Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2023/218 E. 2025/2085 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2023/218
- Karar No
- 2025/2085
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9.HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
ESAS NO : 2023/218
KARAR NO : 2025/2085
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ: 09/11/2022
NUMARASI : 2017/384 Esas - 2022/1047 Karar
DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 26/11/2025
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 29/02/2016 tarihinde davalı ...'ün sevk ve idaresinde bulunan davalı ...e ait ve diğer davalı ... ... Sigorta A.Ş. tarafından sigortalanmış ... plakalı araç ile aşırı hız ile seyir halinde kırmızı ışık yanması nedeniyle cadde üzerinde durmakta olan dava dışı ...'a ait ...plakalı araca arkadan çarptığını, bu çarpmanın etkisiyle dava dışı ...'a ait aracın hareket ettiğini ve kaldırımda yaya olarak bekleyen müvekkiline çarpıp basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek ve hayati fonksiyonlarını orta derecede etkileyecek şekilde ayağının kırılması ve yaralanmasına sebebiyet verdiğini, sigorta şirketi yönünden poliçe miktarı sorumluluğu ile sınırlı kalmak kaydıyla dava tarihinden, diğer davalılar yönünden ise kaza tarihi olan 29/02/2012 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte 1.000,00 TL maddi, 5.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... Sigorta vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının Karayolları Trafik Kanunu gereğince davacı usuli yükümlülüğü olan başvuru şartını yerine getirmeksizin dava açtığından, davanın usulen reddi gerekmekte olduğunu, hesaplama yapılırken hatır taşımasının varlığı dikkate alınarak tazminat miktarında indirime gidilmesi gerektiğini, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ancak ve ancak gerçek ve doğrudan olan zarar kalemleri için teminat verdiğini, davacı tarafın taleplerinin bu kapsamda değerlendirilmesi gerektiğini, faiz başlangıç tarihinin dava tarihi itibariyle yasal faiz olması gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; Davadaki kusur incelemesi ve olayın oluş şekli taksirli ve istenmeden oluşan bir kaza olduğunu, havanın hafif yağışlı ve yerlerin kaygan olduğunu, davalının bu kazada asli kusuru bulunmadığını ve fakat oluşan olumsuz hava koşullarının bu kazaya neden olduğunu, dosyada bu duruma ait bir rapor bulunmadığını, dosya kapsamı incelendiğinde alkollü olmadığı, aşırı sürat yapmadığı ve davacıya direkt olarak oğlunun çarpmadığının anlaşıldığını, oğlunun anahtarı izinsiz alarak arabayı kullandığını, kazadan sonra olaydan haberdar olduğunu, zararın sigortadan karşılanması gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "1-Davacı için 122.209,61 TL maddi tazminatın davalılar ... ve ... ‘ten kaza tarihi olan 29/02/2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle, davalı sigorta şirketi ... ... Sigorta Anonim Şirketi’nden dava tarihi olan 21/04/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle (davalı sigorta şirketi poliçe limitiyle sınırlı sorumlu olmak üzere )davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 2- Davacının, manevi tazminat talebinin kabulü ile , 5.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 29/02/2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalılar ... ve ...’ten müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine " karar verilmiştir. Mahkemece davacı vekilinin talebi üzerine ek karar ile faize ilişkin düzeltim yapılarak " 1-Davacı için 122.209,61 TL maddi tazminatın davalılar ... ve ...‘ten kaza tarihi olan 29/02/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle, davalı sigorta şirketi ... ... Sigorta Anonim Şirketi’nden dava tarihi olan 21/04/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle (davalı sigorta şirketi poliçe limitiyle sınırlı sorumlu olmak üzere )davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 2- Davacının, manevi tazminat talebinin kabulü ile, 5.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 29/02/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalılar ... ve ...’ten müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, " şeklinde tashihine, "karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı ... Sigorta A.Ş. vekili, davalılar ...ile ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davacının gelirinin, hiçbir resmi gelir belgesine dayandırılmaksızın afaki bir şekilde, 10.000 TL olarak dikkate alınarak hesaplama yapılması ve işbu hesaba göre karar verilmesinin hatalı ve hukuka aykırı olduğunu, karara esas alınan 27.06.2022 tarihli ek rapora göre Türkiye İnşaat Sanayicileri İşveren Sendikası, Türkiye Müteahhitler Birliği, İstanbul Ticaret Odası'na yazılan yazılarda gelire ilişkin olarak herhangi bir bilgi verilmediğinin görüldüğünü, tazminat hesaplamasında uyuşmazlık konusu poliçenin tanzim tarihinde yürürlükte olan Trafik Sigortası Genel Şartları hükümlerinin esas alınması, dolayısıyla %1,8 teknik faiz uygulanması ve hesaplamanın progresif rant yöntemi yerine aktüeryal yöntemlerle yapılması gerektiğini, faiz başlangıç tarihinin hatalı olduğunu, davacının talebine konu geçici iş göremezlik tazminatı talepleri, yasa değişikliği ile SGK'nın sorumluluğuna eklenen tedavi teminatı kapsamında olduğundan, ilgili mevzuat kapsamında SGK tarafından karşılanması gerekli işbu giderlerden davalı müvekkilin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Davalılar ...ile ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Davacı tarafın iş bu davayı açmadan önce diğer davalı ... ... Sigorta A.Ş.'ye başvuruda bulunmadığını, Karayolları Trafik Kanunu gereğince davacı tarafın usulen yükümlü bulunduğu başvuru şartını yerine getirmeksizin dava açtığından, öncelikle davanın usulden reddinin gerektiğini, maddi tazminatın değerlendirilmesinde 2 seçenekli hesaplama yapıldığını, ilk seçeneğe göre davacı tarafın gelirinin asgari ücret olduğu varsayılarak hesaplama yapıldığını, ikinci seçeneğe göre ise davacı tarafın beyan ettiği ancak ispatlayamadığı 10.000,00 TL üzerinden hesaplama yapıldığını ancak mevcut durumda özellikle davacı tarafın beyanıyla yapılan hesaplamanın sonuç itibariyle yanılgılı ve hatalı olduğunu, bu durumun müvekkilleri açısından hakkaniyete uygun olmayıp kabulünün de mümkün olmadığını, davacı tarafın karar duruşmasından hemen önce her ne kadar davacının çalıştığını ispat etmek adına imza sirküleri sunmuş olsa da ilgili evrakın delil niteliğine haiz olmaması gerektiğini, delillerin sunulması açısından sürenin geçtiği ve ilgili evrakın muvafakatleri olmadan sunulduğu göz önüne alındığında yine davacının çalıştığının ispat edilemediği ve bu durumdan kaynaklı maddi tazminat talebinin hükme esas alınmaması gerektiğini, bilirkişinin ek raporda belirttiği hesaplamanın dikkate alınmasının hiçbir şekilde izahı bulunmamakla beraber, ilgili hesaplamanın dikkate alınması suretiyle müvekkilleri adına haksız, hukuka aykırı bir karar verildiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.Trafik kazası sonucu cismani zarar nedeniyle maddi tazminat ya da ölüme bağlı destekten yoksun kalma tazminat hesaplarında bakiye ömrün belirlenmesinde Anayasa Mahkemesinin 17/07/2020 tarih, 2019/40 Esas ve 2020/40 Karar sayılı iptal kararından sonra Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 24/05/2021 tarih, 2021/3033 Esas ve 2021/1560 Karar sayılı güncel kararında TRH 2010 Yaşam Tablosu'na göre belirlenmesi ve prograsif rant tekniği kullanılmak suretiyle tazminat miktarının hesaplanması gerektiği yönünde karar verilmiştir (Aynı yönde 14/01/2021 tarih, 2020/2598 E. ve 2021/34 K. sayılı kararı). Bu nedenle 1,8 teknik faiz uygulanması gerektiği yönündeki istinaf talebi yerYargıtay 4. Hukuk Dairesinin KTK'nın 98. maddesinin kapsamının belirlenmesi bakımından vermiş olduğu 02/03/2022 tarih, 2022/312 E. ve 2022/3685 K. sayılı kararında; geçici iş göremezlik yönünden sigorta şirketlerinin sorumluluğunun devam ettiği yönünde karar vermiştir. Bu nedenle davalı sigorta şirketinin geçici iş göremezlik tazminatından sorumluluğu bulunduğundan, davalı vekilinin geçici iş göremezlik tazminatının teminat dışı olduğuna, ilişkin istinaf başvuruları yerinde görülmemiştir. (Benzer yönde Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2021/6911 E. ve 2021/10351 K., 2021/5305 E. ve 2021/7685 K. sayılı kararları).Çalışma gücü kaybı zararının hesabında yaralanan veya malul olanın gelirinin belirlenmesi tazminatın doğru tespitinde önemli bir yer tutmaktadır. Malul kalanın kaza tarihi itibariyle mesleği ve geliri tespit edilmelidir. Kişinin herhangi bir işi yoksa, geliri asgari ücret kabul edilerek, raporun hazırlandığı tarihteki net asgari ücret üzerinden hesaplama yapılacaktır. Eğer malul kalanın gelirinin asgari ücret üzerinde olduğu, bir başka anlatımla herhangi bir iş yerinde çalıştığı ya da bir meslek icra ettiği ve asgari ücret üzerinde bir gelir elde edildiği iddia ediliyorsa bunun ispat edilmesi gerekir. Davacı vekili davacının mesleğinin müteahhitlik olduğu gelirinin 10.000 TL olduğu beyan edilmiş, gelire ilişkin belge sunulmamıştır. Emsal ücret tespiti için mahkemece araştırma yapılmış ancak gelire ilişkin tespit yapılmamıştır. Vergi Dairesi'nden gelen yazı cevabına göre de davacının 31/12/2014 tarihi itibariyle "ikamet amaçlı bina inşaatı" faaliyetinin sonlandırıldığı tespit edilmiştir. Yargıtay'ın yerleşmiş içtihatlarına göre, desteğin ölüm tarihindeki gelir durumunun ve malul olan davacının kaza tarihi itibariyle gelir durumunun davacı tarafça kanıtlanması gerekir. Bunun kanıtlanmaması halinde ise maddi destek tazminatının hesabında asgari ücretin esas alınacağı kabul edilmektedir. Sadece tanık beyanları ile kazanç tespiti mümkün olmayıp bunun bir takım belge ve kayıtlarla desteklenmesi gerekmektedir.Kişi belirli bir iş yerine bağlı olmaksızın belirli bir meslek icra eden kişilerden ise SGK kayıtları olup olmadığı da araştırılarak ekonomik ve sosyal durumu ile ilgili zabıta araştırması yanında o meslek odasından o mesleği icra edenlerin kaza tarihi itibarı ile ortalama ücretleri sorulmalıdır (Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2018/910 Esas ve 2019/12325 Karar sayılı ilamı).Somut olayda, ispat külfeti üzerinde bulunan davacı vekili tarafından davacının gelirini belgeleyecek beyanı dışında belge sunulmamıştır. Bu nedenle davacının gelirinin asgari ücret üzerinde olduğu ispatlanamadığından Mahkemece asgari ücret üzerinden hesaplama yapılan 18/01/2020 tarihli bilirkişi raporuna göre karar verilmesi gerekirken beyan edilen miktar üzerinden yapılan hesaplamaya göre karar verilmesi doğru olmamıştır. Dairemiz tarafından davalıların istinafı yerinde görülerek 18/01/2020 tarihli bilirkişi raporunda asgari ücret üzerinden tespit edilen 19.718,63 TL tazminat miktarı üzerinden davanın kabulü gerektiğinden hüküm düzeltilmiştir. Mahkemece davalı sigorta şirketi yönünden faiz başlangıç tarihi dava tarihi olarak düzeltilmiş olduğundan bu yöne ilişkin istinaf konusuz kalmıştır.Bu nedenle; davalı vekillerinin istinaf başvurusunun kabulüne, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince, İlk Derece Mahkemesi kararı düzeltilerek aşağıda yazılı olduğu şekilde esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere :
A- Davalı vekillerinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere KALDIRILMASINA, Buna göre:Davanın kısmen kabulüne kısmen reddine;1-Davacı için 19.718,63 TL maddi tazminatın davalılar ... ve ... ‘ten kaza tarihi olan 29/02/2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle, davalı sigorta şirketi ... ... Sigorta Anonim Şirketi’nden dava tarihi olan 21/04/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle (davalı sigorta şirketi poliçe limitiyle sınırlı sorumlu olmak üzere) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin kısmın reddine, 2- Davacının, manevi tazminat talebinin kabulü ile 5.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 29/02/2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalılar ... ve ...’ten müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 3-Alınması gerekli 1.688,52 TL harçtan davacı tarafça yatırılan 102,47 TL peşin harç, 2.070,00 TL ıslah harcının mahsubuyla bakiye 483,94 TL harcın kararın kesinleşmesine müteakip davacıya iadesine,4-Davacı tarafından yapılan 31,40 TL başvurma harcı, 102,47 TL peşin harç , 2070,00 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 2.203,87 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,5-Davacı tarafça posta, tebligat, bilirkişi gideri olarak yapılan (ayrıntısı uyapta kayıtlı) 1.794,89 TL yargılama giderinin davanın kabul ve red oranına göre hesaplandığında 349,08 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,6-AAÜT gereğince kabul edilen maddi tazminat miktarı üzerinden hesaplanan 19.718,63-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, -AAÜT gereğince reddedilen edilen maddi tazminat miktarı üzerinden hesaplanan 19.718,63-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 7-AAÜT gereğince kabul edilen manevi tazminat miktarı üzerinden hesap edilen 5.000,00 TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ...'ten alınarak davacıya verilmesine,8-Arabuluculuk ücreti olan 1.320,00 TL'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,9-Davalı tarafından yatırılan kullanılmayan gider avanslarının karar kesinleştiğinde istem halinde davalıya iadesine,10-Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
B-İSTİNAF İNCELEMESİ BAKIMINDAN ;
1-Davalılar tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının, istem halinde İlk Derece Mahkemesi tarafından kendisine iadesine,2-a-)İstinaf aşamasında davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından yapılan 168,89 TL posta ve tebligat giderinden ibaret yargılama gideri ile 220,70 TL istinaf başvuru harcının davacıdan tahsili ile adı geçen davalıya verilmesine, b-)İstinaf aşamasında davalı ...tarafından yatırılan 492,00 TL istinaf başvuru harcının davacıdan tahsili ile adı geçen davalıya verilmesine, 3-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 4-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesine hitaben verilecek temyiz dilekçesi ile temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.26/11/2025