Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2022/751 E. 2024/1994 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2022/751
- Karar No
- 2024/1994
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2022/751 KARAR NO : 2024/1994
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 22.02.2022 NUMARASI : 2021/396 E. - 2022/144 K. DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 22.11.2024 KARAR YAZIM TARİHİ : 22.11.2024
İzmir 3.Asliye Ticaret Mahkemesinin 22.02.2022 tarih 2021/396 E. - 2022/144 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA :Davacı vekili, 05.08.2019 tarihinde ...'a ait ve ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın, park halindeki müvekkili ...'e ait ... yabancı plakalı araca çarpması neticesinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 6.200,00 Euro maddi tazminatın davalı ... sigorta şirketinden temerrüde düştüğü 15.04.2021 tarihinden itibaren (ZMMS poliçe teminatının Euro karşılığı ile sorumlu olarak), davalı ... sigorta şirketinden temerrüde düştüğü 01.06.2021 tarihinden itibaren (maddi hasarın ZMMS poliçe limitini asan kısmın Euro karşılığı ile sorumlu olarak) yabancı para bakımından 3095 sayılı yasanın 4/a maddesine göre yürütülecek değişken faiziyle birlikte ve fiili ödeme tarihindeki Merkez Bankası Efektif Satış Kuru karşılığı Türk Lirası olarak tahsiline, müvekkilin hasar tespiti için ödediği 903,99 Euro bilirkişi ücretinin fiili ödeme tarihindeki Merkez Bankası efektif satış kuru karşılığı Türk Lirası olarak yargılama giderlerine dâhil edilerek tahsilini istemiştir. CEVAP : Davalı ... Sigorta A.Ş vekili, yetkili Mahkemenin İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, ekspertiz ücretinin yargılama gideri olarak kabul edilmesi gerektiğini, sigortalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğu yönündeki iddiaları kabul etmediklerini, hasar bedelinin genel şartlar ekinde yer alan hususlar çerçevesinde belirlenmesini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinden sorumlu tutulmamalarına karar verilmesini istemiştir. Davalı ... Sigorta Anonim Şirketi vekili, davalı nezdinde kasko sigortası ile sigortalanan ... plakalı aracın 05.08.2019 tarihinde karıştığı kaza neticesinde ... plakalı araçta meydana geldiği iddia edilen maddi hasarın İMMS teminatları kapsamında karşılanması talebi üzerine hasar dosyası açıldığını, davacı vekili tarafından müvekkil sigorta şirketine ZMSS limitlerinin doldurulduğunu ispatlamadan sigorta şirketine başvuru yapıldığı, müvekkil şirket sigortalısına ait araç ticari faliyette bulunmadığından avans faiz talep edilemeyeceğini belirterek davanın öncelikle usulden reddine, aksi kanaat halinde davanın esastan reddine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, 05/08/2019 tarihinde meydana gelen kazada nedeniyle davacıya ait araçta 6.200 Euro olduğu, karşı aracın ZMMS sigortacısı olan ... Sigorta şirketi tarafından zararın 2.460,52 Euro'sunun davadan sonra karşılanması nedeniyle bu tutar yönünden davanın konusuz kaldığı, ZMMS limitinin 4.025,72 Euro olup, ZMMS kapsamında karşılanmayan 1.565,20 Euro'luk hasardan davalı ... sigorta şirketinin sorumlu olduğu, davalı kasko sigortacısı ... sigortanın ise ZMMS limiti olan 4.025,72 Euro üzerindeki 2.174,28 Euro tutarındaki hasardan sorumlu olduğu, her ne kadar davacı tarafça AAÜT 16/2-c gereği arabuluculuk görüşmelerinden kaynaklı vekalet ücreti talep edilmiş ise de, söz konusu vekalet ücretinin vekil ile müvekkili arasındaki iç ilişkiden kaynaklı olup, bu ücretin yargılama gideri olarak talep edilemeyeceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile; davacı aracında oluşan 6.200 Euro zararın; 2.460,52 Euro'sunun dava tarihinden sonra davalı ... sigorta tarafından ödendiği anlaşılmakla bu tutar yönünden dava konusuz kaldığından esas hakkında bir karar verilmesine yer olmadığına, 1.565,20 Euro'sunun davalı ... sigortanın temerrüt tarihi olan 15/04/2021 tarihinden itibaren davalı ... Sigortadan; 2.174,28 Euro'sunun ise davalı ... Sigorta'dan temerrüt tarihi olan 01/06/2021 tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/A maddesine göre yürütülecek değişken faizi ile ve fiili ödeme tarihindeki Merkez Bankası efektif satış kuru karşılığı TL karşılığı ile tahsiline karar verilmiştir. Karara karşı davalı sigorta şirketleri vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ : Davalı ... Sigorta A.Ş.vekili, yerel mahkeme tarafından yapıldığı beyan edilen ödemeler ve poliçe limiti dikkate alınmadan hüküm kurulduğunu, 25.11.2021 tarihli bilirkişi raporu ile;“6.200,00-TL Euro zararın kaza tarihi 05.08.2019 itibariyle 38.534,24-TL’ye isabet ettiği”nin belirtildiği, bu doğrultuda müvekkili sigorta şirketi tarafından 38.534,24 TL tazminat, 2.308,89 TL faiz, 1.332,00 TL yargılama gideri olmak üzere toplam 5.780,14-TL'nin davacı tarafa ödendiğini, ancak Mahkemece poliçe limiti gözetilmeyerek müvekkili aleyhine 1.565,20 Euro daha bakiye tazminata hükmedildiğini, araç başı poliçe teminat limitinin 39.000,00 TL olup, teminat limitinin 38.534,24-TL’sinin tüketildiğini, mahkemece 2.308,89 TL faiz, 1.332,00 TL yargılama gideri ve 5.780,00-TL vekâlet ücretine ilişkin olarak yapılan ödemelerin tenzil edilmediğini, Türkiye’de gerçekleşen bir kaza neticesinde yabancı plakalı bir araçta meydana gelen zararın haksız fiil tarihinde ve memleket parası üzerinden ödenmesi gerektiğini, belirlenen faiz türünün hatalı olduğunu, kazaya karışan araç hususi nitelikte bir araç olup ticari kullanım söz konusu olmadığından yasal faize hükmedilmesi gerektiğini belirtmiştir. Davalı ... Sigorta A.Ş.vekili, davacı tarafından talep edilen hasarın ZMMS poliçe limiti dahilinde kalması nedeniyle müvekkili şirketin hasar bedelinden sorumlu tutulmaması gerektiğini, söz konusu aracın kaza tarihindeki rayiç değerine göre onarımının makul olmaması nedeniyle sovtaj bedeli düşülerek Almaya'da yapılan hasar tazminatı hesaplaması dikkate alınarak davacının zararı 6.200 € olarak belirlenmiş ve bilirkişi de bu tespiti kabul ederek hesap yapmış ise de, kaza tarihindeki kur bedeli (1€=6.2152 TL) dikkate alındığında davacının uğradığı zarar 38.534,24 TL olarak belirlenerek bu bedelin ZMMS poliçe limitleri dahilinde olduğunun tespit edildiğini, somut olayda davacı aynı anda her iki sigorta şirketine de başvuru yaparak araçtaki zararın ödenmesini talep etmiş ise de, ZMMS sigortacısından ödeme almayı beklemeden dava açtığını, davacının zararının ZMMS poliçesi limitleri içerisinde kaldığını, bilirkişi raporu doğrultusunda davanın müvekkil şirket yönünden reddine karar verilmesi gerektiğini, bilirkişi raporu ile yapılan hesaplama arasında çelişki bulunduğunu, her ne kadar mahkemece ZMMS sigortacısının 15.04.2021 tarihinde temerrüte düştüğü kabulüyle teminat limiti bu tarihteki Euro bedeli üzerinden tespit edilmiş ise de, müvekkili sigorta şirketi bakımından temerrüt tarihi olay tarihi olup, kaza tarihindeki kur bedeli esas alınarak hesaplama yapılması gerektiğini, bilirkişi raporunda, müvekkil şirketin İMM Poliçesi teminat limitinin sehven 300.000 TL olarak tespit edilmesine karşın, maddi hasar teminat limitinin 100.000 TL olduğunu belirtmiştir. GEREKÇE :Dava, trafik kazasında hasarlanan davacıya ait Alman plakalı araçta meydana gelen hasar ve değer kaybının ZMMS ve İMMS poliçeleri kapsamında tazmini istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. Somut olayda, davacı yurt dışında ikamet etmekte olup, yabancı plakalı aracıyla Türkiye'ye geldiğinde kazaya karışmış, kazadan sonra ikamet ettiği ülkeye giderek aracın hasar bedelini, rayiç değerini ve sovtaj bedelini tespit ettirmiştir. Yargılama esnasında alınan bilirkişi raporunda davacı tarafından sunulan belgelerin Türkçe tercümesi incelenerek aracın Almanyadaki değeri tespit edilmiş ve kaza tarihindeki kur hesabına göre davacının uğramış olduğu gerçek zarar tespit edilmiştir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91/1. 85/1. ve 85/son maddeleri ile Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarına göre trafik kazası nedeni ile davacının aracında oluşan maddi zarardan davalı sigorta şirketi, işleten sıfatına haiz sigortalı araç maliki ile araç sürücüsünün, sürücünün kusuru oranında sorumlu oldukları amirdir.(Yargıtay HGK'nun 15.6.2011 tarih ve 2011/17-142 E. - 2011/411 K., 17. HD'sinin 20/05/2013 tarih ve 2012/8984 E. - 2013/7276 K. ) Motorlu Kara Taşıt Araçları İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının 1. maddesine göre ise, sigortacı, zorunlu mali sorumluluk sigortası poliçe limitinin dışında (üstünde) kalan miktardan başlayıp, ihtiyari mali sorumluluk sigortası teminat limitine kadar sorumludur. Bahse konu düzenlemelerden de anlaşılacağı üzere, yasa koyucu trafik sigortacısı ve ihtiyari mali sorumluluk sigortacısı bakımından müştereken ve müteselsilen bir sorumluluk öngörmemiş, sıralı bir sorumluluk düzenlemiştir. (Yargıtay 17.HD'sinin 2019/1797 E-2020/8207 K sayılı kararı) Davacının Almanya'da ikamet edip, geçici olarak Türkiye'ye getirdiği aracının trafik kazası sonucunda hasara uğradığı, davacının aracının onarımını Türkiye'de yapması konusunda zorlanamayacağı, aracını Türkiye'de veya ikamet ettiği ülkede tamir ettirmek konusunda seçimlik hakka sahip olduğu, araç sahibinin bu seçimlik hakkını ikamet ettiği ülkede tamir ettirme yönünde kullanması durumunda, yurt dışı tamirine dair gerçek hasar bedelinin tespit edilerek bu bedelin Türk Lirası karşılığının tazminine karar verilmesi gerekmektedir. (Yargıtay HGK'nun 24.06.2015 tarih ve 2014/17-28 E - 2015/1745 K.) 6098 sayılı TBK'nın 99. maddesi hükmüne göre, yabancı para borcunun vadesinde ödenmemesi halinde alacaklı, bu borcun vade veya fiili ödeme günündeki rayice göre Türk parası olarak ödenmesini isteyebilir. Yabancı para cinsinden yapılan harcamalar, yabancı para alacağı olarak dava edilebilir ve ödeme günündeki kura göre işlem görür. Davacı alacağı, yabancı para cinsinden meydana gelmiş olup fiili ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden TL karşılığının tahsiline karar verilmesi gerekir. (Yargıtay 17. HD'nin 17.05.2018 tarih ve 2015/8003 E. - 2018/5155 K.) Yabancı para borcuna hangi faizin uygulanacağı 3095 sayılı Kanun'un "Yabancı para borcunda faiz" kenar başlıklı 4/a maddesinde düzenlenmiş olup ilgili düzenlemede; “Sözleşmede daha yüksek akdi veya gecikme faizi kararlaştırılmadığı hallerde, yabancı para borcunun faizinde Devlet Bankalarının o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı uygulanır.” kuralına yer verilmiştir. Sigorta şirketi, geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumludur ve kural olarak rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin iddianın sigorta şirketi tarafından kanıtlanması gerekmektedir. Bir başka ifade ile zararın poliçe kapsamı dışında kaldığı hususunda ispat külfeti üzerinde davalı sigorta şirketindedir. Sigorta şirketinin, zararın poliçe kapsamı dışında kaldığını somut deliller ile ispat etmesi gerekir. Eldeki dava dosyasına konu somut olayda, aksi ispat edilinceye kadar geçerli resmi belge olan kaza tespit tutanağı içeriği ile sigorta şirketi tarafından sunulan deliller kapsamında zararın poliçe kapsamı dışında kaldığı hususunun davalı sigorta şirketi tarafından ispat edilemediğinin anlaşılması karşısında, sigorta şirketinin davacının oluşan gerçek zararından sorumlu olduğu anlaşılmaktadır. Yabancı plakalı araçların hasar tazminat talepleri yönünden aracın pert değerlendirilmesi yapılsa dahi, aracın onarım bedeli, aracın satın alındığı ülke rayicindeki piyasa değeri ile karşılaştırılması bakımından önem arz etmektedir. Şöyle ki; eğer aracın satın alındığı ülke rayicindeki piyasa değeri onarım giderinden fazla ise davacı yalnız onarım giderini, onarım giderinden az ise, aracın olay gününde satın alındığı ülkedeki sürüm değerini davalıdan isteyebilir. Bu durumda mahkemece, aracın Türkiye'deki tamir bedeli, olay tarihinde kayıtlı olduğu ülkedeki ikinci el piyasa rayiç değeri ile karşılaştırılarak hangisi az ise o miktara hükmedilmesi gerekir. (Yargıtay 4. HD'nin 31.02.2012 tarih ve 2021/26157 E. 2022/1048 K.) Somut olayda, davacı hasarlı aracı gümrüğe terk etmemiş, ikamet ettiği ülkeye götürmüştür. Davacı aracını gümrüğe terk etmiş olsa idi, yurtdışı ikinci el değeri ile Türkiye'deki tamir masrafı belirlenerek bu iki tutar karşılaştırılıp hangisi az ise o değer üzerinden hüküm kurulması gerekirdi. Araç Almanya'ya götürülmüş olduğundan, öncelikle davacının aracın trafikteki tescil kaydını sildirip sildirmediği tespit edilerek, sildirmiş ise aracın sovtaj bedeli ikinci el değerinden düşülerek ve ödemeler de mahsup edilerek davacının zararının belirlenmesi; aracın kaydı sicilden silinmemişse, kazanılmış haklar korunarak Almanya'daki tamir bedeline hükmedilmesi gerekmektedir. (Yargıtay 17. HD'nin 08.03.2016 tarih ve 2014/6873 E. - 2016/2916 K ). Dosyaya kazandırılan bilirkişi raporunda davacıya ait aracın pert total değerlendirilmesine tabi tutulduğu ve aracın Almayan ülkesindeki piyasa rayiç değerinin onarım giderinden fazla olduğu, aracın davacı tarafından Almanya ülkesine götrüldüğü ve davacının aracın pert bedelini mahsup etmek suretiyle zarar talebinde bulunduğunun anlaşılması karşısında; hasara ilişkin yapılan hesaplama tazminat sorumlularının lehine olduğundan bu husus istinaf kanun yoluna başvuran davalıların sıfatına göre sonuca etkili değildir. Ekspertiz gideri yargılama giderlerinden olup yargılama giderlerine eklenerek davanın kabul ve red oranına göre karar verilmesi gerekir.( Yargıtay 17. HD'nın 21.10.2019 tarih ve 2017/1822 E.- 2019/9723 K). Buna göre yabancı para cinsinden talep edilmesi halinde ekspertiz ücretinin fiili ödeme tarihindeki kura göre tahsiline karar verilmesi gerektiği,(aynı yönde Dairemizin 10.02.2017 tarih ve 2017/72 E-2017/111 K sayılı kararı) ancak bu hususta ileri sürülen herhangi bir istinaf itirazının bulunmadığı anlaşılmıştır İstikrarlı bir şekilde kabul edildiği üzere, yabancı para borcu ile ilgili alacaklarda talep edilen yabancı paranın dava tarihindeki efektif döviz kuru karşılığı Türk Lirası üzerinden vekalet ücreti ile nisbi karar ve ilam harcının hesaplanması gerekmektedir.(Yargıtay 11.HD'nin 12/05/2022 tarih ve 2020/6387 E. - 2022/3774 K. ) Davalı sigorta şirketlerinin sorumluluğu poliçe limiti ile sınırlı olup Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B.2.b maddesi uyarınca kabul edilen dava değerinin poliçe limitini aşması halinde davalılara yükletilecek yargılama gideri, harç ve vekalet ücretinin toplam tazminatın, dava değerinin limite oranı dahilinde hüküm altına alınması gerekir. (Yargıtay 17.HD'nin 14.06.2017 tarih ve 2016/12075 E. - 2017/5498 K. ) Bu açıklamar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; yerel mahkemece, davalı ... Sigorta A.Ş tarafından yapılan ödemenin, ödeme tarihindeki Merkez Bankası Efektif Satış Kuru olan 15.6610 TL'den Euro'ya çevrilmesiyle (38.534,24 TL/15,6610 = 2.460,52 Euro) 2.460,52 Euro tutarında ödeme yapıldığı belirlendiğine göre, hasar bedeli olan 6.200 Euro'dan davalı ... Sigorta AŞ tarafından ödenen 2.460,52 Euro düşüldükten sonra kalan 3.739,48 Euro tutarındaki hasar bedelinden davalı ... Sigorta A.Ş tarafından karşılanmayan (39.000 TL-38.534,24 TL=465,76 TL) 465,76 TL tazminatın kaldığı, dolayısıyla bu tutarın davalı ... Sigorta A.Ş tarafından tazmin edilmesi gerektiği, davalı ... Sigorta A.Ş'nin ise kazaya neden olan aracın ihtiyari mali sorumluluk sigortacısı olup, İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları 1. maddesine göre, ihtiyari mali sorumluluk sigortacısının, zararın zorunlu trafik sigortası teminat haddini aşan kısmından poliçe limitiyle sınırlı olmak üzere sorumlu tutulabileceğinin gözetilmemiş olmasında isabet bulunmadığı değerlendirilmiştir. Davalı sigorta şirketleri poliçe limitleri ile sorumlu olup, gerek KTK'da gerek Motorlu Taşıtlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarında yabancı plakalı araçlar için poliçe limitinin temerrüt tarihindeki yabancı para birimine göre belirleneceğine dair açık hüküm bulunmaması karşısında, mahkemece davalı ZMMS sigortacısının poliçe limitinin temerrüt tarihi itibarıyla Euro karşılığı tespit edilerek, yapılan ödemenin bu tutardan mahsubunda isabet bulunmadığı, yerel mahkemece davalı ... Sigorta A.Ş tarafından yapılan ana para ödemesinin poliçe limiti olan 39.000 TL'den mahsubu ile ödenen miktar nispetinde (38.534,24 TL) poliçe limitinin tüketildiği gözetilerek, kalan poliçe bedeli olan 465,76 TL ile sınırlı olmak üzere davalı ... Sigorta A.Ş'nin sorumluluğuna hükmedilmesi, ihtiyari mali sorumluluk sigortacısı olan ... Sigorta A.Ş'nin ise zararın zorunlu trafik sigortası teminat haddini aşan kısmından sorumlu tutulabileceği, bilirkişi raporunda İMMS sorumluluk limiti 300.000,00 TL olarak belirtilmiş ise de, söz konusu İMMS poliçesi incelendiğinde maddi hasar teminat limitinin 100.000 TL olduğu değerlendirilerek, sorumluluk miktarının ihtilafa yol açmayacak şekilde açık ve net olarak hüküm fıkrasında belirtilmesi gerekirken infazda tereddüde yol açacak sekilde poliçe limitinin hüküm fıkrasında belirtilmemiş olmasında ve davalı ... Sigorta A.Ş tarafından ödenen 1.332,00 TL yargılama gideri ve 4.359,49 TL vekâlet ücreti de gözetilerek sorumlu tutulması gereken yargılama gideri ve vekalet ücretinin hesaplanmamış olmasında isabet bulunmadığı, ancak iş bu hususun da yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediği değerlendirilerek, yerinde görülen davalı vekillerinin istinaf itirazlarının kabulü ile yerel mahkeme kararının HMK'nun 353/1-b.2 maddesi gereğince kaldırılmasına ve esas hakkında yeniden karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı vekillerinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile İzmir 3.Asliye Ticaret Mahkemesinin 22.02.2022 tarih 2021/396 E. - 2022/144 K. sayılı kararının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, 2-Kaldırılan kararın yerine geçmek üzere yeniden hüküm tesisi ile; Davanın KABULÜ ile; davacının 6.200,00 Euro tutarındaki zararının; 2.460,52 Euro'sunun davalı ... Sigorta A.Ş tarafından dava tarihinden sonra ödenmiş olması nedeniyle bu tutar yönünden konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, Bakiye 3.739,48 Euro tutarındaki hasar bedelinin temerrüt tarihi olan 15.04.2021 tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi gereğince Devlet Bankalarınca Euro ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödenen en yüksek faizi ile birlikte fiili ödeme tarihindeki TCMB efektif satış kurunun TL karşılığının (asıl alacak yönünden poliçe limiti olan 39.000,00 TL'den davalı ... Sigorta tarafından ödenen 38.534,24 TL düşüldükten sonra kalan 465,76 TL'yi aşmamak kaydı ile) davalı ... Sigorta A.Ş'den tahsili ile davacıya ödenmesine, 3.739,48 Euro tutarındaki hasar bedelinin (ZMMS poliçe limiti tüketildikten sonra kalan hasar bedelinin) temerrüt tarihi olan 01.06.2021 tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi gereğince Devlet Bankalarınca Euro ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödenen en yüksek faiziyle birlikte fiili ödeme tarihindeki TCMB efektif satış kurunun TL karşılığının (asıl alacak yönünden poliçe limiti olan 100.000,00 TL'yi aşmamak kaydı ile) davalı ... Sigorta A.Ş'den tahsili ile davacıya ödenmesine, 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 4.441,09 TL harçtan peşin alınan 1.110,28 TL'nin mahsubu ile bakiye 3.330,81 TL'nin davalılardan alınarak hazineye gelir kaydına, (davalı ... Sigorta A.Ş.'nin bu miktarın 1.998,48 TL'lik kısmıyla sorumlu tutulmasına) Davacı tarafından yatırılan 1.169,58 TL (59,30 TL peşin harç ile 1.110,28 TL başvuru harcından oluşan) harç ile gider avansından kullanılan 1.331,80 TL (tebligat ücreti, posta masrafı ve bilirkişi ücretinden oluşan) yargılama gideri ile 9.479,32 TL ekspertiz ücretinden oluşan toplam 11.980,70 TL'nin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, (her ne kadar davalı ... Sigorta A.Ş. bu miktarın 7.188,42 TL'sinden sorumlu olsa da yapmış olduğu 1.332,00 TL'lik ödemenin mahsubu ile kalan 5.856,42 TL'lik kısmıyla sorumlu tutulmasına) Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihindeki A.A.Ü.T. gereğince hesaplanan; 5.100,00 TL vekalet ücretinin davalı ... Sigorta'dan alınarak davacıya verilmesine, 6.287,83 TL vekalet ücretinden ödenen 4.359,49 TL vekalet ücretinin mahsubu ile kalan 1.928,34 TL vekalet ücretinin davalı ... Sigorta'dan alınarak davacıya verilmesine, Davacı tarafından talep edilen A.A.Ü.T. 16/2-c gereği arabuluculuk görüşmelerinden kaynaklı vekalet ücret talebinin reddine, Kulanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, Dava açmadan evvel dava şartı kapsamında başvurunun yapıldığı sabit olduğundan 1.360,00 TL arabuluculuk ücretinin Hazine tarafından ilgili arabulucu ...'a ödenmesi halinde, bu ücretin 6831 sayılı Kanun kapsamında davalılardan tahsili ile hazineye irat kaydına, bu hususta Hazineye müzekkere yazılmasına, 3-Davalılar tarafından yatırılan istinaf karar harçlarının istek halinde kendilerine iadesine, 4-İstinaf başvurusu nedeniyle davalıların yaptıkları giderlerin takdiren kendi üzerlerinde bırakılmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere 22.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.