Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2023/168 E. 2025/2004 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2023/168
- Karar No
- 2025/2004
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9.HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
ESAS NO: 2023/168
KARAR NO : 2025/2004
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ: 25/10/2022
NUMARASI : 2017/724 Esas - 2022/752 Karar
DAVA : Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
KARAR TARİHİ: 19/11/2025
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;10.06.2017 tarihinde sürücüsü ve plakası tespit edilemeyen bir araç saat 22:30 sıralarında Pınarhisar-Demirköy karayolunda Poyralı-İslambeyli köy arasında karayolunda, müvekkillerin oğlu ...'a çarptığını, ardından ... sevk ve idaresindeki ...plakalı aracı ile yerde yatılı halde bulunan ...'ın üzerinden geçtiğini, meydana gelen kazalar neticesinde müvekkilleri ... ile ...'ın oğulları ...'ın vefat ettiğini, kazanın meydana gelmesinde ve müteveffanın ölümünde sürücüsü ve plakası tespit edilemeyen ve müteveffaya ilk kez çarpman araç sürücüsü ile ...plakalı araç sürücüsü ...'nun kusurlu olduğunu, müteveffa ...'ın vefatından önce Sivil Savunma ve İtfaiyecilik Bölümü öğrencisi olduğunu ve mezun olduktan sonra itfaiyecilik mesleğini icra edecek olduğunu belirterek fazlaya ilişkin talep ve ek dava açma hakları saklı kalmak kaydıyla ve maddi zararın tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda artırılmak üzere şimdilik 10,000,00-TL maddi tazminat bedelinin (destekten yoksun kalma tazminatı) (baba ... için 5.000,00-TL ve anne ... için 5.000,00-TL olmak üzere) 09.07.2017 tarihlerinden itibaren işleyecek ticari temerrüt (avans|) faizi ile birlikte diğer kusurlu kişilerin kusurlarına düşen sorumluluk dahil olmak üzere limit sınırları içerisinde davalılardan müşterek ve mütesesilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle;Davanın görevsiz mahkeme açılmış olduğunu, görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, ilgili kazadan doğan zarardan sigortalısının kusur oranınında sorumlu olunun miktar olan 330.000,00 TL olduğunu ve bu tutarını müvekkilinin sorumluluğunu üst sınırı olduğunun kusur ve hasar yönünden bilirkişi incelemesi gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Davacı ... yönünden davanın Kabulüne, 157.391,51-TL tazminatın 09/07/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine (Davalı ... Sigorta A.Ş.'nin sorumluluğunun 5.000,00-TL ile sınırlı olması kaydıyla) Davacı ... yönünden davanın kabulüne,172.608,49-TL tazminatın 09/07/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine (Davalı ... Sigorta A.Ş.'nin sorumluluğunun 5.000,00-TL ile sınırlı olması kaydıyla)" karar verilmiştir. Bu karara karşı davacılar vekili, davalı ... Hesabı vekili, davalı ... Sigorta A.Ş vekili, istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; hükme esas alınan kusur raporları verilen hüküm sonucunu kabul etmediklerini, hükme esas alınan hesaba ilişkin bilirkişi raporunda maddi tazminat hesaplamasına ilişkin olarak kullanılan yöntem, pay oranları, bakiye ömür tablosu, kusur oranları, gelire ilişkin veriler ve diğer veriler de hatalı olup kararı bu yönden istinaf ettiklerini, istinaf nedenleri doğrultusunda kararın kaldırılması halinde doğacak fazlaya ilişkin tüm hakları ve ek dava haklarının saklı olduğunu, hükme esas alınan hesap raporu, tarihi itibariyle gelire ilişkin kullanılan veriler doğru olsa da işbu dosyada ödeme yapılacak/kararın kesinleşeceği tarihte bu veriler değişecek ve hesap hatalı hale geleceğini, bu nedenle hükme esas alınan raporda özellikle gelire ilişkin verilerin doğru olmadığını, bilirkişi raporunda raporun hazırlanacağı tarihteki asgari ücret değişikliklerinin göz önünde bulundurulmasını talep ettiklerini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Davalı ... Hesabı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; kuruma başvuru şartı yerine getirilmediğini, kazaya neden olduğu iddia edilen aracın türünün araştırılması gerektiğini, kazaya neden olan motosikletin/motolu bisikletin tescilsiz olması halinde ... Hesabı'nın sorumluluğu bulunmadığını, Genel Şartlar gereği vergilendirilmiş gelir olmaması halinde gelir hesabı asgari ücrete göre yapılması gerektiğini, müteveffa 22 yaşında olması ve mezuniyetinden bu yana 4 yılı aşkın bir sürenin geçmiş olması nedeniyle- gelir belgesine yönelik ispat olmamasına rağmen- İBB itfaiye eri olarak çalışmaya başladığı varsayımı ile yapılan hesaplamaya göre hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, hesaplamanın asgari ücret kullanılarak yapılması gerektiğini, destekten yoksun kalma tazminatı hesaplaması yapılırken TRH 2010 Tablosu ve iskonto oranı %1,65 olarak dikkate alınması gerektiğini aksi takdirde PMF Yaşam Tablosu kullanılması gerektiğini, kazaya neden olduğu iddia edilen plakası tespit edilemeyen aracın ispatı gerektiğini, kusur oranlarının tespiti ATK tarafından yapılmadığını, hükmedilmiş olan faiz başlangıç tarihinin hatalı olduğunu, kuruma başvuru şartı gerçekleşmemiş olması sebebiyle temerrütün söz konusu olmadığın belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Davalı ... Sigorta A.Ş vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; sigortalı araç sürücüsünün kusur tespitinin hatalı olduğunu, sigortalı araç sürücüsünün eylemi ile sonucu arasında illiyet bağı kurulamamış olup, bu hususta değerlendirme yapılmaksızın hüküm kurulmuş olmasının hatalı olduğunu, bilirkişi raporunda her ne kadar müteveffanın askere gideceği tespit edilmiş ise de söz konusu tespit doğrultusunda hesaplama yapılmadığını, hesaplamanın prograsif rant yöntemine göre yapıldığını ancak kişinin yaşam olasılıklarının göz önünde bulundurularak %1,8 teknik faiz uygulanması gerektiğini, müvekkil temerrüde düşmediğinden aleyhlerine hüküm kurulsa dahi faiz işletilmemesi gerektiğini, yargılama gideri ve vekalet ücretinden müvekkili şirketin sorumlu tutulmasının hakkaniyete aykırı olduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, ölümlü trafik kazası nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.Dosya kapsamından 10/06/2017 günü saat 22:30 sıralarında sürücü ..., sevk ve idaresindeki ...plaka sayılı kamyonet ile Poyralı Köyü ile Demirköy ilçesini birbirine bağlayan devlet karayolunu takiben seyirle olay mahalline geldiğinde, daha önce plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen sürücü yönetimindeki başka bir araç tarafından bir şekilde çarpılarak yol üzerine düşen yaya ...'ın üzerinden geçmesi sırasında vasıtanın ön alt kesimini bu yayaya çarpması ile meydana gelen trafik kazasında yaya olan ...'ın vefat ettiği, vefat edenin anne ve babası olan davacıların destekten yoksun kalma tazminat istemi ile eldeki davayı açtığı anlaşılmıştır. Pınarhisar Cumhuriyet Başsavcılığı'na sunulan 18/07/2018 tarihli kusur bilirkişi raporunda;"... ...plaka sayılı araç sürücüsü Ayhan'ın plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen bir aracın çarparak taşıt yolu üzerinde yaralı/ölü olarak bıraktığı müteveffa ...'a çarparak üzerinden geçtiği ve akabinde olay mahallinin terk ettiği olayda; şüphelinin beyanlarında belirttiği üzere olay zamanı karşı yönden gelen ve uzun farları ile seyretmekte olan araç nedeni ile yol üzerinde bulunan cismi göremeyebileceğini ve cismin üzerinden geçebileceği, bu nedenle müteveffaya çarpmamak için alabileceği herhangi bir önlem bulunmadığı ancak olay mahallinde durarak gerekli tedbirleri alıp olayı yetkili mercilere bildirmesi gerekir iken olay mahallini terk ettiği, bu suretle KTK'nın 81. maddesi, Yönetmeliğin de 152. maddesinde belirtilen kuralını ihlal ettiğinden tali kusurlu olacağı, olay tarihinde ...plaka sayılı araç içerisinde yolcu olarak bulunan şüpheli ...'nın herhangi bir kusur ve kabahatinin olmadığı, yaya destek Ertan'ın KTK'nın 68.maddesindeki kuralı ihlal ettiğinden asli kusurlu olacağı ve plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen sürücünün KTK'nın 52.maddesi (KTY.madde.152) gereği tali kusurlu" olacağı görüşü belirtilmiştir. Pınarhisar Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2017/422 Esas sayılı dosyasında" Meydana gelen kazada, kazanın nasıl gerçekleşmiş olabileceği ve kusur durumunun tespiti amacıyla dosyanın İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesine gönderildiği, 01/10/2018 tarih 2018/13529-5412 sayılı uzmanlık raporunda; mevcut tespitlerden sürücünün idaresindeki araç ile yayaya çarpmadığı, muhtemelen plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen başka bir araç sürücüsünün bir şekilde çarpması sonucu yayanın yol üzerine düştüğü ve sürücü ...'nün olay mahallinde seyrederken yol üzerine düşen (ölü ya da yaralı) yayanın üzerinden geçmesi ve yayayı yol üzerinde sürüklemesi ile olayın vukuu bulduğu, sürücü ...'nün sevk ve idaresindeki kamyonet ile gece vakti, aydınlatmanın bulunmadığı meskun mahal dışındaki çift yönlü devlet karayolunda seyrederken olay mahalline geldiğinde, muhtemelen plakası ve sürücüsü tespit edilmeyen başka bir aracın çarpması sonucu yol üzerine düşen yayanın üzerinden geçmesi ile meydana gelen olayın oluşu üzerine etken hatalı tutum ve davranışı bulunmadığı ve oluş şartlarından dolayı olayı önlemek bakımından alabileceği önlem bulunmadığından olayda kusuru olmadığı kanaatinin bildirildiği, Meydana gelen kazada, kazanın nasıl gerçekleşmiş olabileceği ve kusur durumunun tespiti amacıyla dosyanın Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderilerek uzman bilirkişiye inceleme yaptırılarak raporun Cumhuriyet Başsavcılığımıza gönderilmesi için talimat yazılmış, dosyanın incelenmesi sonucu 08/08/2019 tarihli uzman bilirkişi raporu tanzim edildiği, uzman bilirkişi raporuna göre; Soruşturma konusu olayın gece vakti, olay mahalli taşıt yolu üzerinde bir nedenle bulunan ...'a plakası ve sürücüsü belirsiz bir aracın 11,6 m fren izi bırakacak şekilde fren tedbirli olarak çarptığı ve 12,2 metre uzağa fırlattığı, müteveffanın burada kan birikintisi oluşturacak şekilde bir müddet hareketsiz kaldığı, akabinde şüpheli sürücü ...'nün yönetimindeki ...plakalı aracı ile gelerek karşı yönden gelen başka bir aracın far ışığı nedeniyle yol yüzeyinde yatmakta olan müteveffayı geç fark etmesi ile fren tedbirine başvurmadan iki teker arasına gelecek şekilde aracının altına alması ve yola doku parçası ile kan lekeleri dağıtacak şekilde 22 m sürüklemesi neticesinde meydana gelmiş olduğunun anlaşıldığı, tüm bu nedenlerle meydana gelen trafik kazası sonucu ...'ın vefat etmesinin ...plakalı ...marka kapalı kasa panelvan sürücüsü tarafından gerçekleştirilme ihtimalinin, plakası belirsiz ikinci bir araç sürücüsü tarafından gerçekleştirilme ihtimaline göre çok daha az olduğu, şüpheli sürücü ...'nün aracı ile üzerinden geçmeden önce müteveffanın zaten ölmüş olabileceği görüş ve kanaatine varıldığı, Şüphelilerin ifade tutanakları, bilgi alma tutanakları, olay tutanağı, adli raporlar, fotoğraflar, kaza tespit tutanağı, olay yeri inceleme raporu, İstanbul ATK Trafik İhtisas Dairesi raporu, uzman bilirkişi raporu ve tüm soruşturma evrakı kapsamından, maktüle şüpheli ...'nün sevk ve idaresindeki araç dışında plakası belli olmayan başka bir aracın çarpıp kaçtığı, ... plakalı araç sürücüsü olan şüpheli ... ve yanında bulunana ...'nın kusurunun bulunmadığı, Z...'nün olay tarihinde İstanbul Beylikdüzü'nde olduğu, şüpheli ... ve ...'nın herhangi bir kasıt,ihmal kusurlu bir hareketi olmadığı, üstünden geçtikleri cismin hayvan ya da saman balyası olduğunu düşündüklerinden yollarına devam ettikleri, insan olabileceğine ihtimal vermedikleri dolayısıyla yardım ve bildirim yükümlülüğünü yerine getirmeme suçunun yasal unsurları oluşmadığı anlaşıldığı" gerekçesi ile şüpheliler hakkında kamu adına kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin karar karar verilmiştir.İlk Derece Mahkemesince yargılama sırasında ATK Trafik İhtisas Dairesi'nden aldırılan kusur raporunda " Dava dışı sürücü ..., idaresindeki araç ile gece vakti aydınlatması mevcut olmayan meskun mahal sınırları dışındaki yolda seyrini sürdürürken muhtemelen başka bir araç tarafından çarpılarak zemine düşen yayayı zamanında fark edip önlem almayacağı anlaşıldığından ve olayın oluşu üzeriden herhangi bir hatalı tutum ve davranışının olmadığı anlaşıldığından, meydana gelen olayda kusursuzdur. Gerçekleşen ilk kaza nedeni ile; dosyadaki mevcut verilerle ve çarpma noktasının ve tarafların hareket yönlerinin tespit edilememiş olması sebebi ile kusur tespiti yapılamamıştır. Dava dışı sürücü ...’nün kusursuz olduğu, gerçekleşen ilk olayın ne şekilde meydana geldiği anlaşılmadığından olayın ilk aşaması ile ilgili değerlendirme yapılmasının mümkün olmadığı" belirtilmiştir.İlk Derece Mahkemesince 3 kişilik heyet oluşturularak alınan 30/03/2020 tarihli kusur bilirkişi raporunda "...Müteveffa Yaya ...; dava konusu olayda asli kusurlu (%45) olduğunu, kimliği belirlenemeyen sürücü; dava konusu olayda tali kusurlu (%35) olduğunu, sürücü ...; dava konusu olayda tali kusurlu (%20) olduğu" b yönünde görüş bildirilmiştir. 3 kişilik İTÜ bilirkişi heyetinden alınan 08/06/2022 tarihli bilirkişi raporu özetle şöyledir:"...Dosyalarda mevcut tüm bilgiler, tespitler, ifadeler ve CD kaydı görüntülerinden, plaka numarası ve sürücüsünün kimliği bilinmeyen, lastiklerinin içten içe aralığı 1,37 metre olan bir aracın, D-560-01 kontrol kesim nolu, iki yönlü trafiğe açık devlet karayolunda, Demirköy’den Poyralı istikametine gidiş yönündeki trafik şeridi içinde, davacıların oğlu olan ölen yayaya çarptığı ve olay yerinde 11,60 metre uzunlukta fren izi bıraktığı, saptanan bu fren izlerinin, lastikleri içten içe 1,46 metre aralıklı olan ...plaka numaralı kamyonete ait olmadığı, dolayısıyla ölen yayaya ilk çarpan aracın ...plaka numaralı kamyonet olmadığına açıklık getirdiği, aracın dış kaporta bölümünde hasar görülmemesinin de bu tespiti güçlendirdiği, çarpma sonunda, ölen yayanın 12,20 metre ileriye, sağ şerit ortasına düştüğü, ölen yayanın düştüğü noktada kan birikintisi oluştuğu, bir müddet sonra olay yerine ulaşan sürücü ... yönetimindeki... plaka numaralı kamyonetin yola düşmüş olan ölen yayanın üzerinden geçerken ölen yayayı sürüklediği, bu arada yayaya ait kan izlerinin sağ şerit içinde dağıldığı ve ölen yayanın yolun orta ekseni üzerinde kaldığı sonucuna varılmakta ve Adli Tıp Kurumu, Ankara Trafik İhtisas Dairesi uzmanlarınca, Pınarbaşı Cumhuriyet Başsavcılığı Hazırlık Bürosunun 2017/422 sayılı dosyası için tanzim edilmiş 01/10/2018 tarihli bilirkişi raporu ile İstanbul Trafik İhtisas Dairesi uzmanlarınca, Ceza Dosyası için düzenlenmiş 04/10/2019 tarihli bilirkişi raporunda olayın cereyan tarzı heyetimizin görüşü ile örtüşür şekilde açıklanmış, olayda sürücü ...’nun kusursuz olduğu kanaatine varıldığı dosyadaki mevcut verilerle, çarpma noktasının ve tarafların hareket yönlerinin tespit edilememiş olması sebebiyle ilk kaza/ilk çarpma için kusur tespiti yapılamadığı ifade edilmiştir. Belirtilen görüşler heyetimizin kanaati ile örtüşmektedir. Bilirkişi Metin Salgançak tarafından, Pınarhisar Cumhuriyet Başsavcılığına hitaben tanzim edilmiş 18/07/2018 tarihli Trafik Bilirkişi Raporunda, olayın cereyan tarzının heyetimizin görüşü ile örtüşecek şekilde kabul edilmesi uygun bulunurken sürücü ...’nun 2918 sayılı KTK'nın 81. maddesine, bağlı Yönetmeliğin 152. maddesine aykırı davrandığı gerekçesiyle tali kusurlu sayılması isabetsiz bulunmakta, ayrıca, ilk kazada/ilk çarpmada, ölen yaya ...’ın 2918 sayılı KTK'nın 68. ve bağlı Yönetmeliğin 138. maddesindeki kuralları ihlal ettiği gerekçesiyle asli kusurlu görülmesi ve ölene ilk çarpan aracın sürücüsünün aynı Kanunun 52. ve 81. maddelerine ve bağlı Yönetmeliğin 101. ve 152. maddelerine aykırı davranması nedeniyle tali kusurlu sayılmasının, kesin tespit ve bilgilere dayanmadığından kabule şayan bulunmadığı kanaatine varılmaktadır. ...plaka numaralı kamyonetin sürücüsü ...’nun gece karanlığında, aydınlatma bulunmayan karayolunda, ilk çarpma sonunda yola düşmüş olan ölen yayayı fark etmesinin, bunun bir insan olabileceğini saptayabilmesinin ve ikinci çarpmayı önlemesinin mümkün olmadığı gibi olayda etkili herhangi bir hatalı sevk ve idaresi bulunmadığı, kusursuz olduğu, diğer taraftan, ölen yayanın ilk çarpma sebebiyle de ölmüş olmasının mümkün olduğu kanaatine varılmaktadır. İlk çarpma ile ilgili olarak ölen yayanın ve plaka numarası bilinmeyen aracın kimliği meçhul olan sürücüsünün davranışları hakkında yeterli ve kesin tespit ve bilgiler bulunmadığından, kusur değerlendirmesi yapılmasının mümkün olmadığı kanaatine varılmaktadır. Olayda, ölen yayaya ilk çarpma ile ilgili olarak kusur değerlendirmesi yapılmasının mümkün olmadığı, ölen yayaya ikinci çarpmada ...plaka numaralı kamyonetin dava dışı sürücüsü ...’nun etkili herhangi bir kural ihlali bulunmadığı, kusursuz olduğuna..." belirtilmiştir.Somut uyuşmazlıkta davaya konu ölümlü trafik kazasına ilişkin kusur değerlendirilmesine esas olmak üzerine mahkemece ATK Trafik İhtisas Dairesi'nden, İTÜ Karayolları kürsüsünden alınan bilirkişi raporları ile destek Ertan'a ilk çarpan aracın fren izleri üzerinden lastik mesafesine göre ...plaka numaralı kamyonetin olmadığının tespit edildiği, ...plaka numaralı kamyonet sürücüsü ...’nun gece karanlığında, aydınlatma bulunmayan karayolunda, ilk çarpma sonunda yola düşmüş olan ölen yayayı fark etmesinin, bunun bir insan olabileceğini saptayabilmesinin ve ikinci çarpmayı önlemesinin mümkün olmadığı gibi olayda etkili herhangi bir hatalı sevk ve idaresi bulunmadığı, kusursuz olduğu tespit edilmiş olup mahkemece ...plaka numaralı kamyonet sürücüsü ... yönünden kusurunun bulunmadığı, ölüm ile illiyet bağının tespit edilemediği gözetilmeden ...plakalı araç sigortacısı olan davalı ... Sigorta A.Ş'nin tazminattan sorumlu tutulmuş olması doğru olmamıştır. Dosya kapsamında tespit edilmesi gereken hususun plakası tespit edilemeyen aracın destek yaya Ertan'a çarpmasına ilişkin olan ilk kazadaki kusur oranlarıdır. Bu doğrultuda mahkemece 3 kişilik İTÜ bilirkişi heyetinden alınan 08/06/2022 tarihli bilirkişi raporunda yapılan "Dosyalarda mevcut tüm bilgiler, tespitler, ifadeler ve CD kaydı görüntülerinden, plaka numarası ve sürücüsünün kimliği bilinmeyen, lastiklerinin içten içe aralığı 1,37 metre olan bir aracın, D-560-01 kontrol kesim nolu, iki yönlü trafiğe açık devlet karayolunda, Demirköy’den Poyralı istikametine gidiş yönündeki trafik şeridi içinde, davacıların oğlu olan ölen yayaya çarptığı ve olay yerinde 11,60 metre uzunlukta fren izi bıraktığı, saptanan bu fren izlerinin, lastikleri içten içe 1,46 metre aralıklı olan ...plaka numaralı kamyonete ait olmadığı, dolayısıyla ölen yayaya ilk çarpan aracın ...plaka numaralı kamyonet olmadığına açıklık getirdiği, aracın dış kaporta bölümünde hasar görülmemesinin de bu tespiti güçlendirdiği, çarpma sonunda, ölen yayanın 12,20 metre ileriye, sağ şerit ortasına düştüğü, ölen yayanın düştüğü noktada kan birikintisi oluştuğu" tespitler ve tüm dosya kapsamına göre plakası tespit edilemeyen aracın fren izi, araç lastik yapısına göre muhtemel büyüklüğü, kazanın trafik şeridi içerisinde olduğuna ilişkin tespitler üzerinden ilk kazaya ilişkin kusur tespiti yapılması için ek rapor alınarak, kusur tespitinin mümkün olmadığı durumlara ilişkin Yargıtay 17. HD 2015/9513 E. ve 2016/667 K. sayılı kararı işaret edilerek, olayda eş değer oranda kusur paylaşımı yapılması gerektiği gözetilerek tespit edilecek kusur oranına göre bilirkişiden ek rapor alınarak tüm dosya kapsamına göre karar verilmesi gerekmektedir. ... Hesabı'nın sorumluluğu kusur sorumluluğu olup plakası tespit edilemeyen aracın varlığına ilişkin dosya kapsamı incelendiğinde, olay yerine ilişkin güvenlik kamerası kaydı olmadığı, polis memurlarınca tutulan tutanaktan anlaşılmakla birlikte, Pınarhisar Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2017/422 Esas sayılı dosyasında daimi arama kararı verildiği, söz konusu kazanın plakası belirlenemeyen aracın çarpması sonucu meydana geldiğinin kabulünde dosya kapsamına göre isabetsizlik bulunmamaktadır.argıtay 4. Hukuk Dairelerinin Anayasa Mahkemesinin 17/07/2020 tarih, 2019/40 Esas ve 2020/40 Karar sayılı iptal kararı sonrasında vermiş olduğu güncel içtihatları uyarınca tazminat hesaplarında bakiye ömrün belirlenmesinde TRH 2010 tablosu uygulanacak, bilinmeyen (işleyecek) devre bakımından da "progresif rant" formülü kullanılarak tazminatın hesaplanması gerekecektir. Bu nedenle hükme esas alınan aktüerya raporunda hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre yapılmasının içtihatlara uygun olmasına göre aksi yöndeki istinaf talebi yerinde görülmemiştir. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2024/3323 E. - 2024/5474 K., 2023/12136 E. - 2024/5730 K., 2022/11212 E. - 2024/8084 K. sayılı kararları).Destekten yoksunluk zararının hesabında müteveffanın gelirinin belirlenmesi ve çalışma gücü kaybı zararının hesabında yaralanan veya malul olanın gelirinin belirlenmesi tazminatın doğru tespitinde önemli bir yer tutmaktadır. Desteğin ve malul kalanın kaza tarihi itibariyle mesleği ve geliri tespit edilmelidir. Kişinin herhangi bir işi yoksa, desteğin geliri asgari ücret kabul edilerek, raporun hazırlandığı tarihteki net asgari ücret üzerinden hesaplama yapılacaktır. Eğer desteğin, malul kalanın gelirinin asgari ücret üzerinde olduğu, bir başka anlatımla herhangi bir iş yerinde çalıştığı ya da bir meslek icra ettiği ve asgari ücret üzerinde bir gelir elde edildiği iddia ediliyorsa bunun ispat edilmesi gerekir. Davacılar vekili desteğin Sivil Savunma ve İtfaiyecilik Bölümü okuduğunu ve itfaiyecilik mesleğini icra edecek olduğunu beyan etmişlerdir. Mahkemece bu yönde araştırma yapılarak desteğin Belediyeye müzekkere yazılarak itfaiyecilik için muhtemel ücret tespitleri yaptırılmıştır. Toplanan deliller çerçevesinde desteğin muhtemel gelirinin emsal ücret araştırmaları çerçevesinde itfaiye eri maaşı üzerinden kabul edilerek tazminat hesabı yapılmasında isabetsizlik bulunmamaktadır.Mahkemece hükme esas alınan aktüerya bilirkişi raporunda 1 yıllık askerlik süresinin tazminat hesabına dahil edilmemiş olduğu görülmekle bu yöne ilişkin istinaf yerinde görülmemiştir. Dava tarihi itibariyle 2918 sayılı KTK'nın 97. maddesinde yapılan değişiklik yürürlükte olup, davacılar vekilinin dava tarihinden önce davalı ... Hesabına ve davalı sigorta şirketine başvurduğu ancak eksik belge verildiğinden işlem yapılamadığı, eksik belge ile müracaat yapılmış olsa dahi başvuru koşulunun yerine getirildiğinin kabulü ile başvuru tarihinden sonraki 8. işgününün sonu itibariyle davalıların temerrüde düşmüş olacağının gözetilerek karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır. Kabule göre de mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi nedeni ile yargılama giderlerinden davalıların sorumlu tutulmasında isabetsizlik bulunmamaktadır.Açıklanan nedenlerle, davacılar vekili, davalı ... Hesabı vekili, davalı ... Sigorta A.Ş vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın yukarıda belirtilen şekilde işlem yapılmak üzere mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere :
1-Davacılar vekili, davalı ... Hesabı vekili, davalı ... Sigorta A.Ş vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,3-İstinaf karar harcının istek halinde İlk Derece Mahkemesince yatırana iadesine,4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-Davacılar, davalı ... Hesabı, davalı ... Sigorta A.Ş tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,6-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.19/11/2025