Bölge Adliye Mahkemesi · Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi 2023/285 E. 2025/634 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Daire
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/285
Karar No
2025/634
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/285 - 2025/634 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2023/285 KARAR NO : 2025/634 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 20/10/2022 NUMARASI : 2021/291 E. - 2022/343 K.

DAVANIN KONUSU : Marka ile ilgili Kurum Kararının İptali ile Marka Hükümsüzlüğü

Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 20/10/2022 tarih ve 2021/291 E. - 2022/343 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkilinin "..." ibareli markaların sahibi olduğunu, müvekkilinin bu markalarını mesnet göstererek davalı şirketin 2020/32172 sayılı ve "..." ibareli marka başvurusuna yapılan itirazın diğer davalı ... 2021-M-6399 sayılı YİDK kararıyla nihai olarak reddedildiğini, oysa davaya konu marka hem işaretsel hem de sınıfsal olarak müvekkilinin mesnet markaları ile iltibas derecesinde benzer olduğunu, müvekkilinin “...” ibareli farklı markalarının bulunması nedeni ile davaya konu “...” markasının da müvekkilinin markalarının bir serisi gibi algılanacağını, davaya konu markanın müvekkilinin mesnet markalarının birebir tescilli bulunduğu 09, 16, 38, 41. sınıflarda ve de bağlantılı mal ve hizmetleri içeren 42. sınıfta tescillenmek istendiğini, müvekkilinin markalarının belirli bir bilinirliğe ulaştığını, dava konusu markanın tescili halinde SMK'nın 6/5. maddesindeki şartların oluşacağını, başvurunun müvekkili şirket açısından haksız rekabet de oluşturduğunu ileri sürerek, 2021-M-6399 sayılı YİDK kararının iptaline ve dava konusu 2020/32172 sayılı markanın tescil edilmiş olması durumunda hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Diğer davalı Şirket vekili, müvekkilinin ... nezdinde kayıtlı başta “...” ibareli tanınmış marka olmak üzere toplam 62 adet markanın sahibi olduğunu, iki marka arasında görsel, işitsel ve anlamsal açıdan herhangi bir benzerlik bulunmadığını, davacı tarafın itiraza konu markasında "t" harfi ile birlikte "..." ibaresinin de mevcut olduğunu, markaların bütüncül olarak bıraktığı izlenime bakıldığında karıştırılmalarının mümkün olmadığını, "t" harfinin davacı yanın tekeline bırakılamayacağını, davacının itirazının kötü niyetli olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, dava konusu marka ile davacı markaları arasında işitsel, görsel ve kavramsal benzerlik bulunmadığı, dava konusu marka ile davacı markaları arasında karıştırılma ihtimali bulunmadığı, tanınmışlık gerekçeli itirazın, kötü niyet ve haksız rekabet iddialarının yerinde olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, taraflar markalarının benzer olduğunu, başvuruda "t" harfinin öne çıkarıldığını, müvekkili markasındaki "..." ibaresi çatı markası olduğundan inceleme dışı tutulacağını, mal ve hizmet benzerliğinin de bulunduğunu, müvekkili markaları yüksek bilinirliğe sahip olduğundan SMK'nın 6/5. maddesi uyarınca da tescil engeli bulunduğunu, davalı şirket 1997 yılından beri "..." markasını kullanırken "..." markasını kullanmaya başlamasının davalı şirketin kötü niyetini gösterdiğini ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE :Dava, YİDK marka kararının iptali ile marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dava konusu uyuşmazlığın "t" harfinin ortaklığından kaynaklandığı, dava konusu başvurudaki "t" harfi standart bir şekilde yazılmış iken, davacının mesnet markalarında bu harf ile oluşturulmuş bir logonun yer aldığı, markaların biçim, renk ve düzenleme tarzı itibariyle görsel, sescil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, her iki markada bulunan "t" harflerinin düzenleme biçimlerinin, biçimlendirme, renklendirme, kaligrafi ve yönlendirme itibariyle tamamen farklı olduğu, markaların bir bütün olarak korunabileceği, karşılaştırma sırasında işaretlerin parçalara ayrılarak incelenmesinin ve iltibasın bulunup bulunmadığının bir parçaya bağlı olarak yapılmasının mümkün bulunmadığı, markalar arasında belirgin bir farklılık bulunduğu, ortalama tüketicilerin markaları ilişkilendirmeyeceği, tek başına harflerin ayırt edicilik taşımaları mümkün olmadığı gibi bunların herhangi bir kimsenin tekeline de bırakılamayacağı, biçim, renk, kaligrafi, tertip tarzı gibi unsurlarla ayırt edicilik kazandırılan harflerin ise marka olarak tescil edilebileceği, somut uyuşmazlıkta da taraf marka işaretleri arasında SMK'nın 6/1. maddesi ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimali bulunmadığı, öte yandan, kötü niyet iddiasının da ispatlanamadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 179,90-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 435,50-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 26/03/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.

GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 26/03/2025

Başkan

Üye

Üye

Katip

Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.

Atıf: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2023/285, K. 2025/634, T. 26.03.2025, www.arakarar.com/karar/ankara-bolge-adliye-mahkemesi-20-hukuk-dairesi-2023-285-e-2025-634-k-a481190a793e