Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2023/1226 E. 2025/1171 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2023/1226
- Karar No
- 2025/1171
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ Esas No: 2023/1226 - Karar No:2025/1171 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2023/1226 KARAR NO : 2025/1171
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 17/07/2023 NUMARASI : 2022/119 E-2023/526 K
DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 12/11/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 14/11/2025 Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali davasında mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine yapılan incelemede; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili; dava dışı takip alacaklısı ... Elektrik Ltd. Şti. ve takip borçlusu davalının tacir olup, aralarındaki ticari ilişki nedeniyle ... Elektrik Ltd.Şti. tarafından sunulan ve icra takibinin dayanağı e-faturaların düzenlenerek davalıya tebliğ edildiğini, TTK'nın 21. maddesi uyarınca 8 günlük yasal süre içersinde faturalara itiraz edilmediğini, fatura muhteviyatının ... Elektrik Ltd. Şti.'nin ticari defterlerine kaydolunduğunu, dava ve takip konusu faturaların davalının defterlerine kaydedilmesinin olması zorunlu olup yargılama aşamasında tarafların ticari defterlerinin incelenmesi gerektiğini, alacaklı ... Elektrik Ltd. Şti. tarafından davaya/ takibe konu bakiye 123.899,06 TL ticari defterlerinde kayıtlı cari ekstre hesap alacağı nedeniyle Ankara 16.İcra Müdürlüğü’nün 2021/16197 sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi yapıldığını, ödeme emrinin tebliği üzerine davalının süresi içerisinde borca itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, müvekkili ile dava dışı ... Elektrik İnşaat Mühendislik Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti arasında Ankara 66. Noterliği'nin 30.11.2021 tarih ve 39788 yevmiye nolu "Alacağın Devri" sözleşmesi ile devir eden dava dışı ... Elektrik Ltd. Şti.'nin Ankara 16.İcra Müdürlüğü’nün 2021/16197 sayılı dosyası kapsamında davalıdan alacaklarını davacı müvekkiline devrettiğini, alacağın temlik edildiği Ankara 16. İcra Müdürlüğü'nün dava konusu 2021/16197 sayılı dosyasına bildirilerek, temlik beyanına/ alacağın devri sözleşmesine uygun olarak İİK'nın 59.maddesi uyarınca alacaklı tarafın değiştirildiğini ve yeni alacaklı bilgisine havi ödeme emrinin davalı takip borçlusuna tebliğ edildiğini, davalı tarafça ödeme emrine itiraz edildiğini, davalının itirazının haksız ve kötü niyetli olup, e-faturaların davalı tarafa tebliğ edildiğini, fatura içeriğine TTK'nın 21.maddesi uyarınca 8 günlük yasal süre içersinde davalı tarafından itiraz edilmediğini, faturaların tarafların ticari defterlerine kaydedildiğini, muavin defter kayıtlarından da anlaşılacağı üzere davalının söz konusu dava dışı ... Elektrik İnşaat Mühendislik Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'ne borcuna mahsuben bir kısım ödemeler yaptığını, bu ödemelerin de tarafların ticari defterlerine kaydedildiğini ancak davalı tarafça bakiye 123.899,06 TL tutarındaki borcun ödenmediğini, davalının ve dava dışı temlik eden ... Elektrik Ltd. Şti.'nin ticari defterlerinin incelenmesi halinde iddianın ispat olunacağını ileri sürerek, davalının ticari defterlerinde kayıtlı cari hesap bakiye borcunu ödemediğinden yapılan takibe itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini, davalı aleyhine alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili; müvekkili ile dava dışı ... Elektrik Ltd. Şti. arasındaki ilişkinin Söğütözü mevkiinde bulunan Adalet Bakanlığı Hizmet Binası revize projesi kapsamında inşaatın elektrik işleri yapımından kaynaklanmış olduğunu, cari hesap bakiyesi olarak bildirilen bedelin 100.000,00 TL’sinin müvekkili şirket yetkilisi ... tarafından, temlik veren ......Ltd.Şti'ye ödenmiş olduğunu, ......Ltd.Şti tarafından, müvekkili şirket aleyhine Ankara 16. İcra Müdürlüğü'nün 2021/16228 sayılı dosya ile 17.150,00 TL alacak için takip yapıldığını, bu takipte borcun sebebinin “taraflar arasındaki cari hesap bakiyesi” olarak gösterilmiş olduğunu, bunun ise alacak miktarının 17.150,00 TL olduğunun ikrarı olduğunu, borcun kaynağının dava dışı ......Ltd.Şti tarafından yapılan işler olup, dava dışı şirket tarafından yapılan işlerin ayıp ve eksik olduğunu, bu dikkate alındığında müvekkilinin uğramış olduğu zararın icra takibindeki rakamdan çok daha fazla olduğunu, davacı tarafın müvekkilinden hiçbir hak ve alacağı bulunmadığını, ödemelerin kararlaştırıldığı şekilde yapılmış olduğunu, geç teslim, ayıp ve eksik işlerden dolayı müvekkilinin alacağının bulunduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, dava dışı alacaklı ......Ltd.Şti ile davalı/ borçlu şirket arasında cari alacak ilişkisi bulunduğu, bu alacağın alacaklı şirketin verdiği elektrik bakım hizmetinden kaynaklandığı, davalı şirketten olan alacağından 520.000,00 TL’sini 30.11.2021 tarihinde davacı şirkete temlik ettiği, dava dışı alacaklı ......Ltd. Şti’nin davalı şirketten 123.899,06 TL alacağı olduğundan bahisle, Ankara 16. İcra Müdürlüğü'nün 2021/16197 sayılı dosyası üzerinden ilamsız takip başlatıldığı, faturaya konu hizmetin davalıya teslim edildiği hususunda ispat yükünün kural olarak davacı üzerinde olup, dava dışı temlik eden firma ile davalı arasında yalnızca Ankara Adliyesi ek hizmet binası yapım işine ilişkin olarak akdi ilişki bulunduğu, başkaca bir ilişki bulunmadığı savunulmuş ise de, bilirkişi ek raporunda belirlendiği üzere, dava dışı temlik eden firma tarafından düzenlenen davaya konu faturaların davalı tarafça defterlere kaydedildiği, bu anlamda defterlerin birbirleriyle uyumlu olduğu, bu faturalara süresinde itiraz ve iade ettiğine ilişkin savunma ve delil ileri sürülmediği, yine faturalara konu hizmete ilişkin olarak ayıp ya da eksik ifa iddiasında da bulunulmamış olmasına göre, faturaya konu hizmetin fatura bedellerinin ödendiği hususunda ispat yükünün davalıya ait olduğu, davalı tarafça hizmetin ve davaya konu bedelin ödendiği hususunun ispat edilemediği gerekçesiyle, bilirkişi heyetince tarafların ticari defterleri esas alınmak suretiyle belirlenen tutar üzerinden (23.889,06 TL) davanın kısmen kabulüne, Ankara 16. İcra Dairesi'nin 2021/16197 sayılı takip dosyasında davalının itirazın kısmen iptaline, takibin 23.899,06 TL asıl alacak üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, alacağın likit olduğundan hükmedilen 23.889,06 TL'nin %20'si oranında hesaplanacak icra inkar tazminatına davalıdan tahsiline davacıya verilmesine karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf başvurusunda; mahkemenin kısmen kabul kararının usul ve yasaya uygun olmakla birlikte, kısmen red kararının, dosya içeriğine, maddi gerçekliğe, usul ve yasaya aykırı olduğunu, 30/03/2021 tarihli banka havalesinin ...'nun yetkilisi olduğu ... Elektrik Üretim San. ve Tic. A.Ş. arasındaki ticari ilişki nedeniyle ödenmiş olup, bu bedelin davalı borcundan mahsubu nedeniyle kısmi red kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, mahkeme kararının "...dava dışı temlik eden firma tarafından düzenlenen davaya konu faturaların davalı tarafça defterlere kaydedildiği, bu anlamda defterlerin birbirleriyle uyumlu olduğu, bu faturalara süresinde itiraz ve iade ettiğine ilişkin savunma ve delil ileri sürülmediği, yine faturalara konu hizmete ilişkin olarak ayıp ya da eksik ifa iddiasında da bulunulmamış olmasına göre, faturaya konu hizmetin fatura bedellerinin ödendiği hususunda ispat yükünün davalıya ait olduğu ne var ki davalı tarafça hizmetin ve davaya konu bedelin ödendiği hususunun ispat edilemediği..." dair gerekçesi ve bu gerekçe ile davanın kabulü doğru ve yerinde olup, kısmen reddedilen 100.000.00 TL'lik kısma ilişkin somut bir gerekçe yazılmadığını, yalnızca "bilirkişi heyetince tarafların ticari defterleri esas alınmak suretiyle belirlenen tutar üzerinden (23.889,06 TL) davanın kısmen kabulüne" karar verildiğinin belirtildiğini, bilirkişi raporunun ilgili kısmında tarafların ticari defterleri arasında 100.000,00 TL'lik uyumsuzluk olduğunun tespit edildiğini ve buna ilişkin bilirkişi raporunda yapılan değerlendirme üzerinden davanın kısmen reddine karar verildiğini, halbuki hükme esas alınan bilirkişi ek raporuna ilişkin 16/06/2023 tarihli beyan ve itirazlarına ilişkin dilekçede belirtildiği üzere ... ile ... isim benzerliği nedeniyle ticari deftere sehven kaydedilmiş olmadığını, zira ... ve ...'nun baba - oğul olup, farklı kişiler olduğunu, bilirkişi raporuna esas alınan eft/ havale makbuzu ile davalı şirketin ticari defterlerindeki kaydı farklı olup, dekont tarihi 30/03/2021 iken ve göndericisi ... olduğu halde, ticari defterdeki kaydın ise 31/05/2021 tarihi olduğunu ve göndericisinin ... olarak kayıtlı olduğunu, bilirkişi raporunun bu yönüyle açık maddi hata içerdiğini, bu raporun esas alınarak verilen kararın da usul ve yasaya aykırı olduğunu, bilirkişi raporunda dayanak yapılan 30/03/2021 tarihli banka havalesinin ve davalı ticari defterinde kayıtlı 30/05/2021 tarihli ... adına kayıtlı ödemenin davada talep edilen alacak ile ilgisi bulunmayıp, dava dışı ......Ltd. Şti. ile ... ve ...'nun yetkilisi olduğu ... Elektrik Üretim San. ve Tic. A.Ş. arasındaki ticari ilişki nedeniyle yapılan kayıt ve ödemeler olduğunu, bu nedenle söz konusu 100.000,00 TL tutarındaki bedelin bu davada davalı borcundan mahsubunun mümkün olmadığını ve bilirkişi raporunun bu yönüyle de hatalı olduğunu, mahkeme karanının usul ve yasaya aykırı olduğunun somut maddi delillerle sabit olduğunu, bilirkişi raporunda ticari defterdeki kayda dayanak olarak gösterilen 31/03/2021 tarihli havale makbuz fotokopisi incelendiğinde açıklama kısmının boş olduğunun, ödemenin ne için yapıldığına dair bir açıklama bulunmadığının görüleceğini, 30/03/2021 tarihli dosyaya sunulan banka dekontunda gönderici olarak adı geçen ... ile ......Ltd. Şti arasında yukarıda belirtilen ticari ilişkilerden bağımsız olarak farklı bir ticari ilişki bulunmakta olup, ......Ltd. Şti'nin ...'na düzenlediği 26/02/2021 tarihli faturaya istinaden yapılan ödeme olduğunun aşikar olduğunu, davalının borçtan kurtulmayı amaçlayarak bu havale makbuzunu dosyaya sunduğunu ve bilirkişi raporunda hatalı olarak davalının borcuna mahsup edilmesine yönelik rapor düzenlendiğini, dava dışı ......Ltd. Şti. kayıtlarında 31/05/2021 tarihli 100.000,00 TL bedelli ödemenin ...'nun yetkili müdürü olduğunun ve yine ......Ltd. Şti ile ticari ilişkisi bulunan ... Elektrik Üretim San. ve Tic. A.Ş hesabına ödeme olarak kaydedildiğinin görüldüğünü, buna ilişkin ticari defter muavin kaydı ile ticaret sicil gazetesi suretlerini dosyaya ibraz edildiğini ancak bu belgelerin değerlendirilmeden itiraz ve beyanları karşılanmadan eksik ve hatalı inceleme neticesinde karar verildiğini, davalı yararına hükmedilen vekalet ücretinin hatalı olup, AAÜT 13/3 üçüncü kısmına göre hükmedilecek ücretin, davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçemeyeceğinden davalı yararına hükmedilen vekalet ücretinin de hatalı hesaplandığını belirterek, mahkeme kararının kaldırılarak, davanın tümden kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili istinaf başvurusunda; kararın kabulüne ilişkin kısmının hatalı olduğunu, davanın tümden reddi gerektiğini, davacı tarafça cari hesap alacağı olduğundan bahisle davanın açıldığını ve iddiasına faturaya itiraz edilmemesi dayanak kılınmış ise de, faturanın içeriğine 8 gün içerisinde itirazda bulunulmadığı taktirde sadece faturada belirtilen verilerin doğru olduğu karinesinin doğacağını, bu durumdan, faturanın verilmesine neden olan iş veya hizmetin de yapılmış olduğunun kabul edildiğinin anlaşılmayacağını, uyuşmazlık halinde, işin yapılmış olduğunun kanıtlanması gerekeceğini, ayrıca tebliğ edilmiş olan fatura içeriğinin kesinleşmesinin söz konusu olamayacağını, faturanın deftere kaydı taşımanın gerçekleştiğine yalnızca karine teşkil edeceğini ve bu karinenin aksinin ispatının her zaman olanaklı olduğunu (Yargıtay 11. HD'nin 05.05.2005 tarih ve 2004/7832 E- 2005/4738 K sayılı ilamı), dava konusu işte de, davacıya ödemelerin yapıldığını, davacının edimini tam ve eksiksiz olarak yerine getirmediğini ve alacaklı olmak bir yana esasen borçlu olduğunu, davacının alacağını temlik aldığı ......Ltd.Şti ile müvekkili arasında Adalet Bakanlığı Hizmet binası revize projesi çerçevesinde inşaatın elektrik işleri yapım işi ilişkisi bulunduğunu ve tarafların başkaca hiçbir ticari ilişkisi bulunmadığını, davanın da bu iş ile ilgili olduğunu, kanunun 188. maddesindeki düzenlemeye göre borçlunun devri öğrendiği sırada temlik edene karşı sahip olduğu itiraz ve defileri, devralana karşı da ileri sürebileceğini, devralana karşı olan savunmaların defi ve itiraz haklarını kapsayacağını, cari bakiyesi olarak bildirilen bedelin 100.000 TL'sinin müvekkili şirket yetkilisi ... tarafından alacağını devir eden ......Ltd.Şti'ye ödendiğini, bu ödemenin davacının alacağını temlik aldığı firma tarafından cariden düşülmediğini, kaldı ki, davacının alacağını temlik aldığı ......Ltd.Şti'nin bakiye 17.150 TL alacağı kaldığı iddiasına yönelik Ankara 16.İcra Müdürlüğü'nün 2021/16228 sayılı takibin yapıldığını, bu takip talebinde borcun sebebinin "taraflar arasındaki cari hesap ekstresi bakiyesi” olarak gösterildiğini, davacının, hesap mutabakatı yaptığını ve davalı müvekkilinden cari hesap bakiyesi olarak 17.500 TL alacağının kaldığının ikrarı olduğunu, davacının alacağını temlik aldığı firma dahi alacağının 17.150 TL olduğunu ikrar ederken, alacağı temlik alan firmanın daha fazla alacaklı olduğunu iddia edemeyeceğini, ayrıca, davacının talep ettiği bu bedelin, alacağını temlik aldığı ......Ltd.Şti'nin ifa edilmeyen eksik ve ayıplı işleri dikkate alındığı ve bu ayıp ve eksiklikleri davacı nam ve hesabına gidermek amaçlı işlemler sonucu müvekkilinin zararının icra takibindekinden fazla olduğunu, icra takibine konu alacağın müvekkili zararının çok az bir kısmı olduğunu ve müvekkili alacağını karşılamayacağının açık olduğunu, ......Ltd.Şti'nin işi eksiksiz teslim etmediğini, taraflar arasında bir teslim tutanağı bulunmadığını, müvekkili ve diğer taşınmaz sahibi ... Yapı Mühendislik Müşavirlik İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş, muhatap Adalet Bakanlığına 20.08.2021 tarihli geçici teslim tutanağı ile işi teslim ettiğini, davacının alacağını temlik aldığı ......Ltd. Şti'nin bu süre sonrasında işi teslim etmediğini, tam tersine çok daha sonrasında ayıplı ve eksikleri ile tamamlamadan işi fiilen terk ettiğini ve Adalet Bakanlığı görevlilerince bu duruma ilişkin tutanak ile eksik ve ayıplı işlerin tek tek belirtildiğini, eksik ve ayıplı işlere ilişkin hukuki haklarının saklı tutulduğunu, ayrıca toplamda 3.073.000 TL KDV dahil ..., 3073.000 TL KDV dahil de Seki (...)'ye kesildiğini, toplam 6.146.000 TL KDV dahil, son hakedişte de 5.278.000 + KDV = 6.228.000 TL toplam iş bedeli göründüğünü ancak ilk projede yeralan, o toplam bedelin içinde de olan ve tutanaktan sonra ortaya çıkan servis asansörü data hattı çekilmesi işinin ......Ltd. Şti dışında bir elektrikçiye yaptırıldığını ve 60.000 TL civarında maliyet ödendiğini, yine icmal de görüleceği üzere şantiyede ......Ltd.Şti'nin çöpü nedeniyle müvekkilinin temizlik vs masraflarının 67.000 TL olduğunu, ......Ltd.Şti'nin malzeme listesi içinden artan kablo tava ve bilumum hurda malzemeyi, müvekkiline 180.000 TL'ye sattığını ve kesin hesapta düşülebileceğini söylediğini, inşaattaki tanık ifadelerine göre de rakamın daha fazla olduğunu, davacının müvekkilinden hiçbir hak ve alacağı bulunmadığını, tüm ödemelerin kararlaştırıldığı şekilde yapıldığını, dava konusu olayda eğer bir alacak var ise, bu geç teslimden, eksik ve ayıplı işlerden kaynaklı olarak müvekkilinin alacağı olduğunu, bilirkişilerce sadece ödemelerin dikkate alındığını ve hesabın sadece bu yönü ile değerlendirildiğini ancak davacının alacağını temlik aldığı firmanın eksik yaptığı işlerin göz önünde bulundurulmadığını, davacıya alacağı temlik eden ......Ltd.Şti'nin yaptığı işlerde ilk bakışta görülen eksik ve ayıpların bulunduğunu ve bunların maliyetinin, geç teslimden kaynaklı zararları gözetildiğinde zaten bir alacağı olmayan davacıya alacak temlik edenin esasen borçlu olduğunun görüleceğini belirterek, mahkeme kararının kaldırılarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İnceleme, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava, dava dışı taşeron ......Ltd.Şti ile davalı arasında kurulduğu anlaşılan akdi ilişki kapsamında, davalı borçlu aleyhine Ankara 16. İcra Müdürlüğü'nün 2021/16197 sayılı dosyası ile yapılan icra takibine vaki itiraz nedeniyle ve alacağın davacıya temliğine dayalı itirazın iptali davasıdır. 6098 sayılı T.B.K.'nun 188. maddesinde ve Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarında da kabul edildiği üzere, temliğe dayalı alacak davalarında, borçlu temlik edene karşı ileri sürebildiği def'ileri temlik alana karşı ileri sürebilecektir. Bu kapsamda, davalı tarafça yargılama aşamasında temlik eden ......Ltd. Şti tarafından bakiye alacak nedeniyle müvekkili aleyhine Ankara 16. İcra Müdürlüğü'nün 2021/16288 sayılı icra dosyası ile takip yapıldığını ve bakiye alacağının 17.500,00 TL olarak bildirildiğini ve buna ilişkin açılan davanın bulunduğunu, yine Adalet Bakanlığı ile yapılan sözleşme kapsamındaki işlerde eksik ve ayıp bulunduğunu ve bu nedenle müvekkili aleyhine Ankara 3. Asliye Ticaret mahkemesi'nin 2022/122 Esas sayılı dava dosyası ile dava açıldığını bildirerek, bu dosyanın getirtilerek incelenmesini talep ettiği, yine, 100.000 TL ödemenin temlik eden ......Ltd.Şti'ye yapıldığını savunmuş, davacı tarafça , işin tamamlanarak teslim edildiği, 100.000 TL'lik ödemenin ise temlik eden ......Ltd.Şti ile dava dışı şirket arasındaki başka bir ilişkinden kaynaklandığı iddia edilerek yapılan ödemenin dava konusu alacağa mahsup edilemeyeceğinin bildirildiği anlaşılmıştır. Mahkemece alınan kök raporda, 100.000 TL'nin davalı ticari defterinde kayıtlı olduğu tespit edilerek mahsubu gerektiği belirtilmiş, davacı tarafça bu rapora karşı dayanak belgeler de gösterilmek ve konuda inceleme yapılması talep edilmek suretiyle karşı çıkılarak itiraz edilmiş, mahkemece bu itirazlar doğrultusunda ek rapor alınmadan ve alınmama nedeni gösterilmeden ve bu konuda gerekçede de bir değerlendirme yapılmadan eksik inceleme ile karar verilmiştir. Bu durumda, mahkemece yapılması gereken iş, davacının bilirkişi raporuna itirazları doğrultusunda yapılacak yargılamada gerekli belgelerin dosyaya kazandırılması ve UYAP üzerinden gönderildiği belirtilen dosyaların tarafların iddia ve beyanları doğrultusunda incelenmek suretiyle denetleneblir ek rapor alınması veya gerektiğinde konusunda uzman yeni bir bilirkişi heyeti oluşturularak dosya kapsamına uygun ve denetlenebilir rapor alınarak, itiraz olunması durumunda da itirazların giderilmesi için gerekli usuli işlemlerin yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesidir. Açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin istinaf başvurularının kabulüne, mahkeme kararının HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde yeniden görülmesi için ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Taraf vekillerinin istinaf başvurularının kabulüne, 2-Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17/07/2023 tarih ve 2022/119 Esas- 2023/526 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına, 3-Dairemiz kararına uygun şekilde davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
4-Davacı tarafça yatırılan 269,85 TL istinaf karar harcının talep halinde kendisine iadesine, 5-Davalı tarafça yatırılan 269,85 TL + 139,00 TL olmak üzere toplam 408,85 TL istinaf karar harcının talep halinde kendisine iadesine, 6-İstinaf talep eden taraflarca yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harçları ile yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 12/11/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Başkan
Üye e-imzalıdır
Üye e-imzalıdır
Katip e-imzalıdır
e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır