Bölge Adliye Mahkemesi · Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi 2022/640 E. 2023/2158 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Daire
Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/640
Karar No
2023/2158
Karar Tarihi

T.C. BURSA BAM 14. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: T.C. BURSA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : KARAR NO :

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 23/02/2021 NUMARASI :

DAVACI : DAVALI : VEKİLİ DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ : 21/12/2023 KARAR YAZIM TARİHİ : 29/12/2023 Mahkemece verilen karara karşı yapılan istinaf başvurusunun incelenmesi neticesinde; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ Davacı vekili; müvekkili tarafından ... parselde bulunan davalıya ait inşaatın teras ve ıslak hacim izolasyonlarının (Bloklardaki merdiven kovası teras izolasyonları kapsam dışı) ile temel bohçalaması kapsam dışı olmak üzere temel perde izolasyonlarını yaptığını, işler tamamlandıkça da faturalar kesilerek davalı yana tebliğ ve teslim edildiğini, ancak davalı yanın iş bu davaya konu icra takibine dayanak yapılan 31.05.2016 tarih ve.......Seri A numaralı KDV dahil 14.180,15.-TL bedelli faturanın 2.500,00.-TL'si ve 9.11.2016 tarih ve Seri A 91875 numaralı KDV dahil 31.617,59.-TL bedelli faturanın 11.126,92.-TL'si olmak üzere toplam 13.626,92.-TL'lik kısmının ödenmediğini, müvekkilinin üstlendiği işi eksiksiz ve hatasız ve ayıpsız olarak yaparak davalı yanın şantiye sorumluları ile hak edişler düzenlediğini, fatura bedellerinin ödenmemesinin yanında 09.11.2016 tarih ve Seri ........ numaralı fatura ile ilgili 04.01.2017 tarihli 341459 numaralı 11.126,92.-TL'lik iade faturası düzenlenerek müvekkiline tebliğ edildiğini, müvekkili tarafından bu faturanın Beyoğlu 43. Noterliği'nin 10.01.2017 tarih ve 00860 yevmiye numarası ile iade edildiğini, müvekkilinin üstlenilen işi tam ve eksiksiz olarak teslim ettikten sonra, davalı yanca temel dolgu malzemesi düzgün atılmadığı için müvekkilinin yaptığı işe zarar verildiğini, davalı yanca yalıtımın üzerine koruyucu beton atılması gerektiği halde atılmadığını, doğrama camlarının zamanında takılmadığını, müvekkilinin yaptığı iş üzerinde başkası iş yaparken (örneğin yer süzgeçlerinin takılması, teras yağmur giderleri takılması gibi), müvekkilinin yaptığı işe zarar verildiğini ileri sürerek, borcun ödenmemesi üzerine başlatılan icra takibine davalının haksız ve kötü niyetli olarak yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına % 20'den aşağı olmayacak şekilde icra inkar tazminatına karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili; davacı tarafın yüklendiği işlerin müvekkiline eksiksiz ve ayıpsız olarak tesliminin söz konusu olmadığını, Mudanya Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyası ile eksik ve hatalı işlerin tespit edilerek davacı tarafa bildirim yapıldığını, davacı tarafın üzerine düşen sorumluluğu tam ve eksiksiz olarak yerine getirmediğini, müvekkilinin ticari defter ve kayıtlarında davacıya borcunun olmadığının görüldüğünü, tespit raporunda belirtilen maddi zararların müvekkiline kanuni seçimlik haklarından olan ayıp oranında indirim talep etme hakkını vereceğini savunarak davanın reddini davacı şirket aleyhine %20'den aşağı olmayacak şekilde kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: Mahkemece; davalı tarafın davacının yaptığı işi tam ve eksiksiz yapmadığını, yapılan işlerde eksiklik ve ayıp olduğunu iddia ettiği, tarafların ticari defterleri arasındaki uyuşmazlığın davalı tarafın davacı adına düzenlediği iade faturasından kaynaklandığı, dosyada çözümlenmesi gereken meselenin davacının yaptığı işte ayıp olup olmadığı, ayıp var ise kusurunun bulunup bulunmadığı hususuna ilişkin olduğu, Türk Borçlar Kanunu 476.maddesine göre ayıbın iş sahibinden kaynaklanması durumunda iş sahibinin ayıptan kaynaklanan seçimlik haklarını kullanamayacağı, davacının yükümlülüğünün yalıtım işini yapmak, davalının sorumluluğunun ise yalıtımın korunmasından ibaret olduğu, A-B, C-D bloklarının ıslak hacim ve terasların izolasyonunun sürme (likid) olarak tatbik edildiği, C-D blokların teraslarında izolasyon koruma betonlarının atılmamış olduğu, tecritin yırtıldığı ve alt katlara su sızdığı anlaşılmış olup izolasyonun hasar görüp yırtılmasından C-D bloklarda yapılan izolasyon malzemesi üzerine koruyucu beton atmayan davalı tarafın sorumlu olduğu, yağmur suyu giderlerinin yapılması işinin tenekeci ve olukçunun görevi olup, süzgeçlerin takılması işinin tesisatçının sorumluluğunda olduğu, bu imalatları davalının yaptırması gerektiği, bilirkişi raporunda bu hususların ayrıntılı bir şekilde belirtildiği, davacının ayıpla ilgili kusurunun bulunmadığı, iade faturasının yerinde olmadığı, davacı tarafından düzenlenen faturaların davalı ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, taraf ticari defterlerine göre davacının 12.797,95 TL alacaklı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, takibin 12.797,95-TL asıl alacak üzerinden devamına, işlemiş faiz yönünden, davalı borçlunun icra takip tarihinden önce Türk Borçlar Kanunu'nun 117.maddesi uyarınca usulüne uygun olarak temerrüde düşürülmediğinden asıl alacak yanında takip tarihine kadar olan dönem içerisinde işlemiş faize yapılan itirazın iptaline yönelik talebin reddine, icra inkar tazminatı yönünden alacağın fatura alacağı olduğu, likit olduğu, davalının asıl alacak yönünden itirazında haksız olduğundan koşulları oluşmakla icra inkar tazminatı talebinin kabulüne karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili; dosyada alınan bilirkişi raporunda davacı tarafından yapılan iş bedelinin 33.826,00.-TL olarak tespit edildiğini, ticari defter ve kayıtlara göre müvekkilin davacıya yaptığı toplam ödeme miktarının 33.000,00.-TL olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte davacının bu hesap sonucu kalan alacağının 826.00.-TL olduğunu, davacının müvekkili tarafından kesilen faturaları defterlerine işlemediğini ve ödemeleri kayıtlarına yansıtmadığını, 12.797,95.-TL alacaklı olduğu yönündeki tespitin tamamen bu durumdan kaynaklandığını, müvekkili tarafından kendisine verilen 10.000,00.-TL’lik çeki defterlerine işlemeyen davacının defterlerine göre alacaklı çıkmasının gayet doğal olduğunu ancak kabulünün mümkün olmadığını, yerel mahkemece tarafların resmi kayıtlarına göre bir sonuca varılması gerekir iken davacının defterlerine göre hüküm kurulmasının yerinde olmadığını, bunun dışında bilirkişilerin raporda herhangi bir geçerliliği olmayan hak ediş olarak ifade edilmesi mümkün olmayan ,müvekkili şirket yetkilisince onaylanmamış ve davacı tarafça da yapılmamış, davacı taraftan sadır olmuş bir kısım yazılı belgeleri hak ediş kabul ettiğini ve E ve F blok için davacı lehine 7.422,00.-TL hak ediş hesap ettiğini, bu bedeli ve bu işlerin yapıldığını kabul etmelerinin mümkün olmadığını, söz konusu yazılı kağıtların faturalandırılmadığı gibi müvekkili şirket yetkilisince de onaylanmadığını, bilirkişi tarafından davalı şirket elemanlarınca imza edildiği ifade edilen, bu kişilerin yetkili olup olmadıkları hususunda hiçbir sorgulama yapılmadığını, A,B,C,D bloklardaki tüm ayıp ve kusurların davacının izolasyonu gereği gibi yapmadığından kaynaklandığını, malzemenin sürme malzeme olması, file ile desteklenmemesi, duvara dönülmeden bunun uygun yapılmış kabul edilemeyeceği, izolasyon işi için tartışmasız bir gerçek olduğunu, davacı tarafın sadece birkaç yere süzgeç takıp diğer yerlere takmamasının davacının kusurlu eylemi olduğunu, müvekkilin izolasyon işi yapılır iken süzgeç takma konusunda davacıya ayrıca bir talimat vermemesinin düşünülemeyeceğini, müvekkilinin bu teknik konuda bilgi sahibi olmasının mümkün olmadığını, süzgeç takılmadan izolasyon yapılıp sonradan süzgeç takılır iken bu süzgeç yerlerinin zarar göreceğini düşünmek izolasyon işini yapan davacının bilmesi gereken işin doğasına uygun bir gerçek olduğunu, izolasyon üzerine yapılan koruma betonlarının geç atılmasından veya süzgeç montajından kaynaklı müvekkiline yüklenecek bir kusur bulunmadığını, izolasyon süzgeçlerini davacı yapmadığı eksik bıraktığı için bunların sonradan takılmasından kaynaklı zararların da davacının kusuru olduğunu, bu durum bile işin gereği gibi yapılmadığı anlamını taşıdığını, teknik bilirkişinin yapıldığını ifade ettiği iş miktarını kabul etmemekle birlikte mali müşavir bilirkişinin yapıldığı iddia edilen iş miktarının karşılığının fazlası ile davacı tarafa ödendiğini ticari defter ve kayıtlar ile teyit ettiğini, davacı tarafın vergilendirip kayıtlarına işlediği faturaların tüm bedelini müvekkilinden fazlası ile tahsil ettiğini, kayıtlı fatura dışında var olduğu ifade edilen hiçbir belgenin tacirler arasındaki alacak borç ilişkisinde ispat gücü bulunmadığını belirterek, istinaf isteminde bulunmuştur. Davacı vekili istinafa verdiği cevabında; davalı yan tarafından ...... parsel sayılı taşınmazın kaba inşaat yapım işi üstlenildiğini, davalı yan tarafından yapımı üstlenilen bu inşaatın teras izolasyonları ve ıslak hacim izolasyonları (bloklardaki merdiven kovası teras izolasyonları kapsam dışı) ile temel bohçalaması kapsam dışı olmak üzere temel perde izolasyonları yapım işi de davalı tarafından müvekkiline yaptırıldığını, müvekkili tarafından yapılan bu işlemler sonrasında da davalı yan tarafından da izolasyon korumasının yapılması gerektiğini, müvekkili tarafından yapımı üstlenilen bu iş tamamlanarak davalı yana teslim edildiğini, müvekkili tarafından söz konusu işlere ilişkin olarak düzenlenen faturalar işler tamamlandıkça kesilerek davalı yana tebliğ ve teslim edildiğini, ancak davalı yan tarafından iş bu davaya konu icra takibine dayanak yapılan 31.05.2016 tarihli Seri ... numaralı KDV dahil 14.180,15.-TL bedelli faturan 2.500,00.-TL'si ve 09.11.2016 tarih Seri.... numaralı 31.617,29.-TL bedelli faturanın11.126,92.-TL'si olmak üzere toplam 13.626,92.-TL'lik kısmının ödenmediğini, müvekkili tarafından yapımı üstlenilen işin hatasız, eksiksiz ve ayıpsız olarak davalı yana teslim edildiğini, davalı yanın şantiye sorumluları ile hakkedişler düzenlendiğini, fatura bedelinin ödenmemesinin yanı sıra, 09.11.2016 tarihli 91875 numaralı fatura ile ilgili 04.01.2017 tarihli...numaralı 11.126,92.-TL bedelli iade faturası düzenlenerek davalı tarafından müvekkiline tebliğ edildiğini, müvekkili tarafından bu fatura Beyoğlu 43. Noterliği’nin 10.01.2017 tarih ve 00860 yevmiye numaralı ihtarı ile iade edildiğini, davalı yanın faturaları kayda aldığını, müvekkiline ödemeler yaptığını ve sonrasında da Türk Ticaret Kanunu' nun 21/2 maddesi uyarınca 8 günlük iade süresi geçtikten sonra ( yaklaşık 50 gün ) 04.01.2017 tarihli...... numaralı iade faturasını düzenleyerek müvekkiline gönderdiğini, Türk Ticaret Kanunu'nun 21/2 uyarınca faturanın süresi içinde iade edilmemiş olmasının fatura içeriğini kabul anlamını taşıdığını, bunun yanı sıra süresi içerisinde de bir ayıp ihbarında bulunmadığını, dosyadaki tüm raporlarda müvekkilinin yaptığı işin kusurlu ve ayıplı olmadığı, müvekkilinin yaptığı imalatların davalı yanın müdahalesi sonucu bozulduğunun açıkça belirtildiğini, bunun yanı sıra bu durumun dosyada dinlenen tanıkların anlatımları ile de sabit olduğunu, dosyada mevcut hak ediş belgelerinin dava açıldığında ve delil listesi ile birlikte dosyaya ibraz edildiğini, tüm bilirkişi raporlarında inceleme konusu yapıldığını, tüm bu aşamalarda bu belgelere karşı herhangi bir itiraz ileri sürmeyen davalının bu aşamada anılan belgeler ile ilgili yaptığı itirazların kabul edilmez olduğunu, savunmanın genişletilmesi niteliği taşıdığını ve bu hususa muvafakatlerinin bulunmadığını, dosyadaki mevcut tüm raporlarda, kesilen faturalar, mevcut hak edişler ile yapılan işlerin uyumlu olduğu açıkça belirtildiğini, davalı yanın da bugüne kadar bunun aksi yönünde bir iddiasının olmadığını belirtmiştir. İNCELEME VE GEREKÇE: HMK'nun 355.maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise re'sen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan bakiye alacağın tahsili için yapılan icra takibine itirazın iptali talebine ilişkindir. Davalı taraf davacının yaptığı işi tam ve eksiksiz yapmadığını, yapılan işlerde ayıp olduğunu iddia etmiştir. Ticari defterlere bakıldığında taraflar arasındaki uyuşmazlığın davalı yanın davacı yana gönderdiği iade faturası olduğu anlaşılmaktadır. İade faturasına davacı yan itiraz etmiş ve ticari defterlerine işlememiştir. Dolayısıyla davacının ayıpla ilgili kusurunun olup olmadığının ve davacının yani yüklenicinin sözleşmeden doğan edim yükümlülüklerinin ve ayıp nedeniyle sorumluluk şartlarının belirlenmesi gerekmektedir. Bu nedenle, iade faturasına davacı tarafından yapılan itirazın haklı olup olmadığı da, davacıya ayıp nedeniyle kusur yüklenip yüklenemeyeceğine göre belirlenmelidir. A-B-C-D blokları ile ilgili olarak tespit raporunda izolasyon koruma betonunun atılmadığından aynı zamanda davacının izolasyonu tekniğine uygun yapmadığından söz edilmiş ise de mahkemece yargılama esnasında alınan tüm bilirkişi raporlarında izolasyon koruma betonu atılması işinin davacının işi kapsamında olmadığı, davalının sorumluluğunda olduğu ve gereği gibi yerine getirilmediği, su sızıntısının da buna bağlı olarak ortaya çıktığı tespit edilmiştir. Koruma betonu atılması işi davacının edimini yerine getirdikten sonra yapılması gereken ayrı bir iş olduğundan davacının bu konuda uyarı görevi bulunduğundan da söz edilemeyecektir. Yine bilirkişi raporlarında yağmur suyu giderlerinin yapılması işinin tenekeci ve olukçunun görevi olduğu, süzgeçlerin takılması işinin tesisatçının sorumluluğunda olduğu, bu imalatları davalının yaptırması gerektiği, davacı izolasyoncunun sorumluluğunda olmadığı belirtilmiş olup davalının aksi yöndeki istinafına da itibar edilmemiştir. Yani yağmur suyu giderlerinin yapılması ve süzgeçlerin takılması işinin izolasyonun bir parçası olmadığı, ayrı bir iş olduğu ve tenekeci/olukçu ve tesisatçıya ait olduğu anlaşılmaktadır. İcra takibi hak edişler üzerinden değil, iki fatura üzerinden başlatılmıştır. 31.05.2016 tarih ve 91864 Seri A numaralı KDV dahil 14.180,15.-TL bedelli fatura ile 9.11.2016 tarih ve Seri A 91875 numaralı KDV dahil 31.617,59.-TL bedelli faturanın bakiye bedellerinin ödenmediğinden bahisle takip başlatılmıştır. Fatura bedellerine de davalının herhangi bir itirazı bulunmamaktadır. Tarafların ticari defterleri arasındaki uyuşmazlık davalı tarafın davacı adına düzenlediği iade faturasından kaynaklanmaktadır. Yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda davalının iade faturası düzenlemesinde haksız olduğu anlaşılmaktadır. Bu itibarla, yukarıda açıklanan gerekçelerle, ilk derece mahkemesi kararı usul ve yasaya uygun olduğundan davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nun md.353/1-b-1 uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Gerekçe ile; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nun 353/1-b/1 maddesine göre ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 874,23.-TL’den, peşin alınan 218,55.-TL’nin mahsubu ile bakiye 655,68.-TL’nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf talebinde bulunan davalı tarafından karşılanan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, artan gider avansının yatırana iadesine, 4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Karar tebliğ, harç tahsil ve gider avansı iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK 362/1-a maddesine göre KESİN olmak üzere 21/12/2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

... Başkan ... E-İmzalıdır. ... Üye ... E-İmzalıdır. ... Üye ... E-İmzalıdır. ... Katip ... E-İmzalıdır.

Atıf: Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, E. 2022/640, K. 2023/2158, T. 21.12.2023, www.arakarar.com/karar/bursa-bolge-adliye-mahkemesi-14-hukuk-dairesi-2022-640-e-2023-2158-k-311edd403725