Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2023/2087 E. 2024/1647 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2023/2087
Karar No
2024/1647
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

40. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

DOSYA NO: 2023/2087

KARAR NO: 2024/1647

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi

TARİHİ: 14/03/2023

NUMARASI: 2020/113 (E) - 2023/187 (K)

DAVANIN KONUSU: Maddi ve Manevi Tazminat

KARAR TARİHİ: 25/11/2024

Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; 27/04/2010 günü, davalılardan ...'ın maliki, ...'ye ZMSS poliçesi ile sigortalı, ...'ın idaresindeki ... plakalı ticari minibüs ile seyir halindeyken davalı İETT İşletmesi Genel Müdürlüğüne ait ... hat numaralı otobüsün solundan geçtiği sırada, otobüse yolcu olarak binen ve otobüsün sürücüsü davalı ...'un isteği ile ona ait akbil kartını doldurmak amacı ile otobüsten inip yolun karşısına geçme teşebbüsünde bulunan davacı ...'a çarpması sonucu adı geçen davacının yaralandığını, meydana gelen kazada otobüs sürücüsü ve diğer sürücünün kusurlu olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik davacı ... için 1.000 TL, ... için 1.000 TL maddi tazminatın davalı gerçek kişilerden kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle, diğer davalılardan ihbar tarihinden 8 gün sonra işleyecek reeskont faiziyle birlikte tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini; ... için 15.000 TL, ... için 15.000 TL, ... için 30.000 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... şirketi hariç diğer davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiş; 30/09/2015 tarihli değer artırım dilekçesiyle davacı ... için maddi tazminat talebini 40.474 TL'ye artırmıştır. Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; kazanın meydana gelmesinde davacı yayanın ve diğer araç sürücüsünün kusurlu olduğunu, kendilerinin istihdam ettiği şoförün kusuru olmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. Davalı ... cevap dilekçesinde davanın reddini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde davanın reddini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda 2010/434 Esas - 2017/116 Karar sayılı kararla; "1-Davalı ... yönünden açılan davanın reddine, 2-... yönünden açılan davanın feragat nedeni ile reddine, 3- ... şöforü ... yönünden açılan davanın Adli Tıp Kurumundaki alınan rapor mahkememizce değerlendirilmiş olmakla yerinde görülmeyip reddine, 4-Diğer davalılar ... ve ... yönünden adı geçenlerin yine Adli Tıp Kurumunca belirlenmiş olan kusur oranları dikkate alınarak bu kusur doğrultusunda tazminat hesabının 40.474,42 TL üzerinden yapıldığı dikkate alınarak %10 oranına tekabül eden 4.047 TL'nin adı geçen davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, bu bedelin 1.000 TL'sine dava tarihinden itibaren 3.047 TL'sine ıslah tarihi 30/09/2015 tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasına, fazla talebin reddine, (Baba ... için 1.000 TL ve ... için 3.047 TL olmak üzere) 5-Davacıların manevi tazminat talebinin ise davacı ... için 2.000 TL, ... için 2.000 TL ve ... içinde 3.000 TL olmak üzere toplam 7.000 TL manevi tazminatın ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen dava tarihinden itibaren yasal faizi ile tahsiline, fazla talebin reddine, 6-Diğer davalılar ... ve ... yönünden ise manevi tazminat talebinin reddine" karar verilmiştir. Bu karara karşı davacılar vekilinin istinaf başvurusunda bulunması üzerine Dairemizin 05/12/2019 tarih, 2019/358 Esas - 2019/636 Karar sayılı kararıyla; kusur raporları arasındaki çelişki giderilmeden karar verildiği, ayrıca karardan önce sigorta şirketi ile davacılar arasında yapılan anlaşma ile davacıların sigortadan aldıkları ödeme sebebiyle davalı ... yönünden davadan feragat ettikleri, öncelikle raporlar arasındaki çelişki giderilip oluşacak sonuca göre yeniden hüküm kurulması, kurulacak yeni hükümde TBK 166/1 uyarınca borçlulardan birinin yaptığı ödeme kadar müteselsil sorumluların alacaklıya karşı sorumlu oldukları toplam miktarın eksileceği, TBK 166/3 md. uyarınca alacaklının borçlulardan biriyle yaptığı ibra anlaşmasının diğer borçluları, ibra edilen borçlunun borca katılma payı oranında borçtan kurtaracağı, TBK m.168/2 uyarınca alacaklının diğer müteselsil sorumluların zararına olacak şekilde, borçlulardan birinin durumunu iyileştirirse bunun sonuçlarına katlanacağı gerekçesiyle 353/1-a/6. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiştir. Dairemiz kaldırma kararından sonra mahkemece kaldırma kararındaki hususlar doğrultusunda işlem yapılmış ve bilirkişi raporu alınmıştır.

İlk derece mahkemesince bu kez; "1-Davanın ... Sigorta bakımından feragat nedeniyle reddine, 2-Davanın davalılar ... mirasçıları ve ... bakımından konusuz kalması sebebiyle esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, 3-Davanın davalılar ... İşletmeleri Genel Müdürlüğü ve ... bakımından kısmen kabulüyle 16.189,77 TL tazminatın 27/04/2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ... İşletmeleri Genel Müdürlüğü ve ...'dan müştereken müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine, 4-Davacıların manevi tazminat talebinin kısmen kabulüyle, -Davacı ... için 5.000 TL tazminatın 27/04/2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar ... mirasçıları, ..., ... İşletmeleri Genel Müdürlüğü ve ...'dan müştereken müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine, -Davacı ... için 5.000 TL tazminatın 27/04/2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar ... mirasçıları, ..., ... İşletmeleri Genel Müdürlüğü ve ...'dan müştereken müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine, -Davacı ... için 10.000 TL tazminatın 27/04/2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar ... mirasçıları, ..., ... İşletmeleri Genel Müdürlüğü ve ...'dan müştereken müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine, 5-Davacı ...'ın maddi tazminat talebinin reddine" karar verilmiştir. Karara karşı istinaf başvurusunda bulunan davalı ... İşletmeleri Genel Müdürlüğü vekili dilekçesinde özetle; hükme esas alınan bilirkişi raporunun oluşa, maddi vakıaya, tazminat hukukunun genel ilkelerine aykırı olduğunu, kusur tespitinin hatalı olduğunu, davalılara haksız şekilde tam kusur izafe edildiğini, davacının kendi tedbirsizliğiyle kazaya sebebiyet verdiğini, hükmolunan maddi tazminat miktarının fahiş olduğunu, SGK'nin sorumluluğunda olması gereken tedavi giderlerinden davalıların sorumlu tutulmasının hukuka aykırı olduğunu, 6111 sayılı Yasayla getirilen düzenleme uyarınca tedavi giderlerinden SGK'nin tek başına sorumlu olduğunu, SGK'nin sorumluluğunda kalan tedavi giderlerinden dolayı işleten ve sürücü olan davalıların sorumlu tutulmasının hukuka aykırı olduğunu, manevi tazminatın fahiş olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. HMK'nin 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Dava, trafik kazasından kaynaklanan bedensel zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Dosya kapsamından, 27/04/2010 günü, davalılardan ...'ın maliki, ...'ye ZMSS poliçesi ile sigortalı, ... yönetimindeki ...plakalı minibüsle seyir halindeyken yolun sağında duraklama yapan davalı sürücü ... yönetimindeki İETT otobüsünden inip bu aracın önünden yolun soluna geçmek isteyen kaza tarihi itibarıyla 15 yaşında olan yaya ...'a çarpması sonucu meydana gelen kazada adı geçen davacının yaralandığı anlaşılmış, ilk derece mahkemesince ATK 3. Adli Tıp İhtisas Kurulundan alınan 05/12/2012 tarihli raporda; Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerinden yararlanılarak davacı ...'ın %14.3 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, iyileşme süresinin olay tarihinden itibaren 3 aya kadar uzayabileceği tespit edilmiştir. Ceza yargılamasının yapıldığı İstanbul 18. Sulh Ceza Mahkemesinin 2011/3081 Esas 2012/2709 Karar sayılı kararı ile sanıklar ... ve ...'ın taksirle yaralama suçundan cezalandırılmalarına karar verilmiş, karar itirazın reddi üzerine kesinleşmiştir. İlk derece mahkemesince karara dayanak yapılan ve 17/02/2014 tarihli kök rapor ve 10/09/2015 tarihli ek rapor ile ATK Trafik İhtisas Dairesinin 01/10/2014 tarihli raporu arasındaki çelişkinin giderildiği 14/04/2021 tarihli bilirkişi kurulu raporunda; ... plakalı minibüsün sürücüsü davalı ...'ın hatalı sevk ve idaresinin, tali derecede ve takdiren %30 oranında etkili olduğu, İETT İşletmeleri Genel Müdürlüğü adına kayıtlı, 41 AT hat numaralı otobüsün sürücüsü davalı ...'un hatalı davranışının, tali derecede ve takdiren %20 oranında etkili bulunduğu, davacı ...’ın hatalı davranışının ise asli derecede ve takdiren %50 oranında etkili olduğu tespit edilmiş olup raporun oluşa ve dosya kapsamına uygun olmasına göre kusura yönelik istinaf itirazı yerinde görülmemiştir. Her ne kadar tedavi giderleri yönünden istinaf itirazı ileri sürülmüş ise de mahkemece davacı ... için geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı yönünden karar verilmesine, tedavi giderleri yönünden davalı aleyhine hüküm bulunmamasına göre bu yöne ilişkin istinaf itirazı yerinde değildir. Maddi tazminat miktarının fahiş olduğu ileri sürülmüş ise de somut istinaf itirazı belirtilmediğinden değerlendirmeye alınmamıştır. TBK'nin "Manevi tazminat" başlıklı 56. maddesine göre, "Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir." Somut olayda; kaza tarihi, kazanın oluş şekli, davacı ...'ın yaralanmasının niteliği, kusur durumu, paranın alım gücü ve tarafların dosya kapsamından anlaşılan sosyal ve ekonomik durumlarına göre davacılar lehine hükmolunan manevi tazminat tutarında isabetsizlik bulunmamaktadır.

KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı ... İşletmeleri Genel Müdürlüğü vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine, 2-Harçlar Kanununa göre alınması gereken 2.472,12 TL istinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 619 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.853,12 TL istinaf karar ve ilam harcının davalı ... İşletmeleri Genel Müdürlüğünden tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3-Davalı ... İşletmeleri Genel Müdürlüğünün istinaf başvurusu nedeniyle sarf ettiği yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf yargılama giderleri için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nin 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 25/11/2024

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2023/2087, K. 2024/1647, T. 25.11.2024, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2023-2087-e-2024-1647-k-37f65ca09382