Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2023/1253 E. 2025/1734 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2023/1253
Karar No
2025/1734
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

44. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I

DOSYA NO: 2023/1253

KARAR NO : 2025/1734

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi

TARİHİ: 16/03/2021

NUMARASI : 2017/317 E. - 2021/132 K.

DAVANIN KONUSU: Marka (Manevi Tazminat İstemli)|Marka (Maddi Tazminat İstemli)

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 18/12/2025

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davalılardan ...zasyon İnşaat Sanayi Ltd. Şti. arasında 21/11/2011 tarihinde ... sözleşmesi akdedildiğini ve bu sözleşmenin geçerlilik süresinin 21/11/2011 ile 21/04/2016 tarihleri arasındaki süreyi kapsayacak şekilde belirlediklerini, ancak ... Alan davalı ... ...'in ... Sözleşmesi devam ederken, işletme ruhsatını, unvanını, işyerinde yer alan araç ve gereçleri, kırtasiye malzemelerini ve sair unsurları bir bütün halinde, müvekkilinin bilgisi dışında "Özel ... Anaokulu" markasını diğer davalı ...'a "İşletme Devir Protokolü" düzenleyerek devrettiğini, ... ...'ın, ...'a "İşletme Devir Protokolü" ile "Özel ... Anaokulu"'nu dönem ortasında (31/03/2015 tarihinde) devretmesinin müvekkili şirketin oluşturmuş olduğu güvenin sonucu kayıt yaptırmış olan ailelerin güvenini istismar ettiğini ve haksız olduğunu, bu devir işleminin müvekkili ile davalı ... ... arasında akdedilen sözleşmeye, kanuna ve ... sisteminin genel mantığına aykırı olduğunu, zira, müvekkili ile davacı ... ... arasında akdedilen ... Sözleşmesinin 14.3. maddesinde devir yasağının açıkça düzenlendiğini, buna göre sözleşmenin ... verenin yazılı onayı alınmaksızın devredilmesinin mümkün olmadığını, ilgili ... Sözleşmesi'nin 4. maddesinin son bölümünde, davalı ... ...'ın müvekkili şirketin markasının kullanımına ilişkin tasarrufta bulunma hakkının olmadığının taraflarca kararlaştırılmış olmasına rağmen sözleşmesel yükümlülüğüne aykırı davranıp müvekkili şirketin markasına, fikri mülkiyet hakkına ve know-how’ına zarar verdiğini; haksız olarak şirketin know-how'ını, müşteri portföyünü ve sair unsurları pazarlık unsuru olarak gördüğünü, iki davalı arasında imzalanan "Şirket Devir Protokolü"nde devredilen işletmenin unvanı "Özel ... Anaokulu" olarak belirtilmesine rağmen, davalı ...'ın işletmeyi marka adıyla birlikte müvekkiline başvurmaksızın devraldığını, dolayısıyla, müvekkil şirketin sistemini, müşteri portföyünü ve know- how'ını müvekkil şirketin izni olmaksızın kullandığını, usulsüz olarak devralan ...'ın, burayı hala okul olarak kullandığını, müvekkile ait marka adını kullanmasa bile tüm know-how'dan, öğrencilerden, çevreden yararlandığını, dönem ortasında okulun adının bir anda değiştirilmesinin müvekkilin ticari itibarına zarar verdiğini ve hem de her iki davalının da haksız rekabet yasağına uymadığını kanıtladığını belirterek, müvekkilin marka hakkına tecavüz fiillerinin ve haksız rekabetin tespiti, devrin gerçekleştiği tarihten itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte 30.000,00 TL maddi tazminat, 10.000,00 TL portföy tazminatı, markanın uğradığı itibar kaybı nedeniyle 100.000,00 TL manevi tazminat, icra takip tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte muaccel 38.088,21 TL fatura borcu, komisyon alacağı (royalti bedeli) nedeniyle 10.000,00 TL yoksun kaldığı kazancın davalılardan müteselsilen tazminini talep ve dava etmiştir.

Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle, usule ilişkin itirazlarında, davanın haksız rekabete ilişkin olması ve tarafların tacir olduğu gözetildiğinde görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu; yetkili mahkemenin ise, genel yetki kuralı gereği davalıların ikamet adresi yeri (Ankara) mahkemesi olacağından bahisle, görevli mahkemenin Ankara Fikri ve Sınai Haklar Mahkemesi veya Ankara Ticaret Mahkemesi olduğunu, esasa ilişkin cevaplarında, davacının iddia ettiğinin aksine müvekkilinin "... Anaokulu" adını hiç kullanmadığını ve bu markaya ait herhangi bir tasarrufta bulunmadığını, müvekkilinin, diğer davalı taraftan bahse konu işletmeyi devralırken 27/03/2015 tarihli işletme Devir Sözleşmesinde görüldüğü üzere "Franchising ve İsim Hakkı" hariç şerhi düşürerek devraldığını; ilgili sözleşmenin konusunun işletme devri olduğunu ve franchising içermediğini, buna rağmen davacının isim hakkının kullanıldığına dair dava açmasının mesnetsiz bir iddia olduğunu, müvekkilinin, davacı tarafla iletişime geçerek sözleşmenin yeni tarafı olmak istediğini belirttiğini, buna ilişkin tekliflerini sunduğunu ve neticede belirlenen şartlarda anlaşılamadığı için müvekkilinin Türk Amerikan Demeği ile ... sözleşmesi konusunda anlaştığını ve devam ettiğini; hiçbir zaman davacı tarafa ait bir tabela eşya, isim hakkı ya da ... ürünü kullanmadığını; davacıya ait tabela, amblem ve diğer tüm broşürleri işletmeyi devraldığı diğer davalı şirket yetkilisine teslim ettiğini, diğer yandan, davacı tarafın know-how'dan, öğrencilerden ve çevresinden yararlanıldığı iddiasının mesnetsiz olduğunu, müvekkilinin elinden gelen tüm iyi niyeti göstermiş olduğunu buna rağmen bir karşılık göremeyince başka bir kurum ile anlaştığını ve işine devam ettiğini, iddia edilenin aksine öğrencilerin ve velilerin zor durumda kalmadıklarını, bilakis müvekkilinin isim yapmış TAD ile Franchising sözleşmesi yapmasının gayet hoş karşılandığını, tüm bunlarla birlikte kalem kalem belirtilen ve aslında diğer davalıdan talep edilmesi gereken tüm taleplerin (diğer davalının bakiye borcu, sözleşmeye uymaması sebebiyle maddi ve manevi tazminat istemleri vd.) müteselsilen müvekkilinden istenilmesinin hatalı olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "...Somut olay bakımından yapılan incelemede, davacı ...e Merkezi ... Yayım ve Tanıtım Org, Ltd. Şti (... Eğitimcin ... veren, davalılardan biri olan ...zasyon İnşaat Sanayi Ltd. Şti. (... ...)'in ... alan taraf olduğu; aralarında akdettikleri ... sözleşmesinin 21.04.2016 tarihine kadar geçerli olacağı kararlaştırılmasına rağmen ... ...'in ... sözleşmesi devam ederken, işletme ruhsatını, işyerinde yer alan araç ve gereçleri, kırtasiye malzemelerini ve sair unsurları bir bütün halinde diğer davalı ...'a işletme devir protokolü düzenleyerek devrettiği tespit edilmiştir. Söz konusu işletme devir protokolü incelendiğinde tarafların sadece devredilen işletmenin adı, halihazırdaki durumu gibi bilgileri somutlaştırarak devir gerçekleştirdikleri, marka hakkına ilişkin ise bir kaydın bulunmaması ve noter onaylı işletme devir sözleşmesinde isim hakkı ve franchising hakkının hariç tutulmasının, marka hakkının devre konu olmadığını gösterdiği, dolayısıyla marka hakkının ihlal eden bir hususun bulunmadığı anlaşılmıştır. Tüm bu nedenlerle toplanan deliller, TPMK kayıtları, ... Sözleşmesi, Milli Eğitim Bakanlığı Kayıtları, 11/06/2018 tarihli rapor ve ek rapor, 30/09/2020 tarihli tespit raporu ve ek rapor bir arada değerlendirildiğinde davacının marka haklarının ihlal edilmediği, haksız rekabet koşullarının oluşmadığına ilişkin yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere sübut bulmayan, davanın reddine" karar verilmiştir.

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;

-Müvekkili şirketin, "...e Merkezi", " ... Anaokulu" ve "Joyfull House" markalarının sahibi olduğunu, Müvekkili şirket ile davalı ... ... Eğitim Hizmetleri şirketi arasında 21.11.2011 tarihinde ... Sözleşmesi akdedildiğini, ... alan davalı ... ..., sözleşme devam ederken işletme ruhsatını, işyerinde yer alan araç ve gereçleri, kırtasiye malzemelerini ve sair unsurları bir bütün halinde müvekkilinin bilgisi dışında "Özel ... Anaokulu" markasını "İşletme Devir Protokolü" düzenleyerek diğer davalı ...'a usul ve yasaya aykırı olarak devrettiğini, Davalı ... ..., diğer davalı ...'a "İşletme Devir Protokolü" ile "Özel ..." anaokulunu dönem ortasında (31.03.2015 tarihinde) müvekkili şirketin markasıyla oluşturduğu güvenin karşılığı çocuklarının kaydını yaptırmış olan ailelerin güvenini de istismar ederek; haksız olarak devrettiğini, Müvekkili şirket ile davalı ... ... arasında akdedilen ... Sözleşmesi'nin 14.3. maddesinde devir yasağının açıkça belirtildiğini, söz konusu madde; "İşbu sözleşme ... alan tarafından ... Veren'in yazılı onayı alınmaksızın devredilemez." şeklinde olup devir yasağını içeren sözleşmenin taraflarca imza altına alındığını, buna rağmen davalı ... ...'ın sözleşmesel yükümlülüğe aykırı davrandığını ve müvekkili şirketin markasına, fikri mülkiyet hakkına ve know-how'ına zarar verdiğini, ... sözleşmesinin, güven ilişkisine dayandığını, ... sisteminin imajı ve ürününün ... verenin belirlemediği kimselerin eline bırakılmasının, ... verenin zararına sebep olmakta ve taraflar arasındaki güven ilişkisini önemli ölçüde zedelediğini, Davalı ... ...'ın işletme devir protokolü akdederek diğer davalı ...'a işletmeyi devretmesi demek, tüm gizliliği ihlal ederek, know-howları da açıkladığı anlamına geldiğini, hal böyleyken işletme devir protokolünün sebep olduğu işbu ihlal üzerinde yerel mahkemece durulmadığını, Davalı ... ...'ın, müvekkili şirketin know-how'ını, müşteri portföyünü ve sair unsurları haksız olarak pazarlık unsuru haline getirdiğini ve diğer davalı ... da basiretli bir tacir olmaktan uzak bir şekilde kolay yoldan müvekkilinin sistemini taraflarına ücret ödemeden satın aldığını ve bu durumdan haksız kazanç elde ettiğini, usulsüz olarak ... ... şirketinden okulu devralan diğer davalı ...'ın devralınan yeri okul olarak kullanmaya devam ettiğini ve müvekkiline ait marka adını kullanmasa bile müvekkiline ait tüm know-how'dan, bu zamana kadar müvekkilinin marka adıyla oluşturulan güven sonucu elde edilen çevreden ve öğrencilerden haksız şekilde fayda sağladığını, okulun adı ... Anaokulu iken ve okul dönemi devam ederken bir anda okulun ismi değiştirildiğini, öğrenciler ve veliler dönem ortasında alıştıkları okuldan ayrılmayarak zor durumda kaldığını, bu hususun hem müvekkilinin ticari itibarına zarar verdiğini hem de her iki davalının haksız rekabet yasağına uymadıklarını açıkça ortaya koyduğunu,-... sisteminin ve fikri sınai haklar hukuku'nun korumakta olduğu hak ve değerler gözardı edilerek, müvekkilinin markasından, marka hakkının sağladığı müşteri çevresinden ve know-how'ından haksız şekilde yararlanılması gibi olguların değerlendirilmeksizin verilen hükmün hukuka aykırılık teşkil ettiğini, eğitim öğretim dönemi devam ederken ve sabit bir müşteri çevresine hizmet verilirken bir anda markanın sağladığı ekonomik yararların tamamının davalı ... tarafından müvekkiline hiçbir karşılık verilmeksizin kullanımına başlanması ile davalı ... ...'ın müvekkilinin menfaatine iş görme edimine aykırı davranmış olduğunu, diğer davalının da kötüniyetli davranışı ile müvekkilinin zararına sebep olunduğu, Davalı ... tarafından eğitim öğretim yılının ortasında devralınan işletmenin kullandığı müvekkiline ait sistem ve materyaller ile müvekkilinin markasına güvenerek işe giren tecrübeli öğretmenlerin aynı kalması sebebiyle eğitim gibi hassas bir konuda hiçbir velinin sene içinde çocuklarına tramvatik bir değişiklik yaşatmak istemeyeceği de aşikar olduğundan çocukların okula devam ettiğini ve dolayısıyla davalı ... da hiçbir bedel ödemeden markanın semerelerinden yararlanmaya devam ettiğini, raporun yetersiz olduğunu, eğitim öğretim yılının ortasında işletmenin devredilmesinin, hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, hiçbir değişiklik yaşanmamış gibi bir izlenimle aynı müşterilere hizmet verilmesinin, açıkça haksız rekabetin koşullarını oluşturduğunu, devam eden eğitim öğretim yılı içinde aynı öğretmenler ile aynı öğrencilere ders verilmeye devam edilmesinde, eğitim faaliyeti ve ticari işletmenin aynı şekilde devam ettiği yönünde bir karışıklık yaratılmadığının düşünülmesinin gerçeğe aykırı bir yorum olmakla birlikte davalı ...'ın hiçbir emek ve mesai harcamadan, müvekkilinin markasını taşıyan işletmeye çocuklarını kaydettiren müşteri çevresinden haksız şekilde faydalandığını, gerekçeli kararda "Başkasının emeğinden ve yarattığı müşteri çevresinden haksız yararlanma halinde haksız rekabet söz konusu olmaktadır." denilmesine rağmen bu açıklamaya aykırı şekilde haksız rekabet koşullarının oluşmadığının belirtilmesinin hatalı olduğunu, -... sözleşmesinin müvekkili şirketi koruyan ve hukuka aykırı devre cevaz vermeyen hükümleri, müvekkili şirketin marka hakkıyla sağladığı müşteri çevresi ve bu çevrenin nimetlerinden yararlanan sözleşme dışı kişi(ler)in varlığı (somut olayda diğer davalı ...) gibi önemli veriler ve unsurlar dosya kapsamında halihazırda sabit iken tüm bu veriler göz ardı edilerek hukuka aykırı bir karar verildiğini kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dava konusu uyuşmazlık, davacı ile davalılardan ... ... Yayım Eğitim Hizmetleri Ltd. Şti. Arasında imzalanan 21.11.2011 tarihli ... Sözleşmesi kapsamında davalıya tanınan hakların davacının izni olmadığı iddiası ile diğer davalıya devredilmesi bu suretle marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespiti ile maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemenin 12/10/2017 tarihli 2.celsesinin 4 numaralı ara kararı ile fatura alacağı, portföy tazminatı ve komisyon bedeline yönelik tazminat talepleri yönünden görevsizlik kararı verilmek suretiyle tefrik edilmesine karar verildiği anlaşılmıştır.Dava konusu davacı adına kayıtlı, ... Sözleşmesine konu markalar 2007/49558 tescil numaralı Özel ... Anaokulu, 2008/15895 tescil numaralı ... Joyfull house Yetenek Geliştirme Merkezi + Şekil ve 2008/18899 tescil numaralı ... full house Oyun Evi + Şekil ibareli markalar olduğu görülmüştür. Mahkemeye 11/06/2018 havale tarihi ile sunulan bilirkişi raporunda ve özetle; Davalılar ... ... ve ... arasında akdedilen işletme devir protokolünde marka hakkının devredildiğine ilişkin bir husus bulunmaması ve franchising ile isim hakkının devrin kapsamına dahil olmadığının kararlaştırılmış olması sebebiyle davacının marka hakkının ihlal edilmediği, davalı ...'ın davacıya ait olan marka ve ticaret unvanını kullanmadığı gözetildiğinde, imaj transferinin hangi unsurlar kullanılarak gerçekleştirildiği konusunun ispatlanamadığı ve dolayısıyla haksız rekabetin varlığının tespit edilemediği görüş ve kanaati bildirilmiş, itiraz üzerine alınan bilirkişi ek raporunda bilirkişi heyeti aynı görüş ve kanaatlerini bildirilmiştir.Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nden alınan Talimat ile alınan bilirkişi raporunda özetle; 10/01/2020 tarihi itibariyle davalılardan ...'a ait anaokulunda ... sözleşmesi kapsamında davacıya ait markasal ibare ve ürünlerin kullanılmadığının tespit edildiği bildirilmiştir.Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nden alınan Talimat ile alınan bilirkişi ek raporunda özetle; bilirkişi kök raporunun hazırlandığın tarihten 4 yıl 3 ay ile 5 yıl 6 ay arasında döneme tekabül eden kullanımların tespitinin bilirkişi tarafından mümkün olmadığını, MEB yazısından anaokulun devirden sonra %55 öğrenci kaybettiğinin anlaşıldığı ancak buna ilişkin bir neden belirtilmediğini, bahse konu belgenin değerlendirilmesinin mahkemenin takdirinde olduğu, dosya içerisinde davalı ...'ın, davacının markasını anaokulunu devraldıktan sonra da kullanmaya devam ettiğini veya davacının markasal ününden ve konw how veya teknik bilgisinden istifade ettiğinin gösterir farklı bir delilin bulunmadığı görüş ve kanaati bildirilmiştir.... sözleşmesi; konusu mal ve/veya hizmetin sürümü ve dağıtımı olan sürekli borç ilişkisi doğuran bir sözleşme olup, bu sözleşme ile mal ve/veya hizmeti üreten ve/veya satan ... veren; adı, sembolü, markası gibi gayri maddi mal ve değerlerini kullanarak bunların sürümünü yapma hakkını bir bedel karşılığında, belirli bir bölgede kendi ad ve hesabına çalışan bağımsız kişilere (... alanlara) vermeyi borçlanmaktadır. ... veren bu sözleşme ile mal ve/veya hizmetlerin en iyi şekilde pazarlanmasını sağlamak için pazar araştırması ve tanıtım (reklam) yapmak, bu konuda kendine özgü bir anlayış geliştirerek bir organizasyon kurmak ve ... alanları çalışmalarından yararlandıracak şekilde bu organizasyona dahil etmek yükümlülükleri üstlenmektedir. ... alan ise, ... bedeli ödeme dışında ayrıca sözleşme konusu malların sürümünü destekleme, bu konudaki tüm bilgileri ... verene aktarma, ... verenin pazarlama ilkelerine ve talimatlarına uyma, eğitim programlarına katılma ve bu doğrultuda işletmeyi yürütme yükümlülüğü altına girmektedir (Kırca, Çiğdem: ... Sözleşmesi, Ankara, 1997, s. 19-20). Somut olay değerlendirildiğinde, davacı şirket ile davalı ... ... Eğitim Hizmetleri şirketi arasında 21.11.2011 tarihinde ... Sözleşmesi akdedildiği, ... alan davalı ... ...'ın, sözleşme devam ederken işletme ruhsatını, işyerinde yer alan araç ve gereçleri, kırtasiye malzemelerini ve sair unsurları bir bütün halinde diğer davalı ...'a "İşletme Devir Protokolü" ile 31.03.2015 tarihinde devir ettiği, devrin ... sözleşmesi devri olmadığı, işletmenin devri olduğu, davacı şirket ile davalı ... ... Eğitim Hizmetleri şirketi arasındaki ... Sözleşmesinin 14.3. maddesinde devir yasağında "İşbu sözleşme ... alan tarafından ... Veren'in yazılı onayı alınmaksızın devredilemez." hükmünün işletmenin devrine ilişkin olmadığı, ... sözleşmesinin devrine ilişkin olduğu, işletmenin devrinin sözleşme özgürlüğü çerçevesinde, ticari iş yaşamına ilişkin olduğu, bu konuda tarafların birbirlerine kısıtlama getiremeyeceği, ... sözleşmesi ile mal ve/veya hizmeti üreten ve/veya satan ... verenin adı, sembolü, markası gibi gayri maddi mal ve değerlerini kullanarak bunların sürümünü yapma hakkını bir bedel karşılığında verdiği, dava konusu işletme devrinin ise markanın kullanımının devredilmediği, buna göre davacının markasına dayalı bir haksız rekabetin gerçekleşmiş olduğundan ve TMK’nın 2’nci maddelerine aykırılık teşkil ettiğinden söz edilemeyeceği, davacı tarafça, davalının iş modeli ve iş ekipmanlarını birebir taklit etmek suretiyle haksız rekabete neden olduğunun da ispatlanamadığı bu husustaki istinaf itirazları da yerinde görülmemiştir. Saptanan ve hukuksal durum bu olunca; tarafların dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla yapılan inceleme neticesinde davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 16/03/2021 tarih ve 2017/317 E., 2021/132 K. sayılı kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE ,2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 435,50 TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 18/12/2025

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2023/1253, K. 2025/1734, T. 18.12.2025, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2023-1253-e-2025-1734-k-c36d57314418