Bölge Adliye Mahkemesi · Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi 2023/1062 E. 2025/1333 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Daire
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/1062
- Karar No
- 2025/1333
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2023/1062 KARAR NO : 2025/1333 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ...
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 16/11/2022 NUMARASI : 2022/37 E. - 2022/302 K.
DAVACI : VEKİLİ :
DAVALI : VEKİLİ :
DAVANIN KONUSU : Marka 2021-M-10798 Sayılı YİDK Kararı İptali
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 16/11/2022 Tarih ve 2022/37 Esas - 2022/302 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı ... davalı ... tarafından istenmiş ve istinaf dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :Davacı vekili, müvekkilinin faaliyette bulunduğu iş alanlarında 2021/069087 sayılı "közde" ibareli marka tescili talebinde bulunduğunu, Markalar Dairesi Başkanlığının 23712/2021 tarihli karar ile marka kapsamında bulunan bazı mal ve hizmetleri 6769 sayılı SMK'nın 5/1-b-c hükümleri gereğince kısmen reddettiğini, anılan karara yönelik yeniden inceleme isteğin de YİDK tarafından nihai olarak reddedildiğini, müvekkiline ait markanın şekil ve farklı renk varyasyonları içerdiğini, bu itibarla markanın tüketici nezdinde ayırt edici niteliğinin bulunduğunu, öte yandan müvekkilinin "" ibaresini içeren tescilli markalarının mevcut olduğunu, ayrıca bu ibarenin müvekkilinin ticaret unvanında yer aldığını ve internet alan adı ve sosyal medya hesaplarında da kullanıldığını ileri sürerek 2021-M-10798 sayılı YİDK kararının iptaline karar verilmesini talep ev dava etmiştir.
Davalı ... vekili, başvuruya konu "" ibaresinin reddedilen mal/hizmetler bakımından belirli bir ticari kaynağa ait bir işaret olarak algılanamayacağını ve markanın asli işlevi olan belirli bir işletmeye ait mal ve hizmetleri, diğer işletmelere ait benzer mal ve hizmetlerden ayırt etmeyi sağlama işlevini yerine getiremeyeceğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, "+şekil" ibareli başvuru markasının kapsamında yer alan 29. sınıftaki "Kurutulmuş, konservelenmiş, dondurulmuş, pişirilmiş, tütsülenmiş, salamura edilmiş her türlü meyve ve sebzeler, salçalar" ve 30. sınıftaki "Kahve, kakao; kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler." malları ile 43. sınıftaki "Yiyecek ve içecek sağlanması." hizmetleri açısından ortalama tüketici kitlesi nazarında bu işaretin bir ticari işletmenin mal/ hizmetini tanıtan ve diğer işletmelerin aynı tür mal/hizmetlerden ayırt ediciliğinin bulunduğu, bu mal ve hizmetler dışında kalan 29. sınıftaki "Et, balık, kümes ve av hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş et ürünleri. " yönünden "" ibaresinin her türlü " et ve balık" ürünlerinin tüketiciye sunulabilecek pişirme usulü şeklinde algılanacağı, dolayısıyla bu mallar açısından başka bir teşebbüsün mal ve hizmetlerinden ayırt etmeye yetecek düzeyde olmadığı, gerekçeleriyle davanın kısmen kabulü ile 2021-M-10798 sayılı YİDK kararının 2021/069087 sayılı markanın kapsamında yer alan '' Kurutulmuş, konservelenmiş, dondurulmuş, pişirilmiş, tütsülenmiş, salamura edilmiş her türlü meyve ve sebzeler, salçalar. Kahve, kakao; kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler. Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri.'' yönünden iptaline karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, başvuruya konu "" ibaresinin reddedilen mal/hizmetler bakımından belirli bir ticari kaynağa ait bir işaret olarak algılanmayacağını markanın asli işlevi olan belirli bir işletmeye ait mal ve hizmetleri, diğer işletmelere ait benzer mal ve hizmetlerden ayırt etmeyi sağlama işlevini yerine getiremeyeceğini, ibarenin tanımlayıcı nitelikte olduğunu, anılan hususun 9/08/2022 tarihli bilirkişi raporunda isabetli olarak tespit edildiğini, ancak buna rağmen mahkemece rapora itibar edilmediğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, müvekkilinin davaya konu başvuru markası ile müvekkili adına tescilli diğer markaların ortak unsurunun markalarda yer verilen köprü işareti olduğunu, davaya konu başvuruda da bu köprü işaretinin öne çıkarılmış olup markanın asli unsurunu bu köprünün oluşturduğunu ancak, bilirkişi raporunda bu köprü işaretine ilişkin bir değerlendirme yapılmadığını ve markanın ayırt edici niteliğinin bulunduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE : 1-Dava, Marka 2021-M-10798 Sayılı YİDK Kararı İptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, ortalama tüketici/yararlanıcıların davaya konu başvuruyu reddedilen sınıflarda da tüm unsurları ile birlikte ve bir bütün olarak algılayacağı, SMK'nın 5/1 (b) ve (c) maddesi kapsamındaki tescil engellerinin bulunmadığı anlaşılmakla, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. 2-Davalı şirket vekilinin istinaf itirazlarının incelenmesine gelince, işlem dosyasının incelenmesinden, davacı şirketin ibareli 2022/069087 sayılı "Közde" ibareli markanın 29, 30, 35 ve 43. sınıflarda tescili başvurusunda bulunduğu, Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından SMK'nın 5/1-b ve 5/1-c maddeleri uyarınca başvurunun 29, 30 ve 43. sınıfta ve SMK 5/1-ç maddesi uyarınca 35. sınıfta yer alan bir kısım hizmetler yönünden kısmen reddine karar verildiği, davacı tarafın bu karara yönelik itirazının ise YİDK'ın 2021-M-10798 sayılı kararıyla reddedildiği, anılan kararın 23/12/2021 tarihinde davacıya tebliğ edildiği ve işbu davanın iki aylık hak düşürücü süre içerisinde 2/2/2022 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır. 6769 sayılı Kanun'un 5/1-b maddesinde, herhangi bir ayırt edici niteliğe sahip olmayan işaretlerin marka olarak tescil edilemeyecekleri düzenlenmiştir. Madde gerekçesinde de açıklandığı üzere bu hükme göre, sicilde gösterilebilir olmasına rağmen ilgili mal veya hizmetler için ayırt ediciliğe sahip olmayan, dolayısıyla tüketiciler tarafından marka olarak algılanmayacak işaretlerin, marka olarak tescil edilmeleri mümkün değildir. Aynı Kanun'un 5/1-c maddesinde ise ticaret alanında cins, çeşit, vasıf, kalite, miktar, amaç, değer, coğrafi kaynak belirten veya malların üretildiği, hizmetlerin sunulduğu zamanı gösteren veya malların ya da hizmetlerin diğer özelliklerini belirten işaret veya adlandırmaları münhasıran ya da esas unsur olarak içeren işaretlerin marka olamayacakları hüküm altına alınmıştır. Bir işaretin anılan bu madde kapsamında değerlendirilebilmesi için, mal veya hizmetin karakteristik bir özelliğini hiçbir özel zihni çabaya mahal bırakmadan derhal düşündürmesi ve akla getirmesi gerekmektedir. Bir mal veya hizmeti doğrudan çağrıştırmayıp akla getirmeyen ancak imada bulunan kelimelerin tescilinin bu maddeye göre engellenmesi mümkün değildir. Tüketici işareti gördüğünde kesin olarak mal veya hizmetin niteliğinin tanımlayamıyor fakat olasılıkları zihninde birkaç seçeneğe kadar indirebiliyorsa o markanın tescili mümkündür. Yapılan açıklamalar çerçevesinde somut olay değerlendirildiğinde; başvuru konusu işaret, bordo renkli dikdörtgen şekilli zemin üzerinde beyaz renkli büyük harfle yazılmış "..." ibaresi ve bu ibarenin üzerinde çatı/köprüyü andıran basit bir figürden oluşmakta olup markanın kompozisyonunda "..." ibaresinin ön planda tutulduğu anlaşılmaktadır. Markanın asli unsurunu oluşturan "..." ibaresi köz isminden türetilen köz üzerinde pişirilmiş anlamına gelen tasviri bir kelimedir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda "..." ibaresinin köz üzerinde üretilen/pişirilen ürün ve bu şekilde pişirilmiş ürünlerin tüketiciye sunulduğu hizmet" anlamı ile ayırt edici olmadığı tespitinde bulunulmuş ise de, gerek sözlük anlamı gerekse de bilirkişi raporundaki anlamı itibariyle "Et, balık, kümes ve av hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş et ürünleri." yönünden bu malları doğrudan doğruya tanımlayan ya da çağrıştıran bir niteliğinin bulunmadığı, markadaki tali unsurlar olan renk, şekil ve tertip tarzı itibariyle ayırt edicilik gücü düşük olsa da 6769 sayılı SMK'nın 5/1-b ve 5/1-c maddesi anlamında tescil engelinin bulunmadığının kabulü gerekmektedir. Bu itibarla, yukarıda açıklanan nedenlerle dava konusu başvuru yönünden 6769 sayılı SMK'nın 5/1-b ve 5/1-c maddeleri anlamında mutlak tescil engelinin bulunmadığı, bu bağlamda davan konusu YİDK kararının yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, HMK.'nın 353/1-b-2. maddesinde yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse "düzelterek yeniden esas hakkında" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK.'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b- maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 16/11/2022 gün ve 2022/37 Esas - 2022/302 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-Davanın KABULÜ ile, TÜRKPATENT YİDK'ın 2021-M-10798 sayılı kararının İPTALİNE, 4-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 80,70-TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70-TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 5-Davacı kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan, karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca belirlenen 40.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından ilk derece yargılaması sırasında yapılan 2.350,00-TL bilirkişi ücreti, 67,00-TL tebligat ve posta masrafı ile istinaf aşamasında yapılan 40,00-TL tebligat ve posta gideri, 492,00-TL istinaf kanun yoluna başvuru harcından oluşan toplam 2.949,00-TL'ye, 80,70-TL başvurma harcı, 80,70-TL peşin harç tutarı eklenerek oluşan toplam 3.110,40-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına, 8-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen taraflara iadesine (HMK m.333), 9-Davacı vekilli tarafından istinaf başvurusunda peşin olarak yatırılan 179,90-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talebi halinde davacıya iadesine, 10-Davalı kurumdan alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından davalı kurum tarafından istinaf başvurusunda peşin olarak yatırılan 179,90-TL harcın mahsubu ile bakiye 435,50-TL harcın davalı kurumdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 11-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile 26/06/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 27/06/2025
Başkan ...
Üye ...
Üye ...
Katip ...