Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2023/142 E. 2025/2106 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2023/142
- Karar No
- 2025/2106
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9.HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
ESAS NO: 2023/142
KARAR NO : 2025/2106
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ: 15/09/2022
NUMARASI : 2021/861 Esas - 2022/828 Karar
DAVA : Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı)
KARAR TARİHİ: 27/11/2025
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; 13.09.2019 tarihinde, dava dışı sürücü ...'ın idaresindeki ve davalı ... Sigorta A.Ş. nezdinde KZMS trafik poliçesi ile sigortalı olan... plakalı araç ile geri manevrası yaptığı esnada aracın sıkıştırması sonucu işyeri içinde çalışan davacı yayanın yaralandığı ve %53 oranında malul kaldığını, olayla ilgili olarak Bakırköy C. Başsavcılığınca soruşturma yapıldığını, olaydan davalı şirketin sorumlu olduğunu, ... plakalı araç olay tarihi itibariyle davalı ... Sigorta A.Ş. nezdinde ZMMS poliçesi bulunduğunu, yapılan başvuruya sigorta şirketi tarafından gönderilen 10.03.2021 tarihli cevabi mail ile evrak eksikliği sebebiyle olumlu yanıt verilmediğini belirterek HMK'nın 107. maddesi gereğince belirsiz alacak davası olarak açılan davada fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000 TL maddi tazminatın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesi talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından müvekkili şirkete eksik evrakla başvuru yapıldığını, müvekkil şirket ile ... Ürün. San. Tic. Ltd. Şti. arasında... plakalı araç için ZMMS poliçesi bulunduğunu, müvekkili sigorta şirketinin kusur oranında ve poliçe limiti ile sınırlı sorumluluk olduğunu, kazanın meydana geliş şeklinin, kusur durumunun ve maluliyet derecesinin tespit edilmesi gerektiğini, geçici iş göremezlik zararının teminat içinde olmadığını, SGK tarafından yapılan ödeme varsa tazminattan düşülmesi gerektiğini, dava konusu olay iş kazası niteliğinde olup davacının öncelikle SGK'ya başvurması gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Davanın reddine" karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Yerel mahkeme kararı yerinde olmadığını, yargılama esnasında dosya kusur bilirkişisine gönderildiğini ve alınan raporunda ... plakalı kamyonetin trafik sigortası olan davalı ... Sigorta A.Ş.’nin ise (KTK’nun 91. maddesi) kurallar gereği araç sürücüsü dava dışı ...’ın kusuru oranında ve sigorta kapsamına göre sorumlu olduğu tespit edildiğini, yine dosyaya sunulan kamera kayıtlarında da göründüğü üzere araç karayolu üzerinde harekete başlamış ve iş yeri içerisine dalmak suretiyle müvekkilin yaralanmasına sebebiyet verdiğini, her ne kadar kazanın sonuçlandığı yer iş yerinin içi olsa da eylemin başladığı yer karayolu sayılacak yerlerden olduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.Dosya kapsamından 13.09.2019 tarihinde, dava dışı araç sürücüsü ...'ın idaresindeki davalı sigorta şirketi nezdinde ZMMS sigortalı... plakalı aracın taşıt yolu üzerinde park halindeyken, aracın kontrolsüzce hareket ettiği ve taşıt yolu dışına çıkarak yol kenarında bulunan ...adlı iş yerine girdiği ve burada çalışan davacıya çarparak makine ile araç arasına sıkışmasına ve yaralanmasına sebebiyet verdiği anlaşılmıştır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 2. maddesinde bu Kanunun, karayollarında uygulanacağı belirtildikten sonra, bu kural biraz daha genişletilerek aynı maddenin (a) ve (b) fıkralarındaki durumlarda da uygulanabileceği öngörülmüş; karayolu tanımına girmediği halde genel trafiğin kullanımına açık olan yerler “karayolu gibi” kabul edilmiştir. Bu bağlamda, karayolu dışındaki alanlardan kamuya açık olanlar ile park, bahçe, park yeri, garaj, yolcu ve eşya terminali, servis ve akaryakıt istasyonlarında karayolu taşıt trafiği için faydalanılan yerler ile erişme kontrollü karayolunda ve para ödenerek yararlanılan karayollarının kamuya açık kesimlerinde ve belirli bir karayolunun bağlantısını sağlayan deniz, göl ve akarsular üzerinde kamu hizmeti gören araçların, karayolu araçlarına ayrılan kısımlarında da bu Kanun hükümlerinin uygulanacağı; bu haliyle, toplu trafiğin bulunduğu yerler ile karayoluyla bağlantısı olan yerlerin de bu kapsama alındığı belirtilmiştir.Anılan yasal düzenlemeler gereğince kamunun yararlandığı tüm yollar karayolu tanımı içindedir. Bu açıdan karayolunda taşıt trafiğine kamu yönetimince izin verilip verilmemesi önemli olmayıp fiilen bu amaçla kullanılması yeterlidir. Yine karayolu zemininin asfalt, beton, taş veya toprak olması arasında herhangi bir fark bulunmamaktadır. Bu açıdan köy, orman, dağ, tarla ve yayla yolları da karayoludur. Karayolları Trafik Kanunu’nun uygulanması için kazanın mutlaka karayolunda meydana gelmesi gerekmeyip karayolu ile bağlantısı olan, karayolu sayılan bir alanda meydana gelmesi halinde de karayolunda meydana gelmiş gibi kabul edilmektedir (Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2014/5898 E. - 2015/14368 K., 2014/2977 E.- 2015/8600 K., 2014/12143 E., 2014/10285 K. sayılı kararları) Benzer bir uyuşmazlıkta YargıtayHGK 2011/17-499 E., 2011/557 K.“Davaya konu trafik kazasının meydana geldiği fabrika sahasının da 2918 sayılı KTK'nun 2/a maddesi gereğince karayolu ile bağlantısının olmasına; özel izinle girilmesinin, özel güvenliğinin olmasının KTK'nın 2. md uygulanmasına engel bulunmamasına göre, kazanın meydana geldiği yer karayolu sayılan yerlerdendir ve KTK uygulanır.” şeklinde karar verilmiştir. Somut uyuşmazlıkta; kazanın dava dışı ...'ın idaresindeki sigortalı... plakalı kamyonet ile taşıt yolu üzerinde park halinde iken, aracın kontrolsüzce hareket etmesi ve taşıt yolu dışına çıkarak yol kenarında Referans Paslanmaz isimli iş yeri içine kontrolsüzce içeri girmesi, işyeri içinde ve bu yerde görevli personel olarak çalışan yaya İbrahim Keleş'e çarpması ve davacının... plakalı araç ile iş yerinde bulunan makine arasına sıkışarak yaralanması suretiyle meydana geldiği, kazanın meydana geldiği iş yerinin taşıt yoluna bağlantısı var olup olmadığı denetlenemediği, hükme esas alınan bilirkişi raporunda bu yönde bir değerlendirme bulunmadığı halde eksik inceleme ile karar verilmesi doğru olmamıştır. O halde İlk Derece Mahkemesince yapılması gereken gerektiğinde mahallinde keşif de yapılıp krokili rapor alınarak kazanın meydana geldiği yerin, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 2. ve 3. maddesinde sayılan yerlerden olup olmadığının ve karayoluyla bağlantı yolu olup olmadığının kesin bir şekilde belirlenmesi ve sonucuna göre karar verilmesi olmalıdır. Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın yukarıda belirtilen şekilde işlem yapılmak üzere mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere :
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,3-İstinaf karar harcının istek halinde İlk Derece Mahkemesince yatırana iadesine,4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,6-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.27/11/2025