Bölge Adliye Mahkemesi · Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi 2023/1701 E. 2025/380 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Daire
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/1701
- Karar No
- 2025/380
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ 2023/1701 Esas - 2025/380 Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2023/1701 KARAR NO : 2025/380
TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR
İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 28/04/2023 NUMARASI : 2022/231 Esas 2023/295 Karar
DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 05/04/2022 KARAR TARİHİ : 10/04/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 10/04/2025
Taraflar arasındaki itirazın iptali istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı, davalı tarafından süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. DAVA Davacı; dava dışı ... İnşaat San ve Tic. Ltd. Şti. ile arasında 01/02/2013 tarihli ve 10.000.000-TL bedelli Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığını, davalı tarafın ise, iş bu sözleşmeyi müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatı ile imzaladığını, dava dışı asıl borçlu şirketin kredi borcunu vadesinde ödememesi üzerine, tarafından ihtarname keşide edildiği halde borcun ödenmediğini, hesapların kat edilerek davalı aleyhine Ankara 31. İcra Müdürlüğü'nün 2022/4483 sırasında icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu, itirazın haklı nedenlere dayanmadığını belirterek itirazın iptaline, takibin devamına, %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP Davalı; dava dışı Müflis ... İnşaat San. ... Ltd. Şti.'nin, davacı banka ile Genel Kredi Sözleşmesi imzaladığını, kendisinin, bu sözleşmeye 31/12/2014 tarihinde 195.000-TL bedelle sınırlı ipotek kefaleti verdiğini, ... parsel 5 nolu taşınmaz üzerinde 12/05/2015 tarihinde davacı banka lehine 195.000-TL bedelle sınırlı olarak birinci dereceden ipotek tesis edildiğini, davacı banka tarafından ipoteğin paraya çevrilmesi talebiyle başlatılan Ankara 4. İcra Müdürlüğü'nün 2021/10348 sayılı dosyasında ipotek bedeli ödenerek satışın düştüğünü, dosyanın infaz olduğunu, bu nedenle davacı bankaya hiçbir borcu bulunmadığını savunarak haksız davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, yapılan yargılama sonunda, davalı kefilin, takip tarihi itibariyle kefalet limiti olan 195.000-TL'yi aşan tutarda borçlu bulunduğunun tespiti gerekçesiyle; davanın kabulü ile davalının Ankara 31. İcra Müdürlüğü'nün 2022/4483 esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptaline, takibin devamına, hüküm altına alınan 195.000-TL alacağın %20'si oranında hesaplanan 39.000-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine dair karar verildiği anlaşılmıştır. İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın vekil yerine asile tebliğinin hatalı olduğunu, iki kere 195.000-TL üzerinden hem kefalet hem ipotek verildiğinin kabulünün hatalı olduğunu, gerçek iradesinin sadece 195.000-TL yönünden tek ipotek kefaleti olduğunu, ayrıca hem kefalet miktarının hem de ipotek bedelinin 195.000-TL gibi spesifik bir rakam olmasının da bunun kanıtı olduğunu, bahsi geçen Kredi sözleşmesi dolayısıyla tek bir 195.000-TL değerinde ipotekle kefalet borcu bulunup bu borcun da 01/02/2013 tarihli Genel Kredi Sözleşmesine dayanılarak Ankara 4. İcra Müdürlüğü'nün 2021/10348 (2016/14805) sayılı dosyası üzerinden başlatılan takip neticesinde satış öncesinde ödendiğini, davacı bankaya hiçbir şekilde bir borcu bulunmadığını, davanın reddi gerektiğini, sonuç olarak mahkeme kararının hatalı olup kaldırılması gerektiğini, bu kapsamda aleyhine hükmedilen vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin de eksik ve hatalı olduğunu ileri sürmüştür. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsiline yönelik başlatılan icra takibine vaki itirazın itirazın iptali ile icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. 6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede; Davalı vekili 15/09/2023 tarihli istinaf başvuru tarihinden sonra, 24/03/2025 tarihli UYAP üzerinden gönderdiği dilekçesi kapsamında, istinaf kanun yoluna başvurudan feragat ettiğini beyan etmiştir. Feragat, 6100 Sayılı HMK'nın 307. maddesi ve genel hükümler uyarınca istemde bulunanın talep sonucundan vazgeçmesidir. Dosyada mevcut Av. ... vekilinin Ankara 79. Noterliğinden verilen 07/09/2022 tarih ve 12888 yevmiye numaralı vekaletnamesinde davadan veya kanun yollarından feragat yetkisinin olduğu anlaşılmıştır. Başvuru hakkından feragati düzenleyen HMK'nın 349/2. maddesinde; "Başvuru yapıldıktan sonra feragat edilirse, dosya bölge adliye mahkemesine gönderilmez ve kararı veren mahkemece başvurunun reddine karar verilir. Dosya, Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmiş ve henüz karara bağlanmamış ise başvuru feragat nedeniyle reddolunur." hükmüne yer verilmiştir. Bu durumda, dava dosyası istinaf incelemesi yapılmak üzere Bölge Adliye Mahkemesine gönderildikten sonra davalı vekilince istinaf başvurusundan feragat edilmiş olmakla, davalı vekilinin istinaf isteminin feragat sebebiyle reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 349/2. maddesi gereğince FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE, 2-Davalı tarafça yatırılan 738-TL istinaf yoluna başvuru harcı, 3.330,12-TL istinaf nispi karar harcının, istek halinde istinafa başvuran davalıya iadesine, 3-İstinaf giderlerinin başvuran davalı üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraf vekilleri yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.10/04/2025
Başkan- Üye - Üye - Zabıt Katibi -