Bölge Adliye Mahkemesi · İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi 2022/47 E. 2024/842 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Daire
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/47
- Karar No
- 2024/842
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2022/47
KARAR NO: 2024/842
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARI VEREN
MAHKEME: İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 18/05/2021
DOSYA NUMARASI: 2020/469 Esas - 2021/376 Karar
DAVA: Alacak (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 16/05/2024
İlk Derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı davacı...vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı...vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili aleyhinde haksız ve hukuka aykırı olarak davalı...şirket tarafından Kocaeli ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, müvekkilinin bu takipten taşınmazının kaydına konulan haciz sebebiyle haberdar olduğunu, icra dosyasından gönderen tebligatın ve yapılan işlemlerin usulsüz ve hukuka aykırı olduğunu, icra takibine dayanak gösterilmek istenen sözleşmelerin hukuka aykırı şekilde düzenlendiğini, müvekkilinin sahibi olduğu taşınmaz kaydına konulan haciz sebebiyle icra tehdidi altındayken dosya borcunun tamamı olan 8.638,81-TL'nin 21/10/2019 tarihinde ödendiğini, müvekkilinin alacaklı gözüken davalıya hiçbir borcu bulunmadığını, icra dosyası incelendiğinde müvekkilinin davalı...şirkete diğer dosya borçluları ... Mak. Ve İnş. San. Tic. Ltd. Şti ve ... ile birlikte borçlu gözüktüklerini, müvekkilinin icra dosyasında borçlu olarak görünen ... Mak. Ve İnş. San Tic. Ltd Şti'ndeki ortaklığı ve her türlü ilişkinin 2015 senesinde sona erdiğini, müvekkilinin bu dosyaya göre iddia edilen borçtan sorumluluğunun türünün belirsiz olduğu, müvekkilinin asıl borçlu mu yoksa kefil mi, kefil ise kefaletinin türü nedir bilinmediğini, yukarıda açıklanan nedenlerle; haklı davamızın kabulüne ve borçlu olmadıklarının tespiti ile Kocaeli ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyasına haksız yere ödenen 8.638,81-TL'nin icra dosyasına ödeme yapıldığı tarihten itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte istirdadını, davalı...aleyhinde haksız ve hukuka aykırı icra takibi sebebiyle takip miktarının %20sinden az olmamak üzere tazminata hükmedilmesine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesi talebi ile dava ettikleri anlaşıldı.Davalı...vekili cevap dilekçesinde özetle; borçlu ... Mak. Ve İnş. San. Tic Ltd Şti ile müvekkil şirket arasında Genel Nakdi ve Gayrınakdi Kredi Sözleşmesi imzalandığını, davacı...tarafından sözleşmenin müşterek ve müteselsil kefil olarak imzalandığını, sonrasında borçlu firmaya ticari kredili mevduat hesabı açıldığını, kredi borcunun ödenmemesi üzerine borçlu ve kefillerine 26/07/2018 tarih ... sayılı ihtarnamenin gönderildiğini ama kredi borcu yine ödenmediği için Kocaeli ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, borçlu şirket ile borçlu kefiller tarafından takibe itiraz edilmediğinden takibin kesinleştiğini, sonrasında tüm borçlular için işlem yapıldığını, araç ve gayrimenkullerine haciz işlendiğini, sonrasında dosya borcunun davacı...borçlu tarafından ödenerek dosyanın işlemden kaldırıldığını, icra dosyasından gönderilen tebligatların usule uygun olarak gönderildiğini, yukarıda açıklanan nedenlerle; haksız ve hukuka aykırı davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesi talebi ile davanın reddini talep ettikleri anlaşıldı.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 18/05/2021 tarih ve 2020/469 Esas - 2021/376 Karar sayılı kararı ile; " Mahkememizce yapılan yargılama, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre dava; Davalı...tarafından Kocaeli ...İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasından genel kredi sözleşmesinden kaynaklı takibe davacı...tarafından yapılan ödemenin istirdadına ilişkindir. Kocaeli ...İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası incelendiğinde; ... Banası A.Ş. tarafından dava dışı ... ve ... San.Tic.Ltd.Şti ile davacı...hakkında 5.352,70 TL üzerinden 01.08.2018 tarihinde ilamsız takip yapıldığı, davacı...vekilin icra müdürlüğü dosyasına 21.10.2019 tarihinde istirdat davası açma hakkını saklı tutarak 8.638,81 TL ödeme yapıldığını bildirdiği anlaşılmıştır. 21.10.2019 tarihli ... dekontu incelendiğinde; 8.638,81 TL’nin Kocaeli ...İcra Müdürlüğü hesabına ... dava hakkım saklıdır açıklaması ile ... Enerji hesabından EFT yapıldığı görülmüştür. Dosyaya sunulan Genel kredi sözleşmesi sureti incelendiğinde; dava dışı asıl borçlu ... Mak.Ve İnş.San.Tic.Ltd.Şti’ile davalı...banka arasında imzalandığı, davalının 145.000,00 TL’lik kefil olarak 07.06.2013 tarihinde imzasının olduğu, 25.09.2013 tarihinde davacının kefalet limitinin 12.000,00 TL artırıldığı ve davacının imzasının olduğu, 24.10.2014 tarihinde kefalet limitinin 11.000,00 TL artırıldığı ve davacının imzasının olduğu görülmüştür. Alınan bilirkişi raporunda sonuç olarak; davalı ... Yakacık şubesi ile dava dışı ... İnş. San. Tic Ltd Şti arasında detayları aşağıda sunulan; 1 adet 145.000-TL 10/06/2013 tarihli Genel Kredi Sözleşmesi, 1 adet 07/06/2013 tarihli 145.000-TL tutarlı kefaletname, 1 adet 12.000-TL tutarlı 25/09/2013 tarihli Kefalet tutarındaki artış beyanı, 1 adet 11.000-TL tutarlı 24/10/2014 tarihli kefalet tutarındaki artış beyanı, 1 adet tarihsiz 12.000-TL sözleşme limitinin artırılması ile ilgili beyan, 1 adet tarihsiz 11.000-TL sözleşme limitinin artırılması beyanı taraflar arasında akdedilmiştir. Genel kredi sözleşmesine ek olarak imzalanan 07/06/2013 tarihli ... tarafından imzalanan 145.000-TL tutarlı kefaletnamede kefalet türü, kefalet tutarı, tarih, ad soyad kısımları el yazısı ile doldurulduğu tespit edilmiştir. Kefaletnamelere ek olarak alınan kefalet tutarındaki artışı belirten 25/09/2013 tarihli ... tarafından imzalanan 12.000-TL artış tutarını gösteren beyan ile 24/10/2014 tarihli ... tarafından imzalanan 11.000-TL artış tutarını gösteren beyanda kefalet tutarı, tarih, ad soyad kısımları el yazısı ile doldurulmuştur. Borcun varlığı ile birlikte TBK 583. Maddesine uygun olarak kefalet sözleşmesinin yazılı şekilde yapıldığı (kefillerin sorumlu olduğu azami miktar ile kefalet tarihinin ve müteselsil kefillik sıfatının kefilin kendi el yazısı ile yazıldığı) ve bu şekliyle geçerli bir kefalet sözleşmesi imzalandığı ve kefaletin geçerli olduğu, kefalet limitinin toplamda 168.000-TL olduğu, davalı ... Yakacık Şubesi tarafından; ... Mak. Ve İnş. San. Tic Ltd Şti'ne ... müşteri nolu hesabı üzerinden; 1 adet kredili mevduat hesabı açılarak kullandırılmış olmakla borç doğmuş olup, hesap ekstresi kayıtlarına göre en son kredili mevduat hesabına 20/04/2018 tarihinden 24/07/2018 tarihine kadar ödeme yapılmadığı, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 9.11.1 kefil maddesi gereğince, borcun müşteri için her ne nedenle olursa olsun muaccel olması halinde, ihbarda bulunulması suretiyle kefalet borcunun da muaccel olacağını kabul ettiği, davacı ...'in ilgili sözleşmeleri müteselsil kefil olarak 07/06/2013 tarihinde imzalamakla borçtan sorumlu olduğu, davacı...dava dilekçesinde 2015 tarihinde ortaklıktan ayrıldığı beyan ettiği ancak, bankaya noter yolu ile ortaklıktan ayrıldığını bildirip bildirmediği hususunda dosyaya herhangi bir evrak sunulmadığı, Yerleşik Yargıtay kararlarında (2018/1457 Esas sayılı, 2018/1726 Esas sayılı, 2016/5351 Esas sayılı, 2016/2404 Esas sayılı) ortaklıktan ayrılmanın kefaleti sonlandırmayacağı hükümleri yer aldığı, bu haliyle ...'in söz konusu sözleşmelerdeki sorumluluğunun devam ettiğinin olduğu mütalaa edildiği anlaşıldı. Dosya kapsamı ve tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacı...tarafından her ne kadar dava dışı asıl borçlu şirketle ortaklığını sonlandırdığını iddia etmiş ise de sözleşme incelendiğinde davacının ortak sıfatı ile değil müteselsil kefil sıfatıyla sözleşmeyi imzaladığı, dava dilekçesinde açık olarak imza ve yazının kendisine ait olmadığı yönünde bir itirazın olmadığı, bu hakları saklı tuttuğu, cevaba cevap dilekçesi ile sözleşmedeki yazıların davacıya ait olmadığı belirtilmiş ise de basit yargılama usulü uygulanan davalarda cevaba cevap dilekçesinin verilemeyeceği değerlendirilmiş, bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde de yine kefil kısmındaki yazılara itiraz ile sözleşmenin usulsüz olduğu belirtilerek yazı incelemesi talep edilmiş ise de dava dilekçesinde açık bir yazı ve imza itirazının olmaması nedeniyle davanın reddi yönünde aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. " gerekçeleri ile; " 1-Davanın REDDİNE, ... " karar verilmiş ve verilen karara karşı, davacı...vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı...vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davacı...müvekkili ... aleyhinde, haksız ve hukuka aykırı bir şekilde, Kocaeli ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, Davacı...müvekkilin, bu icra takibinden "Sakarya ili, Karasu ilçesi, ... Mevkiindeki ... Ada, ... parselde" kayıtlı taşınmazının kaydına konulan haciz sebebiyle haberdar olduğunu, icra dosyasından gönderilen tebligat ve yapılan işlemlerin usulsüz ve hukuka aykırı olduğunu, İcra dosyasında müvekkilin davalı ...' ne, diğer dosya borçluları ... İnş. San. Tic. Ltd. Şti. ve ... ile birlikte borçlu gözüktükleri ve takip talebindeki alacağın dayanağı kısmında "1 adet Bankamızla imzalanan sözleşme, ihtarname, hesap özeti" açıklamasının yazıldığının anlaşılmakta olduğunu, ancak icra dosyasına alacak kaleminin dayanağına ilişkin herhangi bir evrak ya da sözleşme eklenmediğini, Müvekkili davacının, sahibi olduğu taşınmaz kaydına konulan haciz sebebiyle, icra tehditi altında, dosya borcunun tamamını (8.638,81.TL) 21.10.2019 tarihinde ödediğini, aynı tarihte icra dosyasına ihtirazi kayıtla ödeme yapıldığına, borcun kabul edilmediğine ve istirdat davası açma hakkının tutulduğuna dair dilekçe ibraz edildiğini, Huzurdaki davada, müvekkili davacının, alacaklı gözüken davalıya hiçbir borcu bulunmadığını, davacı...aleyhinde yürütülmüş icra takibinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, bu sebeple müvekkili davacı...tarafından, haciz tehdidi altında, ödenen paranın iadesi gerektiğini, Ancak Yerel Mahkemenin, itirazlarını dikkate almaksızın, dava dışı şirket ile banka arasında düzenlenen Genel Nakdi ve Gayrinakdi Kredi Sözleşmesini ve bankacılık hizmet sözleşmesindeki kefalet sözleşmesinin geçerli olduğunu, bu sebeple davacı...müvekkilimin şirket ortaklığından ayrılsa dahi kefil olarak sorumlu olmaya devam ettiği kanaatine vararak, haksız ve hukuka aykırı olarak, huzurdaki davayı reddettiğini, yerel mahkeme kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini, Halbuki dava dilekçelerinde davalı ( alacaklı ) banka tarafından borca dayanak hiçbir belge aslı ibraz edilmediğinden, belge asıllarına ilişkin her türlü itiraz haklarının saklı tutulduğunu, "Öncelikle davalı...tarafın alacağını dayandırdığı tüm belge asıllarını dava dosyasına ibraz etmesini talep etmekteyiz. Bu sebeple davalı...tarafın alacağına dayanak yapacağı sözleşme, ihtarname ve sair her türlü belge aslına ilişkin her türlü zamanaşımı, imza, yazı, usulsüzlük, geçersizlik ve sair hukuki itiraz hakkımız saklıdır." ( Dava dilekçelerinin 4. maddesinden alıntı ) Cevaba cevap dilekçelerinde ise"... davalı...banka tarafından sunulan sözleşmelerdeki boşluk kısımlar müvekkilim tarafından doldurulmamıştır. Yazılar müvekkilim davacıya ait değildir. Müvekkilimin yazı örnekleri alınarak, karşılaştırma yapılmasını talep ediyoruz. Kefil sorumlu olduğu azami miktarın, kefalet tarihinin ve müteselsil kefil olması durumunda , bu sıfatla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girdiğinin kefalet sözleşmesinde kendi el yazısı belirtmesi şarttır. Hukuka aykırı olarak düzenlenmiş sözleşmeler geçersizdir, yok hükmündedir. Müvekkilim davacının, davalı...bankaya borcu bulunmamaktadır. " itirazında bulunulduğunu, Ayrıca bilirkişi raporuna itiraz dilekçelerinde " dava dosyasına sunulan Genel Nakdi ve Gayrinakdi Kredi Sözleşmesi ve Bankacılık Hizmet Sözleşmesinin tarihinin 10.06.2013, sözleşmede kefil imzalarının bulunduğu yerlerdeki tarihin ise 07.06.2013 olduğu belirtilmiş. Sözleşmelerdeki yazıların davacıya ait olmadığına ilişkin itirazlarımızı yinelemekle beraber, sözleşme tarihinden önceki tarihli kefaletin geçerli olmadığı, ayrıca kefilliğin neye ilişkin olduğunun bilinmediği yani kefalet şartlarını taşımadığı" itirazında da bulunulduğunu, Davacı...müvekkilinin icra dosyasında borçlu gözüken ... İnş. San. Tic. Ltd. Şti.'ndeki ortaklığı ve her türlü ilişkisinin 2015 yılında son bulduğunu, davalı...bankanın da bu hususta bilgi sahibi olduğunu, şirket ortaklık yapısındaki değişikliklerin belli aralıklarla Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından bankalara bildirilmekte olduğunu, davalı...bankanın şirketin ortaklık yapısını bildiği halde davacı...müvekkiline icra takibi başlatarak, kötü niyetle hareket ettiğini, yerel mahkemenin davalı...bankanın MK. madde 2 hükmüne aykırı hareket etmesini de göz ardı ederek hukuka aykırı bir karar verdiğini, Tüm bu hukuka aykırılıklara rağmen; Yerel Mahkemenin itirazlarına yönelik hiçbir inceleme ve araştırma yapma gereği duymaksızın, itirazlarını dikkate almaksızın, salt denetime elverişsiz ve yanlı bilirkişi raporu doğrultusunda, eksik ve hatalı inceleme yaparak hüküm kurduğunu, işbu yerel mahkeme kararının kaldırılması gerektiğini, Gerek cevaba cevap dilekçelerinde gerekse bilirkişi raporuna itiraz dilekçelerinde yapmış oldukları itirazların ve yazı incelmesi taleplerinin mahkemece dikkate alınmayarak, eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu, kefalet ilişkisinde kefilin sorumlu olduğu azami miktarın, kefalet tarihinin ve müteselsil kefil olması durumunda, bu sıfatla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girdiğini kefalet sözleşmesinde kendi el yazısı belirtmesinin şart olduğunu, davalı...banka tarafından ibraz olunan sözleşmelerdeki yazıların müvekkilinin eli ürünü olmadığını, bilgisi dışında yazılmış yazılar olduğunu, bu sebeple müvekkilinin yazı örneklerinin alınarak, karşılaştırma yapılmasının gerçeğin ortaya çıkması için zorunlu olduğunu, ancak yerel mahkemenin bu incelemeyi yapma gereği duymadığını, talepleri konusunda bir karar vermediğini, Dosyada mevcut bilirkişi raporunda dava dışı şirketin ayrı bir tüzel kişilik olduğu hususunun göz ardı edildiğini, davacı...müvekkilinin bu sözleşmelere ilişkin şahsen sorumlu olduğu şeklinde hatalı ve hukuka aykırı tespitlerde bulunulduğunu, bilirkişi raporunda yer verilen bu hukuka aykırı tespitlere rağmen yerel mahkemenin kararında işbu bilirkişi raporuna dayanmasının hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu beyanla; Açıklanan nedenlerle; İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi' nin 18.05.2021 tarih ve 2020/469 Esas- 2021/376 Karar sayılı eksik incelemeye dayalı, hukuka aykırı, hatalı ilamının ortadan kaldırılmasına, itirazlarının ve yazı incelemesi taleplerinin değerlendirilerek ve bu hususlarda inceleme, yargılama yapılarak davanın kabulüne, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı...tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava; dava dışı asıl borçlu şirket ile davalı...banka arasında akdedilen genel kredi sözleşmesini müteselsil kefil olarak imzalayan davacının aleyhine başlatılan icra takibine konu alacağı borçlu olmamasına rağmen icra tehdidi altında ödediği iddiası ile ödenen bedelin istirdadı talebine ilişkindir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş, verilen karara karşı davacı...vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Davacı...vekili, davaya konu davacı...aleyhine başlatılan icra takibinden davacının taşınmazı üzerine haciz konulması üzerine haberdar olunduğunu, icra dosyası kapsamında yapılan tebligatların usulsüz olduğunu, davalının icra takip talebinin dayanağı olarak gösterilen sözleşme, ihtarname ve hesap özetinin aslının takip talebine eklenmediğini, davacının borçlu şirket ile ortaklığının 2015 yılında son bulduğunu, takip dayanağı belgelerin aslının ibraz etmesini ve bu sebeple söz konusu belgelerdeki her türlü zamanaşımı, imza, yazı, usulsüzlük, geçersizlik ve sair hukuki itiraz haklarının saklı tutulduğunu, davacının davalıya borcunun bulunmadığını, bu sebeple icra tehdidi altında ödenen bedelin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline ve davalı...aleyhine tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı...vekili, davacının dava dışı asıl borçlu şirket ile davalı...banka arasında akdedilen genel kredi sözleşmesini davacının müteselsil kefil olarak imzaladığını, borcun ödenmemesi üzerine hesap kat ihtarının gönderildiğini ve borcun yine ödenmemesi üzerine borçlu ve kefiller aleyhine icra takibi başlatıldığını, davacının borca itiraz etmeyerek borcu ödediğini, yapılan tebligatların ve işlemlerin usulüne uygun olduğunu, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Somut uyuşmazlıkta; dava dışı asıl borçlu şirket ile davalı...banka arasında genel kredi sözleşmesi akdedilmiş, davacı...genel kredi sözleşmesini müteselsil kefil olarak imzalamıştır. Davalı...alacaklı tarafından genel kredi sözleşmesi kapsamında kullandırılan kredi borcunun ödenmemesi sebebiyle hesap kat edilmiş ve borcun ödenmemesi üzerine borçlu ve kefiller aleyhine Kocaeli ... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı icra takip dosyasında icra takibi başlatılmıştır. Davalı...alacaklı tarafından takip talebine dayanak belge olarak "5.269,96 TL 1 adet Bankamiz ile imzalanan sözleşme/ sözleşmeler, ihtarname/ ihtarnameler, hesap özeti/ hesap özetleri" gösterilmiş, ancak sözleşme tarihi, sözleşme ve belgelerin açık bilgileri belirtilmemiş ve uyaptan ve dosya kapsamından yapılan incelemede söz konusu belgelerin takip talebine eklenmediği görülmüştür. Ayrıca davacı...borçlu adına çıkarılan ödeme emrinde söz konusu belgeler takip dayanağı olarak gösterilmiş, ancak ödeme emri ile birlikte davacıya tebliğ edilmediği ve davacıya takip dayanağı belgelerin incelenmesi için imkan sağlanmadığı anlaşılmıştır. Bu sebeple davacı...dava dilekçesinde takip dayanağı belgelerin davalı...tarafından aslının ibrazının teminini Mahkemeden talep etmiş ve belgelerin sunulmasından sonra söz konusu belgelerdeki her türlü zamanaşımı, imza, yazı, usulsüzlük, geçersizlik ve sair hukuki itiraz haklarının saklı tutulduğu belirtilmiştir. Davalı...tarafından söz konusu belgeler cevap dilekçesi ekinde sunulduktan sonra da davacı...vekili tarafından kefalet sözleşmesinin genel işlem koşullarına aykırı olduğu, kefalet sözleşmesindeki boşlukların, kefilin sorumlu olduğu azami miktarın, kefalet tarihinin ve müteselsil sorumlu olduğuna dair ibarenin davacı...tarafından el yazısı ile yazılmadığı, yazıların davacıya ait olmadığı, bu sebeple yazı karşılaştırılması ve incelemesi yapılması talep edilmiştir. Her ne kadar basit yargılama usulünün uygulandığı iş bu davada cevaba cevap dilekçesi verilemeyecek ve taraflar tarafından dilekçelerin karşılıklı olarak verilmesinden sonra karşı tarafın açık muvafakati ve ıslah olmaksızın iddia ve savunma genişletilemeyecek ve değiştirilemeyecek olsa da; davalı...tarafından icra takip talebinde ve ödeme emrinde dayanak olarak gösterilen belgelerin açık bilgilerinin belirtilmemesi, takip talebine eklenmemesi, davacıya ödeme emri ile birlikte tebliğ edilmemesi sebebiyle davacının söz konusu belgeleri dava açmadan önce inceleme imkanının sağlanmaması, davalı...tarafından cevap dilekçesi ekinde sunulduktan sonra incelemesi, dava dilekçesinde belgelerin aslının sunulmasından sonra her türlü zamanaşımı, imza, yazı, usulsüzlük, geçersizlik ve sair hukuki itiraz haklarının saklı tutulduğunun belirtilmesi karşısında davacının iddiasını genişlettiğinden bahsedilemeyecektir. Bu sebeple Mahkemece davacının söz konusu iddiasına ilişkin olarak dava ve icra takip konusu olan sözleşme ve belgelerin açık bilgilerinin ne olduğu davalıya açıklattırılmak ve dosyaya sunulan sözleşme ve belgeler olması halinde bu sözleşme ve belge asılları, olmaması halinde dosyaya sundurulmak ve davacıya gösterilmek suretiyle isticvap edilmesi, sözleşmedeki iddia edilen yazıların kendisine ait olmadığının beyan edilmesi halinde yazı örnekleri alınarak ve sözleşme tarihinden öncesine ve bu tarihe yakın tarihli yazılarının bulunduğu belge asılları celbedilmek suretiyle yazı incelemesi yaptırılarak sonucuna göre, yazının davacıya ait olduğunun tespit edilmesi halinde de icra takibine konu borç miktarına ve davacının rapora itirazlarına, sözleşme tarihi ve kefalet tarihine itirazlarına ilişkin denetime elverişli rapor aldıktan sonra sonucuna göre değerlendirme yapılarak karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı olarak davanın reddine karar verilmesi isabetli olmamış ve davacı...vekilinin bu yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmüştür.Açıklanan nedenle, davacının istinaf başvurusunun yukarıda belirtilen gerekçe ile kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a6 maddesi uyarınca kaldırılmasına, dosyanın davanın yeniden görülmesi için mahkemesine iadesine, davacının sair istinaf sebeplerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun KABULÜ ile; İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 18/05/2021 tarih ve 2020/469 Esas - 2021/376 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, dosyanın mahkemesine İADESİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf talep eden tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine, 4-İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesince yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, 5-Artan gider avansı olması halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 16/05/2024 tarihinde HMK'nın 362/1-g maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.