Bölge Adliye Mahkemesi · İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi 2023/1582 E. 2024/1948 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Daire
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/1582
- Karar No
- 2024/1948
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO: 2023/1582 Esas
KARAR NO: 2024/1948
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 4. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ: 10/11/2022
NUMARASI: 2021/27 Esas, 2022/143 Karar
ASIL DAVADA:
DAVANIN KONUSU: Tasarıma Tecavüzün Tespiti, Meni, Refi, Tazminat
DAVA TARİHİ: 27/06/2014
MAHKEMENİN 2015/101 ESAS, 2015/99 KARAR SAYILI BİRLEŞEN DOSYASI
DAVA: Endüstriyel Tasarım Tescil Belgesinin Hükümsüzlüğü
DAVA TARİHİ: 24/09/2014
KARAR TARİHİ: 19/12/2024
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 2005 yılında kurulduğunu ve alanında öncü bir kurum olan ... A.Ş'nin ortağı olduğunu, davacının özgün duvar kaplama ürünleri tasarlamakta ve bunları kendi müşterilerine ... markası ile satmakta olduğunu, tasarlanan ve üretilen bu ürünlerin hukuki korumalardan yararlanması ve kötü niyetli kişi ve kurumlarca kullanılmasını engellenmesi amacıyla her defasında yüksek masraflarla ayrı ayrı tescil ettirildiğini, haricen yapılan araştırmalar sonucunda, davacının tescilli tasarımlarının yanıltmaya sebebiyet verecek şekilde davalı şirket tarafından benzerlerinin kullanıldığın tespit edildiğini, üretim ve kullanım hakkı sadece davacıya ait olan tasarımların hem de daha kalitesiz bir malzeme kullanılarak davalı tarafından imal edilip satıldığından haberdar olunduğunu, davalıya, Bakırköy ... Noterliği'nin 28.04.2014 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin gönderildiğini, davalının ise davacının tasarımlarının özgün olmadığını hukuki mesnetten yoksun bir şekilde iddia ettiğini, davacının Türk Patent Enstitüsü nezdinde ..., ... ve ... tescil numaralı ve ... markalı tasarımlarının, davalı tarafça ..., ..., ... VE ... isimleri kullanılarak izinsiz olarak ve de haksız kazanç elde edecek amaçlı olarak kullanılmakta olduğunu, 554 sayılı Endüstriyel Tasarımların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 51. maddesi gereğince davalıdan talep edilen bilgi ve belgelerin haksız bir şekilde reddedilerek davacıya verilmediğini, davalı açısından, davacının tescilli tasarımı olan ürünler ile ilgili edilmiş ve de süregelen tecavüzün menini, FSEK m. 68 ve 554 sayılı KHK'nin 52/b maddesi gereğince davalının kusuruyla ve haksız olarak elde ettiği gelirin davacı tarafından tam olarak hesaplanmasının mümkün olmadığının dikkate alınması ile fazlaya ilişkin her türlü dava ve talep hakkının saklı kalması kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL'sinin ihtarnamenin davalı şirketçe tebellüğ edildiği tarih olan 30.04.2014 tarihinden itibaren verilen 7 (yedi) günlük sürenin bittiği tarih olan 07.05.2014 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesini, kararın ulusal bir gazetede ilan ettirilmesini dava ve talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının endüstriyel tasarımlarının mutlak manada yenilik kriteri ile ayırt edicilik vasıflarına sahip bulunmadığını, harcı alem tasarım niteliğinde bulunduklarını, hükümsüzlük istemi ile Bakırköy 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2014/215 E. sayılı dosyada davacı aleyhine dava açıldığını, davalının kendisine ait tescilli tasarımları sebebiyle tasarım tescilinden doğan haklarını kullanmakta olup kimsenin hakkına tecavüzü söz konusu olmadığını, haksız bir rekabetin oluşmadığını, kimsenin hakkına bir tecavüzün bulunmadığını, gerekli bilirkişi incelemesi yaptırıldığında davalının haklılığının anlaşılacağını, tam tersine, davacının, davalıya ait olup tasarım tescil belgesi ile korunan ve isimlerini Osmanlı Donanmasından alan ..., ..., ... isimli duvar paneli modellerini taklit ederek haksız kazanç sağladığını, davacının, fazla harç yatırmamak için, dava değerinin 1.000-TL olarak gösterdiğini, davanın reddini talep etmiştir.
BİRLEŞEN DAVA Davacı taraf dava dilekçesinde özetle; davalı tarafın duvar kaplamaları (panelleri ) ile benzerlerinin imalat ve montajı ile iştigal etmekte olduğunu, davalı tarafın uzun yıllardan beri dünyanın her yerinde yerli ve yabancı çeşitli firmalarca yaygın olarak üretilip kullanılan ve artık harcı alem hale gelmiş bazır materyallerin, kendisine ait bulunduğu ve bunları bizzat kendisinin tasarlamış olduğunu iddia ederek tescil ettirdiğini, davalıya ait olup TPE nezdinde tescilli ..., ..., ... tescil numaralı çoklu tasarımların hükümsüzlüğüne karar verilerek sicilden terkin edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı taraf cevap dilekçesinde özetle; kendilerince açılmış olan tasarım ihlali ile tecavüzün men'i davasının İstanbul Adliyesine açılmış olduğunu, dolayısıyla davacı yanın bu talebinin anlamlandırılamadığını, iş bu davaya bakmakla yetkili mahkemelerin İstanbul Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemeleri olduğunu, dosyada yetkisizlik kararı verilmesini gerektiğini beyan etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI: "1-Asıl davanın KISMEN KABULÜ İLE, davalı birleşen davacıya ait graba isimli ürünün davacı birleşen davalıya ... tescil numaralı tasarımına ve davalı birleşen davacıya ait burgaca isimli ürünün davacı birleşen davalıya ait ... tescil numaralı tasarımına tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, bu tecavüzlerin men'ine, a-676,12 TL maddi tazminatın 07/05/2014 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, b-Hüküm özetinin Türkiye çapında yayın yapan tirajı en yüksek üç gazeteden birinde masrafı davalıya ait olmak üzere bir kez ilanına, 4-Birleşen davanın KISMEN KABULÜ İLE, davacı birleşen davalı adına TPMK nezdinde ... ve ..., ... ve ..., ... numara ile tescilli tasarımlar hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, fazlaya ilişkin talebin reddine, " Şeklinde karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMLERİ: Davacı/karşı davalı vekili istinaf isteminde özetle; Asıl davada tazminat yönünden yapılan hesaplamanın eksik ve hatalı olduğunu, bilirkişinin de satış faturalarının tamamının ibraz edilmediğini davalının elde ettiği kazancın tespitinin mümkün olmadığı yönünde görüş bildirdiğini, talebin KHK 52/b maddesi gereğince "yoksun kalınan kazanç" talep edildiğini, takdir olunan tazminatın çok düşük olduğunu, Karşı dava yönünden; mahkemece önceki bilirkişi raporları içerikleri dikkate alınmadan karar verildiğini, çelişkinin giderildiği yeni bir rapor alınmadığını, İstanbul 1FSHHM 2015/12 D.İş sayılı dosyasının bilirkişilerce davalı -birleşen davacının tecavüzlerini tespitte değerlendirilmediğini, FSEK kapsamında eser niteliği taşıyıp taşımadığı değerlendirmesinin de yerinde olduğunu, bu konuda ek rapor talebinin reddinin yerinde olmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı/karşı davacı vekili istinaf isteminde özetle; Asıl dava bakımından; müvekkilin TPK nezdinde tescilli "..." isimli tasarımının davacı-birleşen davalının dava dilekçesinde arasında yer almadığını, maktadır. Sehven bilirkişi ve mali incelemeye dahil edilen ... isimli tasarım, davacı birleşen davalının tecavüz ve tazminat davasına konu edilmediğini, mahkemece davanın konusu olmayan "..." isimli tasarım bakımından tecavüzün men'ine karar verilmesi, HMK m.26 uyarınca taleple bağlılık ilkesine, usul ve yasaya aykırı olduğunu, Müvekkilinin "..." adlı tasarımı davacı- birleşen davalının ... nolu tasarımının değil, davacı-birleşen davalının kendi adına tescil ettirmeye çalışıp da tescili iptal edilen ... nolu tasarımın benzeri olduğunu, Müvekkilinin kullandığı tasarım ise çok eski olup Japon mimar ... tarafından 1976 yılında piyasaya arz edildiğini, "https://...org/..." linkinde yer alan ve 1976 yılına ait görsel sunulduğunu, davacı- birleşen davalının ... no ile kendi adına tescil ettirdiği paslanmış metal görünümlü beton şeklindeki uygulama piyasada maruf olan bir uygulama olup; yeni ve ayırt edici olmadığını, ... no'lu tasarımın ... nolu beton uygulamasının detayı olduğunu, Davacının davasını 2014 yılında açtığını, 2015 yılında tespit davası açtığını, ... adlı tasarım tecavüz iddiası kapsamına girmediğini, İlk derece mahkemesinin burgaca isimli tasarım bakımından tecavüzün men'ine karar vermesinin de hatalı bilirkişi raporuna dayandığını, Müvekkilinin “...” adlı tasarımı TPK nezdinde tescilli olup davacı-birleşen davalının tasarımından çok farklı şekilde ve ayırt edici nitelikte olduğunu, tecavüz oluşmadığını, Tazminat koşullarının oluşmadığına mezkur tasarım bakımında da davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, mahkemenin gerekçesine esas aldığı raporda davacının harcıalem nitelikte elde ettiği bu tasarımın yenilik ve ayırt edicilik vasfının bulunmadığı değerlendirilmeden karar verilmesi hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin “...” adlı tasarımı tescilli olup, davacı hükümsüzlük davası açılmadığını, Müvekkilin iki tasarımını da tescile dayalı kullandığını, Tescilli kullanımlar tecavüz oluşturmayacağı gibi müvekkili aleyhine hükmedilen maddi tazminatı da kabul etmediklerini, birleşen hükümsüzlük davası yönünden ise; Davacı tarafın tüm tasarımları koruma dışı ve harc-ı alem tasarım tescili mahiyetinde olduğunu, birleşen dava konusu tasarımlardan ..., ..., ... sayılı tasarımların hükümsüzlüğüne karar verilmesi gerektiğini, Davacı tarafın tasarımları ayırt edicilik vasfına sahip olmadığını, ürünlerin panel kaplama olduklarından görünümleri de doğal taş ve tuğla olup paneller zorunlu bir şekle tabii olup tasarımcının alternatif alanı kısıtlı olduğunu, Dosyada yer alan bilirkişi raporlarının beşinde de davacı - birleşen davalının kendi adına tescil ettirdiği tasarımların çoğunun gerçekte yeni ve ayırt edici olmadığını tespit edildiğini, davacının kötüniyetli olduğunu ve piyasada maruf ürünleri kendi adına tescil ettirerek haksız konum elde etmeye çalıştığını, Hükümsüzlük değerlendirmesi açısından, ..., ... konu tasarımlardan ilk ikisi aynı olduğunu, Davalı-birleşen davacının tescilleri renk dışında 2008 yılında yapılan tescilin birebir aynısı olduğunu, Bilirkişilerin yenilik olarak ileri sürdüğü şekil ve perçin detayları birebir aynı olduğunu, birleşen davada tüm tasarımlar yönünden hükümsüzlük kararı verilmesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE Asıl dava, davalının ..., ..., ..., ... isimli ürünlerinin davacının ..., ..., ... numaralı tasarımlarına tecavüz teşkil ettiği iddiası ile tecavüzün tespiti, meni, refi ile maddi tazminat istemine ilişkindir. Birleşen dava ise asıl davaya konu tasarımların hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince asıl davanın ve birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bu karara karşı asıl dosyada davacı-birleşen dosyada davalı vekili, asıl dosyada davalı-birleşen dosyada davacı vekili, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Somut uyuşmazlıkta; mahkemece aşamalarda 2 ayrı bilirkişi heyetinden rapor alınmış alıp mahkemece hükme esas alınan ve Dairemizce yeterli görülen son bilirkişi heyeti kök ve ek raporlarına göre birleşen davada yenilik unsuruna haiz olmayan tasarımlar yönünden hükümsüzlük kararı verilmesi yerindedir. Bilirkişilerin ek raporlarda itirazları değerlendirdiği ve geçerli tarih bilgisi içermeyen görsellerin değerlendirmeye alınmamasının yerinde olduğu dikkate alındığında taraf vekillerinin birleşen davaya ilişkin istinaf istemlerinin reddine karar vermek gerekmiştir. Asıl dava yönünden ise; davacı, dava dilekçesinde davalının ..., ..., ..., ... isimli ürünlerinin tescilli çoklu tasarımlarına tecavüz oluşturduğunu ileri sürmüş, dilekçesi ekindeki ihtarnamede de aynı ürünlere değinerek tecavüzün sona erdirilmesini talep etmiştir. Mahkemece alınan ilk bilirkişi raporu ve hükümsüzlük kararı verilen tasarımlar dikkate alındığında dava dilekçesinde açıkça isimleri yer verilen ürünler yönünden tasarıma tecavüz oluşmadığı tespit edilmiştir. Davacı vekili, dava tarihinden sonra İstanbul 1.FSHHM nin 2015/12 D.iş sayılı dosyası ile delil tespit talebinde bulunmuş ve rapora itirazında da delil tespitinde belirlenen ürünlerin de değerlendirilmesi gerektiğini ileri sürmüş, mahkemece bu yöndeki talep yönünden bilirkişi raporu alınmıştır. Ancak, davacı dava dilekçesinde davalının tecavüzlü ürünlerinin isimlerini açıkça belirterek talebini sınırlandırmıştır. Dava tarihinden sonra alınan değişik iş raporuna konu hususlar başka bir davanın konusunu oluşturabilirse de iş bu davada incelenemeyecektir. Davalı vekilinin istinaf isteminde ve aşamalardaki beyanlarında bu yöndeki itirazları mevcut olup mahkemece "..." ve "..." isimli ürünler yönünden karar verilmesi HMK 26.maddesine aykırılık oluşturmuştur. Bu durumda dosyada mevcut raporlara göre asıl davaya konu ürünlerin davacının tescilli tasarımları ile tecavüzlü olduğu ispatlanamadığından asıl davanın reddine karar verilmesi gerekirken kısmen kabulüne karar verilmesi yerinde görülmemiş, davalı vekilinin bu yöndeki istinaf isteminin kabulü gerekmiştir. Açıklanan nedenlerle davacı vekilinin asıl ve birleşen dava yönünden istinaf isteminin esastan reddine, davalı vekilinin birleşen dava yönünden istinaf isteminin reddine, asıl dava yönünden isteminin kabulü ile kararın kaldırılmasına, asıl davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi ayrıntılı kararda açıklandığı üzere; Davacı vekilinin asıl ve birleşen davaya ilişkin istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE, Davalı-birleşen dosyada davacı vekilinin birleşen davaya ilişkin istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE, 3-Davalı-birleşen dosyada davacı vekilinin asıl davaya ilişkin istinaf isteminin KABULÜNE, İSTANBUL 4. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ'nin 2021/27 Esas, 2022/143 Karar sayılı, 10/11/2022 Tarihli kararının HMK 353/1-b-2, 355.maddeleri gereğince KALDIRILMASINA, A .Asıl davanın REDDİNE, B. Birleşen davanın KISMEN KABULÜ İLE, davacı birleşen davalı adına TPMK nezdinde ... ve ..., ... ve ..., ... numara ile tescilli tasarımlar hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 4- İlk derece yargılamasındaki harç ve yargılama giderleri yönünden; Asıl davada A. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca hesap olunan 427,60 TL karar harcından peşin yatırılan 25,20TL'nin mahsubu ile kalan 402,40TL bakiye karar harcının davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, B. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen tasarıma tecavüzün tespiti davası yönünden 40.000TL, reddedilen maddi tazminat istemi yönünden 1000TL vekalet ücretinin asıl dosyada davacıdan alınarak asıl dosyada davalıya verilmesine,C. Davacı yanca yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına,Birleşen davada:A. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca hesap olunan 427,60 TL karar harcından peşin yatırılan 25,20TL'nin mahsubu ile kalan 402,40TL bakiye karar harcının birleşen davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, B. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kısmen kabul edilen hükümsüzlük davası yönünden 40.000TL vekalet ücretinin birleşen davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren birleşen davacıya verilmesine, C. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kısmen ret edilen hükümsüzlük talebi yönünden birleşen davalı vekili yararına hesap olunan 40.000,00 TL vekalet ücretinin birleşen davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren birleşen davalıya verilmesine, D. Birleşen davacı tarafından yapılan 3.950,00 TL bilirkişi ücreti, 76,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 4.026,00 TL ve 50,40 TL (peşin+başvuru) olmak üzere toplam 4.076,40 yargılama giderinden ret edilen miktar üzerinden hesaplanan 2.038,20 yargılama giderinin birleşen davalıdan alınarak birleşen davacıya verilmesine, kalan masrafın birleşen davacı üzerinde bırakılmasına, E. Birleşen davalı tarafından yapılan 59,00 TL yargılama giderinden ret edilen miktar üzerinden hesaplanan 29,50 TL yargılama giderinin birleşen davacıdan alınarak birleşen davalıya verilmesine, kalan masrafın birleşen davalı üzerinde bırakılmasına, 5-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin; -Asıl davada davalının istinaf istemi kabul edildiğinden davalı tarafça yatırılan 179,90TL istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde asıl dosyada davalıya iadesine, -Asıl davada davacının istinaf istemi reddedildiğinden davacı tarafça yatırılan 269,85TL harcın alınması gereken 427,60TL harçtan mahsubu ile bakiye 157,75TL harcın asıl dosyada davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, - Birleşen davada davacının istinaf istemi reddedildiğinden alınması gereken 427,60TL harcın peşin alınan 269,85TL harçtan mahsubu ile 157,75TL harcın birleşen davada davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, - Birleşen davada davalının istinaf istemi reddedildiğinden alınması gereken 427,60TL harçtan peşin alınan 179,90TL harcın mahsubu ile 247,70TL bakiye harcın birleşen dosyada davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, -Asıl davada kabul edilen kısım için davalı tarafından yapılan 492,00TL istinaf yoluna başvurma harcı, 112,50TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 604,50TL'nin asıl davada davacıdan alınıp asıl davada davalıya verilmesine, -Asıl davada davacı tarafından yapılan, birleşen dosyada taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, -İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti tayinine yer olmadığına, 6-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince taraflara iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.19/12/2024