Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2023/207 E. 2022/3135 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2023/207
- Karar No
- 2022/3135
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 43. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2024/1357 KARAR NO: 2024/1936 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 23/05/2024 NUMARASI: 2023/1206 Esas - 2024/533 Karar DAVA: Şirketin İhyası İSTİNAF KARAR TARİHİ: 27/12/2024 Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün Şirket Yetkilisi ... vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Tasfiye Halinde ... Tic. Ltd. Şti'ye karşı Bakırköy 11. Tüketici Mahkemesinin 2023/207 Esas sayılı dosyası ile maddi-manevi tazminat davası açıldığını, taraf teşkili için yeniden ihyası istenen şirketin tasfiye halinde olduğunu beyanla Tasfiye Halinde ... Tic. Ltd. Şti.'nin yeniden ve sadece Bakırköy 11. Tüketici Mahkemesinin 2023/207 Esas sayılı dosyası ile sınırlı olacak şekilde ihyasına, şirkete tasfiye memuru atanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı ... Sicil Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde; müvekkili kurumun TTK.m.32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği m.34 hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluğun şirket tasfiye memurunda olduğunu, tasfiye memurları tarafından tasfiye prosedürünün eksik bırakılmış olmasının memurların sorumluluğunu gerektirdiğini, tasfiye memurlarının iddia edilen eksik işlemlerini müvekkili sicil müdürlüğünün tespit etmesinin mümkün olmadığını, müvekkilinin davanın açılmasına sebep olacak herhangi bir işlem yapmadığını, yasal hasım konumunda bulunan müvekkili aleyhine yargılama giderlerine ve vekalet ücretine hükmedilemeyeceğini belirterek müvekkili yönünden açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece; "Davanın ihya talebi yönünde kabulü ile; İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünde: ... sicil nosunda kayıtlı ... TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ'nin TTK 547. maddesi uyarınca Bakırköy 11. Tüketici Mahkemesinin 2023/207 Esas sayılı dosyasındaki işlemlerle sınırlı olmak kaydı ile ek tasfiye işlemlerinin yapılması için tüzel kişiliğinin ihyasına, tasfiye memuru olarak ...'in (TCKN: ...) atanmasına, tasfiye memuruna takdiren ücret tayinine mahal olmadığına, karar kesinleştiğinde keyfiyetin ticaret sicilde tescil ve ilanına, ilan ve müzekkere masraflarının davacı tarafça karşılanmasına karar verilmiştir. Yargılama giderleri bakımında ise Ticaret Sicili Müdürlüğü, dava açılmasına sebep olacak herhangi bir işlem yapmamıştır. Tasfiye sürecinde, eksik olarak yapıldığı iddia edilen işlemlerin muhatabı tasfiye memurlarıdır. Bu nedenle, “yasal hasım” konumunda bulunan davalı ... Sicil Müdürlüğü “yargılama masrafları”ndan sorumlu tutulamaz. Davanın açılmasına sebebiyet vermeyip de davanın niteliği gereği “Yasal hasım” konumunda bulunan sicil müdürlüğü aleyhine yargılama giderlerine ve vekâlet ücretine hükmedilemeyeceğinden yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, " karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Tasfiye Memuru ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; ...'in gerekçeli kararda şirket yetkilisi olarak gösterilmiş ise de hali hazırda şirketin yetkilisi olmadığını, 23/5/2024 tarihli celsede usule uyulmamış ve mazeretlerinin kabul edilmiş olmasına rağmen, söz hakkımız bertaraf edilerek yokluklarında aleyhlerine karar verildiğini, kararda "Ancak, devam eden davası bulunan şirketler veya kooperatifler için bu madde hükmü uygulanmayacağı" denmişse de açıldığı bildirilen Bakırköy 11. Tüketici Mahkemesi'nin 2023/207 E. sayılı dosyasındaki dava şirketin terkin tarihinde mevcut olan bir dava olmadığını, bu nedenle de ihya kararı verilmiş olmasının hatalı olduğunu, belirtilen şirketle ilgili tasfiye memuru sıfatı bulunmadığını, bu nedenle açılan davada taraf sıfatının olmadığını, taraflarına husumet yöneltilmesinin doğru olmadığını, ...'in ...Tic Ltd Şti'nin geçmiş tarihte müdürü olduğunu ancak bu aşamada halihazırda müdür sıfatı bulunmadığını, ihya davasının yasal hasım olan Ticaret Sicil Müdürlüğüne karşı açılması gerektiğini, davacının 28/3/2024 tarihli dilekçesindeki bu ifadesi nedeniyle ...'e "tasfiye memuru" sıfatı ile tebligat çıkarılması hatalı olmuş davacının belirlenecek tasfiye memuruna tebligat çıkarılması talebi olmakla ... yönünden davanın reddi gerektiğini, ihyası talep edilen şirketin İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünden gelen yazı cevaplarına göre 2014 yılında resen terkin edilmiş olduğu Yargıtay kararlarına göre "husumetin sadece terkin işlemini yapan ticaret sicil müdürlüğüne yöneltilmesinin gerekli ve yeterli olduğu" kabul edilmiş bu nedenle öncelikle tarafımıza açılan davanın husumet yokluğundan neticeten ihya davasının reddi gerektiğini, geçici 7. madde kapsamında ticaret sicilinden silinen şirketlerin ihyası için öngörülen silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde dava açılması gerektiğini, bu sürenin sonunda artık şirkete karşı yükümlülüklerini ileri sürme olanağı kalmadığı için, şirketin yükümlülükleri ortadan kalkacağını, bu davada ise dava tarihi terkin işleminden sonra olduğundan ihya talebinin reddi gerektiğini, TTK m.547 koşullarının oluşmadığını beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. GEREKÇE: Dava, TTK'nın geçici 7. maddesine göre terkin edilen şirketin derdest dava dosyası nedeniyle tüzel kişiliğinin ihyası istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar vermiş, karara karşı tasfiye memuru vekili istinaf yasa yoluna başvurmuştur. TTK'nın geçici 7. Maddesi uyarınca, 01.07.2015 tarihine kadar sayılan halleri tespit edilen ya da bildirilen şirketlerin tasfiyeleri, ilgili kanunlardaki tasfiye usulüne uyulmaksızın bu madde uyarınca yapılır. 559 sayılı KHK gereğince sermayelerini öngörülen tutara çıkarmamış bulunmaları,TTK'nın yürürlük tarihinden önce veya 01.07.2015 tarihine kadar münfesih olmaları, TTK'nın yürürlüğe girdiği tarihten önce tasfiye işlemlerine başlanılmış olmakla birlikte genel kurulun toplanamaması nedeniyle ara bilançoları genel kurula tevdi edilemediği için ticaret sicilinden terkin edilememeleri sebepleriyle resen terkin edilirler. TTK'nın geçici 7. maddesinde belirtilen şartların gerçekleşmesi halinde ticaret sicil memurluğu tarafından şirketin sicil kaydı terkin edilir. Terkin edilmeden önce, TTK'nın geçici 7/4-a maddesi uyarınca, kapsam dâhilindeki şirket ve kooperatiflerin ticaret sicilindeki kayıtlı son adreslerine ve sicil kayıtlarına göre şirket veya kooperatifi temsil ve ilzama yetkilendirilmiş kişilere bir ihtar yollanır. Yapılacak ihtar, ilan edilmek üzere Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi Müdürlüğüne aynı gün gönderilir. TTK'nın geçici 7/2. maddesine göre, davacı veya davalı sıfatıyla devam eden davaları bulunan şirket veya kooperatiflere bu madde hükümleri uygulanmaz. TTK geçici 7/ 15. Maddesinde düzenlenen Hak düşürücü ancak yasa da düzenlenen geçerli bir terkin işlemine yönelik açılacak davalarda öngörülmüş olup somut olayda olduğu gibi geçerli bir terkin işlemi bulunmayan haller TTK'nın geçici 7 maddesinde öngörülen hak düşürücü süreye tabii olmadığı gibi henüz yeni bir yasal düzenleme yapılmasa da AYM'nin 22/06/2023 tarih ve 2023/33 Esas ve 2022/117 K sayılı kararı ile de TTK geçici 7/15. Maddesinde "silinme tarihinden itibaren 5 yıl içinde" ibaresi iptal edilmiştir. 23/5/2024 tarih ve 7511sayılı kanunun 16 maddesi ile TTK'nın geçici 7/15. maddesine "....Bu maddede öngörülen usule uygun olarak kaydı silinen şirket veya kooperatifin ihyasına ilişkin yapılacak yargılamada ilgili ticaret sicili müdürlüğü aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmolunamaz" düzenlemesi eklenmiştir. TTK'nın geçici 7. maddesine uyarınca yapılan terkin işlemine karşı açılan davalarda husumetin yasal hasım olmayan sicil müdürlüğü yöneltilmesi yeterli olup, ayrıca tasfiye memuruna yöneltilmesi zorunluluğu bulunmamaktadır. Re'sen sicilden terkin edilmiş şirketler bakımından ihya kararı verilmesi halinde Derdest dosya işlemlerine hasren ihya edilen münfesih konumda olan şirketin ek tasfiye işlemlerinin yapılması için TTK 547/2 maddesi uyarınca tasfiye memuru atanması gerekmektedir. Somut olayda davalı ... Sicil Müdürlüğü tarafından davaya konu şirketin 30/12/2012 gün ve 28513 sayılı resmi gazetede yayınlanan " Münfesih olmasına veya sayılmasına rağmen tasfiye edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler ile Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin" Tebliğ'in 5. maddesinin bendi uyarınca 07/07/2014 tarihinde münfesih olmaları nedeniyle TTK geçici 7. Madde kapsamında Ticaret Sicil Gazetesinde gerekli ilan yapılarak süresi içerisinde bir başvuru yapılmadığından sicil kaydı resen terkin edilmiştir. Sicilden terkin edilen şirket aleyhine davacı tarafından açılan Bakırköy 11.Tüketici Mahkemesi'nin 2023/207 Esas sayılı dava dosyasının derdest olduğu görülmüştür. Davalı tasfiye memuru davacının şirketin terkin edilmesinden sonra açılan derdest davanın sonunda hükmedilecek alacağın diğer sorumlulardan tahsili imkanı bulunması, hakkında dava açılan terkin edilmiş şirketin yeniden ihya edilmesi zorunluluğunu kaldırmayacağından buna yönelik istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. Davacının devam eden dava dosyası nedeniyle şirketlerin ihyasını istemekte haklı ve hukuki yararı mevcut olup, terkin edilen şirket yönünden ihya koşulları oluştuğunun kabulü gerekmiştir. Buna göre mahkemece davanın kabulü ile şirketin ihyasına karar verilmesinde ve re'sen sicilden terkin edilmiş şirketler bakımından ihya kararı verilmesi halinde derdest dosya işlemlerine hasren ihya edilen münfesih konumda olan şirketin ek tasfiye işlemlerinin yapılması için TTK 547/2 maddesi uyarınca tasfiye memuru atanması (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 19/04/2022 tarih 2022/2187 E. 2022/3135 K.) gerektiğinden mahkemece şirket yetkilisine tebligat yapılıp, davaya beyanda bulunma imkanı sağlanarak tasfiye memuru olarak atanmasında bir isabetsizlik görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle davalı tasfiye memurunun istinaf başvurusunun esastan reddine kararverilmiştir. KARAR: Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle; 1-Tasfiye memuru ...'in istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davalı tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,3-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 27/12/2024