Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2022/51 E. 2023/587 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2022/51
Karar No
2023/587
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 24. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/64 - 2024/351 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 24.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/64 KARAR NO : 2024/351 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 26/09/2023 NUMARASI : 2022/51 E.- 2023/587 K. DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : DAVANIN KONUSU : TAZMİNAT İSTİNAF TALEBİNDE BULUNAN : DAVACI VEKİLİ KARAR TARİHİ : 06/03/2024 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 29/03/2024 Mahkemece verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İstinaf talebinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya okunup gereği düşünüldü: TALEP: Davacı vekili dava dilekçesinde; davacıya ait kırma eleme tesisinde, davacının bilgisi ve muvafakati olmaksızın, davalı elemanları tarafından 21/06/2021 günü elektrik panosunun bulunduğu konteyner ve müştemilatın yanlış müdahale sonucunda yanarak kullanılmaz hale getirildiğini, davalı şirket ile davacı arasında bir bağlantı olmadığını, olay öncesinde elektrik tesisatında bir arıza olmadığını, davalı şirket çalışanlarının ağır kusuru sonucunda meydana gelen hasarda davacının maddi kayıplara uğradığını, Kemaliye Sulh Hukuk Mahkemesinin 2021/2 D.İş. sayılı dosyasında yapılan hesaplamada elektrik, makine ve inşaat yönünden 128.823,00 TL hasara uğradığının ortaya çıktığını, davalıya maddi zarar ile iş gücü kaybının tazmini için başvuru yapılmış ise de sonuçsuz kaldığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, şimdilik 1.000-TL iş gücü kaybı ve 10.000 -TL tazminat alacaklarının, davalıdan müşterek ve müteselsil sorumluluk gereği tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 19.06.2023 tarihli ıslah dilekçesi ile bilirkişi raporu doğrultusunda iş gücü kaybı talebini 2.240,48 TL, tazminat talebini 48.321,90 TL artırmıştır. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalı şirket elemanları tarafından davacıya ait panoya bir müdahalede bulunulmadığını, davacı şirkete giden havai hatta yapılan onarımın yangına sebep olduğunu gösteren bir delilin mevcut olmadığını, havai hatta onarım yapıldığı zaman diliminde bölgede elektrik kesintisi bulunduğunu, çıkan yangında davacının da gerekli önlemleri almadığının ceza soruşturma dosyasından alınan raporlardan anlaşıldığını, meydana gelen olayda davacıya atfedilebilecek bir kusurun bulunmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin, 26/09/2023 tarih, 2022/51 E., 2023/587 K. sayılı kararı ile davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde davalı şirket tarafından süresinde cevap ve delil dilekçesi sunulmadığı gibi yasal süre sonrasında sunulan beyan dilekçesinde de husumet veya pasif dava ehliyeti itirazında da bulunulmadığını, olaya neden olan aracın ve olay sonrasında müdahalede bulunan teknikerin davalıya ait şantiyeden geldiklerini ve davalı çalışanları olduklarını, mahkemenin salt ticari kayıtlarla yetinerek bu aracın dava dışı ... şirketine fatura düzenlediğinden bahisle davayı reddetmesinin hatalı olduğunu, söz konusu aracın davalı ... şirketine fatura düzenleyip düzenlemediği veya ... şirketine düzenlenen faturanın olaydan sonra düzenlenip düzenlenmediği ihtimali araştırılmadan soyut gerekçelerle tespitte bulunularak pasif husumet varlığının kabulünün dosya içeriği ile çeliştiğini, davalı ... ile dava dışı ... şirketinin kayden birbirlerine akraba olan farklı şahıslar adına tescilli oldukları belirtilmiş ise de her iki firmanın aynı çalışma sahasında faaliyet gösterdikleri aralarında alt-üst işveren ilişkisi veya iş ortaklığı bulunduğunu, aynı hiyerarşik sisteme tabii olduklarını, ... SGK kayıtlarında yer almayan ... firma çalışanı ...’ın da hazırlık aşamasında kendisini ... sorumlusu olarak beyan ettiğini, iki firmanın birlikte faaliyet gösterdiğini, aralarında hukuki fiili organik bağ olduğunu, davalı ... ortaklarından olan ...’in ... firmasının ortakları ... ve ...'in annesi olduğunu, aynı saha içerisinde çalışan her iki firmanın bir aile ortaklığı veya iştiraki şeklinde aynı hiyerarşik düzende çalıştıklarını ileri sürerek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE: Dava adam çalıştıranın kusursuz sorumluluğundan kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Uyuşmazlık; davalının pasif husumet ehliyetinin bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır. Mahkemece, ... plakalı aracın olay tarihinde dava dışı ... isimli kişiye ait olduğu, ...'in dışarıdan taşımacılık hizmeti verdiği, olay günü araç sürücüsü ...'nin aracı ...'in ricası üzerine bir günlüğüne kullandığı, ...'in olay günü dava dışı ... Ltd. Şti.'nin yükünü taşıdığı, davalı şirket ile dava dışı ... Ltd. Şti. arasında organik bağ bulunduğu iddiasını kabule olanak bulunmadığı, davalı ile dava dışı araç maliki ... ve sürücüsü ... arasında işçi işveren ilişkisinin bulunmadığı, ... plakalı araç ile yapılan taşıma faaliyeti bakımından davalı şirketin araç maliki veya sürücüsü üzerinde TBK'nın 66. maddesinde öngörülen işçi-işveren arasındaki tabiiyet ilişkisi oluşturacak şekilde denetim ve gözetim yetkisini haiz olduğunun ispatlanamadığı, kopan telin tamiri için dışarıdan hizmet verdiği anlaşılan elektrik teknikeri ... ile davanın tarafları arasında işçi-işveren ilişkisinin bulunmadığı, davacı şirketin maruz kaldığı maddi zarardan davalı şirketin %50 oranında sorumlu olduğuna dair bilirkişi raporunda yapılan tespite itibar edilmesine olanak bulunmadığı, davalı şirketin davaya konu yangın sebebiyle oluşan zarardan, haksız eyleme katılan, istihdam eden ve diğer sebeplerle sorumlu olduğunun kanıtlanamamış olmasına göre davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir. Görüşüne başvurulan makine mühendisi, inşaat mühendisi, elektrik mühendisi, mali müşavir ve maden mühendisi bilirkişiler 21.01.2023 tarihli ek raporlarında; davaya konu yangının ve zararın meydana gelmesinde davacı ve davalı tarafların her birinin %50 (Yüzde Elli) oranında kusurlarının bulunduğunu belirtmişlerdir. 09/05/2023 tarihli duruşmada davalı vekili “... Şirketi müvekkilimin grup şirketi değildir, maden ruhsatı sahibi olan ... Şirketinin taşeronudur, müvekkil şirkette taşerondur, rödevansçı olarak faaliyette bulunmaktadır, ruhsat sahibi ... hem müvekkilimle hem de ... şirketi ile farklı dönemlerde sözleşmeler yapmıştır, ... şirketi ile müvekkil şirket arasında hiçbir bağlantı yoktur, dava konusu olayda söz konusu kamyon müvekkilimin malını taşımaktaydı, bu sırada kamyon damperi açılarak tele zarar vermiştir, kamyon müvekkil şirkete ait değildir, malın sevki cevherin çıkarılarak vagonlara yüklenmesi konusunda kamyon sahibi ile anlaşma yapılması suretiyle yük taşınmaktadır, bir sözleşme imzalanıp imzalanmadığı konusunda şu aşamada bir bilgim yoktur, süre verilmesi halinde araştırarak ilgili belgeleri mahkemeye sunabilirim, dedi.” şeklinde beyanda bulunmuştur. Taksirle yangına neden olma suçundan, kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilen Kemaliye Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2021/146 sayılı soruşturma dosyasında bilgisine başvurulan ve mahkemece görgüleri karara esas alınan tanıklar ..., ... ile görgüye dayalı bilgileri olan tanıklar ..., ... ve...’ın Mahkemece dinlenilmeden, yazılı şekilde davanın pasif husumet yokluğundan reddi doğru görülmemiştir. Bu durumda, mahkemece, davalının pasif husumet ehliyetinin bulunup bulunmadığı hususundaki uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olması nedeniyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK.'nun 353/1-a,6 maddesi gereğince, mahkeme kararının kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, 1-) Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin, 26/09/2023 tarih, 2022/51 E., 2023/587 K. sayılı KARARININ KALDIRILMASINA, 2-)Dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde yeniden karar verilmek üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3-) Peşin alınan istinaf karar ve ilam harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 4-)Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, 5-)İstinaf kararının ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a. maddesi gereğince KESİN olmak üzere 06/03/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi. Başkan e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Katip e-imzalıdır İş Bu Karar İlamı E-İmza ile İmzalanmıştır.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2022/51, K. 2023/587, T. 21.01.2023, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2022-51-e-2023-587-k-b2f2d51ef173