Bölge Adliye Mahkemesi · İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi 2022/78 E. 2024/1375 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Daire
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/78
- Karar No
- 2024/1375
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2022/78 KARAR NO : 2024/1375
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : MANİSA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 09.11.2021 NUMARASI : 2021/93 E. 2021/81 K. DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 11.07.2024 KARAR YAZIM TARİHİ : 11.07.2024
Manisa Asliye Ticaret Mahkemesinin 09.11.2021 tarih 2021/93 E 2021/81 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili ile davalı ... Şirketi vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA : Davacı vekili, davalıların maliki, sürücüsü ve ZMM sigortacısı olduğu aracın karıştığı kazada davacının yaralandığını, olay nedeni ile davacıların maddi ve menevi zarara uğradığını, kusurun sigortalı araç sürücünde olduğunu, davalıların zararı karşılamakla yükümlü olduğunu, belirterek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla toplam 1.000,00-TL maddi 50.000,00-TL tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir. CEVAP : Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili, davalıya usulüne uygun başvuru yapılmadığı, davalının sigortalı aracın kusuru oranında gerçek zarar nisptelinde poliçe limiti ile sorumlu tutulabileceğini, kusur ve zararın ıspat edilmesi gerektiğini, poliçe kapsamında davalı şirketin manevi tazminat sorumluluğu bulunmadığını, davalının temürrete düşürülmediğini, belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Şti. vekili, aracın dava dışı ... tarafında kira sözleşmesi ile kiralandığı, davalının işleten sıfatı bulunmadığını, sigorta şirketine başvuru dava şartını yerine getirmediğini, tazminat taleplerin netleştirilmesi gerektiğini, ceza dosyasının bekletici mesele yapılmasını, geçici iş göremezlik ve tedavi gideri tazminatı talebinden davalının sorumlu olmadığını, kaza tarihinden faiz talep edilemeyeceğini, belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davalı ... Sigotra A.Ş. ile sulh olarak maddi tazminat talepleri yönünden ve davalı sigorta şirketine karşı açılan manevi tazminat davası yönünden davada feragat ettikleri, yanlızca davalı işten yönünden manevi tazminat davasına devam ettikleri, davalı sigorta şirketinin de yarglama gidri vekalet ücreti talebi bulunmadığı, davalı araç sürücünün kazanın meydana gelmesinde asli kusurlu olduğu, kaza nedeni ile yaralanan davacının çekmiş olduğu acı ve üzüntü nedeniyle davacı lehine 12.000,00-TL manevi tazminat takdir edilmesi edilmesi gerektiği, belirtilerek; davacının davalı işletene yönelik manevi tazminat davasının kısmen kabulüne, fazlaya ilişkin talebin reddine, diğer taleplerin feragat nedeni ile reddine karar verilmiştir. Karara karşı davalı işleten ile davacı tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ : Davacı vekili, davalı ... Şirketi 'ne ait olan diğer davalı sigorta şirketi tarafından ZMMS poliçesi ile sigortalı araçın seyir halinde iken durmakta olan boş konteynere çarpması sonucunda meydana gelen kazada ararçta yolcu olarak bulunan davacının yaralandığını, olayın oluşumunda sürücüsü ...'nin % 100 oranında asli kusurlu olduğunu, davacını alın bölgesindeki yaralanma sebebi ile yüzünde iz kaldığını, tedavi sürecinde psikolojik olarak çok yıprandığını, manevi anlamda fazlası ile zarar gördüğünü, hükmedilen manevi tazminatın ve hakkaniyete hakkaniyete aykırı olduğunu, talep edilen miktar kadar tazminat takdir edilmesi gerektiğini, davalı sigorta şirketi lehine reddedilen manevi tazminat yönünden 4.080,00-TL vekalet ücretine hükmedildiğini, sigorta şirketine karşı açılan davadan feragat edilmiş olıp sigorta şirketi tarafından vekalet ücreti taleplerinin bulunamdığına ilişkin dilekçe sunulduğunu, davacı aleyhine bu hususta vekalet ücreti takdir edilmemesi gerektiğini, belirterek; kararın kaldırılmasını talep etmişlerdir. Davalı ... Şirketi vekili, davalı aleyhine hükmedilen manevi tazminatın fahiş olduğunu, davalının işleten sıfatı bulunmadığını, davacının yolcu olarak bulunduğu araç içerisinde emniyet kemeri vb güvenli yolculuk tertibatı kullanıp kullanmadığına ilişkin bir kusur değerlendirmesi yapılmadığını, ceza dosyasının kesinleşmesi beklenmesi gerektiğini, davacının maluliyetine ilişkin bir rapor da alınmaksızın eksik inceleme karar verildiğini, davacıya sigorta şirketince yapılan maddi tazminat ödemesi yanında işverenince tedavi yardımı yapıldığı ve zararına katkı sunulduğu halde davacının iş bu fahiş manevi tazminat tutarı ile zenginleştirildiğini, belirterek; kararın kaldırılmasını talep etmişlerdir. GEREKÇE : Dava, işletenin hukuki sorumluluğu ve ZMMS kapsamında maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davacının davalı işletene yönelik manevi tazminat davasının kısmen kabulüne, fazlaya ilişkin talebin reddine, diğer taleplerin ise feragat nedeni ile reddine karar verilmiştir. 1. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. 2. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91/1. 85/1. ve 85/son maddeleri ile Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarına göre trafik kazası nedeni ile oluşan davacının maddi zararından davalı sigorta şirketi ile işleten sıfatına haiz araç maliki ve sürücünün, sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olduğu amirdir.(Yargıtay HGK'nun 15.6.2011 tarih ve 2011/17-142 E. - 2011/411 K., 17. HD' nın 20/05/2013 tarih ve 2012/8984 E. - 2013/7276 K.) 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanun’unun 92. maddesinin (f) bendi ile Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartlarının gereği manevi tazminat poliçe kapsamı dışında olduğundan davalı sigorta şirketinin manevi tazminat talebi yönünden her hangi bir sorumluluğu söz konusu değildir. Buna karşın, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85 ve 90. maddeleri kapsamında davacıların manevi zararından işleten sıfatına haiz araç maliki ile araç sürücüsünün, sürücünün kusuru oranında sorumludur. 3. İşleten tanımı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 3. maddesinde “Araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehni gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişidir. Ancak ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayılır” şeklinde yapılmıştır. 2918 sayılı KTK'nın 3. maddesinde işleten sıfatının belirlenmesinde şekli ve maddi ölçüt olmak üzere iki ayrı ölçüden yararlanılmıştır. Şekli ölçüye göre trafik sicilinde malik görülen kişi işletendir. Maddi ölçüye göre ise, trafik sicilinde adı geçen kişinin önemi bulunmamakta olup önemli olan araç üzerindeki fiili hakimiyet, araçtan ekonomik yarar sağlama, masraf ve rizikolara katlanma gibi ölçütlerdir. İşletenin belirlenmesinde kabul edilen görüş maddi ölçüdür. Bu çerçevede, eldeki davada, kaza tarihinde davalı üstlediği taşıma işini dava dışı ... adına kayıtlı araç ile yerine getiriyor olması nedeniyle araç işleten sıfatına haiz olup, kazanın bu işin yerine getirilmesi sırasında davalı araç sürücüsünün asli ve tam kusuru ile gerçekleşmiş olması nedeniyle eldeki davada davalıya husumet yöneltilmesinde bir hukuka aykırılık bulunmamaktadır. 4. 6098 sayılı Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi gereğince haksız bir eylem sonucunda zarara uğrayan kimse, uğradığı maddi ve manevi zararın ödetilmesini isteyebilir. Manevi tazminat, zarar görenin kişilik değerlerinde meydana gelen eksilmenin ( manevi zararın ) giderilmesi, tazmin ve telafi edilmesidir. Esasen manevi tazminat, ne bir ceza, ne de gerçek manasında bir tazminattır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır.(Yargıtay İBK 22/06/1966 tarih ve 1966/7 E. - 1966/7 K.) Olay nedeni ile davacının manevi zarara uğrayacağı yadsınamaz bir gerçekliktir. Maddi zararda olduğu gibi manevi tazminatta kesin bir hesabın yapılması olanaksızdır. Bunun için tazminat miktarı, somut olayın özelliği, kusur durumu, tarafların sosyal ve ekonomik durumları dikkate alınarak M.K.nun 4. maddesi uyarınca hakim tarafından takdir ve tayin edilir. Miktarın belirlenmesinde her olaya göre değişebilecek özel hal ve şartların bulunacağı da gözetilerek takdir hakkını etkileyecek nedenleri karar yerinde objektif olarak gösterilmelidir. Anılan ilke ve esaslar çerçevesinde davacının maruz kaldığı bu acı ve elem ile yaşadığı sıkıntılar nedeniyle oluşan manevi zararına karşılık takdir edilen manevi tazminat makuldür. 5. Açıklanan tüm bu hukuki ve maddi vakıalar karşısında; ilk derece mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporlarının hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmasına, kusurun olayın oluş şeklline ve dosya kapsamına uygun olarak tespit edilmesine, dosyadaki mevcut tedavi belgelerine göre kaza nedeniyle davacının yaralandığı sabit olup manevi tazminatın niteliği gereğince ayrıca maluliyet oranın tespit edilmesine gerek olmamasına, davalının araç işleten sıfatının bulunmasına, dosya kapsamı ve davacının mevcut yaralanmasına uygun düşecek şekilde manevi tazminatın takdirine, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre aşağıda belirtilen hususlar dışındaki sair istinaf itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 6. 6100 sayılı HMK'nın 311 ve 312. maddesi gereğince feragatin kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğuracağı, feragat beyanında bulunan tarafın davada aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderlerini ödemeye mahkum edileceği, feragatin talep sonucunun sadece bir kısmına ilişkin olması durumunda ise yargılama giderlerine mahkumiyetin ona göre belirleneceği, yine aynı kanunun 323/1-ğ. maddesi gereğince vekille takip edilen davalarda hükmedilecek vekalet ücreti yargılama giderleri kapsamında kaldığı aynı kanunun 326. maddesi gereğince de yargılama giderlerinin aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına, davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa, mahkeme, yargılama giderlerini tarafların haklılık oranına göre paylaştırılmasına karar verileceği düzenlenmiş ise de davacının feragat beyanı üzerine davalı sigorta şirketinin açıkça yargılama gideri ve vekalet ücreti talebi bulunmadığı belirtmiş olması karşısınında davalı sigorta şirketi lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi gerekirken aksi şekilde verilen kararda isabet bulunmamaktadır. Bu itibarla, belirtilen hususlar yönünden istinaf başvurusu yerindedir. Bu durumda, davalının istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine, davacının istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca kabulü ile yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığından ilk derece mahkemesi kaldırılarak yeniden esas hakkında karar verilmesine, yerinde görülmeyen sair istinaf itirazlarının ise reddine, karar verilmesi gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalının istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davacının istinaf başvurusunun KABULÜ ile Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, Kaldırılan kararın yerine geçmek üzere yeniden hüküm tesisi ile; Maddi tazminat yönünden açılan davanın feragat nedeniyle REDDİNE, Davalı ... Sigorta yönünden açılan manevi tazminat davasının feragat nedeniyle REDDİNE, Davalı .... Şti. yönünden açılan manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile 12.000-TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 24/04/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... Şti.'inden tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, Maddi tazminat yönünden; Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60-TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, Manevi tazminat yönünden; Harçlar Kanunu Uyarınca alınması gereken 819,72-TL harçtan davacı tarafça yatırılan 174,20-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye kalan 645,52-TL harcın davalı ... Şti.'inden alınarak hazineye gelir kaydına, Davalı sigorta şirketinin vekalet ücreti talebi bulunmadığından davalı sigorta şirketi lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Maddi tazminat yönünden Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2020/2791 Esas 2021/2553 Karar sayılı ilamı gereği davalılara vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Manevi tazminat yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca 4.080,00-TL vekalet ücretinin davalı .... Şti.'den alınarak davacıya verilmesine, Manevi tazminat yönünden; Karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca 4.080,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ... Şti.'e verilmesine, Davacı tarafça yapılan toplam 1.024,00-TL yargılama giderinin davanın kabul oranına göre 261,02-TL'si ile davacı tarafça peşin harç olarak yatırılan 174,20-TL olmak üzere toplam 435,22-TL'nin davalı ... Ltd. Şti.'den alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına, Davalılar tarafından yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-13 maddesi gereğince UYAP sistem üzerinden arabuluculuk dosyasında yapılan inceleme neticesinde sarf kararında 1.360,00-TL arabuluculuk ücretinin Adalet Bakanlığı tarafından karşılandığı görülmekle, dosyamızda davanın açılmasına davalılar sebebiyet verdiği görülmekle arabuluculuk ücretinin davalılardan tahsili ile hazineye irat kaydına, Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, 3-Davacının yerinde görülmeyen sair istinaf itirazlarının REDDİNE, 4-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine, 5-Davalı ... Limited Şirketi yönünden istinaf karar harcı olan 819,72-TL'den peşin alınan 204,93-TL'nin mahsubu ile bakiye 614,79-TL harcın davalı ... Limited Şirketi'nden alınarak hazineye gelir kaydına, 6-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan 162,10-TL istinaf yoluna başvurma harcı, 108,10-TL tebligat ve posta masrafı olmak üzere toplam 270,20-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere 11.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.