Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2022/844 E. 2023/213 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2022/844
- Karar No
- 2023/213
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/1108 KARAR NO : 2024/1926 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : MUĞLA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 31/03/2023 NUMARASI : 2022/844 E. 2023/213 K. DAVA KONUSU : Alacak KARAR YAZIM TARİHİ : 13/11/2024 İSTEM: Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında 7904569 ve 7840044 nolu elektrik aboneliğinden kaynaklı geçmiş tarihli abonelik ilişkisi kurulduğunu, halen davalıdan da satın aldığını, müvekkilinin turistik otel işletmesinde öteden beri elektrik faturalarında Elektrik Tüketim Vergisini (Belediye Tüketim Vergisi) ödediğini, müvekkilinin elektrik tükettiği Adaköy Mahallesi-Marmaris'in köy tüzel kişiliğinden mahalleye dönüştüğünü, vergiyi tahsil ettiklerini ancak reddediğini, arabuluculuğa başvurulduğunu ancak olumsuz olarak karara bağlandığını, fazlaya ilişkin her türlü haklarımız saklı kalmak kaydıyla, davalarının kabulü ile, müvekkil tarafından davalıya 30/04/2013 tarihinden itibaren ödenen 1.000,00-TL bedelin %18 KDV ile beraber Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğinin 36/5-2-b maddesi gereğince ödeme tarihinden itibaren işleyecek 6183 sayılı yasanın 51.maddesinde belirtilen oranda aylık gecikme faizi üzerinden iadesine, vekalet ücreti, yargılama giderinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiş, davacı vekili ıslah dilekçesi ile taleplerini 41.909,73-TL Belediye Tüketim Vergisi, 7.543,75-TL Belediye Tüketim Vergisi üzerinden tahsil edilen KDV ve 38.612,33-TL ödeme tarihi itibariyle 6183 sayılı yasanın 51.md. göre gecikme zammı olmak üzere toplam 88.065,81 TL'ye yükseltmiştir. CEVAP: Davalı vekili, davacı tarafın taleplerin tamamı yasal dayanaktan yoksun olduğunu, işbu davada müvekkilinin husumet ehliyeti olmadığını, davanın konusunun vergi uyuşmazlıklarına ilişkin olduğunu, uyuşmazlığın vergi mahkemelerinin görev alanına girdiğini, bu nedenle davanın usulden reddi gerektiğini, müvekkili şirketin ve diğer tüm elektrik tedarikçileri, 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu uyarınca, satış bedeliyle beraber bu verginin tahsilatını yapmak ve ilgilli belediyeye iletmekle yükümlü olduğunu, davacının talebinde olan vergiler, bağlı bulunduğu belediyeye aktarıldığını, müvekkili vergi alan ve toplayan bir kurum olmadığını, görevinin yalnızca mevzuat gereği verginin toplanmasına aracılık etmek olduğunu, müvekkili şirketin işbu davanın tarafı olmadığını, davacının amme alacağı tahsil yetkisi bulunmadığı gibi gecikme zammı talep hakkı da bulunmadığını, davacı taleplerinin yasal dayanağının bulunmadığını, konunun idari yargının görev alanında bulunmadığını, davacının muhatabı da müvekkilinin olmadığını, ödediğini iddia ettiği vergileri tahsil eden ... Başkanlığı olduğunu, bu nedenle, davanın müvekkili şirketin söz konusu vergileri aktarmış olduğu ...si'ne davanın ihbarını talep ettiklerini, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın öncelikle dava şartı yokluğu nedeni ile usulden reddine; aksi kanaat hasıl olması halinde esastan reddine; yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesi beyan etmiştir. İhbar Olunan ... Başkanlığının sunduğu beyan dilekçesinde, işbu davanın haksız ve yasal dayanaklardan yoksun olduğunu, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davaya konusunun uyuşmazlığın vergi uyuşmazlığına ilişkin olduğunu, Vergi Mahkemelerinin görevli olduğunu, davacı şirketinin taleplerinin zamanaşımına uğradığını, müvekkilinin herhangi bir sorumluluğunun söz konusu olmadığını, müvekkili yönünden davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini, davacı ve diğer davalının beyanlarına itiraz ettiklerini, beyan etmiştir. MAHKEME: ".....Yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamından, davacı şirketin bulunduğu adresin köy tüzel kişiliğinin kaldırıldığı ve mahalleye dönüştürüldüğünden bahisle 6360 sayılı kanunun geçici 1. Maddesine göre belediye tüketim vergisi alınmaması gerektiği halde davalı tarafça elektrik faturalarında bu bedelin de tahsil edilmesi nedeniyle bunların iadesi talepli iş bu dava açılmıştır. ... Başkanlığından köy tüzel kişiliği kaldırılıp mahalleye dönüşen yerler sorulmuş olup gelen cevabi yazıda 6360 sayılı yasa gereği mahalleye dönüşen yerler bildirilmiş olup, dava konusu olan Marmaris ilçesi Adaköy'ün de listede bulunduğu görülmüştür. Bunun akabinde ... A.Ş'den davacıya ait olan son 10 yıllık fatura detayları istenilmiş olup, bu tahsil edilen faturalarda belediye tüketim vergisi olup olmadığı ile bunların faizi ile birlikte hesaplanması için dosya bilirkişi heyetine tevdi edilmiş olup 19/01/2023 tarihli raporda davacının abonelik kaydının başladığı tarihten itibaren tahsil edilen belediye tüketim vergisi, bunun KDV'si ve gecikme zammı hesaplanmıştır. Anılan raporda davacıdan tahsil edilen BTV toplamının 172.29 + 41.737,44 = 41.909,73 TL olduğu, bu tutar için işletilmiş KDV toplamının 31,01 + 7.512,74 = 7.543.75 TL olduğu, gecikme zammı toplamının ise 227,93 + 38.384 40 = 38.612.33 TL olduğu hesaplanmıştır. 6360 sayılı On Dört İlde Büyükşehir Belediyesi ve Yirmi Yedi İlçe Kurulması ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun' un geçici 1.Maddesi 15. Fıkrasına göre;'' (15) Bu Kanuna göre tüzel kişiliği kaldırılan köylerde, bu fıkranın yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 29.07.1970 tarihli ve 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununa göre alınması gereken emlak vergisi ile 26.05.1981 tarihli ve 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu uyarınca alınması gereken vergi, harç ve katılım payları 31.12.2022 tarihine kadar (bu tarih dahil) alınmaz ve 31.12.1960 tarihli ve 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 9 uncu maddesinin birinci fıkrasının üçüncü bendi, 23 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci bendi ile beşinci bendi, 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının beşinci bendi hükümleri 31.12.2022 (bu tarih dahil) tarihine kadar uygulanmaya devam edilir. Bu yerlerde içme ve kullanma suları için alınacak ücret 31.12.2022 tarihine kadar (bu tarih dahil) en düşük tarifenin 425'ini geçmeyecek şekilde belirlenir.'' denilmektedir. Davacı şirketin bulunduğu yerin de köy tüzel kişiliği kaldırılıp mahalleye dönüştürüldüğünden bu madde kapsamında kalmaktadır. Her ne kadar davalı taraf , yalnızca verginin toplanmasına aracılık edildiğini ve muhatabın aslında belediyenin olması gerektiği yönünde itirazda bulunmuş ise de istirdadı talep edilen belediye tüketim vergisi bedellerine ilişkin husumet, doğrudan düzenlediği faturaya yansıtan tedarik şirketine de, bu bedellerin tedarik şirketi tarafından aktarıldığı dağıtım şirketine de düşer. Dağıtım ve tedarik şirketleri arasındaki ilişki ya da belediye ile olan iç ilişkilerindeki paylaşım davacıyı bağlamaz. ( emsal nitelikte Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi 2021/549 E 2021/609 K sayılı ilam ) Tüm bu açıklamalar doğrultusunda, bilirkişi raporu ibraz edildikten sonra davacı tarafça ibraz edilen ıslah dilekçesindeki belediye tüketim vergisi ve bunun KDV'si ev gecikme zammına yönelik talebin davacıya ödenmesi gerektiği şeklinde davanın kabulüne karar verilmiş ve davalı taraf daha önce temerrüte düşürülmediğinden dava tarihinden itibaren ticari faiz işletilerek aşağıdaki gibi karar verilmiştir." gerekçesi ile; "1-Açılan davanın KABULÜNE 2-41.903,73 TL belediye tüketim vergisi, 7.543,75-TL BTV üzerinden tahsil edilen KDV ve 38.612,33 TL gecikme zammının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine " karar vermiştir. BİLDİRİLEN İSTİNAF NEDENİ: Davacı vekili, davalı tarafça tahsil edilen elektrik Tüketim Vergisi üzerinden %18 KDV tahsil edildiğini, iadesi gerektiğini, faturalar üzerinden hatalı olarak tahsil edilen iş bu bedellere ödeme tarihi itibariyle 6183 sayılı yasanın 51.maddesinde belirtilen oranda gecikme zammı işletilerek iadesi gerektiğini, müvekkili lehine 6360 sayılı yasanın geçici 1/15.fıkrasına göre Elektrik Tüketim Vergisi, 2464 saylı yasanın 37.maddesi gereği KDV ve Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin 4/i ve ve 36.maddesi gereği gecikme zammı ile tarafımıza ödenmesi yasal mevzuata uygun olduğunu, davalının istinaf talebinin reddi gerektiğini, davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini, istinaf başvuru sebep ve gerekçeleri olarak ileri sürmüştür. Davalı vekili, eksik inceleme ve hatalı hukuki değerlendirme ile karar verildiğini, ilgili verginin belediye adına tahsil edilmesine aracılık eden müvekkili aleyhine hüküm kurularak, faiz, yargılama giderlerine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, işbu davada müvekkilinin husumet ehliyeti olmadığını, davanın konusunun vergi uyuşmazlıklarına ilişkin olduğunu, vergi mahkemelerinin görev alanına girdiğini, yargı yolunun caiz olduğunu kabul anlamına gelmemek kaydıyla; müvekkili ve diğer tüm elektrik tedarikçileri, 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu uyarınca, satış bedeliyle beraber bu verginin tahsilatını yapmak ve ilgili belediyeye iletmekle yükümlü olduğunu, Belediye Gelirleri Kanunu'nun 15. Maddesinde belediyenin yetki ve imtiyazları sayılmakta olup, davacı tarafça dahi anılan kanuna aykırılık bulunduğu ve uyuşmazlığın bu aykırılıktan doğduğu ileri sürülmekteyken, husumetin müvekkiline yöneltilmesinin yerinde olmadığını, davacı tarafça müvekkiline aboneliği sırasında BTV'den muaf olduğuna dair bir belge sunularak talepte bulunulmadığını, Belediyeye ve müvekkiline resmi bir başvuruda bulunmayan davacının ilgili yasal prosedürü tüketmeksizin doğrudan doğruya dava açmasının hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğunu, verginin tahsiline aracılık etmekten başka bir görevi bulunmayan müvekkili aleyhine ticari faize ve yargılama giderlerine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, istinaf başvuru sebep ve gerekçeleri olarak ileri sürmüştür. GEREKÇE: Dava, davacı şirketin bulunduğu adresin köy tüzel kişiliğinin kaldırıldığı ve mahalleye dönüştürüldüğünden bahisle 6360 sayılı kanunun geçici 1. Maddesine göre belediye tüketim vergisi alınmaması gerektiği halde davalı tarafça elektrik faturalarında bu bedelin de tahsil edilmesi nedeniyle bunların iadesi istemine ilişkindir. İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen ilk derece mahkemesi kararı hakkında 6100 sayılı HMK'nun 355.maddesindeki düzenleme gereğince; istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık olup olmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır. Davalının istinaf itirazının değerlendirilmesi; İlk derece mahkemesince hukuki nitelendirmenin davadaki ileri sürülüş ve dosya kapsamına uygun olarak belirlenmesine, taraflarca ileri sürülen delillerin toplanarak usulüne uygun olarak değerlendirilmesine, delillerin değerlendirilmesinin dosya kapsamına uygun bulunmasına, taraflarca ileri sürülen iddia ve savunmaların tartışılarak gerekçeli kararın oluşturulmasına, ihtilafa uygulanması gereken yasal mevzuatın doğru olarak tespit edilmesine, mahkemenin karar gerekçesiyle hüküm fıkrasının birbiriyle uyumlu olmasına, mahkeme hükmünün yasal unsurları taşımasına göre; ilk derece mahkemesi kararına karşı davalı tarafından yapılan istinaf başvurusunun HMK 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir. Davacının istinaf itirazının değerlendirilmesi; Dava konusu aboneliğin ticari işletmeye ait abonelik olduğu, tarafların tacir olduğu anlaşılmakla hükmedilen bedele ticari faiz uygulanması gerekirken, ilk derece mahkemesince yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde yasal faize hükmedilmiş olması doğru bulunmamış davacının istinaf itirazının kabulüne karar vermek gerekmiştir. Anlatılan nedenlerle davalının istinaf başvurusunun reddine, davacının istinaf başvurusunun değinilen yönlere ilişkin olarak kabulüne, HMK 353/1-b.2 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ve nedenlerle, A)1-Davalının istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davacının istinaf başvurusunun kabulüyle; Muğla Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 31/03/2023 tarih, 2022/844 E. 2023/213 K. Sayılı ilamının, HMK 353/1-b.2 maddesi uyarınca düzeltilmek üzere KALDIRILMASINA ve ESAS HAKKINDA YENİDEN KARAR VERİLMESİNE; B)1-Açılan davanın kabulü ile, 41.903,73-TL Belediye Tüketim Vergisi, 7.543,75-TL BTV üzerinden tahsil edilen KDV ve 38.612,33-TL gecikme zammının dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınıp, davacı tarafa verilmesine, 2-Alınması gereken 6.015,37-TL nispi karar ve ilam harcından davacı tarafından peşin yatırılan 1.567,57-TL'nin mahsubu ile bakiye 4.447,80-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafça yapılan peşin harç 80,70-TL, başvurma harcı 80,70-TL, tamamlama harcı 1.486,87-TL, bilirkişi ücreti 2.400,00-TL, posta ve tebligat gideri 221,00-TL olmak üzere toplam 4.269,27-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince belirlenen 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Kullanılmayan gider avansının HMK'nın 333/1. maddesi uyarınca yatırana iadesine, C)1-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde iadesine, 2-Alınması gereken 6.015,37-TL nispi istinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 1.504,00-TL'nin mahsubu ile bakiye 4.511,37-TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf başvurusunda bulunan davacının yapmış olduğu 492,00-TL istinaf başvuru harcı ile 146,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, 4-İstinaf gider avansı bakiyelerinin HMK’nin 333/1. maddesi uyarınca yatırana iadesine, Dair, dava dosyası üzerinden yapılan inceleme ve değerlendirme sonunda, HMK’nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 13.11.2024 günü oy birliği ile karar verildi