Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2022/700 E. 2025/604 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2022/700
Karar No
2025/604
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi KARAR TARİHİ:25/11/2021 DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:30/06/2025

İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacı vekili; müvekkilinin kız kardeşinin oğlu olan ...'ın müvekkilinden borç para istediğini, müvekkilinin de ...'a eşi ve kızının yanında 25.000,00-TL senet karşılığı borç verdiğini, ...'ın bu senetleri ödeyebileceği tarihleri kendi eli ile yazıp imzalayıp müvekkiline teslim ettiğini, ... ... tarihinde öldükten sonra müvekkilinin de ...'tan olan alacağının tahsilinin sağlanması amacıyla icra takibi başlattığını, davalının haksız itirazı üzerine takibin durduğunu beyanla, davalının haksız itirazının iptali ile takibin kaldığı yerden devamına karar verilmesini dava ve talep etmiştir. DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davalılar vekili; davanın mahiyeti gereği davaya bakmaya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin görevli olduğunu, davanın görev yönünden reddi ile dosyanın görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesini, müvekkillerinin mirasbırakanı ...'ın .... tarihinde vefat ettiğini ve geriye müvekkillerinin mirasçı olarak kaldığını, başlatılan icra takip dosyasına dayanak yapılan müvekkillerinin murisi ...'a ait olduğu iddia edilen senetler incelendiğinde, muris ...'ın ... tarihinde vefat ettiğini, ancak başlatılan icra takibinde dayanak gösterilen müteveffa ...'a atfen imzalı senetlerin tanzim tarihlerinin ölüm tarihi olan ...tarihinden sonra olduğunu, dolayısı ile müteveffa öldükten sonra senet tanzim edildiğini, bu durum hukuken mümkün olmamakla birlikte hayatın olağan akışına da aykırı bir durum olduğunu, ölüm ile birlikte kişilik hakları ve hukuki işlem yapma ehliyetinin de son bulduğunu, davaya konu icra dosyasına dayanak yapılan senetlerin müvekillerinin murisi ...'ın ölümünden sonra düzenlendiğini beyanla öncelikle görev itirazlarının kabulü ile davanın görev nedeni ile reddine karar verilerek dosyanın görevli Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesini, işin esasına girilecek olur ise davanın reddine karar verilerek davacının %20 den az olmamak üzere kötüniyet inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesini, takibe dayanak senetlerin emanete aldırılmasını, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, "...Dava, icra takibi sonrası açılan menfi tespit davasıdır. Bonodaki imzanın müteveffa ...'a ait oluşu ATK raporu ile tespit olunmuştur. Aydınlatılması gereken husus bonolardaki imzaların müteveffaya ait olup olmadığı, ait olsa dahi bonoların tanzim tarihlerinin müteveffanın vefat tarihi sonrası olması ile bu durumun nasıl değerlendirilmesi gerekeceği hususudur. Davada, davacı lehdar olup davalılar ise keşidecinin mirasçılarıdır. İcra takibine konu 13 adet bono dava konusudur. Keşidecinin ölüm tarihi ... olup bonolar incelendiğinde düzenleme tarihlerinin vefat tarihi sonrası olduğu görülmektedir. Yargıtay 12.H.D. Göre, düzenlendiği tarihten önceki ya da sonraki bir düzenleme tarihi yazılı bono da geçerlidir. Düzenleme tarihinin gerçeğe uygun yazılması zorunlu değildir. (Yargıtay 12.H.D. 27.02.2007 tarih ve 648/3350 sayılı kararı (Yargı Dünyası Aralık 2007, S.144, s 107/108) Bonodaki düzenleme tarihinin zorunlu unsur olup olmadığı hususu ise açık bono bakımından asgari unsur sadece imzadır. Açık bonoda doldurma yetkisinin tabi olduğu bir süre olmadığından alacağın talep edilebileceği ana kadar doldurulabilir. Açık bononun sözleşmeye aykırı doldurulmuş olduğu iddiası ancak yazılı delil ile ispat edilebilir. ( Yargıtay 12.H.D. 15.01.2008 2007-21881/178) ATK raporu dikkate alındığında imzaların davalıların murisine ait olduğu hususunda ihtilaf yoktur. Vade ve tanzim tarihi aynı gün olabilir ancak vade tanzim tarihinden önce olamaz. Kötü niyet tazminatı talebi yönünden ise ödeme emrine itiraz eden borçlunun mirasçısı ise bu halde borçlunun icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için bu kimselerin ödeme emrine kötü niyetle itiraz ettiklerinin ispat edilmiş olması gerekir. ( İİK 67/3) (12. H.D. 8.3.2004 3838/5292) Olayda mirasçıların kötü niyeti ispat olunamadığından tazminata hükmolunmadı. Olayda ispat yükü davalılarda bulunmakla davalıların usulüne uygun delilerle davayı ispat edememesi ile davanın kabulüne (13.H.D. 19.03.2018 2015/41478;3244)" karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karara karşı, davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın itirazın iptali davası olmasına rağmen mahkemece davanın menfi tespit davası olarak nitelendirilmesi ve buna göre değerlendirme yapılmasının hatalı olduğunu, takibe konu senetlerin tamamının düzenlenme tarihlerinin senetlerde keşideci olarak yer alan müvekkillerinin murisi ...'ın ölüm tarihi olan ... tarihinden sonra olduğunu, davacı tarafın davacının takibe konu senetlerin açık bono olarak verildiğine yönelik bir iddiası bulunmamasına rağmen Mahkemece böyle bir iddia varmışçasına değerlendirme yapılarak hüküm kurulduğunu, bilirkişi raporunun hükme elverişli olmadığını, bilirkişi raporuna yönelik itirazlarının değerlendirilmediğini, senet üzerindeki yazılarla ilgili olarak inceleme yapılmadığını, davacının işlemiş faiz talebi reddedildiği halde davanın tam kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu istinaf sebepleri olarak ileri sürmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece yazılı gerekçeyle, davanın kabülü ile; Denizli 4. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasındaki itirazın iptali ile takibin; 25.000,00 TL asıl alacağın takip tarihinden fiili ödeme gününe kadar işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava, itirazın iptali davası olup, imza inkarında ispat yükü, alacaklı olduğunu iddia eden davacıdadır (Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 22.06.2020 tarih, 2018/1846 Esas ve 2020/1161 Karar sayılı ilamı). Mahkemece, davanın menfi tespit davası olarak nitelendirilmesi ve ispat yükünün tayininde yanılgıya düşülmesi, davacının işlemiş faiz talebi reddedilmesine rağmen davanın kabulüne yönelik hüküm kurulması ile kabul edilen miktar yönünden takibin devamına karar verilmesi gerekirken infazda tereddüt oluşturacak şekilde alacak hükmü kurulması hatalı olmuştur. Ancak, açıklanan hususlar yeniden yargılama gerektirmediğinden karar kaldırılarak yeniden hüküm tesis edilebilecektir. Dosya kapsamından; gerek Denizli Cumhuriyet Başsavcılığının ... Soruşturma numaralı dosyasında ... Labaratuvar Amirliği tarafından düzenlenen ... tarihli raporda gerekse Yerel Mahkemece aldırılan İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Fizik İhtisas Dairesi'nce düzenlenen ... tarihli raporda, inceleme konusu senetler üzerinde ... adına atfen atılı bulunan imzaların davacıların murisi ...'ın eli ürünü olduğunun belirtildiği, dosyada alınan bilirkişi raporları birlikte dikkate alındığında senetlerde yer alan borçlu imzalarının davacılar murisi ...'ın eli ürünü olduğu anlaşılmıştır. 6102 sayılı TTK'nın 776. (eski TTK'nın 688.) maddesi hükmüne göre, bonoda tanzim tarihinin bulunması zorunludur. Ancak bu tarihin gerçeğe uygun olması gerekmez (Prof. Dr. Hayri Domaniç TTK. Şerhi- Kıymetli Evrak Hukuku ve Uygulaması, Sayfa 413). Tanzim edildiği tarihten önce veya sonraki bir tarihi taşıyan bono da geçerlidir. TTK'nın 592. maddesi uyarınca açık bono düzenlenmesi mümkündür. Alacaklı bonoyu tedavüle çıkarırken tanzim tarihini doldurabilir. Borçlunun bononun anlaşmaya aykırı doldurulduğu iddiasını bir belge ile kanıtlaması gerekir (Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin 17/01/2017 tarih, 2016/18289 Esas ve 2017/409 Karar sayılı ilamı). Somut olayda; bonoların tanzim tarihleri itibariyle düzenleyenin ölü olmasının, yukarıda yapılan açıklamalar dikkate alındığında bononun niteliğine etkili olmadığı, bonoda vade tarihi ve düzenleme tarihinin aynı tarih olmasına engel bir düzenleme bulunmadığından vade ile senedin düzenleme tarihinin aynı olmasının senedin bono niteliğini ortadan kaldırmayacağı, takibe dayanak senetlerin kambiyo senedine haiz olduğu, davacının senetler nedeniyle alacaklı olduğu, davalıların senetlerden dolayı borcu olmadığını yahut ödendiğini ispat edemediği, Mahkemece davacının işlemiş faize ve icra inkar tazminatına yönelik taleplerinin reddedilmesi nedeniyle istinaf edenin sıfatı ve usüli kazanılmış hak ilkesi gözetilerek davanın asıl alacak miktarı olan 25.000,00 TL üzerinden kısmen kabulüne, icra inkar tazminatı ve fazlaya ilişkin talebin reddine karar vermek gerekmiştir. Sonuç olarak; davalılar vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince esastan kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Davalılar vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN KABULÜNE, 2-6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince Denizli Asliye Ticaret Mahkemesinin 25/11/2021 tarih, ... Esas ve ... Karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA, a-Davanın KISMEN KABULÜ ile; Davalıların Denizli 4. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasına yaptıkları itirazın iptali ile takibin; 25.000,00 TL asıl alacak üzerinden, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmak suretiyle takibin kaldığı yerden DEVAMINA, b-Davacının icra inkar tazminatı ve fazlaya ilişkin talebinin REDDİNE, c-Alınması gereken 1.707,75 TL nispi karar ve ilam harcından peşin alınan 325,08 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.382,67 TL harcın davalılardan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, harç tahsil müzekkeresinin İlk Derece Mahkemesince yazılmasına, Denizli Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 09/03/2022 tarih ... Esas - ... Karar sayılı, ... Harç sayılı Harç Tahsil Müzekkeresinin İlk Derece Mahkemesince İPTALİNE, d-Davacı tarafından yatırılan 325,08-TL peşin harç ve 35,90.-TL başvurma harcının toplamı 360,98-TL' nin davalılardan alınarak davacıya VERİLMESİNE, e-Davacı tarafından yapılan toplam 180,95.-TL yargılama giderinden davanın kabul ve red oranı gözetilerek hesaplanan 168,06-TL'sinin davalılardan alınarak davacıya VERİLMESİNE, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, f-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden istinaf edenin sıfatı ve kazanılmış hak ilkesi gözetilerek karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 5.100,00 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya VERİLMESİNE, g-Davalılar kendilerini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 1.917,12 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara VERİLMESİNE, h-Davacı tarafından yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince karar kesinleştiğinde İlk Derece Mahkemesince davacıya İADESİNE, ı- Davalılar tarafından yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince karar kesinleştiğinde İlk Derece Mahkemesince davalıya İADESİNE, 3-İstinaf incelemesi yönünden; a-Davalıların istinaf başvurusu kabul edildiğinden 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan 426,94 TL nispi istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde talebi halinde İlk Derece Mahkemesince davalılara İADESİNE, b-Davalılar tarafından istinaf incelemesi için yapılan 220,70 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 78,60 TL posta masrafı olmak üzere toplam 299,30 TL istinaf yargılama giderinin davacıdan alınarak davalılara VERİLMESİNE, c-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından davalılar lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, d-İstinaf gider avansından kullanılmayan kısmının 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde İlk Derece Mahkemesince ilgilisine İADESİNE, 4-Kararın İlk Derece Mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE, Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 30/06/2025 ...

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2022/700, K. 2025/604, T. 30.06.2025, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2022-700-e-2025-604-k-876f2786fcac