Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2022/77 E. 2023/1018 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2022/77
Karar No
2023/1018
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2024/475 Esas KARAR NO: 2024/1824 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 07/12/2023 NUMARASI: 2022/77 E. - 2023/1018 K. DAVANIN KONUSU: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 07/11/2024 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü: DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ... ile müvekkili şirket arasında ... Noterliği 18.11.2013 tarih, ... yevmiye sayılı Düzenleme Şeklinde Finansal Kiralama Sözleşmesi akdedildiğini ve “... Plakalı ... Marka 2013: Model ... Tip Şasi No: ...— ... Ve Yükleyici kiralandığını, ödemelerde gecikme olduğu gerekçesiyle Beyoğlu ... Noterliği 04.04.2014 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi davalı tarafça gönderilerek finansal kiralama sözleşmesinin feshedildiğini ve İstanbul 23. Asliye Ticaret Mahkemesi 2014/280 D.İş sayılı ihtiyati tedbir kararına istinaden müvekkiline finansal kiralama yolu ile kiralanan ekipmanın müvekkilinden Ardahan İcra Müdürlüğü ...Tal. sayılı dosyası ile icraen teslim alındığını, finansal kiralama konusu malın iadesine ilişkin esas davanın görüldüğü İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2014/249 esas sayılı dosyası ile yargılama yapıldığını, tüm ödemelerin yapıldığını, sözleşmenin feshinin yasa ve usule aykırı olduğunu, ihtarnamenin müvekkiline tebliğ edilmediği yönünde itirazlarda bulunulduğunu, yerel mahkemece imza örneklerinin bulunduğu evrakların ilgili yerlerden talep edildiğini, ıslak imzaların bulunduğu dava konusu finansal kiralama sözleşmesi noterden talep edildiğini ve yaptırılan bilirkişi incelemesi ile ihtarnamenin tebliğ mazbatasındaki imzanın müvekkiline ait olmadığı tespit edilerek 03.03.2017 tarihli celsede ihtiyati tedbir kararının ve tasarruf yetkisinin kaldırılmasına karar verildiğini, müvekkilinin dava açılmadan önce tüm borcunu ödediğini, dava açıldığı tarih itibarıyla hiçbir borcu kalmadığını, İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2014/249 esas 2017/337 karar ve 17.04.2017 tarihli kararı ile Finansal Kiralama sözleşmesinin feshine ilişkin ihtarnamenin davalı tarafa (müvekkiline) tebliğ edilemediğini, dolayısıyla davalının temerrüde düşürülmediğini ve akdin feshi şartlarının oluşmadığını, davanın reddine karar verildiğini, davalı tarafça müvekkiline kiralanan ... plakalı ... marka 2013 model hmk 102b tıp şası no:... motor no:... kanal kazıcı ve yükleyici"nin aynen müvekkiline iadesine, iadenin mümkün olmaması halinde yargılama sırasında alınacak bilirkişi raporu doğrultusunda 10.000,00 TL bedelinin iş makinasının müvekkilinden alındığı tarihten itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalı taraftan alınarak taraflarına verilmesine, davalı tarafça iş makinasının müvekkilinden haksız olarak alınması sebebiyle yargılama sırasında alınacak bilirkişi raporu doğrultusunda 5.000,00 TL menfi ve müspet zararın iş makinasının müvekkilinden alındığı tarihten itibaren işleyecek en yüksek reeskont faizi ile birlikte davalı taraftan alınarak taraflarına verilmesine, davalı tarafça iş makinasının müvekkilinden haksız olarak alınması sebebiyle 150.000,00 TL manevi tazminatın en yüksek reeskont faizi ile birlikte davalıdan alınarak taraflarına verilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili ıslah dilekçesi ile; bilirkişi raporunda davaya konu mal bedelinin 2014 yılında 150.000 TL olduğu ve 08.07.2014 muhafaza tarihinden dava tarihine kadar 127.239,04 TL faiz işlediğini, davaya konu mal bedelinin dava tarihinde ise 850.000 TL olduğu değerlendirmesinin yapıldığını, söz konusu hesaplamalardan davaya konu iş makinesinin dava tarihi değeri üzerinden yapılan 850.000 TL tutarlı hesaba göre hüküm kurulması gerektiğini, İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2014/249 Esas, 2017/337 Karar ve 17.04.2017 tarihli kesinleşmiş mahkeme kararı uyarınca davalı tarafından müvekkili ile yapılan finansal kiralama sözleşmesinin haksız olarak feshedildiğini ve müvekkiline kiralanan ekipmanın müvekkilinden yasa ve usule aykırı olarak alındığını, bu sebeple ekipmanın aynen iade edilmesi gerektiğini, aynen iadesinin mümkün olmaması halinde ise dava tarihi değerinin ticari faizi ile birlikte iadesinin gerektiğini, buna göre öncelikle müvekkiline kiralanan ‘’... Plakalı ... Marka 2013 Model ... Tip Şasi No:... Motor No:... Kanal Kazıcı Ve Yükleyici’’nin aynen müvekkiline iadesine, iadenin mümkün olmaması halinde dava açılırken 10.000,00 TL olarak talep edilen mal bedelini 840.000,00 TL arttırarak 850.000,00 TL'ye ıslah ettiklerini, bilirkişi raporunda işletme giderlerinin mahsup edilmesiyle birlikte net 1.096.944,00 TL müspet zarar tespit edildiğini, dava açılırken talep edilen 5.000,00 TL müspet zarar tazminatını 1.091.944,00 TL arttırarak 1.096.944,00 TL'ye ıslah ettiklerini, açıklanan sebeplerle öncelikle müvekkiline kiralanan ‘’... Plakalı ... Marka 2013 Model ... Tip Şasi No:... Motor No:... Kanal Kazıcı Ve Yükleyici’’nin aynen müvekkiline iadesine, iadenin mümkün olmaması halinde 850.000,00 TL bedelin iş makinasının müvekkilinden alındığı tarihten itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalı taraftan alınarak taraflarına verilmesine, davalı tarafça iş makinasının müvekkilinden haksız olarak alınması sebebiyle, 1.096.944,00 TL menfi ve müspet zararın iş makinasının müvekkilinden alındığı tarihten itibaren işleyecek en yüksek reeskont faizi ile birlikte davalı taraftan alınarak tarafımıza verilmesine, davalı tarafça iş makinasının müvekkilinden haksız olarak alınması sebebiyle, 150.000,00 TL manevi tazminatın en yüksek reeskont faizi ile birlikte davalıdan alınarak tarafımıza verilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafından müvekkili ile arasındaki finansal kiralama sözleşmeleri gereği borçlar ödenmediğini, 2014 yılında takibe geçildiğini, davacının bu eylem yüzünden maddi olarak zor duruma düştüğünü ve zarara uğratıldığını iddia ederek işbu davayı ikame ettiğini ancak 2014 yılından 2 yıllık süre içerisinde işbu dava açılmadığından TBK m.72 gereğince davanın usulden reddinin gerektiğini, tazminat talebinin reddinin gerektiğini, davacının finansal kiralama sözleşmesinden kaynaklanan borçlarını ödemeyerek temerrüde düştüğünü ve müvekkili şirketçe davacıya Beyoğlu ... Noterliği’nden keşide edilen, 04.04.2014 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarname gönderildiğini, ihtarnamede tanınan süreye rağmen borçlu tarafça herhangi bir ödeme yapılmaması üzerine finansal kiralamaya konu menkullerin aynen iade ve teslimi için dava ikame edildiğini, açıklanan nedenlerle davanın usulden reddine, davacının tüm taleplerinin esastan reddine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince; davanın kısmen kabulü ile kısmen reddine, 1.096.944,00 TL nin 5.000 TL sinin 13/08/2014 tarihinden bakiye 1.091.944,00 TL sinin ıslah tarihi olan 29/11/2023 tarihinden itibaren işleyen avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 50.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyen avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, Malın iadesi ve terditli olarak talep edilen malın bedelinin iadesine ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf dilekçesinde; malın ya da bedelinin iadesi talebinin reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, ekipmanın müvekkilinden haksız olarak alınması sonucu müvekkilinin mahrum kaldığı kazanç kaybı ile malın bedelinden oluşan zararın ayrı talep konuları olup herhangi bir zarar kaleminin hüküm altına alınması diğer zarar kalemine etki etmeyeceğini, bununla birlikte, davalı tarafça söz konusu ekipman müvekkilinden haksız ve hukuka aykırı olarak alınmasaydı, müvekkilinin ekipmanı işletmesinden doğacak kârı dışında, şartları oluştuğunda malın mülkiyetini de alacağını, Bilirkişi heyeti raporunda, dosyadaki somut veriler değerlendirilmeksizin tespit edilen iş makinesinin günlük 6 saat çalışması ve hafta sonları da çalışmadığı tespitinin hatalı olduğunu, İş makinelerinin günlük en az 8 saat çalıştığını, bu çalışma süresinin üst sınırı olmadığını, yine iş makinelerinin hafta sonları da çalıştığını, nitekim Yerel Mahkemece de bu durumun kabul edildiğini, bilirkişi tarafından tespit edilen söz konusu çalışma sürelerinin hangi veriye göre tespit edildiğinin muallak olduğunu, dosyaya emsal sözleşmelere sunulduğunu, yıllara göre aynı günlük çalışma saati kabul edilmesinin hatalı olduğunu, % 60 işletme maliyetinin ticari mantığa aykırı olduğunu, ayrıca sözleşmede akaryakıt ve operator masraflarının yükleniciye ait olduğunun yazdığını, Zarar tarihi itibariyle faize hükmedilmesi gerektiğini, Hükmedilen manevi tazminatın zararı karşılamaktan uzak olduğunu beyan ederek, Mahkemece verilen kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde; ortada haksız bir fiil bulunmadığını, sözleşmenin kira bedellerinin ödenmemesi üzerine feshedildiğini, müvekkilinin haksız bir eylemde bulunmadığını, Davacının kendilerine bildirdiği adresine gönderilen tebliğe ait, tebligat parçasında "bizzat kendi imzasına şerhli" teslim edildiğini, buradaki imzanın davacıya ait olup olmadığının ilk bakışta tespit edilebilecek bir eksiklik olmadığını, ancak bilirkişi vasıtasıyla tespit edilebilecek bir hususun kendilerince bilinebilmesinin mümkün olmadığını, Bilirkişi tarafından belirlenen ücretin neye göre belirlendiğinin bilinmediğini, fahiş olduğunu, Finansal kiralama sözleşmesinin feshinden sonra 08.07.2014 tarihinde ekipmanın muhafaza altına alındığını, 26.09.2014 tarihinde ekipmanın satışı gerçekleştirildiğini, satış sonrasında hem satış bedeli hem de kısmi ödeme ile davacının kira borcunun sona erdiğini, bakiye alacak olarak yalnızca faiz bedeli kaldığını, davacı tarafından yapılan ödemenin alacağın tümünü karşılamadığını, ekipmanın satışı ile alacağın bir kısmının tahsil edildiğini, davacının yaptığı ödemelerin borcun tamamını karşılamaya yetmediğini beyan ederek, Mahkemece verilen kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava, taraflar arasında imzalanan finansal kiralama sözleşmesinin usûlsüz feshi nedeniyle uğranılan kazanç kaybı, manevi tazminat ve sözleşme konusu malın ya da bedelinin iadesi istemine ilişkin olup, Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, yukarıda açıklanan nedenlerle taraflarca istinaf edilmiştir. Taraflar arasında Midyat Noterliği'nin 18.11.2013 tarih, ... yevmiye sayılı Düzenleme Şeklinde Finansal Kiralama Sözleşmesi akdedildiği ve sözleşme ile “... Plakalı ... Marka 2013: Model ... Şasi No ..., Motor 5 No:... kanal kazıcı ve yükleyicinin davacı yanca kiralandığı görülmüştür. Davalı ... ödemelerde gecikme olduğu gerekçesiyle, Beyoğlu .... Noterliği 04.04.2014 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile finansal kiralama sözleşmesinin feshedildiğini bildirmiş, İstanbul 23. Asliye Ticaret Mahkemesi 2014/280 D.İş sayılı ihtiyati tedbir kararına istinaden finansal kiralama yolu ile kiralanan ekipmanlar Ardahan İcra Müdürlüğü ... Tal. sayılı dosyası ile davacıdan icra kanalıyla teslim alınmıştır. Eldeki davanın davalısı tarafından finansal kiralama konusu malın iadesine ilişkin dava açıldığı, İstanbul 4. Sliye Ticaret Mahkemesinin 2014/249 Esas, 2017/337 Karar sayılı dosyasında; vadesi gelen ve ödenmeyen kira bedellerinin ödenmesi için keşide edilen ihtarnamenin, davalı tarafından tebellüğ edilemediği, dolayısıyla davalının temerrüde düşürülmediği ve akdin feshi şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesinin 2017/4888 E, 2019/415 K, sayılı kararı ile istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiş, nihayetinde karar, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2020/2757 E, 2020/5175 K, sayılı onama ilamı ile onanarak kesinleşmiştir. Böylelikle davalı ... şirketinin temerrüt gerçekleşmeden haksız yere sözleşmeye konu ekipmanları teslim aldığı sabit hale gelmiş olup, Mahkemece her ne kadar malın iadesi ve terditli olarak talep edilen malın bedelinin iadesine ilişkin talebin reddine karar verilmiş ise de, feshin usûlsüz olması ve malın haksız yere teslim alınmış olması nedeniyle davacı talebinin kabulü için gerekli koşulların gerçekleştiği, Mahkemece ek rapor veya gerektiğinde yeni bir bilirkişi heyetinden yeni bir rapor aldırılmak suretiyle, malın davalının elinden alındığı tarihteki bedel tespit edilerek, bu bedelden davalının kalan borcu mahsup edilip, bakiye bedelin hesaplanarak davalıya verilmesi ayrıca yoksun kalınan kar talebi yönünden yapılan hesaplamada davacı itirazları ve emsal sözleşmeler de göz önüne alınarak davacı itirazlarının değerlendirilmesi gerekirken, eksik inceleme ile sonuca gidilmiş olması yerinde görülmemiştir. Yukarıda açıklanan sebeplerle, ilk derece mahkemesince esasa münhasır delil toplanmadan, eksik inceleme ve değerlendirmeye dayalı olarak karar verilmesinin, usul ve yasaya aykırı olması ve ilk derece mahkemesi kararının tüm istinaf sebepleriyle birlikte değerlendirilmesinin gerekmesi karşısında, istinaf istemine konu karara yönelik denetim yapılması mümkün bulunmamakla 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-a-6 maddesi gereğince davacının sair istinaf sebepleri incelenmeksizin istinaf başvurusunun kabulüne, davalının istinaf başvurusunun bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Davacı vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile, davalının istinaf başvurusunun bu aşamada incelenmesine yer olmadığına;2- İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 07/12/2023 tarih, 2022/77 E. 2023/1018 K. Sayılı Kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,3- Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4- İstinaf yasa yoluna başvuran davacı ve davalı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde kendisine iadesine,5- Dosya üzerinde inceleme yapılması sebebiyle vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 6- İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. ve 362/1-g. maddeleri gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve KESİN olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 07/11/2024

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2022/77, K. 2023/1018, T. 04.04.2014, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2022-77-e-2023-1018-k-575fae864cee