Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2022/657 E. 2024/489 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2022/657
Karar No
2024/489
Karar Tarihi

T.C.

ERZURUM

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

3. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2022/657

KARAR NO : 2024/489

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : ERZURUM ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 08/09/2021 (Karar)

NUMARASI : 2021/155 Esas, 2021/282 Karar

DAVA : Menfi Tespit (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)

Taraflar arasında görülen davaya ilişkin olarak yapılan açık yargılama sonucunda verilen karara karşı yasal süresi içerisinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine HMK 353. madde uyarınca dosya üzerinden inceleme yapıldı.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

DAVA:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ... tarafından lehtar ... Petrol San. Ve Tic. Ltd. Şti. adına keşide edilen .... numaralı çekin karşılığında lehtar firma ve şirket ilgilisi çek karşılığında üzerine düşen yükümlülüğü ifa etmediğini, teslim etmesi gereken mazotu müvekkiline teslim etmediğini, ispat yükünün davalıda ait olduğunu, davalının iddiasını yazılı belge ile ispatı gerektiğini, faturanın sadece satıcının defterinde kayıtlı olması malın teslimine karine teşkil etmeyeceğini, bu nedenlerle müvekkilinin davalı tarafa borçlu olmadığının tespitine, müvekkili aleyhine yapılacak olan icra takibinin durdurulması ve mağduriyetin önlenmesi için ödeme yasağı hususunda ... numaralı 60.000,00 TL bedelli çek hakkında ihtiyati tedbir kararı verilmesine, davalının kötü niyetli olması sebebiyle dava konusu alacak miktarının %20'sinden aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesine, masraflarla ücreti vekaletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP:

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; vakıa delil ilişkilendirmesi yapılmadan usule aykırı olarak açılan davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının dayandığı vakıaların somut ve açık ispata elverişli şekilde gösterilmediği, ayrıcı hangi delilin hangi vakıa ispatı için kullanılacağının da belirtilmediğini, davacı tarafın her ne kadar menfi tespit davası açmış ise de açılan davanın bedelsiz olduğunu bu nedenle hukuki tavsif hatalı olduğunu, ispat yükünün davacıya ait olduğunu, bu nedenlerle haksız ve mesnetten yoksun davanın reddine, yargılama harç ve giderleri ile ücreti vekaletin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:

Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; "Tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacı taraf 60.000,00 TL bedelli çekin davalıya ticari alış veriş nedeniyle verildiğini, ancak çek teslim edildikten sonra davalının mal teslimi yapmadığını, çek karışılığından verilen mazotun teslim edildiğinin de davalı tarafından ispat edilmesi gerektiğini beyan etmiştir. Davalı ise davacının borcuna karşılık çeki verdiğini, malın teslim edilmediğini davacının yazılı delil ile ispat etmesi gerektiğini ve davanın reddini talep etmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık ... numaralı, 60.000,00 TL bedelli çekin mal teslimi olmadan mı yoksa mal teslim edildikten sonra mı verildiğidir. Yargıtayın yerleşmiş uygulamalarına göre, kambiyo senetleri illetten mücerret olup, soyut borç ilişkisi doğurduğundan, kambiyo senedinden dolayı borçlu olmadığını iddia edenin bu hususu ispat etmekle yükümlü olduğu sabittir. Ancak davacı taraf senedi elinde bulunduranın mal teslimi hususunu da ispat etmekle yükümlü olduğunun belirterek ispat külfetinin davalıda olduğunu dayanak yaparak davasını açmıştır. Davacı senedi elinde bulundurana karşı malı teslim almadığını iddia ediyor ise, HMK'nin 200 ve 201.maddelerinde de belirtildiği üzere bu iddiasını yazılı delille ispat etmelidir. Davacı ise malı teslim almadığını soyut olarak ifade etmiş ve malın teslim edildiğinin senedi elinde bulunduran tarafından ispat edilmesi gerektiğini belirterek davanın kabulünü istemiştir. Davacı tarafından, bu çekin mazot alış verişi nedeniyle düzenlendiğine, senedin teminat olarak verildiğine veya davalının malı teslim etmediğine dair senedin geçerliliğini ortadan kaldıracak yazılı bir delil sunulmadığından, yani ispat külfeti davacıda olduğundan ve davacı tarafından ispata dair herhangi bir belge sunulmadığından davanın reddine" şeklinde karar verilmiştir.

İSTİNAF NEDENLERİ:

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece karar verilirken dosya hakkında ayrıca inceleme delil toplama sunulan delilleri inceleme gereği duymaksızın apar topar dosyayı karara çıkardığı, mahkemece karar gerekçesinde Yargıtay kararını dayanak gösterdiği dava dilekçesinde dayanak olarak dile getirilen Yargıtay kararlarını göz ardı ettiğini, davalının iddiasını yazılı belge ile ispatı gerektiği, ıslak imzalı yazılı delillerle ispatının mümkün olduğu, faturanın sadece satıcının defterinde kayıtlı olması malın teslimine karine teşkil etmeyeceğini belirterek kararın kaldırılması ve davanın kabulüne karar verilmesi istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.

DELİLLERİN TARTIŞILMASI, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE:

Dava, avans çeki nedeniyle menfi tespit istemine ilişkindir.

İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.

Davacı vekili, davacının keşideci, lehtarın davalı olduğu .... numaralı çekin, avans çeki olduğunu ileri sürerek, davacının borçlu olmadığının tespitini istemiş ve yapılan yargılama sonucunda ilk derece mahkemesince, davacının dava konusu çekin bedelsiz olduğunu ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

HMK'nın 222/1 ve TTK'nın 83/1. maddesine göre, mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.

Somut olayda, davacı, ticari defterlere dayanmasa bile TTK ve HMK nın belirtilen hükümleri uyarınca mahkemenin ticari defterleri resen inceleme hakkının bulunduğu, bu nedenle davalının ticari defterleri ile B/A ve B/S formlarının da celbedilerek incelenmesi ve davacının lehtara karşı dava konusu çek nedeniyle borçlu olup olmadığının belirlenmesi gerekmektedir.

Açıklanan bu nedenlerle davacı vekilinin istinaf isteminin kabulü ile mahkemece verilen kararın HMK'nın 355, 353/(1)-a-6. maddeleri uyarınca, kaldırılmasına dair aşağıda belirtilen şekilde karar verilmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-Davacı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun KABULÜ ile, mahkemece verilen hükmün HMK’nın 353/(1)-a-6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,

2-Dava dosyasının HMK’nın 353/(1)-a maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,

3-İstinaf kanun yolu başvurusu sırasında alınan peşin harçların yatıran tarafa iadesine,

4-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesinde verilecek yeni kararda dikkate alınmasına,

5-İİK 36. maddesi gereğince istinaf aşamasında tehiri icra talebi doğrultusunda yatırılan teminat olması halinde yatıran tarafa İADESİNE,

6-Kararın taraflara tebliği, harç ve gider avansı iadesine ilişkin işlemlerin yerel mahkemesince yerine getirilmesine,

Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oybirliğiyle HMK'nun 353/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere .......... tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2022/657, K. 2024/489, T. 01.03.2024, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2022-657-e-2024-489-k-0f745ce8ac34