Bölge Adliye Mahkemesi · İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi 2023/1450 E. 2026/476 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Daire
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/1450
Karar No
2026/476
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

13. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2023/1450 Esas

KARAR NO: 2026/476 Karar

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

NUMARASI: 2022/67 Esas - 2023/495 Karar

TARİH: 05/06/2023

DAVA: ÇEK İSTİRDAT

KARAR TARİHİ: 05/03/2026

İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının ticari ilişki kapsamında dava dışı ...'den aldığı dava konusu ... Bankası ...Şubesi’ne ait, ... seri nolu, ....10.2021 vade tarihli ve 50.000,00 TL tutarlı çekin kaybolduğunu, bu nedenle Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2021/629 E. sayılı dosyası üzerinden 24/09/2021 tarihinde çek iptali davası açıldığını, Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi'nin ....09.2021 tarih ve..... sayılı nüshasının .... sayfasında dava konusu çekin de içerisinde bulunduğu çeklerin iptali için dava açıldığının ilan edildiğini, bu ilana rağmen davalının dava konusu çeki bankaya ibraz ettiğini, mahkemece davalıya karşı istirdat davası açmak üzere taraflarına süre verildiğini, iptali talep edilen kayıp çeklerin davacı şirketin eski ortağı ... tarafından davacının bilgisi ve rızası dışında alındığının, iptali talep edilen çeklerden bir başkası için dava dışı ...'ne karşı Adıyaman 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2021/462 esas sayılı dosyasındaki yargılamada ortaya çıktığını, eldeki davaya konu çekin davalıya verilmesini gerektirir bir ticari ilişki bulunmadığını, çek arkasında davacının cirosunun da olmadığını ileri sürerek; davacının elinden rızası dışında çıkan çekin istirdadına ve müvekkilinin meşru hamil sıfatıyla alacaklı olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu çeki cari hesap borcuna karşılık olarak ...... Şti. şirketinden ciro yoluyla teslim aldığını, yasal defterlerinde kayıtlı olduğunu, banka tarafından çekin davalık olduğu bilgisi üzerine 08.11.2021 tarihinde ...Kargo ..... gönderi numarası ile ...şirketine iade edilerek 12.11.2021 tarihinde çek bedelinin tahsil edildiğini, bu nedenle kendileri üzerine pasif husumet düşmediğini, davacının iddiasına ve dava dilekçesi 3. Paragrafında yazdığı üzere, çeki piyasaya süren kişinin davacı şirketin eski ortağı ... olduğunu, hukuken çekin piyasaya sürülmesinde rıza ve teslim bulunduğundan, cebri icra yoluyla takipte bulunan yada çeki elinde bulunduran kişiye karşı dava ikame etmesi gerekirken, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, davacı şirketin eski ortağı ... ile davacı şirket arasındaki hukuki çatışma ve menfaat ilişkisinin iyiniyetli 3. kişi konumundaki müvekkile dava yoluyla sirayet ettirilmesinin mümkün olmadığını, zorunlu arabuluculuk dava şartının yerine getirilmediğini, kambiyo ilişkisinin temel ilişkiden bağımsız olduğunu, çekin kural olarak ödeme vasıtası olduğunu, davacının iddialarını yazılı delille ispat etmesi gerektiğini belirterek, davanın reddi ile davacının %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatı ödemeye mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:

İlk Derece Mahkemesi 05/06/2023 tarih ve 2022/67 Esas - 2023/495 Karar sayılı kararında; davalının dava konusu çeki, kendisinden önceki ciranta ... firmasından süregelen ticari ilişkilerine dayanarak aldığının, çek bedelinin tahsil edilememesi üzerine iade edildiğinin, davalının alacağını banka havalesi ile dava dışı firmadan aldığının anlaşıldığı, davalının çeki ağır kusur veya kötü niyetle elinde bulundurduğunun davacı tarafından ispatlanamadığı, bu nedenle dava konusu çekin davacının ticari defterlerinde kayıtlı olup olmamasının dosyaya bir katkı sağlamayacağı, zira bu durumun davalının kötü niyet veya ağır kusurunun ispatında bir önem taşımayacağı, dava ve usul ekonomisi gözetilerek başka bir bilirkişi incelemesi yapılmamasına gerek görülmediği gerekçeleri ile davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yalnızca davalı ticari defterleri üzerinde inceleme yapılarak, davacı defterleri incelenmeksizin karar verilemeyeceğini, davalı tarafından çekin bankaya ibraz edildiği tarihte, Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/629 esas sayılı dosyası üzerinden devam eden çek iptali davası nedeniyle Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi'nde ilan yapılmış olduğu, buna rağmen davalının iptal davasının görüldüğü mahkemeye başvurup hak talebinde bulunmadığını, çeki ibraz ettiğinde ödeme yasağı olduğunu öğrenmesi nedeniyle çeki aldığı şirkete iade ettiğini söyleyen davalının iyi niyetli üçüncü kişi olamayacağını, dava konusu olan ve olmayan altı adet çek ile ilgili açılmış bulunan istirdat davalarında çeklerin davacı elinden rıza hilafına çıkmasına sebep olan kişinin davacının eski ortağı ... olduğunun ortaya çıktığını, nitekim çekler arkasında davacının cirosu bulunmadığını, ...'in sahini olduğu dava dışı ....... Şti. ile davacı şirket arasında Adıyaman 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2022/32 esas sayılı dosyası üzerinden devam eden yargılamanın 13/09/2022 tarihli celsesinde, davalı vekilinin dava konusu çekin de içerisinde bulunduğu çeklerin bedelsiz kaldığını beyan ettiğini; ikrar niteliğindeki bu beyan karşısında hukuken çekin geçersiz olduğunu ve müvekkiline iadesinin gerektiğini, ileri sürerek, yukarda açıklanan ve re'sen nazara alınacak sebeplerle, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:

HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava; TTK'nun 792 maddesi kapsamında çek istirdadı istemine ilişkin olup, mahkemece davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.6102 sayılı TTK’nin 792. maddesi, "Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790. maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür.'' hükmünü haizdir. Anılan yasal düzenlemeye göre; çek istirdadı davasında davacı istirdadını talep ettiği çekin yetkili ve meşru hamili olduğunu, çekin elinden rızası hilafına çıktığını ve çeki eline geçirmiş bulunan yeni hamilin çekin iktisabında kötü niyetli veya ağır kusurlu olduğunu ispatla yükümlüdür. Somut olayda; dava konusu 30/10/2021 keşide tarihli, keşidecisi ... olan 50.000,00-TL tutarlı çekin hamiline yazılı olduğu, davalının beşinci ciranta olduğu, mahkemece davalı defterleri üzerinde yaptırılan mali bilirkişi incelemesi neticesinde, davalının kendisinden önceki ciranta ile 2021 yılında ticari ilişkisi bulunduğunun, dava konusu çekin de önceki cirantadan alınan çek olarak deftere kaydedildiğinin, ödeme yasağı nedeniyle çekin karşılıksız çıkması akabinde davalının çeki kendi cirantasına iade ederek, çek bedelini havale yolu ile tahsil ettiğinin anlaşıldığı, davacının çekin rızası hilafına elinden çıktığını ispat etmesinin çek istirdadı davasının kabulü için yeterli olmadığı, aynı zamanda davalının çekin iktisabında kötü niyetli veya ağır kusurlu olduğunu da ispat etmesi gerektiği, davalı defter ve kayıtlarına göre, davalının çeki iktisapta kötü niyetli veya ağır kusurlu olduğu ispat olunamadığından, mahkeme gerekçesinde de belirtildiği üzere, davacının defterlerinin incelenmesinin sonuca etkisinin bulunmayacağı, davalının çeki, dava dışı ve çekin ilk cirantası olan ...'nden almadığı, bu durumda dava dışı ...'nin çekin bedelsiz olduğunu ikrar ettiği yönündeki davacı iddiası doğru olsa dahi, bu ikrarın davalı bakımından bir sonuç doğurmayacağı, yapılan bu saptamalar karşısında mahkemece davanın reddine dair verilen kararın dosya kapsamına uygun olduğu, davacının aksi yöndeki istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Sonuç itibariyle, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere göre, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,

3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00-TL istinaf karar harcından istinaf eden tarafından peşin olarak yatırılan 179,90-TL harcın mahsubu ile bakiye 552,10-TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,

4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına,

5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,

6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 05/03/2026 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.

Atıf: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, E. 2023/1450, K. 2026/476, T. 05.03.2026, www.arakarar.com/karar/istanbul-bolge-adliye-mahkemesi-13-hukuk-dairesi-2023-1450-e-2026-476-k-6cae95aeb523