, ekspertiz incelemesinin sigortalının beyanına göre yapıldığını, somut bir inceleme yapılmadığını, kaybolduğu iddia edilen kolideki ürünlerin diğer iki koli içine sığıp sığmayacağı sektör bilirkişisi tarafından değerlendirilmediğini, ürünlerin diğer kolilere istiflenip istiflenmediğinin açıklığa kavuşturulmadığını, tüm incelemelerin göndericinin beyanına göre yapıldığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE : Dava, yurt içi taşıma sözleşmesi kapsamında zayi edilen emtia bedelinin rücuen tahsili için başlatılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir.
TTK.'nın 1472. maddesi uyarınca; sigortacının, sigortalısının haklarına halefiyet hakkının gerçekleşebilmesi için sigortacının hukuken geçerli bir ... teminatı kapsamında sigortacısına tazminat ödemiş olması ve sigortalının zarar sorumlusuna karşı dava hakkına sahip olması gerekir. Sigortacı; ancak, sigortalısının meydana gelen zarardan dolayı üçüncü kişilere karşı dava hakkı varsa bu hakka ödediği bedel oranında halef olacaktır.Somut olayda;sigortalıya ait emtiaların taşıma sırasında meydana gelebilecek rizikolara karşı davacı sigorta şirketince düzenlenen ... ... ile teminat altına alındığı, sigortalı tarafından dava dışı alıcı ... AŞ'ye gönderilen 3 koli emtianın ...'den İstanbul'a nakliyesinin davalı tarafından üstlenildiği, emtiaların alıcıya teslim edilememesi üzerine kolilerden ikisinin sigortalıya iade edildiği, 1 koli emtianın ise alıcıya teslim edilmediği gibi sigortalı gönderene iadesi edilmediğinden davacı tarafından yaptırılan ekspertiz sonucu tespit edilen 50.000-TL hasar bedelinin 29/07/2020 tarihinde sigortalıya ödendiği, ödenen bu bedelin tahsili için davacı sigorta şirketince davalı taşıyıcı aleyhine başlatılan ilamsız takibe davalının süresinde itirazı üzerine işbu dava açılmıştır. 6102 sayılı TTK.nın 875 ve 879. maddeleri uyarınca taşıyıcı, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde, eşyanın zıyaından, hasarından veya teslimindeki gecikmeden doğan zararlardan; kendi adamlarının, taşımanın yerine getirilmesi için yararlandığı kişilerin görevlerini yerine getirmeleri sırasındaki fiil ve ihmallerinden, kendi fiil ve ihmali gibi sorumludur. Yine TTK.nın 876. maddesi uyarınca ziya, hasar ve gecikme, taşıyıcının en yüksek özeni göstermesine rağmen kaçınamayacağı ve sonuçlarını önleyemeyeceği sebeplerden meydana gelmişse, taşıyıcı sorumluluktan kurtulur.Somut olayda; davalı sigortalı tarafından alıcı firmaya gönderilen 05/06/2020 tarihli 110.435,21-TL tutarlı fatura konusu cep telefonu aksesuar ve şarj sistemlerine ait ürünlerden oluşan 760 adet ürünün 3 koli halinde davalı taşıyıcı firmaya 05/06/2020 tarihinde teslim edildiği, alıcıya teslim edilemeyen ürünlerin sigortalıya geri getirildiği, iki koli ürünün iade edildiği, ancak diğer 1 koli ürünün akıbetine dair bilgi verilememiştir.Teslim edilemeyen ürünlerin davalı kargo şirketi tarafından sigortalı firmaya iadesi sırasında eksik olan ürünler yönünden 06/07/2020 tarihli tutanak düzenlenmiştir. Hasar ihbarı sonrasında ekspertiz tarafından sigortalıya ait iş yerinde iki koli muhteviyatı ürünler incelenmiş olup 3. kolide yer aldığı tespit edilen ... yönünden 50.664,24-TL hasar tutarı belirlenmiştir. Sigorta şirketi poliçe limiti 50.000-TL ödemeyi poliçe kapsamında sigortalıya yapmış olup, sigortalı tarafından düzenlenen temlikname de dikkate alındığında akdi ve kanuni halefiyet gerçekleşmiştir. Davalı kayıp şeklinde ortaya çıkan zarardan TTK nın 886 madde hükmüne göre sorumludur. 1 koli kargonun zayi olması taşıma sırasında meydana gelmiş olup, davalı taşıyıcı tarafından zayi nedenine ilişkin bir açıklama da yapılamadığına göre, davalı taşıyıcı, taşıma konusu emtianın kaybında ağır kusurlu kabul edilmelidir. Bu kapsamda davalı tarafından, sorumluluktan kurtulmasını sağlayacak nitelikte bir delil de sunulmamıştır.
Açıklanan nedenlerle; Davalının, emtianın kaybında ağır kusurlu sayılması gerektiğinden, TTK'nın 886. maddesi uyarınca sorumluluktan kurtulma hallerinden yararlanamaz. Bu nedenle davalı bilirkişi tarafından da doğrulanan gerçek zarar miktarı ile sorumlu olup, mahkemece 50.000-TL yönünden davanın kısmen kabulüne dair verilen kararda isabetsizlik bulunmamış, davalı vekili tarafından ileri sürülen istinaf nedenleri yerinde olmadığından, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle:
Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
Alınması gereken 3.415,50-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 853,88-TL harcın mahsubu ile kalan 2.561,62-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
Davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 127-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.15/01/2026