Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2022/698 E. 2025/1525 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2022/698
Karar No
2025/1525
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

17. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2022/698 Esas

KARAR NO : 2025/1525

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

TARİHİ: 16/02/2022

NUMARASI : 2021/1010 Esas, 2022/134 Karar

DAVA: Kooperatif Genel Kurul Kararının İptali

KARAR TARİHİ: 20/11/2025

6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 31.07.2021 tarihli genel kurul kararlarına karşı iptal davası açıldıktan sonra davalı kooperatifin 31.10.2021 tarihinde olağanüstü genel kurul toplantısı çağrısı yaptığını, 31.10.2021 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısı yapılırken bakanlık temsilcisinin davalı kooperatif yöneticileri ile aralarında tartışma çıkması nedeniyle toplantının tamamlanamadığını, ancak davalı kooperatif yönetiminin başka yerde bakanlık temsilcisinin ve ortakların yokluğunda toplantı tutanağı düzenleyerek bu tutanağı divan heyetine imzalattığını, bu şekilde imzalanan bazı kararların hukuka aykırı olarak tescilini sağladıklarını, toplantı tutanağına her nasılsa red oylarının yazıldığını, ancak toplantı üyelerin mevcudiyetiyle sonlandırılmadığından muhalefet şerhlerinin tutanağa yazılamadığını, toplantı tutanağının üyelerin yokluğunda tutulması ve imzalanması nedeniyle alınan tüm kararların yok hükmünde olduğunu, gündemin 2. maddesinde genel kurulda Kooperatifler Yasası ve Anasözleşmeye aykırı şekilde sadece ...'ün (kendisi hazır olmadığı halde) raporunun okunarak 9 red oyuna karşın kabul edildiğini, gündemin 3. Maddesinde de ...'ün de 10 ret oyuna karşın oyçokluğuyla ibra edildiğini, üstelik ...'ün aynı hesap dönemine ilişkin bir önceki raporunda yönetim kurulunun ibra edilmemesi gerektiği yönündeki görüşünün her nasılsa bir anda değiştiğini, bu durumdan kooperatif bilanço ve gelir-gider tablolarının gerçeği yansıtmadığının açıkça anlaşıldığını, bu nedenle hesap tabloları ve bilanço gerçeği yansıtmadığı için, gündemin 2. maddesinde denetçi ...'ın raporu okunmadığından ve oylanmadığından denetim kurulu raporunun kabulü maddesi ile ...'ın ibrası oylanmadığı için 3. maddedeki denetçinin ibrası oylamasının da iptali gerektiğini, gündemin 4. Maddesinin bakanlık temsilcisinin uyarısına rağmen yapıldığını, TTK 542/1-b maddesi gereğince tasfiyenin gerektirmediği bir işlem yapılamayacağından bu madde de alınan kararların da yok hükmünde olduğunu, daha önce genel kurul kararı olmadığı halde imar barışı başvurusu yapılması ve ortaklardan para toplanmasına bu şekilde yasallık kazandırılamayacağını, gündemin 5. Maddesinde kentsel dönüşüm ve riskli yapı sürecinin sonlandırılması için tasfiyeden dönülmesinin oylanarak kabul edildiğini, tasfiyeden dönülmesi kararının yasal bir gereklilik olmadığını, Kooperatif Kanunu 81. Madde, ana sözleşme ve iyi niyet esaslarına aykırı karar alındığını, bu nedenlerle bu kararın iptali ile tasfiyenin ivedilikle sonuçlandırılarak ortakların ferdi mülkiyete geçişinin sağlanması gerektiğini, gündemin 6. Maddesinde kooperatifin kentsel dönüşüme girmesi amacıyla Kooperatifler Kanunu 59. maddeye aykırı olarak kooperatif yönetim kurulu üyesinin dedesi ve amcasının ortak olduğu şirketle sözleşme yapma izni alındığını, kooperatifin daha önceden zaten görüşme gerçekleştirdiği ve kentsel dönüşüm kapsamında kat karşılığı inşaat sözleşmesi imzalanmasına karar verdiği şirkete bu işin ihalesiz verildiğini, kentsel dönüşümde ortaya çıkacak yeni projelerle üyelerin menfaati ihlal edileceğinden ortakların korunması için gündemin 4. ve 6. Maddeleriyle ilgili yapılacak işlemleri için ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ettiklerini, kooperatifin ortaklarına tapu vermeyerek kentsel dönüşüm sürecini ortaklar dışında yürüterek hak sahibi olan ortakların tapularını başkaları adına tescil ettirerek ortakları zarara uğrattığını, kooperatifte sürekli üye sayısının değiştiğini ve arttığını, ortak sayısı ile daire sayısının tutarsız olduğunu, gündemin 6. maddesinin bakanlık temsilcisinin uyarısına rağmen devam ettiğini, video kayıtları ile tanık beyan beyanlarından sabit olduğu üzere genel kurulda tartışma çıkması üzerine polisin olaya müdahale ettiğini, tarafların karakola gitmesi nedeniyle üyelerin dağıldığını, daha sonra ortakların olmadığı bir ortamda tutanağın tutulduğunu, açıklanan nedenlerle genel kurulda alınan tüm kararların yok hükmünde olduğunu, gündemin 6. Maddesinde alınan kararın da TTK 542/1-b maddesi kapsamında tasfiye amacı dışında bir karar olduğundan iptali gerektiğini, nitekim bakanlığın tescile ilişkin görüşünün de bu yönde olduğunu, bakanlık 4. Ve 6. Maddelerin tescil edilemeyeceği ancak diğer maddelerin tescilinde bir sorun olmadığı yönünde görüş bildirse de toplantının hukuksuz şekilde tamamlanması nedeniyle 2., 3. ve 5. Maddelerin de tescil edilmemesi gerektiğini, dolayısıyla genel kurulda alınan tüm kararların iptali gerektiğini belirterek öncelikle 31.10.2021 tarihli genel kurulda alınan 4. ve 6. maddelerin uygulanmasının dava sonuna kadar tedbiren durdurulmasına, daha sonra davalı kooperatifin 31.10.2021 tarihinde yapılan Olağanüstü Genel Kurul Toplantısında alınan 2. ,3. ,4. ,5. ve 6 maddelerinde alınan tüm kararların iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacıların genel kurul toplantısına katılmalarına rağmen tutanağa şerh koymamaları nedeniyle dava ön şartı yokluğundan davanın reddi gerektiğini, bakanlık temsilcisinin toplantıyı imzalamamasının toplantının geçerliliğini etkilemeyeceğini, bakanlık temsilcisi olmadan da genel kurulun yapılabileceğini, TTK 87. Maddesinin bu durumun ispatı olduğunu, zaten iptali istenen genel kurulun bakanlık tarafından tescil edildiğini, bakanlık temsilcisinin toplantıyı terk edemeyeceği gibi herhangi bir itiraz ileri sürerek tutanakları imzalamaktan kaçınamayacağını, gündem maddelerinin görüşülmesi biter bitmez bakanlık temsilcisinin bir olay yokken toplantıyı terk ederek tutanağı imzalamadığını, genel kurulda alınan tüm kararların gündeme, kanuna ve ana sözleşmeye uygun olduğunu, 31.07.2021 tarihli toplantıda alınan kararlarla ilgili iddiaların bu davanın konusu olmadığını, 31.10.2021 tarihli genel kurulun, davet edildiği gündem maddelerine uygun olarak yapıldığını, kendisinden önce yapılan 30.07.2021 tarihli genel kurulda alınan kararlarla birlikte değerlendirilemeyeceğini, kaldı ki 30.07.2021 tarihinde denetici ...'ın raporunun okunduğu ancak okuduğu raporun bakanlığın kabul ettiği formatta hazırlanmaması nedeniyle denetim raporu olarak bakanlık temsilcisince kabul edilmediğini, 30.10.2021 tarihli genel kurulda gündeme uygun olarak Denetici ...`ün raporunun 2. maddede okunduğunu, 86 ortaklı kooperatiften toplantıda hazır bulunan 66 kişiden 57 ortağın kabul oyuyla oyçokluğuyla kabul edilerek Denetici ...'ün 3. Madde de yine oyçokluğuyla ibra edildiğini, gündemin 4. Maddesinin TTK 542/1-b ye eşitlik ilkesi gereğince uygun olduğunu, 31.07.2021 tarihli toplantıda da imar barışı kapsamında ödeme yapmayan ortakların da ödeme yapmasının kararlaştırıldığını, ancak sehven tutanak yazılırken bu maddenin atlanıldığını, 31.10.2021 tarihli tutanağa bu madde yeniden konularak oy çokluğu ile kabul edildiğini, gündemin 5. Maddesindeki tasfiyeden dönüş kararının 86 ortaklı kooperatiften hazır bulunan 66 kişiden 57 ortağın kabul oyuyla oy çokluğu ile kabul edildiğini, bu kararın 2/3 çoğunlukla kabul edildiğini, Avcılar Belediyesi'nin riskli yapı tespitinden sonra tasfiyeden dönüş kararı alınarak kentsel dönüşüme girme kararının alındığını, bu durumun ortakların menfaatine olduğunu, Kooperatif Kanunu 19. Madde gereğince bir üyenin en fazla 5.000 ortaklık hissesi alabileceğini, kooperatiflerde akrabaların üye olamayacağı yönünde bir düzenlemenin bulunmadığını, açık kapı ilkesi ve devir işlemleri nedeniyle üye sayısının değişmesinin normal olduğunu belirterek ihtiyati tedbir talebinin ve davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece; 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nun “Ticaret Bakanlığı temsilcileri ve kararların yürürlük şartı” başlıklı 87. maddesinin 2. fıkrasında, “Genel Kurul toplantıları Bakanlık temsilcisinin huzuru ile açılır ve devam eder”; son fıkrasında ise, “Ancak usulüne uygun müracaat yapıldığı halde, temsilci toplantıya gelmez ise toplantı icrasını temin etmek üzere, mahalli idare amirine durum bildirilir. Temsilci yine gelmez ise bir saat sonunda toplantıya başlanır.” hükümlerine yer verildiği, aynı Kanun'un 87/6. maddesi uyarınca temsilcinin niteliği ve görevi ile ilgili olarak 24.04.1969 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe konulan "Kooperatif ve Üst Kuruluşların Genel Kurullarında Bulundurulacak Ticaret Bakanlığı Temsilcisinin Nitelik ve Görevleri Hakkında Tüzük'ün 4. maddesinde "Ancak, usulüne uygun şekilde istemde bulunulduğu halde temsilci toplantıya gelmezse, durum, o yerin mülkiye amirine bildirilir ve temsilci onun tarafından atanır." düzenlemesine yer veridiği; 5, 6 ve 7. maddelerde toplantı öncesinde, toplantı sırasında ve sonrasında temsilcinin görevleri açıklandığı, ayrıca, aynı Kanun'un 98. maddesi yollamasıyla TTK'nın uygulanması gereken anonim şirketler ile ilgili “Sermaye Şirketlerinin Genel Kurul Toplantıları ve Komiserleri Hakkında Yönetmelik” hükümlerinin kooperatifler hakkında da kıyasen uygulanması gerekmekte olup, “Komiser Bulundurma Zorunluluğu” başlıklı 8. maddesinde, genel kurul toplantılarında komiser bulundurulmasının zorunlu olduğu, komiserin yokluğunda yapılan toplantılarda alınan kararların muteber olmadığı ve 16. maddesinde de genel kurul toplantılarında bakanlık komiserinin bulundurulması için; toplantının yer, gün ve saati bildirilmek suretiyle toplantı tarihinden en az 10 gün önceden şirketi temsil ve ilzama yetkili kişilerce imzalanmış bir dilekçe ile müracaat edilmesi gerektiğinin düzenlendiğini, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 45/4, 87/4; anasözleşmenin 30. maddesinde genel kurul toplantısının tarihi, yeri ve gündeminin en az 15 gün önce ilgili Bakanlık İl Müdürlüğü'ne bildirilerek temsilci talebinde bulunulması ve ücretinin yatırılması gerektiğinin de öngörüldüğü, görevlendirilen bakanlık temsilcisinin gelmemesi üzerine mahalli idare amirine durum bildirilmeli, temsilcinin bu bildirime ve bir saat beklenmesine rağmen yine gelmemesi halinde toplantıya başlanması gerektiği, bu prosedür uygulanmadan alınan kararların yok hükmünde sayılacağı, dolayısıyla genel kurul kararlarının iptalini talep ve dava etmek için anılan Kanun'un 53. maddesindeki aranan ret oyu kullanılması ve muhalefet şerhi yazdırılması koşullarının aranmayacağı (Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 26.11.2014 tarih 2014/4839E-2014/7594K), iptali talep edilen genel kurul toplantısına Bakanlık temsilcisinin katıldığı, temsilcinin toplantı mahallinden ayrıldığı ve bu hususta tutanak tuttuğu, toplantı tutanağının altında bakanlık temsilcisinin imzasının yer almadığı, Bakanlık temsilcisi görevlendirildikten sonra toplantının bakanlık temsilcilerinin katılımıyla yapılıp tutanak altının temsilciler tarafından da imzalanması gerektiğinden genel kurul toplantısında alınan kararların mutlak butlanla batıl olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile davalı kooperatifin 31/10/2021 tarihli Genel Kurul Toplantısında alınan 2,3,4,5 ve 6 nolu kararların mutlak butlanla batıl olduğunun tespitine karar verilmiştir.

İSTİNAF NEDENLERİ

Karar yasal süresinde davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Davalı vekili istinaf nedenleri olarak; davacıların dava açma hakkının bulunmadığını, husumet itirazları değerlendirilmeden mahkemece işin esasının incelenmesine girişilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davacılar 30.10.2021 tarihli genel kurula katılıp, toplantı tutanağına şerh düşmediklerinden dava ön şartını gerçekleştirmediklerinden genel kurul maddelerinin iptalini isteyemeyeceklerini, aktif dava ehliyeti bulumayan davacıların davasının usulden reddi gerektiğini, delilleri toplanılmadan eksik inceleme ile hüküm tesis edildiğini, iptali istenen genel kurulun kamera kaydı çözümlenmeden esasa girişildiğini, toplantının kamera kaydı incelendiğinde davacıların dava hakkının bulunmadığının ve diğer iddialarının da asılsız olduğunun açıkça tespit edilebileceğini, mahkemece bu yönde inceleme yapılmamasının savunma ve yargılanma haklarını etkilediğini, bir an için usuli şartların tamam olduğu, davacıların dava açma haklarının bulunduğu varsayımında dahi müvekkili kooperatif genel kurulunca alınan 30.11.2021 tarihli olağanüstü genel kurul kararlarının usule ve hukuka uygun olduğunu, varsayımlara dayalı olarak dava dilekçesinde bile yer almayan iddia ve gerekçelerle hüküm tesis edilemeyeceğini, bakanlık temsilcisinin usulüne uygun olarak toplantıya iştirak etiğini, bakanlık temsilcisinin toplantı tutanağını imzalamamasının toplantının geçerliliğini etkilemediğini, müvekkili kooperatifin genel kurul kararının Çevre ve Şehircilik Bakanlığından üst yazı ve onay alınarak ticaret sicilde tescil olduğunu, mahkemenin, 1163 Sayılı Kanunun 87. maddesini eksik değerlendirdiğini, "temsilci gelmez ise toplantıya başlanır" hükmü dikkate alınarak, bakanlık temsilcisinin bulunmasını talep etmenin zorunlu olduğunu, ancak toplantının onun yokluğunda da yapılabilecğeine dair düzenlemenin görmezden gelindiğini, ezcümle, bakanlık temsilcisi olmadan da genel kurulun yapılabileceğini, müvekkili kooperatifin genel kurul kararının Çevre Ve Şehircilik Bakanlığından üst yazı ve onay alınarak ticaret sicilde tescil edildiğini, genel kurulda alınan tüm kararların gündeme, kanuna ve anasözleşmeye uygun olduğunu, Avcılar Belediyesi Başkanlığı'nın 07.01.2022 tarihli "yıkım" kararı verilmeden evvel, daha önce yapılan ihtarlara binaen, Kooperatif Ortaklarının Olağanüstü Genel Kurul'a davet edildiğini, dava konusu taşınmazların yıkılmasına dair karar karşısında, Kooperatif ortaklarının, oylama ile usulüne uygun olarak aldıkları kararda, ortakların çoğunluğunun gelinen kamu zorunlulukları karşısında karar almaya çalıştığını, davalı Kooperatifin kentsel dönüşüm imkanı veren 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanunundan yararlanma imkanının engellendiğini, mahkemece verilen kararın tüm ortakları zarara uğrattığını belirterek mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:

Dava, davalı kooperatifin 31/10/2021 tarihli Olağanüstü Genel Kurulunda alınan 2, 3, 4, 5 ve 6 nolu gündem maddelerinde alınan kararların iptali istemine ilişkindir.Mahkemece, yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kabulü ile davalı kooperatifin 31/10/2021 tarihli Genel Kurul Toplantısında alınan 2,3,4,5 ve 6 nolu kararların mutlak butlanla batıl olduğunun tespitine karar verilmiş olup karar davalı kooperatif vekili tarafından istinaf edilmiştir.Bakanlık temsilcileri ve kararların yürürlük şartı:Kooperatifler Kanunu Madde 87 – (Başlığı ile Birlikte Değişik:21/10/2021-7339/12 md.) Kooperatiflerin, kooperatif birliklerinin, merkez birliklerinin ve Türkiye Milli Kooperatifler Birliğinin, genel kurul toplantılarından en az onbeş gün önce ilgili Bakanlıktan temsilci talebinde bulunması zorunludur. Genel kurul toplantıları, Bakanlık temsilcisinin huzuru ile açılır ve devam eder. Temsilci, toplantının kanunlara, anasözleşmeye ve gündeme göre yürütülmesine nezaret eder. Genel kurul toplantı tutanağı ile toplantıya katılanların listesi temsilci tarafından imzalanır. Temsilci, genel kurulda, kanun ve anasözleşmeye aykırı olarak alınan kararlar hakkındaki görüşünü tutanakta belirtir. Usulüne uygun talepte bulunulduğu halde, temsilci toplantıya katılamaz ise ilan edilen saatten bir saat sonra toplantıya başlanır. Bakanlık temsilcisinin nitelikleri, görevleri, yetkileri ve ücretinin ödenmesine ilişkin esaslar ile temsilci görevlendirilmesine ilişkin usul ve esaslar ilgili bakanlıkların görüşü alınarak Ticaret Bakanlığınca çıkarılan yönetmelikle düzenlenir. Bakanlık temsilcisinin ücreti, ilgili kooperatif tarafından karşılanır. (Ek cümle:26/1/2023-7435/2 md.) Bakanlık temsilcilerine, (1200) gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile çarpımı sonucu bulunacak tutarı geçmemek üzere Ticaret Bakanlığınca belirlenen tutarda ücret net olarak ödenir.Kooperatif Ve Üst Kuruluşlarının Genel Kurul Toplantılarının Usul Ve Esasları İle Bu Toplantılarda Bulundurulacak Bakanlık Temsilcisinin Nitelik Ve Görevleri Hakkında Yönetmelik 14 Ocak 2022 tarihli Resmî Gazetenin 31719 Sayısı ile yürürlüğe girmiş olup ilgili maddeleri aşağıdaki şekildedir. Temsilcinin toplantı öncesi görev, yetki ve sorumluluklarıMadde 16 – (7) Genel kurul toplantı tutanağının, toplantının yapıldığı yerde yazılıp imzalanması zorunlu olup tutanağın toplantı yerinde, genel kurul toplantı heyetince düzgün ve okunaklı biçimde yazdırılmasına temsilci yardımcı olur. Toplantı tutanağının, toplantının yapıldığı yer ve zamanda yazılıp imzalanmaması durumunda temsilci, tutanağa şerh düşüp imzalar, raporunda bu hususa yer verip, toplantıda alınan kararlardan raporunda kısaca bahseder. Şerhli tutanak İl Müdürlüğü tarafından acele olarak ticaret sicil müdürlüğüne intikal ettirilir ve genel kurul toplantı tutanağının tescil edilmemesi istenir.(10) Temsilci, genel kurul tutanağında, görüşmelerin içeriği, söz alanların kimler olduğu, sorulan sorular, verilen cevaplar, kimlerin alınan kararlara karşı muhalefet şerhi düştükleri ve muhalefet sebepleri, lehte, aleyhte ve çekimser oyların sayıları ile bilinmesi gerekli diğer hususlar açıkça belirtilir. Toplantı sırasında önerge verilmesi durumunda, önergelerden özetle söz edilip alınan kararlar açıkça yazılır, önergelerin özetlenemeyecek kadar uzun ve karmaşık olması gibi durumlarda tutanağa geçirilmekle birlikte, önergelerin tüm sayfalarının altları toplantı heyeti (toplantı başkanlığı) ve temsilci tarafından imzalanır ve önergeler tutanağa ek yapılır. Süre darlığı ya da başka bir toplantıya yetişebilme gibi nedenlerle yükümlülükler aksatılmaz.(14) Genel kurul toplantısında, yönetim ve denetim kurulu raporları ile bilanço ve gelir tablosunun mutlaka okunması konusunda gerekli uyarılar yapılır.(22) Toplantı nisabı kaybedilmemekle birlikte, genel kurulun sevk ve idare edilemez hale gelmesi ve benzeri nedenlerle toplantının tamamlanamaması hallerinde; Kanunun 45 inci maddesinin beşinci fıkrası hükmünden hareketle, toplantı başkanı tarafından toplantı ertelenebilir. O ana kadar alınan kararlar tutanağa bağlanır.(23) Temsilci, genel kurul toplantı tutanağını ve ortaklar listesini imzalar. Bunların dışındaki genel kurul evrakı görüldü şerhi düşülerek imzalanır.Toplantı sonrası yapılacak işlemler ve rapor düzenlenmesi

Madde 17 – (1) Toplantıya temsilci katılmış ise genel kurul tutanağı ve ortaklar listesinin sadece birer nüshası temsilci tarafından toplantı bitiminde alınıp genel kurul toplantısına ilişkin belgelerin nelerden ibaret olduğunu belirten temsilci raporu ile İl Müdürlüğüne teslim edilir. Bu belgeler kooperatif yetkililerinden ayrıca istenmez.(2) Temsilci raporunda, muhalefet şerhi ile diğer önemli hususları belirtir. Ayrıca, toplantı tutanağının taraflarca düzenlenememesi ya da imzalanamaması gibi durumlarda bu hususlara raporda mutlaka yer verilecektir. Bu gibi hususlar söz konusu değilse raporda, toplantıda önemli bir hususun olmadığının belirtilmesi ile yetinilir.VI - TutanakTTK MADDE 422- (1) Tutanak, pay sahiplerini veya temsilcilerini, bunların sahip oldukları payları, gruplarını, sayılarını, itibarî değerlerini, genel kurulda sorulan soruları, verilen cevapları, alınan kararları, her karar için kullanılan olumlu ve olumsuz oyların sayılarını içerir. Tutanak, toplantı başkanlığı ve Bakanlık temsilcisi tarafından imzalanır; aksi hâlde geçersizdir.(2) Yönetim kurulu, tutanağın noterce onaylanmış bir suretini derhâl ticaret sicili müdürlüğüne vermek ve bu tutanakta yer alan tescil ve ilana tabi hususları tescil ve ilan ettirmekle yükümlüdür; tutanak ayrıca hemen şirketin internet sitesine konulur.Dava konusu olayda, öncelikle üzerine durulması gereken husus bakanlık temsilcilerinin genel kurul toplantısına katıldıktan sonra, genel kurul toplantısından ayrılmalarının ve genel kurulda alınan kararlara nezaret edememelerinin, genel kurul kararlarını ve toplantıyı ne surette etkileyeceğine ilişkindir. 1163 Sayılı Kooperatifler Kanunun 87. maddesi 1. fıkrasında Ticaret Bakanlığı, kooperatiflerle, Kooperatif Birlikleri, ve Türkiye Milli Kooperatifler Birliğinin genel kurul toplantılarında temsilci bulundurur hükmünü taşıdığı, aynı maddenin 2. fıkrasında ise, genel kurul toplantıları bakanlık temsilcisinin huzuru ile açılır ve devam eder, hükmünün bulunduğu, idarenin bildirilen günde temsilci bulunmasını sağlayacağı, 4. fıkrada ise, temsilciler toplantının kanunlara, ana sözleşmeye ve gündeme göre yürütülmesini hem denetleme, hemde temini ile görevli oldukları, 5. fıkrada ise, genel kurul kararlarını muhtevi tutanakların toplantıya katılanların listesini temsilciler tarafından imzalanacağı, bakanlık temsilcisinin genel kurulda, kanun ve ana sözleşmeye aykırı olarak alınan kararlar hakkındaki görüşünü de tutanakla belirtmeye mecbur olduğu, temsilcinin niteliği ve görevinin tüzükte belirtileceği düzenlenmiş olup, diğer yandan Kooperetifler kanunun 98. maddesi atfı ile Yargıtay 11. H.D. nin emsal içtihat ve uygulamalarına göre, kooperatifler hakkında da uygulanması gerekli anonim şirketlere ilişkin TTK. 297. maddesinde, genel kurul kararlarının geçerli olması için toplantıda bakanlık temsilcisinin bulunması ve genel kurul toplantı tutanağını imza etmesinin şart olduğu belirtilmiştir. Ayrıca Kooperatifler Kanununun 87. maddesinin 6. fıkrasına göre çıkarılan Kooperatif ve Üst Kuruluların Genel Kurullarında Bulundurulacak Sanayi ve Ticaret Bakanlığı Temsilcisinin Nitelik ve Görevleri Hakkındaki Tüzükte Temsilcilerin görevleri, Tüzüğün 6. maddesinde ayrı ayrı sayılmış olup, bakanlık temsilcisi genel kurulun açılışı ve devamı sırasında hangi görevleri yapacağı belirtilmiş olup, bunlar toplantı nisabının mevcut olup olmadığı, divan katiplerinin oy toplamakla görevli ortakların usulüne ulygun seçilip seçilmediği, gündemin TTK nun 369. maddesine göre düzenlenip düzenlenmediği, görüşmelerin gündeme ve gündem sırasına göre yapılıp yapılmadığı, yönetim kurulu üyeleri ve denetçilerin azli, hesap komisyonunun seçimesi, bilanço incelemesinin geriye bırakılması, çıkan veya çıkarılan ortaklar hakkında karar alınması, genl kurulun yeni bir toplantıya çağrılması hususlarının gündemde olmasa bile ortaklar tarafından teklif edilmesi halinde, başkanlık divanınca gündeme konulup konulmadığı, görüşmelerin gündeme uygun devam edip etmediği, nitelikli çoğunluk isteyen bir kısım kararların ana sözleşmede öngörülen çoğunlukla alınıp alınmadığı, oyların mektupla bildirilmesi halinde bu hususta tutanak düzenlenip görevliler tarafından imzalanıp imzalanmadığı, grup temsilcilerinin oylarını talimata uygun kullanıp kullanmadığı, gizli ve açık oy verme hususlarına uyulup uyulmadığı ve sonuç olarak bütün genel kurul kararlarının kanuna, anasözlemeye, anasözlemede hüküm olmadığı takdirde kanunun ihtiyari ve yorumlayıcı hükümlerine ahlaka ve adaba ve iyi niyet esaslarına aykırı olup olmadığını incelemekle görevlidir hükmünü içermekte olup, genel kurul toplantısının bitiminden sonraki görevler ise tutanakların düzenlenmesi ve imzalanması hususları ile ilgilidir. Yukarıdaki sayılan gerek Kooperatifler Kanunun 87. maddesi, gerekse aynı kanunun 98. maddesinin atfı ile Kooperatiflerde de uygulanması gereken TTK. 297 maddesi, gerekse tüzüğün 6. maddesi bir arada değerlendirildiğinde, bakanlık temsilcilerinin toplantının devamı sırasınca toplantıda bulunmasının bir zorunluluk olduğu, bakanlık temsilcisinin 87 maddenin 2. fıkrasında emredici şekilde yer aldığı üzere toplantının başlangıcı ve devamı sırasında genel kurul toplantısında bulunmasının yasal bir zorunluluk olarak öngörüldüğü, zira toplantının bakanlıklık temsilcisinin huzuru ile açılıp devam edeceği, 4. maddede ise temsilcilerin toplantının kanunlara, ana sözlemeye ve gündeme göre yürütülmesini hem denetleme hemde temin görevlerinin olduğu, dolayısı ile toplantıdan güvenlik nedeni ile ayrılmak zorunda kalan görevliler olmaksızın toplantıya devam edilmesi nedeni ile bu husus muteberlik şartı olduğundan yapılan genel kurul toplantısı ve alınan kararların geçersiz olduğu, nitekim Yargıtay 11. H.D. nin 30.04.1979 tarih 1979/2218 E. 2275 K. sayılı ilamında, 24.11.1987 tarih 1987/5875 E. 6577 K. sayılı ilamında, aynı dairenin 05.04.1982 tarih 1982/1512 E. 1507 K. sayılı ilamında açıkça TTK. 297. maddesi gereğince, genel kurul toplantılarında hükümet komserinin o toplantının başından sonuna kadar hazır bulunması ve müzakere zabıtlarının kanuna uygun şekilde tutulmasına nezaret etmesi ve yapılan toplantının kanunun öngördüğü şekil ve şartalara göre toplanıp toplanmadığını kontrol ve nezaret etmesi gerekli olup, görevli hükümet komserinin yasaya aykırı hususlardaki toplantıya devam edilmemesini istemesine rağmen bu hususa uyulmaması halinde, toplantıyı terk etmesi durumunda, bakanlık temsilcisinin yukarda belirtildiği üzere toplantıda hazır bulunması alınan kararlar için ve toplantının geçerliliği için muteberlik şartı olduğundan, alınan genel kurul kararlarının geçersiz olduğu görüş ve düşüncelerine yer verilmiş olup, bu hususta Kooperatifler Kanunun 98. maddesinin atfı ile TTK. 297. maddesinin de kooperatif genel kurullarında uygulanması gerektiği, nitekim Kooperatifler Kanunun 87. maddesinde de açıkça bakanlık temsilcisinin 2. maddede toplantının başından sonuna kadar huzurunun şart koşulduğu, temsilcinin toplantının kanuna, ana sözleşmeye ve gündeme göre yürütülmesini denetleme ve temin görevi olduğunun açıkça belirtildiği, tüm bu hükümler göz önününde bulundurulduğunda, bakanlık temsilcisinin toplantının başından sonuna kadar katıldığı toplantı ile ilgili hususları tutanak ile toplantının kanun ve ana sözleşmeye ve gündeme göre yürütülmesini denetim ve temin görevi olduğu, toplantıya katıldıktan sonra güvenlik nedeniyle ayrılmak zorunda kalması nedeniyle, güvenliğin sağlanmasını müteakip bakanlık temsilcilerinin genel kurula yeniden çağrılmak suretiyle toplantının bakanlık temsilcilerinin huzuru ile devamında yasal sorunluluk bulunduğu anlaşılmakla, genel kurulda alınan kararlar bakanlık temsilcisi huzuru muteberlik şartı olduğundan ve bakanlık temsilcisi güvenlik nedeniyle toplantıyı terk etmesi nedeniyle, toplantıda çıkan kavga ve arbedeler yüzünden toplantının kanuna ana sözleşmeye ve gündeme uygun yürütülüp yürütülmediğini denetleme görevini yerine getiremediğinden bu nedenle gerek ana sözleşmede nitelikli çoğunluk öngörülen hususlarda, gerekli çoğunluğa toplantı ve karar yeter sayılarına uyulup uyulmadığını belirleme olanağı kalmadığından, muteberlik şartının yoksunluğu nedeniyle alınan kararların kanuna, ana sözleşmeye ve iyi niyet esaslarına aykırı olup olmadığının araştırma zorunluğu bulunmaksızın salt toplantıda bakanlık temsilcisinin huzuru sağlanmadığından ve toplantının tamamına bakanlık temsilcisi nezaret edemediğinden alınan tüm kararlar geçersiz olmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusu yerinde görülmemiştir.Her ne kadar davalı taraf Kooperatifler Kanunun 87/son maddesine göre, bakanlık temsilcisinin huzuru olmasa dahi toplantıya başlanabileceği bu nedenle bu hususun kooperatifler yönünden zorunluluk olmadığını savunmuş ise de, kanunda öngörülen istisnaların yorum yolu ile çoğaltılamayacağı, kanunda öngörülen tek istisnanın usulüne uygun müracaat yapıldığı halde temsilci toplantıya gelmez, mahalli mülki idare amirine durum bildirilmesine rağmen temsilci yine gelmezse kooperatif tüm üstüne düşeni yerine getirdiğinden toplantıya devam edileceği, ancak somut olayda temsilcinin toplantıya geldiği, bir kısmında hazır bulunduğu fakat toplantının güvenliği temin edilemediğinden ve kendilerine fiziki saldırılar olduğundan, toplantıyı terke mecbur kaldığı, dolayısıyla yasada öngörülen istisnanın burada söz konusu olmadığı, bu istisnanın ancak yasada öngörüldüğü şekli ile çağrılan temsilcinin toplantıya gelmemesi halinde uygulanacağı, ancak toplantıya gelen temsilcinin Kooperatifler Kanunun 87/2. fıkrası ve 4. fıkrası gereğince toplantıya devam zorunluluğu olduğu ve devam zorunluluğunun temsilcilerin kendi ihmallerinden değil, toplantıda güvenliğin sağlanamamasından kaynaklandığı, böyle bir durumda sağlıklı bir oylama ve seçim işleminin de yapıldığından söz edilemeyeceği anlaşılmakla, bu yöndeki savunmaya itibar edilmeksizin ve ayrıca alınan kararların esasına ilişkin herhangi bir değerlendirme yapılmaksızın temsilcinin toplantıyı terk etmesi ve kararlara nezerat edememesi nediniyle mutlak olarak geçersiz olan genel kurulun ve alınan kararların mutlak butlanla batıl olduğunun tespitine ilişkin ilk derece mahkemesi kararı yerindedir. (Kayseri Asliye Ticaret Mahkemesi 26/07/2006 tarihli 2006/239 E. 2006/293 K. Sayılı ilamı; Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 01.11.2007 tarihli 2006/10840 E. 2007/13652 K. Onama ilamı; Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 10.06.2008 tarihli 2008/1428 E. 2008/7663 K. Sayılı karar düzeltme talebinin reddine ilişkin ilam)Açıklanan nedenlerle; ilk derece mahkemesi kararında hukuka aykırılık görülmediğinden, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 bendi gereğince esastan reddine karar verilmesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;

1-Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/1010 Esas, 2022/134 Karar ve 16/02/2022tarihli kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi gereğince esastan REDDİNE,2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulanan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL harçtan davalı tarafından yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,3-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi ile aynı Kanunun 361.1 maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Temyiz Kanun Yolu açık olmak üzere üye hakim ...'nun karşı oyu ile oy çokluğuyla karar verildi.20/11/2025

MUHALEFET ŞERHİ:

Dava, davalı kooperatifin 31/10/2021 tarihli Olağanüstü Genel Kurulunda alınan 2, 3, 4, 5 ve 6 nolu gündem maddelerinde alınan kararların iptali istemine ilişkindir.Mahkemece, yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kabulü ile davalı kooperatifin 31/10/2021 tarihli Genel Kurul Toplantısında alınan 2,3,4,5 ve 6 nolu kararların mutlak butlanla batıl olduğunun tespitine karar verilmiş olup karar davalı kooperatif vekili tarafından istinaf edilmiştir.Öncelikle davacılar tarafından açılan davanın dinlenebilmesi için, 1163 sayılı Kooperatifler Kanununun 53. maddesinde belirtilen usul ve esaslar çerçevesinde açılıp açılmadığının tespiti gerekir. 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 53. maddesi uyarınca, genel kurulda alınan kararların geçersiz olması (yokluk) hali, oyunu kullanmasına haksız yere izin verilmemesi, çağrılmama, çağrının usulsüzlüğü, gündemin gereği gibi ilan veya tebliğ edilmemesi veya toplantıya ve karara yetkili olmayan kimselerin iştirak etmesi iddiaları dışında yasaya, anasözleşmeye ve iyiniyet kurallarına aykırı olduğu ileri sürülerek iptalleri isteminde bulunabilmek için toplantıya katılan ortağın ret oyu kullanıp, alınan kararlara muhalif kalarak, keyfiyeti tutanağa geçirdikten sonra kararın iptali için toplantıyı kovalayan günden başlamak üzere bir ay içinde dava açması gerekmektedir."1163 sayılı Kanununun 53. maddesi metninden de açıkça anlaşılacağı üzere, kooperatif genel kurul kararlarına karşı dava açabilecek pay sahipleri ve diğer kişilerin muhalefet ettikleri kararlara karşı muhalefet ettiklerini tutanağa geçirtmeleri yeterli olup, ayrıca birde muhalefet gerekçelerini yazdırmaları veya ayrı bir muhalefet şerhi içeren dilekçe vermeleri gibi bir zorunluluk aranmamaktadır. Kaldı ki, böyle bir şartın aranması hak arama özgürlüğünü zorlaştıracağında kuşku bulunmamaktadır." (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2013/23-121 Esas 2013/1674 Karar sayılı ilamı). Buna göre muhalefet şerhinin mutlaka gerekçeli olması şart olmayıp muhalefet iradesinin tutanaktan anlaşılması yeterlidir.Y. 6. HD. 30.11.2023 T. 2022/4092 E. 2023/4002 K. sayılı ilamı; "Kooperatif genel kurul kararlarını sakatlayan hukuka aykırılıklar bakımından kararlar; yoklukla malul, mutlak butlanla malul ve iptal edilebilir kararlar olarak üçe ayrılmaktadır. Emredici kurallara aykırı kararlar bakımından kararın şekil ve kurucu unsurları bakımından emredici kurallara aykırılık halinde (örneğin, toplantı ve karar yeter sayılarının bulunmaması) yokluk yaptırımı ile karşı karşıya kalacağı, maddi-öze ilişkin kanunun emredici kurallarına aykırılık halinde ise (örneğin, kararın ahlaka ve adaba aykırı olması, konusunun imkansız olması, kesin hükme ve kanunun emredici madde hukuk kurallarına aykırı olması) alınan kararların mutlak butlanla malul olacağı, kişisel hakları ilgilendiren kanunun emredici olmayan hükümleri ile ana sözleşme ve iyiniyet kurallarına aykırı kararların ise iptal edilebilir kararlar olduğu öğreti ve yargı kararlarında kabul edilmektedir." şeklindedir.Davacılar vekili, dava dilekçesinin 9. paragrafında, gündemin 6. maddesi görüşülürken bakanlık temsilcisinin çıkan tartışma nedeniyle toplantıyı terk ettiğini ileri sürmüştür. Davalı vekili ise, cevap dilekçesinde tüm görüşmeler bittikten sonra bakanlık temsilcisinin salonu terk ettiğini savunmuştur.Davalı vekili ayrıca, davacıların dava konusu genel kurulda alınan kararlarda muhalefet şerhleri olmadığını belirterek davanın öncelikle usulden reddi gerektiğini aşamalarda savunmuştur.Davacılar vekili, davacıların muhalefet şerhlerini tutanağa geçirememe sebebini, bakanlık temsilcisinin kendilerine muhalefet şerhlerini toplantının sonunda yazdıracağını söylemesine rağmen bakanlık temsilcinin toplantıyı terk etmesinden sonra davalı kooperatif yönetiminin ortakların yokluğunda tutanağı divan heyetine imzalatması olarak açıklamıştır. Dolayısıyla davacılar tarafından yokluklarında tutulan tutanağa muhalefet şerhi konulamayacağı ileri sürülmüştür. Davacı dava dilekçesinde, 6. madde görüşülürken bakanlık temsilcisinin toplantıyı terk ettiğini ve davacının ret oylarının tutanağa geçirildiğini beyan ve kabul etmiştir. Dolayısıyla davacı tarafından, sadece 6. madde yönünden bakanlık temsilcisinin imzasının olmaması nedeniyle 6. maddenin mutlak butlanla sakat olduğu ileri sürülmüş olup 6. madde yönünden bu iddianın kabul edilmemesi halinde ise 6. maddeye de esas yönünden itiraz etmiştir. Diğer maddeler yönünden ise, sadece esas yönünden itirazlar ileri sürülerek kararların iptali edilmiştir.

Her iki taraf da tartışmanın nasıl ve ne zaman cereyan ettiğine ve bakanlık temsilcisinin ne zaman toplantıdan ayrıldığına ilişkin olarak video kayıtlarına delil olarak dayanmıştır. Davacılar tarafından bakanlık temsilcisinin kendilerine toplantıdan sonra muhalefet şerhlerini yazdıracağının söylendiği iddia edilirken davalı kooperatif vekili tarafından ise alınan kararlarda davacıların muhalefet şerhlerinin bulunmadığı savunulduğundan dosyaya delil olarak sunulan video ve görüntü kayıtları incelendikten ve bu hususlarda delil olarak dayanılan tanık beyanları alındıktan sonra bakanlık temsilcisinin ne zaman ve ne şekilde toplantıyı tartışma nedeniyle terk ettiği tam olarak tespit edildikten sonra davacıların usulüne uygun olarak muhalefet şerhlerinin olup olmadığı tartışılarak bir karar verilmesi gerekirken yukarıda yazılı şekilde karar verilmesi yerinde olmamıştır.Dosya kapsamındaki Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne ve davalı kooperatife hitaben verdiği cevabi yazı; "Gündemin 1. 2, 3. ve 7. maddelerinin ve aynı zamanda “Tasfiyeden dönüş" maddesi olan 5. Maddesinin olağan/rutin işlemlerden olduğu ve tasfiye halindeki kooperatiflerin görüşebileceği maddelerden olduğu, ancak 4. ve 6. maddelerin ise: Türk Ticaret Kanunu'nun 542'inci Maddesi (b) fikrasının "Tasfiyenin gerektirmediği yeni bir işlem yapamazlar." hükmü gereği tasfiye halindeki kooperatiflerin gündemine eklenemeyecek maddelerden olduğu değerlendirilmektedir." şeklindedir. Dolayısıyla davacılar tarafından 31/10/2021 tarihli Olağanüstü Genel Kurulda 4 ve 6 nolu gündem maddeleri ile ilgili alınan kararların da iptali istenilmiş ise de bakanlık cevabi yazısına göre, bu maddelerin tescil edilemeyeceği bildirildiğinden mahkemece bu maddelerin tescil edilip edilmediği araştırıldıktan sonra davacıların bu maddeler yönünden dava açmalarında hukuki yararlarının olup olmadığı tespit edilerek bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar tesisi yerinde olmamıştır.Son olarak, yukarıda belirtilen hususlar tam olarak tespit edildikten sonra işin esasına girilmesi halinde, dava dilekçesindeki anlatıma göre, 6. madde görüşülürken bakanlık temsilcisinin toplantıyı terk ettiği iddia edildiğinden iptali talep edilen maddelere davacılar tarafından esas yönünden itiraz edilerek iptalleri talep edildiğinden iptali istenen her bir madde yönünden bilirkişi incelemesi yaptırılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekmektedir.Öte yandan yapılan tespitlere göre, tutanak içeriği ile gündemin tüm maddelerinin tutanağa sonradan oluşa aykırı olarak geçirildiğinin tespiti halinde ise davacıların bakanlık temsilcisinin bulunmaması nedeniyle toplantının Kooperatifler Kanunu ve ana sözleşmeye aykırı şekilde sonlandırıldığından ve bakanlık temsilcisinin tutanakta imzasının bulunmamasından bahisle tüm maddelerin iptali gerektiği yönündeki savunması üzerinde durularak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekir.Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile 6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunun 353/1a.6 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılmak ve yeniden bir karar verilmek üzere mahal mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerektiği görüşünde olduğumdan sayın çoğunluğun aksi yöndeki görüşüne muhalif kaldığımı bildiririm.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2022/698, K. 2025/1525, T. 20.11.2025, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2022-698-e-2025-1525-k-3cfbb3f17689