Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2023/1233 E. 2026/503 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2023/1233
- Karar No
- 2026/503
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2023/1233 Esas
KARAR NO: 2026/503 Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
NUMARASI: 2021/147 Esas- 2023/42 Karar
TARİH: 19/01/2023
DAVA: Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 12/03/2026
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müflis davacı hakkında İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/1067 E. sayılı dosyası ile 25.09.2019 tarihinde iflasına karar verildiğini, taraflar arasında muhtelif sözleşmeler imzalandığını, bu sözleşmeler uyarınca müflis şirket tarafından davalı şirkete ödemeler yapıldığını, davalı şirkettin de ödemeler karşılığında müflis şirkete mallar gönderdiğini, müflis şirket tarafından 08.09.2018 tarihinde davalı şirkete daha sonra alınacak ürünlere karşılık ön avans niteliğinde 8 adet 352.733 TL bedelli çeklerin teslim edildiğini, müflis şirket tarafından yapılan ödemeye karşılık davalı şirket tarafından ürünler teslim edilmemiş olup, yapılan ödemeye ilişkin çeklerin de iade edilmediğini, müflis şirketin 2019 tarihinde iflasına karar verilmiş olup, iflas sonrasında da şirkete veya iflas idaresine herhangi bir ödeme yapılmadığını, çeklerin alışveriş sürecinden sonra taraflar arasında alışveriş ilişkisi olmadığı halde davalı şirket tarafından 09.09.2019 tarihli ... no.lu 340.549,79 TL bedeli e-fatura düzenlendiğini, iş bu faturaya ..06.2018 tarihinde......Noterliği'nin ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile itiraz edildiğini, taraflarınca 11.05.2020 tarihli, .......Noterliğinin ..... yevmiye numaralı ihtarnamesi davalı şirkete gönderilerek 344.137,42 TL karşılığı olan ürünlerin gönderilmesinin talep edildiğini, davalı tarafından gönderilen .... Noterliğinin .... yevmiye numaralı ve ....05.2020 tarihli ihtarnamesi ile taleplerin reddedildiğini ve masaya herhangi bir ödeme yapılmadığını beyanla fazlaya ilişkin hak ve talepleri saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000 TL'nin davalı şirketten 11.05.2020 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle tahsiline ve taraflarına ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı vekilinin iddialarının gerçeği yansıtmadığını, davacı yanın da belirttiği gibi satım sözleşmelerin imzalandığını ve bu sözleşmelere istinaden davalı şirket tarafından ürün gönderilmiş olmasına rağmen müflis şirketin üzerine düşen ödeme yükümlülüğünü zamanında ve tam olarak yerine getirmediğini, davacı tarafın davalı şirkete olan borcuna karşılık vermiş olduğu çeşitli tarih ve miktarlardaki 12 adet çekin tahsili için işlemlere başlamadan hemen önce davacının, iflas öncesindeki sıkışık dönemde davalı şirket yetkilileri ile şifahi görüşmeler yaparak ekonomik açıdan zor durumda olduklarını, bu nedenle kendilerine yardımcı olunmasını istediklerini, davalı şirket nezdindeki kendi adlarına keşide edilmiş olan 12 adet çekin kendilerine iadesi ile davalı şirkete hem mal bedelleri hem de vade farkı alacağını kapsayan miktarda keşidecisinin de 3. kişiler olduğu ileri tarihli müşteri çekleri vermeyi teklif ettiğini, davalı şirketin uzun zamandır ticari ilişki içerisinde olduğu davacı şirkete iyiniyetli bir şekilde yardımcı olmak adına sözleşmelerde yer alan ve davacı şirketin de imzalayarak kabul ettiği vade farkına istinaden de yeteri kadar çek verilmesi şartıyla bu teklifi kabul ettiğini, davacı şirket tarafından verilmesi teklif edilen çeklere göre vade farkı tutarı daha yüksek çıkmasına rağmen davacı yanın ısrarı üzerine davalı şirketin 344.137,05 TL vade farkı ödenmesi teklifini kabul ettiğini, bunun üzerine davacı şirket tarafından keşide edilen 12 adet muhtelif çekin davacıya iade edilerek 344.137,05 TL vade farkı tutarını da içeren 20.09.2018, 27.09.2018, 04.10.2018, 09.10.2018, 17.10.2018, 18.10.2018, 25.10.2018, 15.11.2018, 23112018 ve 29.11.2018 tarihli müşteri çeklerinin teslim alındığını, dava dilekçesinde belirtilen ön avans niteliğinde verildiğine ilişkin iddianın gerçeği yansıtmadığını beyanla öncelikle davacının kısmi dava açmakta hukuki yararı bulunmadığından davanın usulden reddine, aksi takdirde dayanak yaptığı çekler dolayısıyla ihtarnamede belirlediği tutar üzerinden eksik harcın tamamlaması için süre verilmesine, tamamlamaması halinde dosyanın işlemden kaldırılmasına, usuli itirazları kabul edilmeyecekse davalının davacı yana herhangi bir borcu bulunmadığı delil ve belgelerle sabit olduğundan davanın esastan reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: Mahkemece; davanın, avans niteliğinde verilen çeklere karşılık mal tesliminin yapılmaması iddiasına dayalı alacak istemine ilişkin olduğu, davalının davaya konu edilen çeklerin vade farkı nedeniyle verildiğini savunduğu, bir ticari ilişki sebebiyle vade farkı talep edilebilmesi için bu konunun taraflar arasında akdedilen sözleşmede yer alması veya bu yönde yanlar arasında belirtilmiş bir uygulamanın mevcut olması ya da mal satışı ile ilgili olarak düzenlenen faturalarda vade farkı talep edileceğine dair fatura içeriğinden sayılabilecek bir kayda itiraz edilmemiş olması gerektiği, somut olayda taraflar arasında düzenlenmiş sözleşmelerde fatura ödeme vadelerinin 90 gün olarak belirlendiği ayrıca vadesinde ödenmeyen fatura tutarlarına aylık %2 + KDV olarak vade farkı uygulanacağının belirtildiği, sözleşmeler altındaki imzaya davacı tarafça itirazda bulunulmadığı, davaya konu çeklerin 30/07/2018-13/08/2018 tarihleri arasında davalı şirket tarafından düzenlenen faturalardan sonra davacı tarafça tanzim edildiği, çeklerin verildiği 08.09.2018 tarihinden sonra taraflar arasında mal alışverişinin bulunmadığı, bu haliyle davalının, davaya konu edilen çeklerin vade farkına ilişkin tanzim edildiği savunmasını ispatladığı, kaldı ki davaya konu çeklerin davalıya avans olarak verildiğinin davacı tarafça yazılı delille ispat edilmesi gerektiği, satıcı ile alıcı borçları aynı zamanda ifa etmekle mükellef olduğundan çekin kural olarak mevcut bir borcun ifası amacıyla verildiğinin kabulü gerektiği, davacının bu karinenin aksine olarak çeklerin avans olarak verildiğini ve mal teslim edilmediğini yazılı delille ispatlayamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
DAVACI VEKİLİNCE İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Taraflar arasında yıllardır süregelen ticari ilişki gereği birbirlerinden alacaklı borçlu konumuna düşebildikleri ve birbirlerini tolere edebildikleri, bilirkişi raporunda davacının davalıdan 2017 yılından 2018 yılına devreden 691.583,84 TL alacağının bulunduğunun tespit edildiği, davacı tarafın aynı yıl içerisinde davalıya karşı vadesinde ödenmeyen borç nedeniyle borçlu konumuna düşmesinin ticari ilişkiye ve hayatın olağan akışına aykırı olduğu, vade farkının hangi mal satımına ilişkin uygulandığının dahi tespit edilmediği, davalının kestiği faturanın sembolik olduğu, taraflar arasında vade farkı uygulanmasına dair bir anlaşma var ise de vade farkının uygulanmasını gerektirir bir ticari işlem bulunmadığı, vade farkının hangi faturanın geç ödenmesinden kaynaklandığını ispat yükünün davalıda olduğu, bilirkişi incelemesinin eksik yapıldığı, avans verilmesinden bir yıl sonra vade farkı faturası düzenlenmesinin de davalı tarafın kötü niyetini gösterdiği, bilirkişi tarafından taraflar arasında avans üzerine satış konusunda bir teamül olup olmadığının araştırılmadığı, yine daha önce vade farkı faturası düzenlenip düzenlenmediğinin de incelenmediği, bilirkişi tarafından faturaların kesildiği tarih ile iade faturası kesildiği tarih arasında ne kadar süre olduğunun ve kdv'nin de hesaplanmadığı, bu sebeplerle verilen kararın hatalı olduğuna ilişkindir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık varsa resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, davacı tarafından davalıya satış sözleşmesinin avansı olarak verildiği ancak karşılığında mal teslim edilmediği iddia edilen çek bedellerinin davalıdan tahsili talebine ilişkindir. Mahkemece, yukarıda açıklanan gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Dosya kapsamından; davacı tarafın, davalı ile aralarındaki alım satım sözleşmelerine dayalı ticari ilişkisi kapsamında davalıya avans olarak 8 adet çek verdiğini, bu çekler karşılığında mal teslim edilmediği gibi çeklerin de iade edilmediğini iddia ederek karşılıksız kalan çek bedellerinin tahsilini talep ettiği, davalının ise, davacının vermiş olduğu çeklerin daha önce kendisi tarafından verilen ve talep etmesi nedeniyle iade edilen çek bedelleri ile vade farkı alacağına karşılık olarak verildiğini savunduğu, davalı tarafından davacı adına düzenlenen 09/09/2019 tarihli ve 340.549,79 TL bedelli vade farkı faturasının davacı tarafından iade edildiği, kayıtlarına alınmadığı, davalının ticari defterleri üzerinde inceleme yapılmak suretiyle düzenlenen bilirkişi raporunda; dava dilekçesinde avans olarak verildiği iddia edilen ve toplam tutarı 352.733 TL olan çeklerin davalının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davalı tarafından davacı adına toplam 340.549,79 TL tutarında düzenlenen vade farkı faturalarının hesaba kaydedilmesi ile dava tarihi itibariyle davalının davacıya borcunun bulunmadığı, davacının ticari defterleri üzerinde inceleme yapılarak düzenlenen bilirkişi raporunda ise; davacı tarafından 07/08/2018 tarihinde davalıya dava konusu edilmeyen 3.150.000 TL tutarlı çeklerin ve 08/09/2018 tarihinde davaya konu edilen 352.733 TL tutarlı çeklerin verildiği, davacının 08/09/2018 tarihinde 3.701.11,54 TL alacaklı olduğu, bu alacağa karşılık 12 adet 3.356.974,49 TL tutarlı çeklerin iade alındığı ve 25/09/2018 tarihinde davacının davalıdan olan alacağının 344.137,42 TL olduğu, davalı tarafından düzenlenen 340.549,79 TL tutarlı ve 09/09/2019 tarihli vade farkı faturasının davacı tarafından davalıya 16/09/2019 tarihinde iade edildiği, dava tarihi itibariyle davacının 340.549,79 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği, ayrıca bu raporda davalının talep edebileceği vade farkı tutarının da hesaplandığı, taraflar arasında düzenlenen satış sözleşmelerinde %2 oranında vade farkı uygulanacağının kabul edildiği, bir ödeme aracı olan çekin avans olarak verildiğini ispat yükünün davacıda olduğu, Mahkemece de kabul edildiği üzere davacının çeklerin avans olarak verildiği iddiasını ispat edemediği, kaldı ki tarafların ticari defterlerindeki kayıtlardan davalının savunmasında bahsettiği şekilde, davacı tarafından davalıya çekler verildiği, daha sonra bu çeklerin iade alınıp yerine dava konusu çeklerin de içerisinde olduğu çeklerin verildiğinin anlaşıldığı, davacı tarafın yalnızca davalının vade farkı tutarı olduğunu savunduğu çeklerin iadesini istediği, tüm çeklerin iadesini talep etmediği, bu itibarla ve taraflar arasındaki vade farkı uygulanacağına dair sözleşme de nazara alındığında davalının savunmasına itibar edilmesi ve davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik olmadığı anlaşılmıştır. Sonuç olarak, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere göre, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,
3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından istinaf eden tarafından peşin olarak yatırılan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 552,10 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına,
5-Artan gider avansı varsa karar kesinleştiğinde ve talep halinde avansı yatıran tarafa iadesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere 12/03/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.