Bölge Adliye Mahkemesi · İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi 2023/1624 E. 2026/19 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Daire
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/1624
- Karar No
- 2026/19
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2023/1624
KARAR NO : 2026/19
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Bakırköy 1. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 25/05/2023
NUMARASI : 2022/160 E. - 2023/120 K.
DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 20/01/2026
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkilinin ... ve ... tescil numaraları ile "..." olarak tescilli olduğunu, davalı tarafın, müvekkili firmaya ait olan tescilli ... markasının tersten yazılışı olan ... ibaresini yazarak iltibas oluşturacak düzeyde benzer bir internet adresini haksız bir şekilde kullanarak marka hakkına tecavüz ettiği gibi, TTK'nın haksız rekabet hükümlerini de ihlal ettiğini; sanal ortamda yapılan aramalarla ilgili müvekkili firmaya çok sayıda şikayet geldiğini, davalı firmanın müvekkilinin marka değerinden haksız şekilde faydalanarak iş yapmaya çalıştığını, davalı tarafın, müvekkili firmayla aynı sektörde ve aynı ürün grubuna yönelik satış yapmakta olduğunu, davalının ... tescil no.lu "..." markasının müvekkilinin markasına çok benzediğini, müşteriler açısından ayırt edilmesinin mümkün olmadığını, davalının haksız olarak söz konusu ibarenin ticaretini yaptığını, Bakırköy 2. FSHHM'nin 2022/100 D.İş sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporunda, davalının müvekkiline ait tescilli marka hakkına tecavüzünün tespit edildiğini ve davalı tarafa ait "....com" internet sitesine erişim engeli getirildiğini, davalı tarafın ayrıca ... isimli ... ve ... adresi ile ... ... isimli bir ... hesabını da kullanmakta olduğunu iddia ederek, davalı markasının SMK m.6’nın 3-5-6. fıkralarına göre 20. sınıf emtialar bakımından SMK m.25 kapsamında hükümsüzlüğüne karar verilerek markalar sicilinden terkinini, davalı adına kayıtlı ....com, ...sitelerinde bulunan sayfalar üzerinden "..." ibareli kullanımların, müvekkili adına tescilli markalara tecavüz oluşturduğunun tespitini, men’ini ve tecavüzün önlenmesini, marka tecavüz eylemlerinin önlenmesi cümlesinden olmak üzere, müvekkili markalarının benzerlerini taşıyan ve davalı tarafından kullanılan tabela, broşür, katalog gibi tanıtıcı her türlü araç ile iltibas oluşturduğuna karar verilecek markayı taşıyan ürünlerin ve sadece bu ürünleri üretmeye yarayan her türlü araç ve gereç, kalıp, ambalaj gibi malzemelerin bulundukları yerlerden toplatılmasını ve imhasını, haksız kullanıma konu markayı içeren sosyal medya ve internet sitelerinden söz konusu haksız kullanımların sonlandırılmasını talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesi ile, müvekkilinin davacının markasına yönelik bir marka tecavüzünün söz konusu olmadığını, markasını usulüne uygun olarak kazandığını, kendi markasını kullandığını, müvekkilinin ahşap kitaplık, ... yaptığını, davacının çalışma alanının ise metal olduğunu, tarafların marka isimlerinin tamamen birbirinden farklı olduğunu, marka amblemlerinin de birbirinden farklı olduğunu, müvekkilinin amblemi kitap raflarıyla yazılmış şekilde iken davacının ambleminin beş yıldız arasına yazılmış "..." şeklinde olduğunu, bilirkişi raporunun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olmadığını, rapora istinaden verilen tedbir kararı neticesinde müvekkilinin internet sitesinin kapatılmasının hukuka aykırı olduğunu, orta düzey tüketicilerin bu iki markayı karıştırmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davacının markasını farklı şekillerde kullanması sebebiyle asıl müvekkilinin markasına saldırıda bulunulduğunu belirterek, davanın reddini istemiştir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "...Dosya kapsamı deliller, TPMK kayıtları ve bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde; sonraki tarihli davalı markası 20. sınıfta tescilli olup, davacının önceki tarihli tescilli markaları 6, 20, 21, 35 ve 42. sınıflarda tescillidir. Davalı markasının tescilli olduğu emtialar davacının önceki tarihli tescilli markası kapsamında aynı/benzer emtialardır. Davacı markasındaki ... ibaresi (üstte stilize edilerek gösterilmiş ..., altında ... ibaresi olmak üzere) davalı markasında kullanılmıştır. Davacı markasındaki ... ibaresi ve ibareyi çevreleyen yıldız figürleri ve davalı markasında ... ibaresinin stilize edilerek ve üstte-daha vurgulayıcı biçimde markada yer almış olması, 20. sınıf emtiaların yöneldiği ortalama tüketici kitlesi nezdinde davalı markasının davacı markasından ayırt edilmesini sağlamadığı, davalı markasının SMK m.6/f.1 anlamında davacının önceki tarihli markası ile ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma ihtimaline sebep olacağı ve böylece SMK 25/1 maddesi anlamında hükümsüzlük koşullarının oluştuğu anlaşılmakla, hükümsüzlüğe dair talep yönünden davanın kabulü gerekmiştir. Davacının tecavüze ilişkin talebi yönünden yapılan değerlendirmede; Bakırköy 2. FSHHM'nin 2022/100 D. İş sayılı dosyasında verilen 13.05.2022 tarihli karar ile davalıya ait ....com alan adlı internet sitesi erişime engellenmiştir. Söz konusu değişik iş dosyasında tespit edilen davalı taraf marka kullanımının ... sistemleri tanıtım ve satışına yönelik olduğu, davalının "..." şeklinde marka kullanımının mevcut olduğu, ilgili emtiaların bankolar, vitrin ve stantlar (hediyelik eşya, fon kartonu, çanta, kitap, defter, tual, kalemlik, oyuncak, kırtasiye, fırça ve boya, okul öncesi) olduğu görülmüştür. Davalı tarafın marka kullanımı, davacının önceki tarihli "..." markalarının tescilli olduğu 6, 20 ve 35. sınıflar kapsamındaki ürünler ve hizmetle aynı/benzer olup, yukarıda hükümsüzlük talebi değerlendirilirken de belirtildiği üzere davacı markaları ile iltibas tehlikesi doğuracağı sonuç ve kanaatine varılmıştır. Davalının eyleminin, SMK 155 maddesi de nazara alındığında, iltibas suretiyle (SMK m.7/f.2-b) SMK m.29/f.1 gereği davacı marka hakkına tecavüz teşkil ettiği anlaşılmakla, davacının davasının bu talep yönünden de kabulü gerekmiştir. Bu itibarla aşağıdaki hüküm kurulmuştur. " karar verilmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle;-Dosya arasına alınan bilirkişi raporuna göre müvekkilinin makasının somut gerçekleşmiş bir marka tecavüzü bulunmadığını, raporun sonuç bölümünde bir ihtimalden bahisle müvekkilinin markasının hükümsüzlüğüne karar verildiğini, Bilirkişi raporunda ki aleyhteki tespitlere itiraz ettiklerini, -müvekkilin markasının yazılışı şekli iştigal olduğu faaliyetin davacıdan çok farklı olduğunu, müvekkilinin zaten bu markanın tescilini yaptırmış olduğunu, Markanın tescilinde herhangi bir olumsuzlukla da karşılaşmadığını, Bilirkişi raporunun denetime elverişli bir rapor olmadığını, İnternet sitesinin kime ait olduğunun bile tespit edilemediğini, müvekkilinin sitesi ve ya sosyal medya hesaplarının davalının hiç bir markasına tecavüz etmediğini ve haksız kazanç sağlamadığını, dosyada farklı bir heyetten rapor alınması gerekirken müvekkilinin hukuki savunma hakkının ihlal edildiğini,-6 Şubat Kahramanmaraş depremi nedeni ile Adana da bulunduklarını ve bulundukları şehir içinde sürelerin durmuş olmasına rağmen bilirkişi raporunun taraflarına durdurulmuş olan bu zaman zarfında tebliğ edildiğini ve yeterince inceleyip irdeleme fırsatı bulamadan savunma yaptıklarını, ek süre verilmeden ya da yeniden farklı bir heyetten rapor alınmadan davanın karara çıkarıldığını, uzman görüşü sunulacağını,-tedbir kararının usule aykırı olduğunu, Davalı müvekkilinin davacının işlerini olumsuz etkilemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, müvekkilinin ahşap kitaplık, ... yaptığını, Davacının çalışma alanının ise metal olduğunu, -Davacı ve davalı müvekkilinin marka isimlerinin tamamen birbirinden farklı olduğunu, Davacının marka isminin ''...'' olup davalı müvekkilinin marka isminin ''...'' olduğunu, ... kelimesinin kimsenin tekelinde olamayacak evrensel bir terim olduğunu ve temel bir eşyayı temsil ettiğini, -Davacı ve davalı müvekkilinin marka amblemlerinin de birbirinden farklı olduğunu, Davalı müvekkilinin ambleminin kitap raflarıyla yazılmış şekilde iken davacının ambleminin beş yıldız arasına yazılmış ... şeklinde olduğunu, Marka görsellerinin dosyada mübrez olduğunu, -Davacı tarafından alınan bilirkişi raporuna istinaden verilen tedbir kararı neticesinde müvekkilinin internet sitesinin kapatılmasının hukuka aykırı olduğunu, Bilirkişi raporunin denetime elverişli bir rapor olmadığını, İnternet sitesinin kime ait olduğunun bile tespit edilmediğini, verilen tedbir kararı neticesinde müvekkilinin işlerinin olumsuz etkilendiğini, tedbir kararının istinaf incelemesi devamınca kaldırılmasını talep ettiklerini, davanın reddine karar verilmek üzere kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dava, davalı adına tescilli ... tescil nolu markanın hükümsüzlüğü ve davalının davacının marka haklarına tecavüzünün tespiti, men'i ve ref'i taleplidir.Türk Patent ve Marka Kurumu'ndan gelen kayıtlardan, ... ve ... tescil numaralı markaların "..." davacı adına , ... tescil numaralı markanın davalı adına tescilli olduğu, davalı markasının 20. Sınıfta "..." tescilli olup, davacının önceki tarihli tescilli markalarının 6, 20, 21, 35 ve 42. sınıflarda tescilli olduğu anlaşılmıştır. Bakırköy 2. FSHHM'nin 2022/100 D. İş sayılı dosyasında verilen 13.05.2022 tarihli karar ile davalıya ait ....com alan adlı internet sitesi erişime engellenmiştir. Söz konusu değişik iş dosyasında tespit edilen davalı taraf marka kullanımının ... sistemleri tanıtım ve satışına yönelik olduğu, davalının "..." şeklinde marka kullanımının mevcut olduğu, ilgili emtiaların bankolar, vitrin ve stantlar (hediyelik eşya, fon kartonu, çanta, kitap, defter, tual, kalemlik, oyuncak, kırtasiye, fırça ve boya, okul öncesi) olduğu görülmüştür.Taraf vekillerince deliller sunulduktan ve resen celbi gereken deliller de toplandıktan sonra dosyada bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş olup, dosyanın tevdi olunduğu bilirkişi heyeti hazırlamış olduğu 16/02/2023 havale tarihli raporda sonuç olarak, davalı adına tescilli ... tescil nolu markanın SMK 6/f.1 maddesi kapsamında ve davalı marka kullanımının SMK 7/f.2-b maddesi kapsamında davacıya ait ... ve ... tescil nolu markalar ile ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma ihtimaline sebep olacağını, davalı markasının hükümsüzlüğüne ve davalının davacı marka hakkına tecavüzüne ilişkin takdirin mahkemeye ait olduğunu bildirmiştir. Markanın hükümsüzlüğü halleri SMK'nın 25/1. maddesinde düzenlenmiş olup SMK'nın 5. ve 6. maddelerinde sayılan hallerden birinin mevcut olması halinde Mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verileceği belirtilmiştir. Huzurdaki davada; karıştırılma (iltibas) sebebine dayalı olarak SMK'nın 6/1 maddesi kapsamında davalı markasının hükümsüzlüğü ve SMK'nın 7/2-b. maddesi kapsamında marka hakkına tecavüz ile TTK kapsamında haksız rekabet istemleri yönünden yasal koşulların bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi gerekmiştir.6769 sayılı SMK 27. Maddesi gereğince, markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesi hâlinde bu karar marka başvuru tarihinden itibaren etkili olup, markaya bu Kanunla sağlanan koruma hiç doğmamış sayılacağından öncelikle birleşen marka hükümsüzlüğü davasının incelenmesi gerekmektedir. Tarafların markaları arasında iltibasa yol açacak derecede benzerlik olup olmadığının tespitinde işaretin, ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınarak bütünü itibariyle görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları izlenimin esas alınması gerekmekte olup dosyanın tetkikinde; davacının en eski tarihli markası ... ve ... tescil numaralı markaların "..." şekilli markası olduğu, 20. Sınıfta tescilli olduğu, hükümsüzlük istemine konu olan davalının ... tescil numaralı "..." şeklinde aynı sınıflarda tescilli olduğu, '"...'' ibaresi her iki markada mevcut olduğu, davalı markasının "... ve ..." kelimelerinin yer değiştirerek yazılması nedeniyle genel benzerliği önemli ölçüde etkilemediği, önceki tescilli markanın kelime unsurunun yer değiştirmesi ve markanın geneline hakim olmayan şekil unsurunun eklenmesi sonucu oluşturulan markaların önceki markadan farklılaşmadığı, davacı markalarının esas unsuru itibariyle tescilli olduğu mallar yönünden ayırt edici olduğu, tanımlayıcı ibare olmadığı her iki markada ortak unsur olan “..." kelimesinin bulunduğu, yine şekil unsurunun davacı markalarının baskın unsuru olmadığı, sınıfsal benzerlik bulunduğu, iltibas bulunduğu, markaların ortalama tüketici nezdinde bütüncül izlenimde benzer algılanabileceği , işletmeler arasında bağlantı kurma ve davalının markasının davacı şirketin seri markalarından biri gibi algılanma ihtimali bulunduğu, davalı markasının, davacı markalarının tescil kapsamındaki benzer ve bağlantılı mallar bakımından karıştırılma ihtimaline yol açacağı, buna göre hükümsüzlük kararı verilmesinin yerinde olduğu, bilirkişi raporunda belirtilen emtialar yönünden SMK 6/1 maddesi gereği hükümsüzlük koşullarının oluştuğu, sonraki tarihli markanın, marka hakkına tecavüz davalarında ileri sürülemeyeceği, marka hakkına tecavüz konusunda verilen kararın yerinde olduğu anlaşılmıştır. Dosya kapsamındaki somut delillerle davalı vekilinin istinaf başvurusunun yerinde olmadığı kanaatine varılmış, istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1- Usûl ve yasaya uygun Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 25/05/2023 tarih ve 2022/160 E., 2023/120 K. sayılı kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL nispi istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 462,15 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine,
3- Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,
5- Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,
6- Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 20/01/2026