Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2023/2838 E. 2024/3636 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2023/2838
- Karar No
- 2024/3636
- Karar Tarihi
T.C. BURSA BAM 14. HUKUK DAİRESİ T.C. BURSA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : KARAR NO : T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : BURSA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 11/04/2023 NUMARASI : 2018/1436 Esas, 2023/523 Karar DAVACI : VEKİLİ : Av. ... DAVALILAR : DAVANIN KONUSU : Tapu İptali Ve Tescil (Satın Almaya Dayalı) İSTİNAF KARAR TARİHİ : 24/06/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 09/07/2025 Mahkemece verilen karara karşı yapılan istinaf başvurusu üzerine dosya incelendi. İDDİA VE SAVUNMANIN ÖZETİ: Davacı vekili, davalılardan .... İnşaat'ın ... projesi olarak duyurduğu proje için düzenleme şeklinde taşınmaz satış vaadi ve arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi yaparak arsa sahipleri ile anlaştığını, sözleşme kapsamında davalı Yüksekoba şirketine ait olacağı kararlaştırılan M Blok, 13 nolu dükkanın müvekkilince satın alındığını, müvekkilinin 260.000,00.-TL ödeyerek satın aldığı bağımsız bölümün müvekkilinin ödediği parayla imal edildiğini, arsa sahiplerinin bu durumda sebepsiz zenginleştiklerini, müvekkilinin satın aldığı dükkanın devri mümkün olmasına rağmen davalı arsa sahibinin müvekkiline tapuyu devir etmekten imtina ettiğini, yapılacak projenin 9 kişinin arsası üzerine yapılmış olup, davalı ... üzerine kayıtlı arsaya sözleşmeye göre yapılması kararlaştırılan bloğun tamamlanmış olduğunu, bir sürü hak sahibinin dükkan ve evlerini aldıklarını ileri sürerek, davalı ... adına kayıtlı....parselde bulunan M Blok 13 nolu bağımsız bölümün müvekkili adına tesciline karar verilmesi, mümkün olmaması halinde 260.000-TL'nin ödendiği tarihten itibaren yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... (müteveffa) vekili, müvekkili ile ....San. Tic. Ltd. Şti arasında Bursa 11.Noterliğinin 28.07.2016 tarih ve ...yevmiye nolu “Düzenleme Şeklinde Taşınmaz Satış Vaadi ve Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesi” akdedildiğini, sözleşme uyarınca arsa maliklerine ait ....parsel numarasında kayıtlı bulunan taşınmaza yapılacak inşaatın konut kısmından %40, ticari alanlardan %43 pay karşılığı daire ve dükkanların anahtar teslimi hususunda anlaşıldığını, sözleşmenin yüklenici firma acze düştüğünden tamamlanamadığını, Bursa 4.Sulh Hukuk Mahkemesinin ... D.İş nolu dosyasıyla inşaat seviyesinin tespit edildiğini, buna göre ortak alanlarda %24,5, bloklarda %20 civarında seviyenin belirlendiğini, alacağın temliki şeklinde gerçekleşen sözleşmeye dayalı olarak temlik alanın talepte bulunabilmesi için öncelikle yüklenici tarafından kendisine temlik edilen hakkın arsa sahibi nezdinde gerçekleşmesi; eş söyleyişle yüklenicinin kat karşılığı inşaat sözleşmesiyle arsa sahibine karşı üstlendiği edimini yerine getirmesi, inşaatı bitirmesi veya eksik kalan kısmın paraya dönüştürülerek tamamlanacak kadar cüzi bir boyutta olmasının gerektiğini, aksi takdirde temlik alanın, temlik sözleşmesine dayalı olarak o sözleşmenin tarafı durumunda bulunmayan arsa sahibinden herhangi bir talepte bulunamayacağını, sadece kendi akidi durumundaki yükleniciden tazminat isteyebileceğini, davacının söz konusu taleplerini arsa sahibi olan müvekkilinden değil yüklenici Yüksekoba İnşaat Ltd.Şti.'nden talep etmesinin gerektiğini, yüklenicinin kat karşılığı inşaat sözleşmesinden doğan yükümlülüğünü yerine getirmediğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı ...İnşaat vekili, mahkemenin görevsiz olup görevli Mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, müvekkili şirketin sözleşmeden kaynaklanan tüm sorumluluklarını yerine getirdiğini ve getirmekte olduğunu, müvekkili Şirketin iradesi ve insiyatifi dışında gerek kendi, gerekse taşeronlara ait Sgk borcunun ödenememesinin sonucunda söz konusu taşınmaz üzerinde tasarruf hakkı kısıtlanarak tapu devrinin gerçekleştirilemediğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, arsa sahibi tarafından yükleniciye karşı açılan fesih davasında; kat karşılığı inşaat sözleşmesinin geriye etkili olarak feshedildiği ve kararın kesinleştiği, bu durumda yükleniciden alacağın temliki yolu ile taşınmaz satın alan davacının arsa sahiplerinden tapu iptal ve tescil talebinde bulunamayacağı, zira ortada yürürlükte olan bir sözleşmenin olmadığı, kat karşılığı inşaat sözleşmesinin feshedilmiş olması sebebiyle alacağın temlikinin de bir sonuç doğurmayacağı ve davacının davalı yükleniciden ödediği bedeli geri isteyebileceği, dava dilekçesinin talep sonucuna bakıldığında tapu iptal ve tescil isteminin arsa sahibinden talep edilmiş ve tapu iptal ve tescil istemine karar verilmemesi halinde arsa sahibi ve yükleniciden müteselsilen bedelin iadesi istendiğini, sözleşme geriye etkili feshedildiğinden arsa sahiplerinin yükleniciye imalat bedelleri borcu olduğu ancak davacıya karşı bir bedel ödeme borçları bulunmadığı, davacının ödediği bedeli yükleniciden isteyebileceği, arsa sahibinin yüklenici ile davacı arasındaki bedeli ödeme borcu olmadığı gerekçesiyle, "Davanın Kabulü ile; 260.000,00.-TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...nden alınarak, davacıya verilmesine, Davalılar ..., ... ve ... yönünden davanın reddine," karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili, inşaatta yapılan imalatların müvekkilinin vermiş olduğu parayla yapıldığını, arsa sahibi davalıların sebepsiz zenginleştiğinin ortada olduğunu, davalıların yükleniciye ödenen 260.000,00.-TL bedelden faydalandıklarını, ancak müvekkilinin ne dükkanı ne de verdiği parayı geri alamadığını, bu hususun denkleştirici adalet ilkesine aykırı olduğunu, davalılar ile müvekkili arasındaki menfaat dengesini sarsan kararın açıkça hakkaniyet ve hukuka aykırı olduğunu, davalılar sebepsiz zenginleştiğinden ve açılan davanın terditli olması nedeni ile bedelin davalılardan da ödendiği tarihten itibaren işleyecek yasal faiziyle tahsilinin talep edildiğini, davalı arsa maliklerinin ödenen bedelden faydalandıklarından, yüklenici firma ile birlikte arsa sahiplerinin müvekkilinin alacağından müteselsilen sorumlu olmalarının gerektiğini, yüklenici ile imzalanan sözleşme ile müvekkilinin alacağı temlik alması sebebiyle bağımsız bölüm üzerinde kişisel hakka sahip olduğunu, arsa sahiplerinin müvekkili firmaya tapuyu geçirmekten imtina ettiklerini, müvekkilinin aldığı dükkan bakımından devrin mümkün olduğunu, yan dükkanın temlik sahibi üçüncü kişiye devir edildiğini, bunun gibi bir çok kişinin tapu aldıklarını, bilirkişi raporunda müvekkilinin aldığı M blok 13 numaralı dükkanın tamamlanma oranının hiç araştırılmadığını, sadece M bloğun gerçekleşme oranının belirtildiğini, Yargıtay Yerleşik İçtihatlarında halefin tescil hakkını talep edebilmesi için yüklenicinin edimini tamamlaması, eksik olması halinde ise reddedemeyeceği bir oranda tamamlanmış olması şartının arandığını, inşaatın büyük oranda tamamlandığını, onlarca mağdurun evlerine taşındıklarını, projenin 9 kişinin arsası üzerine yapılmış olup, davalılardan ...'ın adına kayıtlı olan arsaya yapılması sözleşmeyle kararlaştırılan bloğun tamamlandığını, bilirkişi raporlarının hatalı olduğunu belirterek, istinaf isteminde bulunmuştur. İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355.maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, arsa payı devri karşılığı inşaat yapım sözleşmesi uyarınca yükleniciye bırakılması kararlaştırılan bağımsız bölümün temlik alınması nedeniyle kişisel hakka dayalı tapu iptali ve tescil, olanaklı görünmez ise davalı yükleniciye ödenen satış bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Eser sözleşmelerinin bir türü olan arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi, taraflara karşılıklı hak ve borçlar yüklemektedir. Yüklenici, finansman sağlayarak arsa malikinin taşınmazı üzerine bina yapım işini üstlenmekte, arsa maliki ise inşa edilecek binaya karşılık, bu binadaki bir kısım bağımsız bölümlerin mülkiyetini yükleniciye devretmeyi vaat etmektedir. Arsa maliki ile yüklenici arasında düzenlenen arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince yükleniciden bağımsız bölüm temlik alınmasına dayalı olarak açılan tapu iptali ve tescil davaları ile ilgili olarak kanunlarımızda bir düzenleme mevcut bulunmamakla birlikte uyuşmazlıkların çözümünde 30.09.1988 tarihli ve 1987/2, 1988/2 sayılı Yargıtay İBBGK Kararı uygulanmakta olup, söz konusu karar uyarınca “Tapuda kayıtlı bir taşınmazın mülkiyetini devir borcu doğuran ve ancak yasanın öngördüğü biçim koşullarına uygun olarak yapılmadığından geçersiz bulunan sözleşmeye dayanılarak açılan bir cebri tescil davasının kural olarak kabul edilemeyeceği, bununla beraber Kat Mülkiyeti Kanunu'na tabi olmak üzere yapımına başlanılan taşınmazdan bağımsız bölüm satımına ilişkin geçerli bir sözleşme olmadan tarafların bağımsız bölüm satımında anlaşarak alıcının tüm borçlarını eda etmesi ve satıcının da bağımsız bölümü teslim ederek alıcının onu malik gibi kullanmasına rağmen satıcının tapuda mülkiyetin devrine yanaşmaması hallerinde; olayın özelliğine göre Türk Medeni Kanun'un 2. maddesi gözetilerek açılan tescil davasını kabul edilebileceği” benimsenmiştir. Bu tür davalarda öncelikle yüklenicinin edimini yerine getirip getirmediğinin, ardından sözleşme hükümlerindeki iskân koşulu gibi diğer borçlarını ifa edip edilmediğinin açıklığa kavuşturulması zorunludur. Zira, davacının arsa sahibi ile yüklenici arasında düzenlenen arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince yükleniciye bırakılması kararlaştırılan bağımsız bölümü yükleniciden temlik alması halinde arsa sahibini ifaya zorlayabilmesi için bazı koşulların varlığı gerekir. Türk Borçlar Kanunu'nun 188.maddesine göre; “Borçlu, devri öğrendiği sırada devredene karşı sahip olduğu savunmaları, devralana karşı da ileri sürebilir.” Buna göre temliki öğrenen arsa sahibi, temlik olmasaydı önceki alacaklıya (yükleniciye) karşı ne tür defiler ileri sürebilecekse, aynı defileri yeni alacaklıya (temlik alan davacıya) karşı da ileri sürebilir. Temlikin konusu, yüklenicinin arsa sahibi ile yaptığı sözleşme uyarınca hak kazandığı gerçek alacak ne ise o olacağından, temlik eden yüklenicinin arsa sahibinden kazanmadığı hakkı üçüncü kişiye temlik etmesinin arsa sahibi bakımından bir önemi bulunmamaktadır. Diğer taraftan, yüklenici arsa sahibine karşı edimini tamamen veya kısmen yerine getirmeden kazanacağı şahsi hakkı üçüncü kişiye (davacıya) temlik etmişse, üçüncü kişi (davacı) Türk Borçlar Kanunu'nun 97. maddesi hükmünden yararlanma hakkı bulunan arsa sahibini ifaya zorlayamaz (Yargıtay 6.H.D.'nin 2023/2838 E. 2024/3636 K.). Öte yandan Yargıtayın yerleşik kararlarına göre; eserin (binanın) arsa sahibinin reddedemeyeceği bir seviyeye getirildiği; ancak, yüklenicinin arsa sahibine gerek eksik ve ayıplı işlerden, gerekse sözleşme veya kanundan kaynaklanan nedenlerden dolayı borçlu bulunduğu ortaya çıkarsa yüklenicinin halefi olarak davacıya bunları yerine getirmek üzere uygun süre tanınması ya da olanaklı bulunursa karşılıkları para olarak depo ettirilerek, depo edilecek tutar arsa sahibine ödenmek üzere (birlikte ifa kuralı) kişisel hakların sonuçlarını meydana getirdiği düşünülüp, istem kabul edilerek tescil hükmü kurulmalıdır (Yargıtay 15.H.D.'nin 2020/1701 E. 2021/2007 K.). Yukarıdaki açıklamalardan sonra somut olayın incelenmesinde; davacı, davalı yüklenici şirket ile davalı ve dava dışı arsa malikleri arasında Noterde resmi şekilde kat karşılığı inşaat sözleşmesi akdedildiğini ve sözleşme kapsamında davalı yüklenici müteahhide düşen M blok 13 nolu dairenin satımı hususunda 260.000-TL bedel ile yüklenici ile anlaşma sağlayarak söz konusu daire bedelinin tamamının yükleniciye ödendiğini, bağımsız bölümünün bulunduğu M bloğun büyük kısmının tamamlanmış olmasına ve başkaca bağımsız bölüm satın alan kişiler adına tescil yapılmasına rağmen, bedelini ödediği bağımsız bölümün adına tescilinin yapılmadığını ileri sürerek söz konusu bağımsız bölümün adına tescilini, mümkün olmaması halinde ödediği bedelin ödeme tarihinden itibaren faizi ile tahsiline karar verilmesini talep etmiş, davalı yüklenici, sözleşme kapsamında edimlerini yerine getirdiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiş, diğer davalılar, yüklenici ile imzalanan kat karşılığı inşaat sözleşmesi kapsamında yüklenici firma acze düştüğünden işin tamamlanmadığını, bu nedenle tescil talep edilemeyeceğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemişler, mahkemece yukarıda belirtilen gerekçe ile davacı tarafından ödenen bedelin davalı yükleniciden tahsiline karar verilmiştir. Somut olayda, davaya dayanak yüklenicinin tarafı olduğu kat karşılığı inşaat sözleşmesinde 174 ada 1, 2 ve 3 nolu parsellere ilişkin olduğu söz konusu parsellerin maliklerinin farklı olduğu, davacı tarafça eldeki davada kat karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca 1 nolu parselin maliki olarak belirtilen arsa malikinin taraf olarak gösterildiği, tapu sicil müdürlüğünün cevabi yazısına göre 174 ada 1 parselin tevhit sonucu ...parsel olduğu anlaşılmıştır. Davaya dayanak kat karşılığı inşaat sözleşmesi ile ilgili, sözleşmenin tarafı tüm arsa malikleri tarafından, yüklenici aleyhine sözleşmenin iptali talepli olarak açılan dava neticesinde Bursa 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 10/05/2022 tarih ... karar sayılı ilamı ile; sözleşmeye göre 13/10/2019 tarihinde bitmesi gereken inşaat projesinin tamamlanmamış olduğu, yüklenici şirketin sözleşmeye aykırı hareket ettiği, sözleşmeye göre fesih koşullarının oluştuğu kabul edilerek, taraflar arasında düzenlenen Bursa 11. Noterliğinin 28/07/2016 tarih ... yevmiye sayılı Düzenleme Şeklinde Taşınmaz Satış Vaadi ve Arsa payı karşılığı İnşaat sözleşmesinin geriye etkili feshine karar verildiği ve söz konusu kararın 14/03/2023 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Terditli davalarda davacı talebini aslilik-fer’ilik ilişkisi kurmak suretiyle ayrı dava dilekçesinde de ileri sürebilir. Terditli davalarda mahkeme öncelikle davacının asli talebini inceleyerek asıl talep ret edilirse, fer’i talebi inceleyecektir. Somut olayımızda davacı, öncelikle tapu kaydının iptali ile kendi adına tescilini, mümkün olmadığı takdirde ise ödenen bedelin tahsilini talep etmiş olup, ortada terditli bir dava söz konusudur. Mahkemece gerekçede kat karşılığı inşaat sözleşmesinin geriye etkili olarak feshedildiği ve söz konusu fesih kararının kesinleştiği bu nedenle yükleniciden taşınmaz satın alan davacının arsa sahiplerinden tapu iptal ve tescil talebinde bulunamayacağı gerekçesiyle davacı tarafından yükleniciden ödediği bedeli geri isteyebileceği gerekçesi ile hüküm tesis edilmiş olup, gerekçenin bütünü dikkate alındığında tapu iptal tescil talebinin yerinde görülmediği anlaşılmakla birlikte hüküm kısmında davacı tarafın asıl talebi bakımından hüküm tesis edilmemiş olması yerinde görülmemiştir. Yukarıda da belirtildiği gibi arsa payı karşılığı inşaat yapım sözleşmeleri uyarınca yüklenicinin ve temlik suretiyle onun alacaklarına halef olan temlik alan 3. kişinin yüklenici ile imzaladığı sözleşme kapsamında sözleşmeye konu bağımsız bölüme hak kazanabilmesi için yüklenicinin, sözleşme gereği arsa sahibine karşı üstlendiği inşaat yapma edimini sözleşme ve ekleri, tasdikli proje ve ruhsatı ile imar mevzuatına uygun olarak tamamlayıp teslim etmiş olması zorunlu olup, dosya kapsamı ve alınan bilirkişi raporu uyarınca inşaatın genel gerçekleşme seviyesinin %29,06, davacının bağımsız bölüm satın aldığı M bloğun gerçekleşme oranının %43, sosyal tesislerdeki gerçekleşme oranının ise %10 olduğu anlaşılmakla, bu durumda bu eksiklikler giderilmeden veya eksikliklerin rayiç bedeli depo edilmeden temliken tescile hükmedilmesi mümkün olmadığı açıktır (Yargıtay 6.H.D.'nin 2024/75 E. 2024/4259 K., Yargıtay 6.H.D.'nin 2022/2111 Esas 2023/3237 Karar). Somut olayda, davacı tarafça dava konusu kat karşılığı inşaat sözleşmesinde taraf olan tüm arsa maliklerinin davanın niteliği gereği davada taraf olarak gösterilmemesi yerinde görülmemekle birlikte, inşaatın projesindeki eksiklik oranı ve yüklenici ile arsa malikleri arasındaki kat karşılığı inşaat sözleşmesinin geriye etkili feshine karar verilmesi ve söz konusu kararın kesinleşmesi dikkate alındığında davacının temlik hükümlerine göre arsa maliklerinden tapu tescil talep edemeyeceği açıktır. Dosya içerisinde mevcut tapu kaydına göre de dava konusu bağımsız bölümün davalı arsa maliki adına kayıtlı olmadığı, dava dışı ... adına kayıtlı olduğu da anlaşılmıştır. Bu durumda tapu iptali talep edilen bağımsız bölümün davalılar adına kayıtlı olmaması, dava dışı üçüncü kişi adına kayıtlı olması, davacı tarafça sözleşme kapsamında davalıya ödenen bedelin davalılardan iadesinin istenemeyecek olması nedeni ile davalılara husumet yöneltilemeyeceğinden; tapu iptal tescil isteminin reddine ve davacı tarafın bedel talebine ilişkin terditli talebinin davalı yüklenici yönünden kabulü ile davalı arsa maliki mirasçıları yönünden pasif husumet yokluğundan davanın reddine karar verilmesi gerektiğinden mahkemenin gerekçesi belirtilen nedenlerle yerinde görülmemiştir (Yargıtay 6.H.D.'nin 2021/3243 E.2022/505 K.,). Öte yandan, davacı tarafça davalı yüklenici ile imzalanan sözleşme kapsamında yükleniciye ödenen bedelin iadesi istendiğinden, davacı ile davalı şirket arasındaki hukuki ilişkinin niteliği, yüklenici ile davalı arsa malikleri arasındaki sözleşmesel ilişki dikkate alındığında davacı tarafça yüklenici şirkete ödenen bedelin sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre arsa maliklerinden istenemeyeceği de açıktır. Davacı tarafça davadan önce ödenen bedelin iadesine ilişkin ihtarname gönderilmemiş olması, davacı ile davalı şirket arasında düzenlenen sözleşme hükümleri dikkate alındığında mahkemece davalı yüklenici şirket yönünden dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, Mahkemenin kararının kaldırılmasına, mahkemenin gerekçesinin açıklanan şekilde düzeltilerek HMK’nın 353/1-b/2 maddesine göre, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Gerekçe ile; 1-Davacı vekilinin istinaf talebinin KABULÜ ile Bursa 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin 11/04/2023 tarih, ... esas, ....sayılı kararının KALDIRILMASINA, 2-HMK’nın 353/1/b/2 maddesine göre YENİDEN ESAS HAKKINDA HÜKÜM KURULMASINA, a-)DAVANIN KISMEN KABULÜNE KISMEN REDDİNE, Davacının Tapu iptal ve Tescil talebinin reddine, Davacının alacak talebinin davalı ... bakımından kabulü ile 260.000-TL'nin dava tarihi olan 26/10/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalı şirketten alınarak davacıya verilmesine, Davalı ... Mirasçıları ..., ..., ... hakkında açılan alacak davasının husumet nedeni ile reddine, b-)Hüküm tarihi itibariyle alınması gereken 17.760,60-TL karar ve ilam harcından, 4.440,15-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 13.320,45-TL karar ve ilam harcının, davalı ...nden alınarak hazineye irat kaydına, c-)Davacı tarafından yapılan 4.440,15-TL peşin harç, 35,90-TL başvurma harcı, 59,10-TL tedbir talebi harcı, 314,00-TL keşif harcı, 450,00-TL bilirkişi ücreti, 246,25-TL posta ve tebligat gideri olmak üzere toplam 5.544,40 TL yargılama giderinin davalı ...nden alınarak, davacıya verilmesine, d-)Davalılar tarafından herhangi bir yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, e-)Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT m.13 hükümlerine göre hesaplanan 46.400,00-TL nispi vekalet ücretinin davalı ...nden alınarak, davacıya verilmesine, f-)Davalılar ..., ... ve ... kendilerini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 7/2 ve m.13 hükmüne göre hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak, davalılar ..., ... ve ...'ye verilmesine, g-)HMK’nın 333. maddesine göre, karar kesinleştikten sonra artan gider avansının yatıran tarafa iadesine, 3-İstinaf harç ve giderleri yönünden, a-)Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talebi halinde iadesine, b-İstinaf başvurusu için yapılan yargılama gideri 100,00.-TL ile istinaf başvurma harcı 738,00.-TL toplamı 838,00.-TL’nin davalılardan alınarak, davacıya verilmesine, c-)İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından istinaf kanun yoluna başvuran taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, d-)Karar kesinleştiğinde istinaf avansı iadesi ile talep halinde harç iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dair, duruşma açılmadan dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, 6100 sayılı HMK'nun 361. maddesi gereğince TEMYİZ yolu açık olmak üzere 24/06/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi. ... Başkan ... ¸e-imzalıdır ... Üye ... ¸e-imzalıdır ... Üye ... ¸e-imzalıdır ... Katip ... ¸e-imzalıdır