Bölge Adliye Mahkemesi · İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi 2023/1335 E. 2025/622 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Daire
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/1335
Karar No
2025/622
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

16. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

DOSYA NO:2023/1335 Esas

KARAR NO:2025/622

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

TARİHİ:06/07/2023

NUMARASI:2022/226 Esas, 2023/167 Karar

DAVANIN KONUSU:Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)

KARAR TARİHİ:30/04/2025

İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ABD menşeli bir şirket olup, "..." ibareli markanın yaratıcısı ve gerçek hak sahibi olduğunu, bu marka üzerinde öncelikli hakkının mevcut olduğunu, ancak hal böyle iken, davalı ... Şti'nin İstanbul'da düzenlenen bir fuarda müvekkilinin "..." ibareli markasını aynen içeren "..." ürünlerinin satışa arz edildiğini tespit ettiklerini yapılan araştırmada davalı ...'in davalı şirketin kurucusu ve önceki ortağı olduğunun ve aynı zamanda TPMK nezdinde ... sayılı "..." ibareli markayı adına tescil ettirdiğinin anlaşıldığını, davalılar tarafından müvekkilinin markasının birebir kopyasını taşıyan ürünlerin piyasaya arz edilmesinin müvekkilinin marka hakkına haksız rekabet oluşturduğunu ileri sürerek, ... sayı ile tescilli markanın hükümsülüğüne ve müvekkilinin markadan doğan haklarına davalı eylemlerinin haksız rekabet teşkil ettiğinin tespiti, men'i, ref'i ile hüküm özetinin ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP:Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; TPMK nezdinde ... sayılı "..." ibareli markanın müvekkili adına tescilli olduğunu, müvekkilinin bu tescili gerçekleştirdiği zaman davacının böyle bir markasının var olduğundan bihaber olduğunu, davacının Türkiye sınırları içerisinde marka başvurusu yapmamış olduğunu, kendilerinin mezkur marka üzerinde hukuken korunabilir bir hakkı bulunmadığını, mezkur markanın müvekkili tarafından kullanıldığını ve 2017 yılında da tescilinin gerçekleştiğini, davacının münhasıran hak hak sahibi olduğunu iddia ettiği logo ile ilgili olarak Türkiye'de daha önce hiçbir belgesinin de bulunmadığını, davacının sunmuş olduğu belgelerin davacının münhasıran hak sahibi olduğunu ispata yetmediğini savunarak, müvekkili yönünden davanın reddini talep etmiştir.Davalı ... Şti.cevap dilekçesi vermemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, davalının ... markasının, davacının markası ile benzer olduğu, tarafların tacir oldukları, davalının faaliyet gösterdiği sektörün çok dar bir sektör olması ve bu nedenle davalının davacı ve markalarından haberdar olmayacağının düşünülemeyeceği, internet üzerinden yapılacak basit bir araştırma ile bile davacı şirkete ait bilgilere erişilebileceği, davalının basiretli bir tacir olarak bu araştırmayı yapmasının gerektiği, ... markasının çok özgün bir marka olduğu, davalının bu markayı özellikle faaliyette bulunduğu sektörde tesadüfen oluşturduğunun düşünülemeyeceği, bu nedenlerle hükümsüzlüğü talep edilen markanın davalı tarafından kötüniyetle tescil başvurusu yapıldığı sonuç ve kanaatine varıldığı, davacının Türkiye dışında tescil edilmiş olan ve Türkiye'de tescilsiz olarak kullanılan ... şekil markası ile davalının ... şekil markasının aynısının ... emtiasında kullanıldığı ve buna ilişkin ambalaj görsellerinin dosyaya sunulmuş olduğu ve davalı tarafça bu kullanımın cevap dilekçesi ile kabul edildiği, davacı markası, davacıya ait ürünlerin ticari sunumu ile davalının ticari sunumu karşılaştırılarak incelendiğinde, davacının ... markalı ürünlerinin ambalajlarında sarı-kırmızı kullanıldığı, birebir aynı renk kombinasyonlarının kullanıldığı, özellikle ambalajlar üzerinde aynı şekilde ... ibaresinin yazıldığı, ambalaj dizaynının ve ambalaj üzerindeki yerleştirmelerin dahi aynı olduğu, davalının davacı ile aynı sektörde faaliyet gösteren tacir olduğu, davalının kullanımlarının davacının ticari faaliyet alanı ve tescilli markaların kapsamlarında yer alan emtialar ile aynı olduğu, davalının kullanımlarının sonra olması, markanın tescil edildiği şekilde kullanımının zorunlu olmasına rağmen, davalının hiçbir teknik zorunluluk olmamasına rağmen bu şekildeki kullanımlarının TTK'nun 54 vd.maddeleri uyarınca iltibasa neden olduğu ve böylece haksız rekabet teşkil ettiği sonuç ve kanaatine varıldığı gerekçesiyle davanın kabulü ile; davalı taraf adına tescilli ... tescil nolu markanın hükümsüzlüğüne, sicilden terkinine, davalıların "..." ibaresini ticari etki doğuracak şekilde ürün, katalog, internet sitesi ve bunun gibi tanıtım maddelerinde kullanımının haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, önlenmesine, sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, karar kesinleştiğinde hüküm özetinin ilanına karar verilmiştir.

İSTİNAF İSTEMİ:Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde, cevap dilekçesindeki savunmalarını tekrar ederek; dosyada sunulan ve hükme esas alınan raporun müvekkillerinin gerçek durumlarına aykırı olarak hazırlandığını, raporun usul ve mevzuata aykırı olduğunu, yerel mahkemenin itirazlarını göz ardı ederek karar verdiğini, raporda davacının markasının tanınmış marka olmadığının tespit edildiğini, bu doğrultuda müvekkilinin kötü niyetli olduğuna dair iddiaların da mesnetsiz olduğunun ortaya çıktığını, nitekim davacı tarafça bu iddialara ilişkin hiçbir delil ve tespit sunulmamasına rağmen, mahkemece davanın kabulüne karar verildiğini, müvekkillerin adresi Batman ilinded nedeniyle davanın Batman ilinde görülmesi gerektiğini, haksız rekabete ilişkin kısımla ilgili olarak görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, müvekkilinin üretmiş olduğu ürünlerin oldukça kaliteli olduğunu, davacı müvekkilinin sağlamış olduğu büyüklükten faydalanmaya çalıştığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

GEREKÇE:Dava, marka hükümsüzlüğü ile haksız rekabetin tespiti, meni ve ref'i talebine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazlı şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davanın görevli ve yetkili mahkemede açıldığı, Yargıtay'ın yerleşik uygulamaları doğrultusunda bir markanın aynısını ya da benzerinin marka olarak tescil ettirilmesinin tek başına kötüniyetli başvuru olarak değerlendirilemeyeceği gibi marka hukukunun ülkeselliği ilkesi nedeniyle birden fazla yabancı markanın benzeriyle ilgili marka başvurusunda bulunulması ve tescil ettirilmesi de tek başına kötüniyetli marka tescili anlamına gelmeyeceği, bir marka başvurusunun hangi hallerde kötüniyetle tescil ettirildiği her bir somut olayda ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektiği,Yargıtay'ın uygulamalarında daha çok güvenin kötüye kullanılması, kullanmak yerine başkalarının ticaretine engel olmak, sözleşmeye aykırılık vb. suretiyle marka tescilleri kötüniyetli marka tescili halleri olarak kabul edildiği, somut olayda "..." alan adının 07/05/1998 tarihinden itibaren davacı adına tahsis edildiği, davacının "..." markasının 08/04/2013 tarihi itibariyle Avrupa Birliği markası olarak 24/08/2010 tarihindeki Amerika’daki tescile dayalı olarak tescil edildiği ve kullanıldığı, davacının yurt dışında tescilli "...Şekil" markası ile davalının ... no'lu "..." ibareli markasının benzer olduğu, özgün nitelikteki ... markasının davalı tarafından faaliyette bulunduğu sektörde tesadüfen oluşturduğunun ve davalının faaliyet gösterdiği sektörün çok dar bir sektör olması nedeniyle davalının davacı ve markasından haberdar olmayacağının düşünülemeyeceği, gibi davalının ... ürününde davacı markasının logosunun birebir aynısını ve ambalajında da davacının renk kombinasyonunun aynısını kullandığı, dolayısıyla davalının davacı markasından haberdar olduğu ve tescilinin kötü niyetli olduğu, davacının Türkiye'deki ticaretine engel olma çabası taşıdığı, ilk derece mahkemesinin davanın kabülüne dair kararının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla, yerinde görülmeyen davalı ... vekilinin istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davalı ... vekilinin istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE 2-Alınması gereken 615,40 TL harçtan, peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 345,55 TL harcın davalı ...'ten alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davalı ... tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.30/04/2025

Atıf: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, E. 2023/1335, K. 2025/622, T. 30.04.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-bolge-adliye-mahkemesi-16-hukuk-dairesi-2023-1335-e-2025-622-k-6b831262de3c