Bölge Adliye Mahkemesi · Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi 2023/12 E. 2024/1189 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Daire
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/12
Karar No
2024/1189
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ 2023/12 Esas - 2024/1189 Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2023/12 KARAR NO : 2024/1189

TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR

İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ :KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 10/05/2022 NUMARASI : 2021/298 Esas 2022/350 Karar DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 07/09/2018 KARAR TARİHİ : 07/11/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 07/11/2024

Taraflar arasındaki itirazın iptali istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın usulden reddine yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava dışı ... ile banka arasında imzalanan kredi sözleşmelerine davalının müteselsil kefil olduğunu, kredi borcunun zamanında ödenmemesi üzerine davalı aleyhinde Develi Noterliği'nin 03/11/2017 tarih ve 11375 yevmiye no ile 02/02/2018 tarih ve 1176 numaralı ihtarnamelerinin keşide edildiğini, borcun buna rağmen ödenmemesi üzerine Kayseri 1. İcra Müdürlüğü'nün 2018/4429 Esas sayılı dosyası ile genel haciz yoluna özgü icra takibi başlatıldığını, davalının borca itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek davalının borca vaki itirazının iptali ile takibin kaldığı yerden devamına karar verilmesini, davalının takip konusu alacağın % 20'si oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP Dava dilekçesi davalıya tebliğ edilmiş, davalı davaya karşı cevap dilekçesi sunmamıştır. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; davalının icra idaresinin yetkisine itiraz ettiği ve ikametgahının Yahyalı olduğu, Yahyalı icra dairelerinin yetkili olduğundan, genel kredi sözleşmesinde yetkiye dair anlaşma maddesi dava dışı asıl borçlu tacir olmadığından ve geçerli olamayacağından, usule uygun bir takip bulunmadığından davanın usulden reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesinin kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, söz konusu kararın daha önce yerel mahkemece karara bağlandığını ve davalı vekilin istinafı ile birlikte Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi Başkanlığı'nın 2019/1162 Esas, 2021/426 Karar sayılı kararı ile, yerel mahkemenin iş bu bozma ilamına göre dosyayı incelemesi ve işin esasına girmesi gerekirken yerel mahkemece davanın usulden red olunduğunu, davalı tarafın daha önce yetki hususuna bir itirazı olmadığını, bu yönde istinaf talebinde bulunulmadığını, yerel mahkemece davalının yerleşim yerinin Yahyalı olması nedeniyle eldeki davanın reddine karar verilmiş ise de , iş bu durumun usul ve yasaya aykırı olduğunu, söz konusu borç bir para borcu olup getirilecek borçlardan olduğunu, bu nedenle davacı banka şubesinin bulunduğu yer olan Kayseri İcra daireleri takip açısından yetkili icra daireleri olduğunu, bu nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Dava; genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptaline ilişkindir. Davacı tarafça,14/01/2013 ve 17/09/2014 tarihli genel kredi sözleşmelerindeki kefaletten kaynaklı olarak dava dışı ...'nın kullanmış olduğu kredinin ödenmediğinden bahisle alacağın tahsiline yönelik davalı kefil aleyhine Kayseri 1. İcra Müdürlüğü'nün 2018/4429 E., sayılı dosyası ile başlatılan icra takibinin davalının itirazı nedeniyle durduğundan bahisle, itirazının iptali talebiyle eldeki davanın açıldı, Kayseri 1. İcra Müdürlüğü'nün 2018/4429 E., sayılı dosyası ile, davacı tarafından, davalı aleyhine toplam 13.659,23 TL alacağın tahsili amacıyla ilamsız icra takibi yapıldığı, örnek 7 ödeme emrinin davalı borçluya 24/04/2018 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu tarafından 25/04/2018 tarihinde icra dairesinin yetkisine, borcun tamamına, faize ve tüm ferilerine itiraz edilmesi nedeniyle takibin durdurulmasına karar verildiği, davacı tarafça İİK'nun 67. maddesi uyarınca yasal süresi içerisinde itirazın iptali davası açıldığı, Mahkemenin 2018/622 E., 2019/462 K. sayılı kararı ile davacının davasının kısmen kabulü ile kısmen reddine karar verildiği, ilgili kararın usulüne uygun davalı tarafça istinafı üzerine, Dairemizin 24/03/2021 tarih, 2019/1162 E, 2021/426 K sayılı ilamı ile, ilk derece mahkemesince uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli nitelikte grafolog bilirkişiden takip konusu 14/01/2013 ve 17/09/2014 tarihli genel kredi sözleşmelerindeki kefil adına atfen atılı imzalar ile yazıların davalıya ait olup olmadığına yönelik rapor alınmamış olması gözetildiğinde davaya konu delillerin toplanmadığı ve değerlendirilmediği anlaşılmakla 6100 Sayılı HMK'nın 22/07/2020 tarih ve 7751 Sayılı Yasa'nın 35.maddesi ile değişik 353/(1)-a.6.maddesi gereğince bu hususta inceleme yapılması için dosyanın ilk derece mahkemesine geri gönderilmesine karar verildiği görülmüştür. Mahkemece yeniden yapılan yargılama kapsamında grafolog bilirkişi Dr ...'dan alınan 10/11/2021 tarihli bilirkişi raporunda özetle; incelemeye konu, ... Şubesi tarafından kredi alan ...'nın, 17/09/2014 sözleşme tarihli ve 20.000 (Yirmibin) TL. ile müteselsil kefil olarak ... ve ... tarafından imzalanmış 20 sayfadan ibaret genel kredi sözleşmesinin 18/20. sayfasında ve .... tarafından kredi alan ...'nın, 14/01/2013 sözleşme tarihli ve 10.000 (onbin) TL ile müteselsil kefil olarak ... ve ... tarafından imzalanmış 28 sayfadan ibaret genel kredi sözleşmesinin 23/28. sayfasında ... adına atılı bulunan imzaların, ...'nın elinden çıktığı kanaatine varıldığı bildirilmiştir. Grafolog bilirkişi Dr ... 03/03/2022 tarihli bilirkişi ek raporundan özetle; ... Şubesi tarafından kredi alan ...'nın 17/0/2014 sözleşme tarihli ve 20.000,00 TL ile müteselsil kefil ... ve ... tarafından imzalanmış ve 20 sayfadan ibaret genel kredi sözleşmesi'nin 18/20. Sayfasında "..., 20.00,00 TL müteselsil kefil" ibarelerinin ve .... tarafından kredi alan ...'nın 14/01/2013 sözleşme tarihli ve 10.000,00 TL ile müteselsil kefil olarak ... ve ... tarafından imzalanmış 28 sayfadan ibaret genel kredi sözleşmesinin 23/28. Sayfasında "..., 10.000,00 14/01/2013 müteselsil kefil" ibarelerinin ...'nın elinden çıktığı kanaatine varıldığı bildirilmiştir. Tüm dosya kaspamı, istinaf nedenleri ve yasal mevzuat birlikte değerlendirildiğinde; davacı tarafça, Kayseri 1. İcra Müdürlüğü'nün 2018/4429 E., sayılı dosyası ile davalı kefil aleyhine başlatılan icra takibine, davalının icra dairesinin yetkisine, borca ve ferilerine itirazı nedeniyle icra takibinin durdurulmasına karar verildiği, davacı tarafça İİK'nun 67. maddesi uyarınca yasal süresi içerisinde itirazın iptali davası açıldığı, yukarıda ayrıntısı ile izah edildiği üzere Mahkemece yetkili icra dairelerinde takip yapılmadığından bahisle davanın usulden reddine karar verildiği hususlarında dosyamız kapsamında bir uyuşmalık bulunmadığı, dosyamız kapsamında halli gereken uyuşmazlığın Kayseri İcra Dairelerinin takipte yetkili icra dairesi olup olmadığının tespiti noktasında toplandığı görülmüştür. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 20/11/2002 gün 2002/19-900 Esas, 2002/994 Karar sayılı ve Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2002/275 E, 2002/4996 K sayılı kararında da belirtildiği üzere, icra takibine vaki itirazın iptali davasının dinlenebilmesi için ortada yetkili icra dairesinde mevcut bir icra takibi bulunmalıdır. Bilindiği gibi yetki itirazı ile birlikte borcun esasına itiraz edildiği durumda alacaklı icra tetkik merciine başvurmadan İİK.'nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptali davasını mahkemede açmışsa, mahkemece öncelikle icra dairesinin yetkisi araştırılmalıdır. Bu doğrultuda somut olay irdelendiğinde; dava dışı ... ile banka arasında imzalanan ve icra takibine konu genel kredi sözleşmelerinde, ''Yetki Sözleşmesi'' başlığı altında, sözleşmeden doğacak her türlü anlaşmazlıkları çözümlemeye Kayseri Mahkeme ve İcra Dairelerinin yetkili olduğunun kararlaştırıldığı, Mahkemece her ne kadar genel kredi sözleşmesinde yetkiye dair anlaşma maddesi dava dışı asıl borçlu tacir olmadığından geçerli olamayacağı yönünde karar verilmiş ise de, müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla davaya konu genel kredi sözleşmesini imzalayan davalı ... tacir olmasa bile, tacirler arasındaki yetki sözleşmesinin teselsül karinesi uyarınca davalıyı bağlayacağı, bu bağlamda yetki sözleşmesi uyarınca Kayseri icra dairelerinin yetkili icra dairesi olup, Yargıtay 11.Hukuk Dairesi'nin 17/05/2023 tarih, 2022/3774 E, 2023/3038 K , Yargıtay (Kapatılan) 19.Hukuk Dairesi'nin 07/04/2016 tarih, 2015/17736 E., 2016/6115 K sayılı ilamlarının da bu doğrultuda olduğu anlaşılmakla , Mahkemece eldeki itirazın iptali davasında yetkili icra dairesinde usulüne uygun icra takibi yapıldığı dikkate alınarak, işin esasına girilerek, mevcut delillerin değerlendirilmesi suretiyle esas hakkında karar verilmesi gerekirken, davanın usulden reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı bulunmuştur. Öte yandan Dairemizce 24/03/2021 gün ve 2019/1162 Esas 2021/426 Karar sayılı karar ile dosyanın esasına ilişkin, deliller toplanmadığı gerekçesini içeren kaldırma kararının diğer dava şartlarının da incelendiği bir karar olduğu da gözetilmek sureti ile Daire kararımız gereğince yargılama yapılması gerekliliği de gözetilmelidir. Tüm bu nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın karar veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Davacı tarafın istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/(1)-a.6 maddesi gereğince KABULÜNE, 2- Kayseri 1.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 10/05/2022 tarih ve 2021/298 Esas 2022/350 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın karar veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 4-Davacı tarafça yatırılan 80,70 TL istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine, 5-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/(1)-a.6 ve 362/(1)-g.maddeleri uyarıca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.07/11/2024

Başkan- Üye - Üye - Zabıt Katibi -

Atıf: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, E. 2023/12, K. 2024/1189, T. 07.11.2024, www.arakarar.com/karar/ankara-bolge-adliye-mahkemesi-21-hukuk-dairesi-2023-12-e-2024-1189-k-f88f06393048