Bölge Adliye Mahkemesi · Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi 2022/831 E. 2023/296 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Daire
- Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/831
- Karar No
- 2023/296
- Karar Tarihi
T.C. TRABZON BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2022/831 KARAR NO : 2023/296
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : TRABZON ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 26/01/2022 NUMARASI : 2018/415 - 2022/65 E.K.
DAVACI : VEKİLLERİ : Av. DAVALI : VEKİLİ : Av. DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 15/02/2023 KARAR YAZIM TARİHİ : 15/02/2023
Taraflar arasında görülen davanın yapılan yargılaması sonucunda verilen karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine HMK'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil şirket ...... Şirketi'nin, yavalı..... Şirketi ile Trabzon Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/95 esas sayılı dosyasında bulunan bilirkişi raporuna istinaden başlatmış olduğu Trabzon İcra Müdürlüğü'nün 2017/21597 esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itiraz üzerine takibi durdurulan alacağının %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatı ile birlikte itirazın kaldırılması dava ve talep ettikleri görülmüştür. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; açılan davanın haksız, mesnetsiz ve kötü niyetli olduğu ve davacı yanın açmış olduğu dava ile mesnetsiz bir alacak yaratma çabasında olduğu bahsi geçen bilirkişi raporunun aleyhe hususların kabulünün mümkün olmadığı ve müvekkil firmanın davacıya borçlu olmasının imkanının olmadığı zira müvekkillerinin satıcı davacının alıcı konumda olduğu hususun ticari defterlerin incelenmesiyle de ortaya çıkacağını belirterek davanın reddini talep ettiği görülmüştür. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; "Davacı tarafından mahkememizin 2018/283 E. 2018/415 K sayılı dosyasında aldırılan bilirkişi raporunda çek bedeli ödenmiş kanısıyla cari hesap alacağı oluştuğu gerekçesiyle işbu davayı açmış ise de; mahkememizin 2018/283 E. 2018/415 K sayılı kesinleşen dosyasında çekin teminat amaçlı olarak verildiği, davalının 200.000,00 TL'lik çek alacağının oluştuğu, davacının o dosyaya ek icra dosyasında 25.03.2015 tarihinde borcu açıkça kabul ettiği, ancak çekin davalıya ödendiğine dair dosya kapsamında bir ödeme belgesinin olmadığı bu nedenle davalının davacıdan 200.000,00 tl bedelli çek alacağının mevcut olduğu, mahkememizce aldırılan bilirkişi raporunda da davacının cari hesap alacağının 27.263,00 tl olduğu ancak çek bedeli ile mahsup edildiğinde davalının davacıdan güncel 172.737,00 tl alacağının mevcut olduğunun belirtildiği, bu nedenle denetime açık ,karar vermeye elverişli bilirkişi raporu doğrultusunda belirtilen gerekçeler nazara alınıp davanın reddine karar verilmiştir. Davacının çek ödemesi yapmadığı halde iş bu davayı açması haksız ve kötüniyetli olarak değerlendirildiğinden" gerekçeleriyle açılmış bulunan davanın reddine, davalı vekilinin kötü Niyet Tazminat talebinin kabulüne, asıl alacağın %20'si olan 52.386,08 TL'nn davacıdan alınarak davalıya verilmesine, karar verildiği anlaşılmıştır. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, eksik inceleme yapılarak hüküm kurulduğunu, dava konusu çek borcunun 248.558,85 TL olarak borçlu vekiline ödendiğini, akabinde dosyanın kapandığını, Rize İcra Müdürlüğünün 2014/94 Esas sayılı dosyasında verilen çekin teminat amaçlı verildiğinin açıkça yazıldığını ve tahsil edildiğini, tüm bu nedenlerle istinaf başvurularının kabulü ile mahkemece verilmiş olan kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep ettiği görülmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir. İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır. Dava konusu uyuşmazlığın cari hesaba dayanan alacağa ilişkin olduğu her iki tarafın ticari defterleri üzerinde bilirkişi vasıtasıyla yapılan incelemede taraflar arasında cari bir ilişkinin olduğu anlaşılmıştır. İcra takibine dayanak olarak her ne kadar Trabzon Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/94 Esas sayılı dava dosyasında alınan bilirkişi raporu gösterilmiş ise de talep edilen miktarın raporda incelenen cari hesaptan kaynaklandığı anlaşılmaktadır. 6100 sayılı HMK'nın 222. Maddesinde; " Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." hükmü düzenlenmiş olup eldeki dava, her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili ticari dava olduğundan, uyuşmazlığın çözümü için davacının ticari defterlerinin incelenmesi zorunludur. Mahkemece davalının ticari defterlerinin incelenmesinde davacının 27.263,00 TL bakiye alacağının bulunduğu, yine Trabzon Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/94 Esas sayılı dava dosyasında 10/08/2015 tarihli bilirkişi raporunda davacının ticari defterlerinde yapılan incelemede davacının 261.930,44 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği yine bu raporda davalı ticari defterlerine göre ise 16.801,43 TL alacağın bulunduğu belirtilmiştir. Alınan tüm raporlar birlikte değerlendirildiğinde davacının cari ilişkiden alacaklı olduğu anlaşılmakla miktarın kesin olarak belirlenemediği, raporlar arasında çelişki bulunduğu, Trabzon Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/94 Esas sayılı dava dosyasında raporu hazırlayan bilirkişilerden Ali Pehlivan'ın bu dosyada alınan son raporda da bilirkişi heyetinde yer aldığı, alınan son heyet raporunda davacının ticari defterlerinin açıklanan kanun hükümleri gereğince irdelenmediği anlaşıldığından mahkemece hüküm kurmaya elverişli olmayan bilirkişi raporu esas alınarak yanılgılı gerekçeyle hüküm kurulması isabetli olmamıştır. O halde mahkemece yapılması gereken iş ; daha önce rapor hazırlayan bilirkişiler dışında oluşturulacak 3 kişilik SMMM bilirkişiden davacının ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelenmesi yaptırılarak tereddüte mahal vermeyecek şekilde cari alacağın tespit edilmesi oluşacak sonuca göre karar verilmesinden ibarettir. Bu nedenle ilk derece mahkemesince davanın esasına yönelik uyuşmazlığın giderilmesi için gerekli olan deliller toplanmamış ve bu konuda her hangi bir değerlendirme yapılmamış olması bakımından davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, yukarıda belirtildiği şekilde delillerin toplanarak oluşacak sonuca göre karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun kabulüyle Trabzon Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 26/01/2022 tarih ve 2018/415 Esas, 2022/65 Karar sayılı kararının HMK’nun 353/(1)-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 2-Dosyanın HMK'nun 353/(1)-a maddesi gereğince Dairemiz kararına uygun şekilde yeniden bir karar verilmek üzere MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE, 3-İstinaf kanun yolu başvurusu sırasında alınan peşin harcın davacıya İADESİNE, 4-İstinaf kanun yolu başvurusu sırasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin mahkemesince verilecek nihai kararla hüküm altına ALINMASINA, 5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından istinaf yoluna başvuran davalı aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesine yer OLMADIĞINA, 6-Kararın taraflara tebliği, gider avansı ve harç iadesine ilişkin işlemlerin yerel mahkemesince yerine GETİRİLMESİNE, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nun 362-(1)/a maddesi uyarınca kesin olmak üzere 15/02/2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan- Üye- Üye- Katip- E-imzalı E-imzalı E-imzalı E-imzalı