Bölge Adliye Mahkemesi · Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi 2023/1439 E. 2025/257 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Daire
- Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/1439
- Karar No
- 2025/257
- Karar Tarihi
T.C. GAZİANTEP BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : .... KARAR NO : ....
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I
Başkan :.... Üye :.... Üye :.... Katip : ... İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : GAZİANTEP 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : ... NUMARASI : ..
DAVACI :... VEKİLİ : Av. .... DAVALI : .... VEKİLLERİ : Av.. DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : ....
Davalı vekilinin istinaf başvurusu üzerine dairemize gelen dosya incelendi; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ile müvekkili şirket arasında .. ay geçerli . .. abonelik sözleşmesi yapıldığını, sözleşmeye göre müvekkili şirketin davalı şirkete internet alt yapısı sunmayı kabul ve taahhüt ettiğini, davalının kendisine düşen edimi ödemeyi taahhüt ettiğini, davalının taahhütün gereğini yerine getirmediğinden ödenmeyen fatura bedelleri ve borç miktarı için takip başlatıldığını, ancak borçlunun takibe itiraz ettiğini, itirazın haksız olduğunu, sözleşme ve taahhüte göre sözleşme bitim tarihinden önce sonlandırma talebi olan tarafın bunu yazılı bir şekilde .. yetkili bayisine bildirmesi gerektiğini, ancak herhangi bir bildirimde bulunulmadan fatura beldellerinin ödenmediğini, internet kullanım ücreti, gecikme bedeli, sözleşme bitimine kadar kalan günlerin ücreti, kurulum ücreti, aktivasyon ücreti, devlete ödenecek vergi olmak üzere toplam .. TL'nin ödenmemesi üzerine, fatura bedellerinden sonra ise sözleşme bitim tarihine kadar işleyecek günleri de hesaba katarak icra takibini başlattıklarını, ticari defter incelemesinde de durumun ortaya koyulabileceğini, arabuluculuk görüşmesinin anlaşamama olarak sonuçlandığını, bu nedenlerle itirazın iptalini, %.. oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; takip dayanağı olarak ..adet fatura gösterildiğini, icra takip talebinde dayanak gösterilmeyen bir belge ya da kaydın itirazın iptali davasında delil olarak sunulmasının mümkün olmadığını, takip dayanağı dışında bildirilen ve bildirilecek delillere muvafakatlerinin olmadığını, imzalanan sözleşmeye göre, davacı şirket müvekkil şirkete internet alt yapısı sunmayı taahhüt etiğini, müvekkil şirketin merkezi sözleşme tarihinde .. ili iken daha sonraki tarihlerde .. taşındığını, sunulacak alt yapı hizmetinin .. sunulması maksadıyla davacı yana noter kanalı ile ihtarname gönderildiğini ancak davacı şirketin.. tarihinde mail ortamında verdiği cevabi yazıda, nakil talep edilen bölgede alt yapı sistemlerinin bulunmadığını, bu talebi yerine getirmek ve alt yapı sistemi kurmak için ek ödemeler talep ettiğini, ek ödemelerin yapılmaması halinde talebi yerin getirmeyeceklerini ve kalan ayların parası olan .. TL talep edildiğini, böyle olunca müvekkilinin yerine getirmek zorunda olmadığı edimler karşısında alınmayan hizmeti içeren sözleşmeyi haklı nedenle feshettiğini, adres değiştirilen yerde alt yapısının olmamasının müvekkilinin sorumluluğunda olmadığını, davacı yanın sözleşmeden kaynaklı edimlerini yerine getirmediği gibi müvekkil şirkete karşı haksız olarak icra takibini başlattığını, davacının sunmadığı ediminin karşılığını beklemekte haksız olduğunu bu nedenle davanın reddini istemiştir. İlk Derece Mahkemesince; "...her ne kadar .. ....kayıtlarında yer alan adres ... tarihli ihtarnamede bildirmiş olduğu adres ile aynı olsa da, diğer kayıtlara göre davacının taraflar arasında akdedilen sözleşmede bulunan adreste faaliyetlerinin devam ettiği dosya kapsamı itibariyle sabit olup adres değişikliği bakımından davalı tarafın .... tarihli ihtarnamede belirtmiş olduğu hususun gerçeği yansıtmadığı ve davalı tarafından sözleşmenin feshinin haklı bir nedene dayanmadığına kanaat getirilmiştir. Hal böyle olmakla birlikte davacının talep edebileceği alacak miktarı bakımından bilirkişi raporu alınmış olup hazırlanan raporda davacı yanın talep ettiği miktarın yerinde olduğu mütalaa edilmiştir. Anılan rapor mahkememizce hükme esas alınmıştır. Öte yandan davacı taraf icra takibinde her ne kadar işlemiş faiz talebinde bulunmuşsa da faiz başlangıç tarihi ve davalının temerrüdüne dair dosyaya davacı tarafça herhangi bir delil ibraz edilmemiş olup işlemiş faiz bakımından talebin reddine karar vermek gerekmiştir. Yine davacı vekili dava dilekçesi ile icra inkar tazminatı talebinde bulunmuştur. Somut uyuşmazlığa konu icra takibindeki alacak sözleşmenin feshinden kaynaklanmakta olup alacağın varlığı ve miktarı yargılamayı gerektirmektedir. Bu haliyle de alacak likit nitelikte olmadığından icra inkar tazminatı talebi mahkememizce yerinde görülmemiştir...." gerekçesi ile; Davanın kısmen kabul ve kısmen reddi ile; davalının .....sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazının .... TL asıl alacak bakımından iptali ile takibin bu miktar üzerinden devamına, işlemiş faiz alacağı talebi ve icra inkar tazminatı talebinin reddine, davalı vekilinin kötü niyet tazminatı talebinin reddine, dair karar verilmiş, karara karşı davalı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; kararın usul ve yasalara aykırı olduğunu, müvekkili şirketin haklı fesih hakkının bulunduğunu, müvekkilinin taşıma yapılacak adreste davacı şirketin altyapısının olmamasından veya alt yapısının yetersiz olmasından sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, kaldı ki sözleşmede davacının alt yapı giderlerini talep etme hakkı olduğuna dair herhangi bir hükmün olmadığını, sözleşmede gerçekleşmesi halinde nakil ücretinin alınacağına dair hükmün olduğunu, somut olayda davacı tarafından yapılan bir nakil işleminin olmadığını, bu sebeple bilirkişi tarafından ek ücret ve alt yapı giderleri talebinin yerinde olduğunun rapor edilmesinin, bilirkişi raporunun eksik ve hatalı olarak hazırlandığının göstergesi olduğunu, davacı şirketin vermediği bir hizmeti talep etmesinin dürüstlük kuralına aykırı olduğu gibi iyi niyetle bağdaşmadığını ileri sürerek ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılacak ise haksız ve dayanaksız davanın reddine, davacının takip konusu alacağın..sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İnceleme ve Gerekçe; HMK'nun 353. Maddesine göre dosya üzerinde ve HMK'nun 355. Maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni ile ilgili hususlar yönünden yapılan inceleme sonucunda; Dava, sözleşmenin davalı tarafından haksız olarak feshedilmesi sebebi ile ödenmeyen kurulum ücreti, gecikme bedeli, sözleşme bitimine kadar kalan günlerin ücreti, vergi, kurulum ücreti, aktivasyon ücretini içeren faturaların tahsili amacı ile başlatılan takibe vaki itirazın iptaline ilişkindir. . . . .üncü maddesinde ".. abonenin isteğini mücbir sebepler veya alt yapı işletmecisinden kaynaklanan teknik yetersizlik nedeniyle karşılanamamasından sorumlu değildir." belirtildiği üzere Davacı taraf olan .. firması alt yapı problemlerinden sorumlu olmadığı, abonelik sözleşmesinde yer alan .. maddesinde "Cihazlar için gerekli elektriği ve uygun şartları hazırlamak abonenin sorumluluğundadır ve bunun için gereken yardım ve maaliyetler (masraflar) abone tarafından tedarik edilecektir ve/veya karşılanacaktır." belirtilen açıklamada bu hizmetlerin davalı tarafından karşılanacağı, sözleşmenin 10.1 belirtildiği üzere ".. aboneden kaynaklanan arızların çözümü için aboneden herhangi bir bedel talep etme hakkı saklıdır." alt yapıdan davalı taraf sorumlu tutulduğundan dolayı, sözleşmeye göre alt yapı problemi abone kaynaklı kapsamına girdiği tespit edilmiştir. Ücretlendirme kısmı ise günümüz koşullarında davacı tarafın giderlerine göre uygun olduğu görülmüştür. Davaya konu icra takibinde çıkartılan ödeme emrinin davalının ... tarihli ihtarnamede bildirmiş olduğu adresten farklı bir adres olduğu, tebliğin usulüne uygun olarak yapıldığı, davalı tarafça süresi içerisinde itirazda bulunulduğu, davalı vekilinin vekaletnamesinde yer alan adresin de taraflar arasında akdedilen sözleşmede bulunan adres olduğu anlaşılmıştır. Bu açıklamalar doğrultusunda; her ne kadar ... tarihli ihtarnamede bildirmiş olduğu adres ile aynı olsa da, diğer kayıtlara göre davacının taraflar arasında akdedilen sözleşmede bulunan adreste faaliyetlerinin devam ettiği dosya kapsamı itibariyle sabit olup adres değişikliği bakımından davalı tarafın ... tarihli ihtarnamede belirtmiş olduğu hususun gerçeği yansıtmadığı ve davalı tarafından sözleşmenin feshinin haklı bir nedene dayanmadığı,. tarihli bilirkişi raporunda, ... icra takip tarihi itibariyle davacının davalıdan ...-TL asıl alacağı talep edebileceğinin tespit edildiği anlaşılmıştır. İlk derece mahkemesince yargılama sırasında uzman bilirkişiden alınan ve gerçek borç miktarını belirleyen gerekçeli, detaylı, taraf ve yargı denetimine elverişli bilirkişi raporu esas alınarak verilen kararın, mahkemece dosyada bulunan delillerin takdirinde hata yapılmadan iddia ve savunma ile birlikte hukuka uygun şekilde değerlendirilmek suretiyle Dairemizce de benimsenen yasal ve hukuksal gerekçelere ve maddi delillere dayandırılarak verilmiş olduğu anlaşılmakla, usul ve yasaya uygun olduğu tespit edilen karara yönelik istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-İstinaf incelemesine konu mahkeme kararı usul ve yasaya uygun olduğundan, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 2.154,83 TL harçtan peşin yatırılan 538,71 TL harcın mahsubuyla bakiye 1.616,12 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, 3-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi. .
Başkan Üye Üye Katip .. ¸e-imzalı ¸e-imzalı ¸e-imzalı ¸e-imzalı
..