Bölge Adliye Mahkemesi · İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi 2023/1127 E. 2025/143 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Daire
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/1127
- Karar No
- 2025/143
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2023/1127 KARAR NO : 2025/143
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2021/285 KARAR NO : 2023/133 KARAR TARİHİ : 24/02/2023 DAVANIN KONUSU : Tazminat (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAİRE KARAR TARİHİ : 24/01/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 24/01/2025
İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 24/02/2023 Tarih ve 2021/285 Esas 2023/133 Karar sayılı kararının, istinaf başvurusu yoluyla incelenmesinin davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, dairemize gönderilen dosya incelendi, dosya içeriğine göre incelemenin duruşmasız olarak yapılması uygun görülmekle, gereği konuşulup düşünüldü. İSTEM: Davacı avukatı tarafından verilen dava dilekçesinde özetle; şirketin ağır vasıta araç yıkama hizmeti verdiğini, davalı şirketin ise müvekkili aleyhine gerekçe göstermeden müvekkili şirketin elektriğini kestiğini, ve 75.181,86 TL fatura düzenlediğini, davalının müvekkili şirkete faturayı peşin olarak ödemesini aksi takdirde elektrik verilmesinin uzun süreceğini bildirdiğini, müvekkili şirketin hukuka aykırı faturayı elektriğin açılması için itirazı kayıt koymak şartıyla ödediğini belirterek, 24/09/2020 tarihli faturanın fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla tam ve kesin olarak belirlenebilir olduğu tarihe kadar şimdilik 10.000,00 TL kısmının iptaline karar verilmesini talep etmiştir. YANIT : Davalı avukatı tarafından verilen yanıt dilekçesinde özetle; zamanaşımı defilerinin bulunduğunu, ...Sokak No:... ... mevkii ... Mahallesi ... adresinde bulunan 22620107 tesisat numaralı aboneliğin 23359609 seri numaralı sayacı 14.08.2020 tarihinde söküldüğünü, sayaç atölyesinde yapılan inceleme neticesinde ‘'sayacın ölçü ayar mühürleri açılarak sayaç içerisinden akım uçlarını şöntlemek'' suretiyle kaçak elektrik kullanıldığı tespit edildiği ve 75.181,56 TL kaçak kullanım faturası oluşturulduğunu, davacının kendisine tahakkuk ettirilen borcu herhangi bir ihtirazi kayıt koymaksızın ödediğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesi 24/02/2023 Tarih ve 2021/285 Esas, 2023/285 Karar sayılı kararında özetle; mahkemece alınan bilirkişi kök ve ek raporunun usul ve yasa ile dosya kapsamı ve işyerinin niteliklerine uygun, gerekçeli, objektif ve denetime elverişli olduğu, tarafların iddia ve savunmalarını karşıladığı, iddianın ileri sürülüş biçimi ile mahkememizce yapılan incelemenin niteliğine göre başkaca araştırma yapılmasına lüzum bulunmadığı anlaşılmakla davanın kabulüne ile 26.882,16 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine dair karar verilmiştir. İSTİNAF TALEBİNDE BULUNAN: Davalı vekili istinaf talebinde bulunmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ: Davalı avukatı tarafından verilen istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesinde özetle; -Davanın yasada belirlenen sürelerde açılmadığından davanın zamanaşımı yönünden reddi gerektiğini, -davacının kaçak elektrik kullanmış olduğu tutanakla sabit olduğunu, -Z/00111690 numaralı fatura ilgili Yönetmelik çerçevesinde mevzuata uygun olarak düzenlendiğini, davacının ihtirazi kayıt konmadan ödemelerin gerçekleştirildiğini belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE: Dava, kaçak elektrik tespitine istinaden ihtirazi kayıtla davalı kuruma yapılan ödemenin istirdatı istemine ilişkindir. Davalı kurum tarafından davacıya ait işyerinde kaçak kullanım yapıldığı gerekçesi ile kaçak elektrik tahakkukunun yapıldığı, davacının işbu davada kaçak elektrik kullanmadığı ve kaçak elektrik kullanmış olsa dahi yapılan tahakkukun hatalı olduğu ve davalıya yapmış olduğu ödemenin istirdadı gerektiğini iddia ettiği, davasını kısmi dava olarak ikame ettiği, davacı tarafından yapılan hesaplama yöntemine de itiraz edildiğinden mahkememizce davacının işbu davayı kısmi dava olarak ikame etmesinde hukuki yararı bulunduğunun kabul edildiği, yerel mahkemece dava konusu işyerinin nitelikleri, kurulu gücü, çalışma şekli ve yapılan kaçak tespitinin doğru olup olmadığına ilişkin keşfin icra edildiği, dosyanın bilirkişiye tevdi edildiği, bilirkişi tarafından kök ve ek raporda saptandığı üzere ve davalı kurum tarafından da dosyaya sunulan belgelere göre davacının sayacın ölçü ayar mühürlerinin açılarak sayaç içerisinden R-S-T fazlarının akım uçlarını şöntleyerek kaçak elektrik kullanımı yaptığı, bu sistemle sayacın doğru ölçüm yapmasını engellediği, bilirkişi tarafından tespit edildiği üzere davacının söz konusu eyleminin Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğinin 42/1-c maddesine uyduğu, bilirkişi tarafından dosyadaki belgeler ve yerel mahkemece yapılan keşifteki tespitlere göre kök ve ek raporda yapılan hesaplamanın anılan yönetmeliğin 42,44 ve 45 maddelerine uygun olduğu, davalı tarafından mükerrer kaçak kullanım nedeniyle davacı hakkında tahakkuk yapılmış ve bilirkişi tarafından 19/03/2020 tarihli kaçak tespitine ilişkin 25/03/2020 tarihli kaçak kayıt dökümünde davacı şirketin abone olarak göründüğü; Yine, dosyada bulunan ödeme dekontlarına göre 19/03/2020 tarihli kaçağa ilişkin ödemenin davacı şirket tarafından yapıldığı gerekçesi ile mükerrer olarak tahakkuk yapılabileceği değerlendirilmiş ise de; Dosyaya kazandırılan bilgi ve belgelere göre davacı şirketin ilk kaçak tespit tarihi olan 19/03/2020 tarihi itibariyle abonelik sözleşmesinin bulunmadığı, ilk kaçak kullanım tarihinde kullanıcının dava dışı.... olduğu, davacı şirketin dava dışı .... A.Ş ile 20/03/2020 tarihinde abonelik sözleşmesi imzaladığı, 25/03/2020 tarihli kaçak kayıt dökümü tarihi itibariyle davacı şirketin aboneliği bulunduğundan bu dökümde abone olarak görülmesinin ilk kaçak tarihi olan 19/03/2020 tarihinde abone olduğu anlamına gelmeyeceği; Bu nedenle davacı hakkında kaçak kullanım nedeni ile tahakkuk yapılması doğru ise de; Mükerrer kaçak olarak işlem yapılmasının usul ve yasaya uygun olmadığı, buna göre davalının dava konusu olan 14/08/2020 tarihli kaçak kullanım nedeni ile davacıdan 48.299,40 TL alacaklı olduğu, bakiye 26.882,16 TL'lik kısım yönünden davacının davalıya borçlu olmadığı, davacı tarafından 14/08/2020 tarihli tespite ilişkin düzenlenen 75.181,56 TL'lik faturanın davacı tarafından dava tarihinden önce 24/09/2020 tarihinden önce davalıya ihtirazı kayıt ile ödendiği, davacı bu ödemeyi ihtirazı kayıt ile yaptığından bilirkişi ek raporunda saptanan 26.882,16 TL'nin istirdadını talep edebileceği, davacının 16/12/2022 tarihinde davasını ıslah ettiği, yerel mahkemece alınan bilirkişi kök ve ek raporunun usul ve yasa ile dosya kapsamı ve işyerinin niteliklerine uygun, gerekçeli, objektif ve denetime elverişli olduğu anlaşılmakla, davanın kabulüne ilişkin karar usul ve yasaya uygun olduğundan, bildirilen tüm istinaf taleplerinin 6100 sayılı HMK 353/(1)-b-1 maddesi uyarınca reddi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 24/02/2023 Tarih ve 2021/285 Esas 2023/133 Karar sayılı kararı usul ve yasaya uygun olmakla, davalı vekilinin istinaf isteminin 6100 sayılı HMK 353/(1)-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, İstinaf talebinde bulunan davalı tarafından yatırılan 459,00 TL istinaf karar harcının mahsubu ile kalan 1.377,32 TL'nin davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına, İstinaf yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına, İlişkin, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere 24/01/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.