Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2023/1887 E. 2026/264 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2023/1887
Karar No
2026/264
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

44. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I

DOSYA NO: 2023/1887 Esas

KARAR NO : 2026/264

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 24/10/2023

NUMARASI : 2020/691 E. - 2023/776 K.

DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 12/02/2026

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;

G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü :

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı ... A.Ş., İstanbul 11. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyası ile müvekkilleri aleyhine 1 Eylül 2009 tarihinde 39.475.81 TL ilamsız icra takibinde bulunduğunu, bu takibe müvekkilleri tarafından süresinde itiraz edildiğini, bu sebep ile İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/912 Esas sayılı dosyası ile Menfi Tespit Davası açılmış, ancak ilerleyen aşamada bilirkişi raporları da alınıp karar aşamasına gelinmiş iken dava takip edilmemiş, 08.10.2019 tarihinde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş olduğunu ve bu kararın da 20.11.2019 tarihinde kesinleştiğini, gerek icra dosyasında gerekse önceki Menfi tespit davasında taraf olan ... ... A.Ş. Gayrı faal olduğunu, istirdata konu ödemelerin de davacı müvekkilleri tarafından yapıldığını, davaya esas icra dosyasının halen aktif olduğunu, icra takibine esas evrakın ... Bankası Çağlayan Şubesine ait keşidecisi ... .... Ltd.Şt., Lehdarı ... ... A.Ş. olan 26.12.2008 keşide tarihli arkası ... tarafından ciro edilmiş ve Erişim ... tarafından bankaya ibraz edilmiş 25.418-TL bedelli çek olduğunu, takibe konu çekin davalı ... firmasına verilmediğini, karşılığında da bir para alınmadığını, davalı firma ile gayrı faal ... arasında 03.07.2008 başlangıç tarihli ... sözleşmesi olduğunu, sözleşmede diğer davacı müvekkillerin de kefil olduğunu, ancak sözleşme gereği bir borcun doğması ve kefalet sorumluluğu için davalı firmanın bu çeki kırmış ve para ödemiş olması gerektiğini, bunun olmadığını, yine İstanbul 16. Noterliğinin 3 Mart 2009 gün ve ... Yevmiye no ile çekilen ihtarnamesinin de hukuken bir şey ifade etmediğini, dava konusu çekin bundan başka 24 çek ile birlikte ikinci diğer davalı ... Ldt. Şti.ne verildiğini, olağandışı mücbir sebeplerden dolayı borç zamanında ödenemeyince de bir Erteleme Protokolü yapıldığını, bu çeklerin her birinin yerine başka çekler verildiğini, 12.03.2008 tarihinde, yani dava konusu çekin vadesinden 9 ay 4 gün önce çekin dava dışı ... Aliminyuma iade edildiğini, ancak arkasındaki cironun iptal edilmeden o şekilde kaldığını, bu olaydan sonra dava dışı ihbar olunan ... .... Ltd. Şti.'nin bu çekin arkasındaki ciro ile birlikte davalı ... firmasına vererek bedel aldığını, bunu sonradan öğrendiklerini zira ... firmasının da davalı ... firmasının müşterisi olduğunu, ancak battığını, davalı ... firmasının çekin keşidecisi de olan ...'dan parayı alamayacağını görünce müvekkili firma ile aralarındaki ... sözleşmesini ticari etiğe aykırı olarak aleyhe kullanıp bu şekilde icra takibi yaptığını, davanın açılmamış sayılmasına karar verilen eski dava ve bu davaya sunulan delillere bakıldığında davalı ... Firmasının parayı taraflarına hangi tarihte ve ne kadar ödediğini, hesaba ya da müvekkili firmaya ait bir şahsa ödediğine dair bir belge ibraz etmediğini, icra takibinin ilamsız takip olduğunu, davalı ... firmasının usul gereği davaya esas 25.418.-TL. tutarındaki çeki hangi tarihte kimden aldığını, kime ya da nereye ne kadar ödeme yaptığını ispat etmek ve defterlerinde de göstermek zorunda olduğunu, çeki davalıya kendilerinin değil ... Alimünyumun verdiğini, parayı da onların aldığını, neticeden davalı ... firmasına böyle bir borçlarının olmadığını, davalı yan kötü niyetli bir icra takibi başlattığı ve bu parayı da fazlası ile aldığını, faiz oranları ve hesaplamaların tümüyle yanlış olduğu ve itiraz ettiklerini, icra takip aşamasında davalı firmanın vekili Av. ...'e 2009 yılında 9.000,00 TL ve 4.000,00 TL elden nakit olarak gönderilmiş, bu 13.000.00 TL'nin icra dosyasına bildirilmediğini, alacaklı yanca da bu miktar borçtan tenzil edilmediğini, borcu kabul etmemek ile birlikte İstirdat taleplerinin esas olmak üzere bu 13.000.00 TL yi de 2009 tarihinden kanuni faizi ile birlikte talep ettiklerini, isticvap ve Yemin teklifi taleplerinin olduğunu, İstanbul 11.İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyadan dolayı müvekkillerin borçlarının olmadığının tespitini, dosyaya yapılan ödemelerin icra takibindeki faiz oranı ile birlikte davalılardan istirdadını, davalı firmanın kötü niyetli olması sebebiyle takip dönemi yürürlükte olan hüküm gereği %40 dan aşağı olmamak üzere müvekkillerin vaki zarar ve ziyanının tazmini yolunda haksız ta ki tazminatı ile tecziyelerine, icra dosyasına ödenmiş paralar ve icra takip aşamasında davalı firmanın vekili Av. ...'e 2009 yılında 9.000.00 TL ve 4.000.00 TL elden nakit olarak gönderilen 13.000.00 TL icra dosyasına bildirilmemiş olmakla bu miktarında ödenme tarihleri itibarı ile icra takibindeki faiz oranında faizi ile birlikte istirdadına karar verilmesini talep etmiştir. Davalılara usulüne uygun olarak dava dilekçesinin tebliğ edildiği, süresi içerisinde dosyaya cevap dilekçesi sunmadığı, duruşmalara katılmadığı görülmüştür. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "....Menfi tespit istemine konu icra takibinin 2009 yılında yapıldığı, anılan tarihte 6361 sayılı kanunun yürürlükte bulunmadığı, buna göre genel hükümlere göre değerlendirme yapılması gerektiği anlaşılmakla, takibe konu çekin şekli olarak düzgün ciro silsilesi ile davalı ... şirketine geçtiği, ticari defter ve kayıtlarında da alacağın mevcut olduğu, her ne kadar davacı tarafça , davalı ... şirketi avukatı ...'e nakit olarak 2009 yılında 9.000,00 TL ve 4.000,00 TL elden nakit olarak gönderildiği iddia edilmiş ise de, anılan iddiaya yönelik olarak yazılı bir delil sunulmadığı, anılan iddianın yemin teklifi suretiyle ispatlanacağının dava dilekçesinde belirtildiği, buna istinaden 24/10/2023 tarihli duruşmada davacı vekiline yemin deliline dayanıp dayanmayacağı sorulduğunda yemin deliline dayanmayacaklarını beyan ettiği, böylece haricen ödeme yapıldığı iddiasının da ispatlanamadığı, davacı ile davalı ... Ltd. Şti. Arasındaki temel ilişkiden doğan defilerin davalı ... şirketine karşı ileri sürülemeyeceği de nazara alındığında ispatlanamayan davanın reddine" karar verilmiştir.

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;

-Davalı ... ...'in İstanbul 11. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyası ile müvekkilleri aleyhine 1 Eylül 2009 tarihinde 39.475.81 TL ilamsız icra takibinde bulunduklarını, bu takibe müvekkilleri tarafından süresinde itiraz edilmediğini, İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/912 Esas sayılı dosyası ile menfi tespit davası açıldığını, ancak ilerleyen aşamada bilirkişi raporları da alınıp karar aşamasına gelinmiş iken dava takip edilmediğini ve 08.10.2019 tarihinde davanın açılmamış sayılmasına karar verildiğini ve bu kararın da 20.11.2019 tarihinde kesinleştiğini, gerek icra dosyasında ve gerekse de önceki Menfi tespit davasında taraf olan ... ... A.Ş gayrı faal olduğunu, istirdata konu ödemelerin de davacı müvekkilleri tarafından yapıldığını, İlk davanın takipsiz kalması sonrası huzurdaki Menfi Tespit davası açıldığını, ilk davadaki anlatımlar ile birlikte; takibin ilamsız takip olduğu, Davaya esas İcra takibinin dosya alacaklısı tarafından takip edilip, sürekli ek para istenmesine rağmen, huzurdaki dosyada vekalet konulup dosyanın takip edilmediği, ispat yükünün davalı alacaklı yanda olduğu iddia edildiğini, icra takibine esas evrakın ... Bankası Çağlayan Şubesi ne ait keşidecisi ... .... LDT ŞİTİ. Lehdarı ... ... A.Ş olan 26.12.2008 keşide tarihli arkası ... tarafından ciro edilmiş ve Erişim ... tarafından bankaya ibraz edilmiş 25.418 TL bedelli çek olduğunu, 01.09.2009 tarihinde ilamsız takip yapıldığını, takibe konu çekin davalı ... firmasına verilmediğini, karşılığında da bir para alınmadığını, Davalı firma ile gayrı faal ... arasında 03.07.2008 başlangıç tarihli ... sözleşmesi olduğunu, sözleşmede diğer davacı müvekkillerin de kefil olduğunu, sözleşme gereği bir borcun doğması ve Kefalet sorumluluğu için davalı firmanın bize bu çeki kırmış ve para ödemiş olması gerektiğini ancak bunun olmadığını, Davanın açılmamış sayılmasına karar verilen eski dava ve bu davaya sunulan delillere bakıldığında davalı ... firmasının parayı taraflarına hangi tarihte ve ne kadar ödediğini, hesaba ya da müvekkili firmaya ait bir şahsa ödediğine dair bir belge ibraz etmediğini, icra takibinin ilamsız takip olduğunu, Davalı ... firmasının usul gereği davaya esas 25.418 TL tutarındaki çeki hangi tarihte kimden aldığını, kime ya da nereye ne kadar ödeme yaptığını ispat etmek ve defterlerinde de göstermek zorunda olduğunu, davalının elinde aleyhlerine böyle bir belge olmadığını, çünkü çeki kendisine ... verdiğini, parayı da onların aldığını,-ilgili icra takip aşamasında davalı firmanın vekili Av. ...’e 2009 yılında 9.000.00 TL ve 4.000.00 TL elden nakit olarak gönderildiğini, bu 13.000.00 TL İcra dosyasına bildirilmediğini, alacaklı yanca da bu miktarın borçtan tenzil edilmediğini, İcra Takibinin İlamsız takip olduğunu, isat yükünün davalı alacaklıya düştüğünün görmezden gelindiğini, kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dava, İstanbul 11. İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı icra dosyasından borçlu olmadığının tespiti ile ödenen bedellerin istirdatı istemine ilişkin açılan menfi tespit davasıdır. İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/912 Esas sayılı dosyanın bir örneğinin Uyap sistemi üzerinden mahkemece celp edildiği anlaşılmıştır.Mahkemece celp edilen İstanbul 11. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra takip dosyasında; davacı/alacaklının 01/09/2009 tarihinde .... Tic. A.Ş. , ... ve ... aleyhinde, 25.418,00-TL Asıl alacak, 10.167,20- TL aylık %5 AKDİ FAİZ -26.12.2008'den itibaren, 1.270,90-TL Çek Tazminatı, 2.619,71-TL yargılama giderleri ve avukatlık ücreti, 39.475,81-TL Toplam alacak'ın tahsiline ilişkin icra takibine geçtiği ve takibin kesinleştiği görülmüştür.Mahkemeye sunulan bilirkişi Mali Müşavir ...'ın 16/01/2023 tarihli raporunda, davalı Faktöring şirketi ile dava dışı ... A.Ş. Arasında 03.07.2008 tarihli Faktöring sözleşmesi akdedilmiş olduğu, davacıların faktöring sözleşmesinde, dava dışı ....Tic.A.Ş.nin 150.000.-TL'lık borcuna müşterek müteselsil borçlu/müteselsil kefiller olarak imza attıkları, dava dışı ....Tic.A.Ş.nin keşidecisi davalı ....Ltd.Şti. olan 25.418.-TL tutarlı 26.12.2008 vadeli çeki ciro ederek davalı ... ... A.Ş. (... A.Ş.)'ye alacağını temlik ettiği, 26.12.2008 vadeli ve 25.418.-TL. tutarlı çekin vade günü bankaya ibraz edildiği ancak, çek bedelinin yeterli bakiye olmadığından davalı ... şirketince tahsil edilemediği, çek bedelinin tahsil edilememesi üzerine davalı ... şirketi, çekte ciranta olan dava dışı şirket ile faktoring sözleşmesinde dava dışı şirketin 150.000.-TL'ye kadar olan borcuna kefil olan davacılara İlamsız Ödeme emri gönderildiği, ödeme emrinin davacılara tebliğ edilmiş olmasına rağmen davacılar tarafından itiraz edilmediğinden takibin kesinleştiği, dava dışı şirket ile davalı faktöring arasında 6361 sayılı kanunun 9/2. Maddesine göre işlem yapılıp yapılmadığı tespit edilmediği, zira, dava dışı şirket tarafından davalı ... şirketine alacak bildirim formu ile (çek - ve fatura teslim belgeleri) teslim edilip edilmediği ve de dava dışı şirket ile davalı faktöring şirketi arasında akdedilen sözleşmeye istinaden oluşan cari hesap (borç/alacak) durumu ve bu işlemlerin defterlere yansıtılıp yansıtılmadığının defterlerinin incelenmemesi nedeniyle belirlenmediği, dosyadaki mevcut belglere göre davacıların dava tarihi itibariyle davalı ... şirketine 2.903,41 TL. borçlu olduğu, davacılar, davalı ... şirketi avukatı ...'e nakit olarak 2009 yılında 9.000,00 TL ve 4.000,00 TL elden nakit olarak gönderildiğini beyan iddia etmiş ise de, dava dosyasına bu ödemelere ait belge sunulmadığı, hususları tespit edildiği, şayet davacılar tarafından faktoring şirket avukatı ...'e yapıldığı iddia edilen ödeme belgelerinin sunulması halinde davacıların (13.000,00- 2.903,41-)10.096,59 TL. kadar alacaklı olacağı, sonucuna varılacaktır. Aksi halde, davacılar, dava tarihi itibariyle 2.903,41 TL kadar davalı ... şirketine borçlu olduğu kanaatine varıldığını bildirdiği görülmüştür.Mahkemeye sunulan bilirkişi Mali Müşavir ...'ın 06/07/2023 tarihli ek raporunda, kök raporda yapılan tespitlerde davacıların ortağı oldukları dava dışı şirketin kefalet borcundan dolayı dava tarihi itibariyle davalı ... şirketine 2.903,41 TL. borçlu olduğu kanaatini değişterecek bir hususun mevcut olmaması (bir belgenin ibrazı edilmemesi ve davacılar vekilinin itirazlarının ispata muhtaç olması karşısında) görüşlerini muhafaza ettiği kanaatine varıldığını bildirdiği görülmüştür.Mahkeme karar gerekçesinde icra takibinin 2009 yılında yapıldığı ve o tarihte 6361 Sayılı Yasanın yürürlükte olmadığı, bu durumda genel hükümlere göre değerlendirme yapılması gerektiği ve davacı tarafça davalı ... Ltd. Şti. arasındaki temel ilişkiden doğan defilerin davalı ... şirketine karşı ileri sürülemeyeceğini açıklanmışsa da;13/12/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6361 Sayılı Yasadan önce imzalanan faktoring sözleşmesinden kaynaklanan uyuşmazlığın 2006 tarihli Finansal Kiralama Faktoring ve Finansman Şirketlerinin Kuruluşu ve Faaliyet Esasları Hakkında yönetmelik hükümleri uygulanarak çözümlenmesi gerektiği, faktoring ilişkisinin üçlü tarafından biri olan davacıların temel ilişkiden doğan defileri faktoring şirketine karşı sürebileceği kanaatine varılmıştır.

Dosya kapsamında bulunan İstanbul 16. Noterliğinin 03 Mart 2009 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile, takip alacaklısı ... ... A.Ş.'nin davacılar ... ve ... ile dava dışı ... A.Ş. Aleyhine hesap kat ihtarı keşide ettiği, ihtara göre... Çağlayan Şubesi'nin 26/12/2008 tarihli ve 25.418,00 TL meblağlı çekin ödenmediğini hesabın kat edildiğini, 24 saat içerisinde işlemiş gecikme faizi, % 5 BSMV ve icra takip masrafları ile birlikte 33.500 TL'nın ödenmesinin ihtar olunduğu anlaşılmıştır.Davalı ... şirketi ile dava dışı ... A.Ş. arasında 03.07.2008 tarihli Faktoring sözleşmesi akdedildiği, davacıların faktoring sözleşmesinde, dava dışı ... A.Ş.'nin 150.000.-TL'lık borcuna müşterek müteselsil borçlu/müteselsil kefiller olarak imza attıkları, dava dışı ....A.Ş.nin keşidecisi davalı ....Ltd.Şti. olan 25.418.-TL tutarlı 26.12.2008 vadeli çeki ciro ederek davalı ... ... A.Ş.'ye alacağını temlik ettiği, 26.12.2008 vadeli ve 25.418.-TL. tutarlı çekin vade günü bankaya ibraz edildiği ancak, çek bedelinin yeterli bakiye olmadığından davalı ... şirketince tahsil edilemediği, çek bedelinin tahsil edilememesi üzerine davalı ... şirketi, çekte ciranta olan dava dışı şirket ile faktoring sözleşmesinde dava dışı şirketin 150.000.-TL'ye kadar olan borcuna kefil olan davacılara ilamsız ödeme emri gönderildiği, ödeme emrinin davacılara tebliğ edilmiş olmasına rağmen davacılar tarafından itiraz edilmediğinden takibin kesinleştiği, mahkemece alınan bilirkişi raporu ve dosyadaki mevcut belgelere göre davacıların dava tarihi itibariyle davalı ... şirketine 2.903,41 TL. borçlu olduğu, buna göre davacıların müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imzasının bulunduğu faktoring sözleşmesine konu borcun davalı tarafça ispatının gerektiği ancak davalı tarafça ticari defter kayıtlarla bu hususun ispatlanamadığı, alacağı bildirir herhangi bir kayıt bulunmadığı, yönetmelik hükümlerine göre temel ilişkideki defilerin davalılara karşı ileri sürülebileceği, ancak davacının ticari defter ve kayıtlarına göre 2.903,41 TL'den davacıların sorumluluğunun bulunduğu, davacı tarafça nakit olarak 2009 yılında 9.000,00 TL ve 4.000,00 TL elden nakit olarak gönderildiği beyan edilmiş ise de, dava dosyasına bu ödemelere ait belge sunulmadığı, buna göre 2.903,41 TL yönünden davanın reddi, kalan kısım yönünden davanın kabulü gerekirken, davanın reddine karar verilmesi yerinde görülmemiştir.Davanın İstanbul 11. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyasından dolayı borçlu bulunmadığının tespiti ve ödenen bedellerin istirdadı talepli açıldığı, davalı ....Ltd.Şti.'nin takipte alacaklı olmadığı, mahkemece taraf sıfatı dava şartı olmakla resen gözetilerek, bu davalı yönünden açılan davanın pasif husumet yokluğundan reddi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır.Yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK 353/1-b/2 maddesi gereğince KISMEN kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Davacılar vekilinin istinaf isteminin KISMEN KABULÜ ile,

2-İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 24/10/2023 tarih, 2020/691 E., 2023/776 K. Sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına,

3-AÇILAN DAVANIN KISMEN KABULÜ İLE, İstanbul 11. İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyasındaki takibin 2.903,41 TL asıl alacak üzerinden devamına, kalan kısım yönünden takibin iptali ile borçlu olmadığının tespitine, kötüniyet tazminat talebinin REDDİNE,

Davalı ....Ltd.Şti. Yönünden açılan davanın pasif husumet yokluğundan reddine,

4-İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;

4/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 2.498,32 TL karar harcından peşin alınan 674,15 TL'nin mahsubu ile 1.824,17 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine,

4/b-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan: 54,40 TL başvurma harcı, 674,15 peşin harç, 7,80 TL vekalet harcı, 1.400,00 TL bilirkişi ücreti, 911,00 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 3.047,35 TL'nin, davanın kısmen kabul edilmiş olması sebebiyle, 2.803,56TL'nin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,

4/c-Davalı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan, yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,

4/ç-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 36.572,40 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine,

5-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;

5/a-İstinaf talebi kabul edildiğinden davacı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,

5/b-İstinaf yargılaması için davacı tarafından yapılan 738,00 TL istinaf yoluna başvurma harcı, 184,00 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 922,00 TL'nin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine,

5/c-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,

6-6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,

6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 12/02/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2023/1887, K. 2026/264, T. 12.02.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2023-1887-e-2026-264-k-c5ecdf80f1d8