Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2024/117 E. 2024/117 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2024/117
- Karar No
- 2024/117
- Karar Tarihi
T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/117 - 2025/2929 T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2024/117 KARAR NO : 2025/2929
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
Başkan : Üye : Üye : Katip :
İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 27.10.2023 NUMARASI : 2022/... Esas, 2023/... Karar
DAVACI : ... - VEKİLİ : Av. DAVALI : ... Sigorta Anonim Şirketi VEKİLLERİ : Av. DAVA : Tazminat (Ölüm ve cismani zarar sebebiyle açılan tazminat) KARAR TARİHİ : 25/12/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 25/12/2025
Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 27.10.2023 tarih ve 2022/... Esas, 2023/... Karar sayılı kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve Mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla HMK 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Tarafların iddia ve savunmalarının özeti: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı müvekkilinin kızı ...'un 07/08/2018 tarihinde ...'e ait ... plaka sayılı traktör ile tarla yolunda seyir halinde iken direksiyon hakimiyetini kaybederek uçuruma yuvarlanması sonucu trafik kazası meydana geldiğini, bu kazada davacının kızı ...'un vefat ettiğini, ... plakalı traktörün davalı sigorta şirketi nezdinde sigortalı olduğunu, davacının, kızının vefatı nedeniyle destekten yoksun kaldığını, bu nedenlerle davanın kabulü ile HMK 107. Maddesi uyarınca belirsiz nitelikteki destekten yoksun kalma tazminat alacaklarının bilirkişi raporu ertesinde artırma hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesi talep ve dava etmiştir. ISLAH : Davacı vekili 02.08.2023 tarihli dilekçesi ile dava değerini 115.984,80 TL'ye ıslah etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; kazaya karışan ... plakalı traktörün müvekkili sigorta şirketine ZMMS ile sigortalı olduğunu, meydana gelen ölümlü kaza nedeniyle sigorta şirketine posta yoluyla başvurunun yapıldığını ancak aranan belgelerin sunulmadığını, müteveffanın hatır taşımasına konu yolcu olarak bulunup bulunmadığının araştırılmasının gerektiğini beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep edilmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, açılan davanın kabulü ile, 115.984,80 TL destekten yoksun kalma tazminatının 16/04/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verildiği görüldü. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı davalı vekili verdiği istinaf dilekçesinde özetle; davacı tarafça müvekkili şirkete usulüne uygun başvuru yapılmadığını, karayolunda gerçekleşmeyen kazadan trafik sigortacısının sorumluluğu olmadığını, davacının desteğinin zarara bizatihi kendisinin sebep olduğunu, bu nedenle zarar görenin ağır kusurunun fiil ile zarar arasındakini illiyet bağını ortadan kaldırdığını, davacıyla müteveffa arasındaki desteklik ilişkisinin araştırılmamış olduğunu, hükme esas alınan aktüer raporunun usul ve yasaya aykırı olduğunu, hatır taşıması olup olmadığının araştırılmamış olduğunu, dava konusu talebin zamanaşımına uğramış olduğunu, faizin başlangıcının hatalı tespit edilmiş olduğunu, davacının müvekkili sigorta şirketine yaptığı başvurunun usulüne uygun olmadığından, müvekkilinin davanın açılmasına sebebiyet vermediğini ve bu nedenle müvekkili şirket aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu beyan ederek kararın kaldırılması ile talepleri doğrultusunda karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49, 50, 53/1-3. ve 55. maddeleri kapsamında, trafik kazasına dayalı açılan, destekten yoksun kalınmasından doğan maddi tazminat davasıdır. İlk derece mahkemesince, davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili istinaf etmiştir. Davalı vekilinin, kazanın karayolu sayılan yerde meydana gelmediğinde yönelik yapılan istinaf incelemesinde: Kazanın meydana geldiği yerin ...'a ait tarladan toprak yola bağlandığı kısım olup bu bağlantı yolundan tarlaya traktör, kamyonet ve otomobil gibi araçlarla gelinebildiği, ...sokak isimli bu yolu kullanmak için kimseden izin alınmasının söz konusu olmadığı, isteyen her vatandaşın bu yoldan aracı ile rahatlıkla gidip gelebileceği yer olduğu, bu nedenle kamunun faydalandığı yer olması nedeni ile bu bölgede tarlası bulunan vatandaşların bu yolu kullandıkları, yukarıda açıklaması yapılan tanım kapsamına girdiği, tanım dışına çıkabilmesi için girişin kontrollü olması ya da ilgili mercilerden izin alınmasının gerektiği, buraya taşıtların ... sokaktan girip yol boyunca bulunan tarlalarda işlerini gördükleri ve bu yola devam edildiğinde ... köyü ve devamında Aladağ ilçesine kadar gidildiği, tersi yönde ise Karaisalı istikametine bağlantısının bulunduğu, ekli uydu çıktısında görüldüğü üzere belirli bir karayolunun devamında buraya gelinebildiği, keşif günü yapılan incelemede; sözü edilen toprak yolun karayolu ile bağlantısının bulunduğu, karayolu ile bağlantısı olması nedeni ile kazanın meydana geldiği yerin karayolu sayılabilen yerlerden olduğu görülmüştür. Bu nedenle davalı vekilinin bu yöndeki istinaf talebinin reddine karar verilmiştir. Davalı vekilinin, davacının desteklik ilişkisini ispatlamadığına yönelik istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde; Türk hukukunda destekten yoksun kalma tazminatı bakımından destek iki türde değerlendirilir. Bunlardan ilki, kanuni (hukuki) destek olup, kanundan doğan bakım ve geçindirme yükümlülüğüne dayanır. Bu kapsamda anne, baba, eş ve çocuklar yönünden destek ilişkisi karine olarak kabul edilmekte, ayrıca fiilî destek ispatı aranmamaktadır. İkinci destek türü ise fiilî (veya muhtemel) destek olup, kanuni bir yükümlülük bulunmaksızın, ölenin sağlığında fiilen sağladığı ya da hayatın olağan akışına göre ileride sağlaması kuvvetle muhtemel olan maddi yardımı ifade eder. Anne, baba, eş ve çocuklar bakımından destek ilişkisi kendiliğinden varsayılmamakta, fiilî veya muhtemel desteğin somut olgularla ispatı gerekmektedir. Nitekim Yargıtay da yerleşik içtihatlarında bu ayrımı benimsemektedir (Yargıtay 17. HD, ...K.). Somut olayda, davacının vefat eden desteğin annesi olduğu dosya içinde mevcut nüfus kayıt örneklerinden anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusu haksız bulunmuştur. Davalı vekilinin müterafik kusur ve hatır taşıması nedeniyle indirim yapılması gerektiğine ilişkin istinaf sebeplerinin incelenmesinde : Davacıların murisi ...'un ... idaresindeki ... plakalı traktörde yolcu olarak bulunduğu, traktör sürücüsü ile müteveffanın akraba olduğu, yakın akrabalar arası taşımalarda hatır taşıması indirimi yapılmayacağından hatır taşıması sebebiyle indirim yapılmaması yerindedir. Ancak davacılar murisinin ... plakalı traktörün arkasına takılı sepette yolcu konumunda olup, mahallinde keşif akabinde düzenlenen 16.10.2020 kusur raporunda ...'un traktörün arkasında takılı çanak içerisinde gayrı nizami şekilde yolculuk ettiği, traktörün tarla ile toprak yol bağlantısından çıkış yaptığı sırada kontrolden çıkıp devrilmesi neticesi düşüp ağır yaralanarak vefat etmesi ile sonuçlanan olayda yolculuk edilmesine uygun olmayan yerde yolculuk ederek müterafik kusurlu olduğu anlaşıldığından, davacıların bilirkişice belirlenen zararından Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin yerleşik uygulamasına uygun şekilde %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılması gerektiği anlaşılmıştır. Keza davacı vekili ıslah dilekçesinde bu kusur oranını kabul ile dava değerini ıslah etmiş ve ilk derece mahkemesince de müterfik kusur indirimi uygulamak sureti ile tazminat hükmedilmiştir. Bu nedenle davalı vekilinin istinaf başvurusu haksız bulunmuştur. Davalı vekilinin, usulüne uygun başvuru yapılmadığına ve faiz başlangıç tarihi ilişkin istinaf sebeplerinin incelenmesinde; Dava konusu olayda, davalı sigorta şirketine kanunda aranan şartlara uygun şekilde başvuru yapıldığı, iş bu başvurudan 8 (sekiz) iş günü sonunda davalı sigorta şirketinin temerrüte düştüğü anlaşıldığından, bu tarihten itibaren sigortalı aracın hususi kullanımda olması da dikkate alınarak yasal faize hükmedilmesi yerinde görülmüştür. HMK'nın 355. maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede; İlk Derece Mahkemesince açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve delillerin taktirinde ve değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, ilk derece mahkemesince davanın yazılı şekilde karar verilmiş olmasında, usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-İlk Derece mahkemesi kararı usul ve yasaya uygun olduğundan, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 7.922,92 TL istinaf karar harcının, peşin yatırılan 1.980,73 TL istinaf karar ve ilam harcından mahsubuyla, bakiye 6.012,19 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3-Davalı tarafından yapılan istinaf giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Artan gider avansının bulunması halinde, karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine, 5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361. maddesi gereğince; Dairemizin kararının taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde kararı veren Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'ne, yahut temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesine veya Dairemize gönderilmek üzere İlk Derece Mahkemesi'ne verilebilecek bir dilekçe ile YARGITAY'A TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile karar verildi. 25.12.2025
Başkan Üye Üye Katip e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır
¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır
İş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.