Bölge Adliye Mahkemesi · İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi 2022/99 E. 2025/1428 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Daire
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/99
- Karar No
- 2025/1428
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
45. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2022/99
KARAR NO : 2025/1428
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 28/05/2021
ESAS NO : 2018/209
KARAR NO : 2021/568
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 10/12/2025
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353 ncü maddesi uyarınca dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı borçlunun 21/08/2011 tarihli olağanüstü genel kurulda ve 01/02/2015 tarihli olağan genel kurulda alınan karar gereği daire başına düşen borç bedelinin ödenmediğini, davalı borçlunun borcunu ödememesi üzerine Büyükçekmece 1. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığını, davalı tarafın borcun tamamına itiraz etmesi üzerine icra takibinin durduğunu beyanla itirazın iptali ile takibin devamına, kötü niyetli itirazdan dolayı davalının alacağının %40'ından aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalının davacıya borcu olmadığını, bugüne dek yapılan tüm ödemeler ve borcu olmadığına dair belgelere rağmen bu davanın açıldığını haksız takip endeniyle %20'den aşağı olmamak üzere davacının icra inkar tazminatı ödemesine karar verilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince''...İncelenen tüm dosya kapsamına, tarafların iddia ve savunmalarına, bilirkişi raporları içeriğine göre; davacı kooperatifin 21/08/2011 tarihli genel kurulunda alınan karar uyarınca, kooperatif üyelerinin toplam 13.750 TL'yi 5 eşit taksitte ödemeleri ve ödemeyenlere aylık %3 oranında gecikme faizi uygulanmasına karar verildiği, genel kurulca verilmiş kararın başka bir genel kurul kararı ile değiştirilmediği veya mahkeme tarafından iptal edilmediği, 01/02/2015 tarihli genel kurulda bir defaya mahsus üyelerden 450 TL alınmasına ve ödemeyen üyelerden aylık %1,5 gecikme faizi alınmasına karar verildiği, iş bu genel kurul kararının da iptal edildiği veya değiştirildiği yönünde dosya da delil bulunmadığı, kooperatifin incelenen kayıtları uyarınca davacının davalıdan şerefiye bedeli talep edemeyeceği, davalının ödemeleri sonrası davacı kooperatifin 5.157,99 TL talep edebileceği, 3.858,26 TL asıl alacak talebinin fazla ve yersiz olduğu, davacı kooperatif tarafından ödemelerin toplu olarak kaydedildiği, bu nedenle temerrüt tarihinin ödemelerin kaydedildiği 24/03/2012 tarihinden itibaren başlaması gerektiği kanaatine varılmakla, mahkememizce hüküm kurmaya elverişli ve denetime açık 06/04/2021 tarihli rapora itibarla, davanın kısmen kabulü ile, davalının Büyükçekmece 1. İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyasında, 4.707,99 TL asıl alacak, 3.484,94 TL işlemiş faiz, 450 TL asıl alacak, 95,42 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 8.738,36 TL alacağa vaki itirazının iptali ile takibin devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, dava İİK.nun 67. maddesi uyarınca açılan itirazın iptali davası olup, hüküm altına alınan asıl alacak bilinebilir, bir başka deyişle likit olduğundan hükmedilen asıl alacak miktarın % 20'si oranında İİK.nun 67. maddesi uyarınca davacı yararına tazminata hükmedilmesine" karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili tarafından süresinde sunulan istinaf dilekçesinde özetle; davalının 2011 yılından beri borcu olmadığı, zorla ve hile ile davalının dolandırıldığı, bu konuda savcılığa suç duyurusunda bulunulduğu, bilirkişi raporlarında davacının borç olarak çıkardığı miktarının hiçbir dayanağının olmadığının belirtildiği, maddi gerçeğin tüm açıklığı ile ortaya konması için mahkeme kararının kaldırılmasına haksız takip nedeniyle %20 den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi talep edilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE
HMK'nin 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde;
Dava kooperatif aidat bedelinin tahsili talepli başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.Büyükçekmece 1. İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı takip dosyasının incelenmesinde, davacı tarafça davalı aleyhine 8.536,25 TL asıl alacak+6.530,23 TL işlemiş faiz+450,00 TL asıl alacak ve 87,75 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 15.604,23 TL alacağın tazmini talep edildiği, ödeme emrine yönelik itiraz dilekçesi sunulduğu tespit edilmiş ve davanın yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.Düzenlenen bilirkişi raporları:-26/12/2018 tarihli bilirkişi raporunda özetle; ''Davalının, kooperatifin ortaklığını, yönetim kuruluyla yaptığı sabit bedelli ödeme sözleşmesiyle mi yoksa bir kooperatif ortağının hak, alacak ve borçlarını devir almak suretiyle mi elde ettiğine dair belge sunulmamış; bu konuda tespit ve değerlendirme yapılması mümkün olmamıştır. Davacı tarafından ibraz edilen cari hesap kayıtları, davalının 2012 yılına kadar kooperatiften 5.568,25 TL alacaklı olduğunu , kayıtlara geçirilmemiş olan 24.12.1997 tarihinde yaptığı 1.500 TL’lik ödemesi ile 22,12.2008 tarihinde yaptığı 1.973, 75 TLMik ödemesinin ve şerefiye bedelinden doğan 390 TL lik borcu ile eksik yatırılan 17.188,26 TL tutarındaki aidat borcunun kayıtlara geçirilmesiyle 31.12.2012 tarihi itibariyle 8.536,25 TL borçlu hale geldiğini ortaya koymuş; ödeme emrindeki borcun 8.536,25 TL bölümü de sözü edilen cari hesabın bakiyesine ve ibraz edilmeyen 21.08.2011 tarihli olağanüstü genel kurulun karanna dayandırılmıştır 2012 yılında davalı cari hesabına yapılan kayıtların dayanaklarının davacı tarafından ibraz edilmesi kaydıyla takibe yapılan itirazın iptal edilmesinin uygun olacağı'' kanaatine varıldığı belirtilmiştir. 26/10/2020 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; ''.... 2012 yılına 5.568 ,26 TL alacaklı olarak başlayan davalının cari hesabına 24.03.2012 tarihinde
“Eksik yazılan aidatların kaydı” açıklamasıyla (3.438, 26 TLTik bölümünün dayanak belgesi ibraz olunmayan ) 17.188,26 TL ve “şerefiye bedeli tahakkuku” açıklamasıyla (ancak dayanak belgesi ibraz olunmayan) 390 TL borç,
“24.12.1997 MK 469 İLE YAZILMAYAN TAHSİ “ ve “T..İş B.Hs’a YATAN 22.12.2008 “ açıklamasıyla (dayanak belgesi ibraz olunmayan) toplam 3.473,75 TL alacak yazılması sonucunda davalı 25.03.2012 günü itibariyle 8.536,25 TL borcunun ortaya çıktığını, Davacı 03.05.2016 tarihinde yaptığı takibe 01.02.2015 tarihli genel kurulun 28.02.2015 tarihinde ödenmesini kararlaştırdığı 450 TLlik aidatı ayrı bir kalem olarak eklediği ancak cari hesap bakiyesinin faiz başlangıç tarihini açıklanmamaıştır.Cari hesaptaki borç bakiyesinin doğduğu tarihten bir gün sonrası ile 21.08.2011 tarihli genel kurulda kabul edilen son ödeme tarihinden bir gün sonrası faiz başlangıç tarihini açıklamadığı, cari hesaptaki borç bakiyesinin doğduğu tarihten bir gün sonrası ile 21.08.2011 tarihli genel kurulda kabul edilen son ödeme tarihinden bir gün sonrası faiz başlangıç tarihi kabul edilerek aylık %18 kanuni gecikme faiz oranı üzerinden davalını borç miktarı ile ilgili terditli hesaplamalar yapılmıştır. '' denilerek;1-Ödeme emrine göre davalının borcu: takip tarihi itibariyle (8.986,25 TL anapara, 6.403,47 TL faiz, toplam 15.289,73 TL), dava tarihi itibariyle (8.986,25 TL anapara, 7.746,24 TL faiz, toplam 732,49 TL),2- Belgesi ibraz edilmeyen alacak ve borç kayıtlarının hesaba katılmaması haline göre davalının borcu: takip tarihi itibariyle (8.631.74 TL anapara .6.147,45 TL faiz, toplam 14.779,19 TL), dava tarihi itibariyle (8.631.74 TL anapara,7.191,12 TL faiz, toplam 15.822,86 TL) olduğu belirtilmiştir. 06.04.2021 tarihli bilirkişi raporunda ise, davacı kooperatif, davalı aleyhinde 03.05.2016 tarihinde olduğu ilamsız takipte başlattıldığı, 8.536,25 TL asıl alacak, 6.530,23 TLişlemiş faiz, 450,00 TL asıl alacak 87,75 TL işlemiş faiz, 15.604,23 TL tutarındaki alacağın, asıl alacağına takip tarihinden itibaren işleyecek aylık %1,5 faizi ile birlikte tahsilini talep edildiği, davacı kooperatifin, davalı üyeden temerrüt tarihinin 24.03.2012 tarihi olarak alındığı takdirde, (bilirkişi görüşünün bu seçenek olduğu belirtilmekle) 5.157.99 TL asıl alacak, 3.580,37 TL işlemiş faiz, 8.738,36 TL alacak talep edebileceği hesaplandığı, davacının 6.865,87 TL talebinin fazla ve yersiz talep olup reddi gerektiği, davacının 5.157,99 TL asıl alacağına takip tarihinden itibaren işleyecek aylık %1,5 faiz işletilmesi gerektiği, temerrüt tarihinin Genel kurul kararında belirtilen tarihlerde olduğu kabul edilmesi halinde; 5.157.99 TL asıl alacak, 3.735,68 TL işlemiş faiz, 8.893,67 TL alacak talep edebileceği hesaplandığı, davacının 6.710,56 TL talebi fazla ve yersiz talep olup reddi gerektiği, davacının 5.157,99 TL asıl alacağına takip tarihinden itibaren işleyecek aylık %1,5 faiz işletilmesi gerektiği görüşünde bulunulmuştur. Dosya arasına alınan Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/1280 E sayılı dava dosyasının incelenmesinde, davacı kooperatif tarafından Şahika Durdu Çakıcı'ya yönelik kooperatif aidat borcunun tahsili talepli başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemli olup, yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne dair karar verildiği anlaşılmaktadır.
Dairemizce, davalının dolandırıcılık ve hile iddiasına ilişkin olarak Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı'na müzekkere yazılarak taraflar arasında soruşturma dosyalarının birer örneği istenmiştir. Gelen yazı cevaplarından savcılığın 2017/11455 soruşturma numaralı dosyasında ...'nın müşteki sıfatıyla yer aldığı hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçu nedeniyle yapılan soruşturmada, kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği ve iş bu karara 25/04/2017 tarihinde müşteki vekili tarafından yapılan itirazın Bakırköy 5.Sulh Ceza Hakimliği'nin 2017/2198 D.İş sayılı dosyasında verilen karar ile kesin olarak reddedildiği tespit edilmiştir. Mahkeme tarafından yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne dair karar verilmiş ve davalı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. Sunulan istinaf sebeplerinin incelenmesi:21.08.2011tarihligenelkurulincelendiğinde,30.09.2011,30.10.2011,30.11.2011,30.12.2011, 30.01.2012 tarihlerinde her dönem için 2.750,00 TL olmak üzere toplam 13.750 TL (5 taksitte toplanmasına) ödemeleri zamanında yapmayanların aylık %3 gecikme faizi uygulanmasına karar karar 25 kabul, 2 red oyu ile alındığı anlaşılmaktadır. 02.02.2015 tarihli genel kurulda, 2015 yılı tahmini bütçesinin bir defaya mahsusu olmak üzere 28.02.2015 tarihinde 28.02.2015 tarihinde 450,00 TL olarak alınmasına ve ödeme yapmayan üyelere %3 faiz uygulanmasına dair karar alınmıştır. Sunulan cevap dilekçesinde, davalı ve eşinin 23.12.1997 tarihinde davacı kooperatif yönetim kurulu ile sözleşme yaparak iki daire satın aldığı ve ödemenin tamamlandığı, çevre düzenlenmesi dışında herhangi bir ad altında hiçbir ücret talep edilmeyeceğinin imza altına alındığı ileri sürülmüş ise de, buna ilişkin somut bir belgeye dosyada rastlanılmamıştır. Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 2012/6669 E. 2013/563 K. sayılı ilamında da belirtildiği üzere, 818 sayılı Borçlar Kanunu (BK)’nun 101/2. (6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 117.) maddesi hükmü karşısında, genel kurulun belirlediği tarih kesin vade olup, üyenin bir ihtarla ayrıca temerrüde düşürülmesine gerek kalmadan, borcun ifasının istenebileceği kuşkusuzdur.Takip talebinde 8.986,25 TL alacak olarak belirtilmiş ise de, davacının kayıtlarında davalının 2008 yılından gelen 5.568,26 TL alacak kaydı bulunduğu, buna göre cari hesap başlangıcında davalı davacı kooperatiften 5.568,26 TL alacaklı konumda iken, 24.03.2012 yılında davacı kooperatif 390,00 TL şerefiye tahakkuku yapmış ancak bu alacak kalemi mahkeme tarafından kabul edilmemiştir. 24.03.2012 tarihinde ise davacı kooperatif ''eksik yazılan aidat tahakkuku'' açıklaması ile 17.188,26 TL davalıyı borçlandırmış olup, 2011 yılında alınan genel kurul kararı uyarınca davalıdan 5x2.750,00=13.750,00 TL talep edebilecektir. Mahkemenin 13.750,00 TL yönünden kabul kararı vermesi yerindedir. Davalının alacak miktarından (8.986,25 TL nin ) tenzili ile kalan bakiye 8.181,74 TL'dir. Davalının 24.03.2012 tarihli alacak kayıtları 1.500,00 TL ve 1.973,75 TL nin bu miktardan düşümü sonucunda toplam 4.707,99 TL olarak hesaplanan miktara 02.02.2015 tarihli Genel Kurul kararıyla alınmasına karar verilen 450,00 TL nin eklenmesi ile davalının ödemesi gereken bedelin toplam 5.157,99 TL olduğu anlaşılmaktadır. Belirlenen 4.707,99 TL ile 450 TL asıl alacak miktarı nazara alınarak işlemiş faiz hesaplaması yapılması sonucunda, 3.484,94 TL ve 95,42 TL faiz miktarının yerinde olduğu anlaşılmaktadır. HMK m. 359/3 uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, hükme esas alınan ve denetime elverişli bilirkişi raporuna, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1,b.1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar verilmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1.b.l bendi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Davalı tarafından yatırılan 1.683,10 TL istinaf başvuru harcının Hazineye irat kaydına,
3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından, davalı tarafından yatırılan 664,00 TL'nin mahsubu ile bakiye 48,60 TL'nin istemi halinde ilk derece mahkemesince davalı tarafa iadesine,
4-İstinaf yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına,
5-Yatırılan gider avansından kalan kısmın davalıya ilk derece mahkemesince iadesine,
6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1.a bendi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.10/12/2025
MUHALEFET ŞERHİ
492 sayılı Harçlar Yasası'nın 2. maddesinde "Yargı işlemlerinden bu kanuna bağlı (1) sayılı tarifede yazılı olanların yargı harçlarına tabi olduğu" belirtilmiştir.Harçlar Kanunu Genel Tebliği, (1) Sayılı Tarife Yargı Harçları'nın III- karar ve ilam harcı başlıklı 1/a maddesinde "Konusu belli bir değerle ilgili bulunan davalarda esas hakkında karar verilmesi halinde hüküm altına alınan anlaşmazlık konusu değer üzerinden binde 68.31 oranında nisbi harç alınacağı",1/e maddesinde "(değişik:5235/m. 52) yukarıdaki nisbetlerin Bölge Adliye Mahkemeleri, Bölge İdare Mahkemeleri, Danıştay ve Yargıtay'ın tasdik veya işin esasını hüküm altına aldığı kararları içinde aynen uygulanacağı" belirtilmektedir.Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 27.12.2021 tarih ve 2021/9035 E. 2021/7367 K. sayılı ilamında da ''... Bölge Adliye Mahkemesi'nce verilen karara yönelik olarak yapılan temyiz başvurusu üzerine HMK'nin 344 maddesi uyarınca, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekiline usulüne uygun şekilde tebliğ edilen muhtıra kapsamında 1 haftalık kesin süre içerisinde gerekli harç ve giderlerin yatırılmadığı gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesince HMK'nin 366/1 maddesi yollamasıyla aynı Kanun'un 344/1 maddesi uyarınca davacının temyiz başvurusunun yapılmamış sayılmasına ilişkin olarak verilen 05/11/2021 tarihli ek kararda hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK'nin 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi 05/11/2021 tarihli ek kararının onanmasına'' dair karar verildiği nazara alındığında; nisbi değere tabi bulunan davalarda, davanın kabulüne/kısmen kabulüne ilişkin ilk derece mahkemesi kararı aleyhine davalı tarafça istinaf yasa yoluna başvurulması halinde Bölge Adliye Mahkemesi'nce davalının istinaf başvurusunun esastan reddi ile nisbi karar ve ilam harcına hükmedilmesi gerektiği düşüncesiyle, sayın çoğunluğun bu konuya ilişkin görüşüne katılmamaktayım.