Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2023/193 E. 2024/64 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2023/193
- Karar No
- 2024/64
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/2035 - 2025/1385 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/2035 KARAR NO : 2025/1385 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 09/02/2024 NUMARASI : 2023/193 E. - 2024/64 K. DAVANIN KONUSU : Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali) Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 09/02/2024 Tarih ve 2023/193 Esas - 2024/64 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, müvekkili üniversitenin 27 Şubat 2014 tarih ve 29826 sayılı resmi gazetede yayımlanan kanun ile kamu tüzel kişiliğine sahip bir vakıf üniversitesi olduğunu, müvekkilinin kuruluşunun ardından “...” ibareli markasını kullanmaya başladığını, markayı yoğun ve ciddi surette kullanarak ayırt edicilik kazandırdığını, müvekkilinin ... nezdinde “...” esas unsurlu birçok markasının bulunduğunu, müvekkilinin 2021/095207 sayılı “... “...”” ibareli marka başvurusuna davalı şirket tarafından itiraz edildiğini, itiraz üzerine nihai olarak ... YİDK’nın 2023-M-1832 sayılı kararı ile müvekkili markasının reddedildiğini, kararın hatalı olduğunu ileri sürerek; ... Kurumu YİDK’nın 2023-M-1832 sayılı kararının iptali ile 2021/095207 sayılı markanın tüm sınıflar bakımından tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... Kurumu vekili, taraf markalarının esas unsurunun “...” ibaresi olduğunu, markaların kapsamında ortak olarak bulunan mal ve hizmetler bakımından karıştırılma ihtimaline yol açabilecek derecede benzerlik bulunduğunu, Kurum tarafından yapılan iş ve işlemlerin hukuka uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı şirket vekili, müvekkili şirketin 1983 yılında kurulmuş Türkiye’nin önde gelen tahlil laboratuvarından biri olduğunu, “...” markasını en eskisi 1996 yılında olmak üzere ... nezdinde tescil ettirdiğini, markaların görsel, işitsel ve anlamsal olarak benzer olduğunu, dava konusu marka başvurusunun kötü niyetle gerçekleştirildiğini, YİDK kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davacının 44. sınıfta kısmi olarak tescilli olan 2018/15079 ve 2018/15072 sayılı markaların tescil tarihlerinin sırasıyla 19.09.2019 ve 26.03.2020 olup, ilgili markalar hakkında iş bu davaya konu marka tescil başvuru tarihi itibariyle henüz 5 yıllık hükümsüzlük davası açma süresinin dolmadığı, hükümsüzlük tehdidi altında olan iş bu markalar yönünden, davacı lehine kazanılmış hak koşulları oluşmadığı, davacının önceki tarihli markalarına binaen müktesep hakkının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, mal ve hizmetlerin benzerliğinin tespiti açısından bu alan uzman bir bilirkişinin dosyada yer alması gerektiğini, huzurdaki dosyada yer alan bilirkişilerin pazarlama ve güzellik uzmanları olduğunu, bu hali ile dava konusu mal ve hizmetler olan Tıbbi Hizmetle bakımından düzenledikleri raporların dikkate alınmasının mümkün olmadığını ayrıca definde bulunması sonucu yapılan incelemede karşı yan markasının sadece "laboratuvar hizmetlerinde" kullandığı tespit edilmesine rağmen, karşı yanın markasındaki diğer mal ve hizmetler bakımından benzerlik incelemesi yapılmasının hukuka aykırı olduğunu, kullanmama defininin amacı ve özelliğinin tescilli olan markanın kullanılmaması nedeni ile, sadece kullanılan mal ve hizmetlerin dikkate alınmasının sağlanması olduğunu, bu nedenle rapordaki çelişkinin giderilmesi gerektiğini, dava konusu mal ve hizmetlerin hitap ettiği tüketici kitlesinin dikkat düzeyinin oldukça yüksek olduğunu ileri sürerek, yerel mahkeme kararının istinaf incelemesi yapılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Dava, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. HMK'nın 307. maddesine göre davadan feragat, davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir. Feragat ile davacı, dava konusu haktan maddî hukuk açısından geri dönülemeyecek biçimde vazgeçtiğinden, bu konuda artık herhangi bir hak talep etmesi kural olarak mümkün değildir. Feragat, bir inşai hakkın kullanılması niteliği taşır, karşı tarafın veya mahkemenin kabulüne gerek yoktur ve dosyaya vardığı anda kendiliğinden sonuç doğurur. Kural olarak davacı, her davadan hiçbir kayda tabi olmaksızın feragat edebilir. Kayıtsız ve şartsız olması gereken feragat, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır. HMK'nın 311. maddesine göre feragat, kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. Somut uyuşmazlıkta, her ne kadar mahkemece davanın reddine karar verilip, verilen karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiş ise de, karardan sonra davacı vekili ...tarafından UYAP sisteminden gönderilen 27/06/2025 tarihli dilekçe ile müvekkili ... ile davalı ...A.Ş arasında imzalanan 23.06.2025 tarihli Sulh Sözleşmesi doğrultusunda davadan feragat ettiklerini bildirdiği, davacı vekillinin dosyada mevcut vekaletnamesinin davadan feragat yetkisini içerdiği, davalı ... A.Ş vekili ... tarafından da UYAP sisteminden gönderilen 02/07/2025 tarihli dilekçe ile yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesini talep ettiği anlaşıldığından, aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi 09/02/2024 gün ve 2023/193 Esas - 2024/64 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 2-Davanın feragat nedeni ile REDDİNE, 3-Davacının ilk oturumdan önce davadan feragat etmesi nedeniyle 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL harcın 2/3'ü olan 410,27-TL'nin, peşin alınan 179,90-TL'den mahsubu ile bakiye 230,37-TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 4-Davalı ... kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 40.000,00.TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı ... verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına, 6-Davalılar tarafından yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 7-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen taraflara iadesine (HMK m.333), 8-Davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 427,60-TL maktu istinaf karar ve ilam harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 9-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına dair, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 02/07/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 02/07/2025 Başkan Üye Üye Katip Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.