Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2022/391 E. 2024/1438 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2022/391
Karar No
2024/1438
Karar Tarihi

T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2022/391 KARAR NO : 2024/1438

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2018/1433 KARAR NO : 2021/768 DAVA TARİHİ : 10/12/2018 KARAR TARİHİ : 07/10/2021 DAVA : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 15.10.2024 KARARIN YAZ. TARİH : 15.10.2024

İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 07.10.2021 tarih ve 2018/1433 Esas, 2021/768 Karar sayılı kararının, istinaf başvurusu yoluyla incelenmesinin davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, dairemize gönderilen dosya incelendi, dosya içeriğine göre incelemenin duruşmasız olarak yapılması uygun görülmekle, gereği konuşulup düşünüldü. İSTEM: Davacı vekili tarafından verilen dava dilekçesi ile özetle; Müvekkili şirket ile davalı şirkete ait ... İli, ... İlçesi, ... ada, ... parselde yer alan fabrika binasının istinat duvarı, yangın suyu deposu, tank havuzu, kantar alt yapısı, boru köprüleri vb. inşaat işlerinin yapımı konusunda anlaşma akdettiklerini, davalı firma ile akdedilen sözleşme gereği yapılması gereken imalatlardan istinat duvarı imalatının maliyetinin yarısının komşu ... ve ... firmalarınca karşılanmasının kararlaştırıldığını, ... firmasına aynı bütçe üzerinden teklif verildiğini, diğer komşu ... firmasının ise sürekli çalıştığı inşaat firması ile çalışmak istediğini ancak müvekkili şirketin teklifi incelendiğinde her iki firma tarafından da ekonomik bulunduğunu ve her iki komşu firmanın da istinat duvarı işini müvekkili firmaya verdiğini, dava konusu işin, bütçede belirlenen metrajlar kapsamında bitirildiğini, metrajlarda azalma olmadığını, ancak müvekkili şirketin mühendislik tecrübesi ile ve de kaliteli işçilik yapılarak malzeme kullanımlarındaki tasarruflar sebebi ile yangın duvarı ve istinat duvarları için bütçe 824.109,00 TL + KDV iken, işin 711.238,76 TL + KDV olarak bitirildiğini, davalı işverenin 112.970,24 TL + KDV tasarruf ettiğini, istinat duvarları imalatının bedeli olan 605.463,90 TL + KDV lik maliyetin yarısı olan 302.731,95 TL + KDV davalı ... A.Ş. tarafından ödenmesi gerekir iken, müvekkili şirketin çabası ile komşu ... ve ... firmalarının 356.000,00 TL + KDV, ... firmasının 249.463,90 TL + KDV ödemesinin kararlaştırıldığını, burada da davalı firmanın 53.268,05 TL + KDV tasarruf ettirildiğini, yapılan anlaşmaya bağlı olarak 25.05.2018 tarihinde proforma fatura, metraj ve birim fiyatlarının gönderildiğini, 28.05.2018 tarihinde ise davalı firmadan 315.296,00 TL peşinat alındığını, 30.7.2018 tarihinde hakediş hazırlandığını, bu hakedişin iki şirket tarafından imzalanarak davalının kredi kullandığı ...bank İstanbul Dudullu Şubesine gönderildiğini, davalı şirketin bu hakediş ile ilgili olarak 413.296,00 TL ödediğini, yapılan son hakedişin de yine yapılan anlaşmadaki fiyatlara göre düzenlendiğini, işin sonuna kadar verilen bütçedeki işçilik fiyatlarında değişiklik talep edilmediğini, müvekkili şirketin imalatları tamamladığını ve İzmir 7. Noterliği'nden 02.11.2018 tarihinde 08059 numaralı ihtarnameyi keşide ettiğini, ihtarnamede işin tamamlandığının bildirilerek davalı şirket hissesine düşen 189.712,00 TL sinin yedi gün içinde ödenmesinin talep edildiğini, aynı ihtarnamede 01.11.2018 tarihli, 476236 sayılı KDV dahil 918.008,00 TL tutarındaki fatura, 01.11.2018 tarihli ikinci hakediş raporunun tebliğ edildiğini, davalı şirketin müvekkili şirkete keşide ettiği cevabi ihtarname ile keşide etmiş oldukları 02.11.2018 tarihli ihtarname içeriğini kabul etmediklerini, bakiye borçlarının 24.800,00 TL olduğunu bunun dışında başkaca borçları olmadığını iddia ederek cevap verdiklerini, vaki cevabi ihtarname ile davalı firmanın müvekkili şirketin 189.712,00 TL tutarındaki bakiye alacağını ödemeyeceğinin anlaşıldığını, müvekkilinin alacağının yapılan imalatlar, ticari defter ve kayıtlar, faturalar, banka kayıtları ile sabit olduğunu, müvekkilinin bakiye alacağını tahsil etmek için işbu alacak davasını açmak zorunda kaldıklarını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL sinin 14.11.2018 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili tarafından verilen cevap dilekçesi ile özetle; Müvekkili şirket ile davacı şirket arasında akdedilen sözleşmeye göre, davacının müvekkili şirkete ait İzmir İli Menderes İlçesinde yer alan işyerinin inşaat işlerinin tam ve eksiksiz yapılması hususunda anlaşmaya vardığını, yapılacak işlerin istinat duvarı inşaatı, bina çevreleri betonları endüstriyel kapılar ve yangın kapıları, gaz beton yangın duvarı inşaatı, tank havuzu, kantar alt yapısı, boru köprüleri, yangın havuzu vs. inşaat işleri olarak belirlendiğini, davacı şirketin sözleşme ile eksiksiz ve ayıpsız olarak inşa ederek teslim etmeyi kabul ettiği işlerin büyük bir kısmını yarım bıraktığını ya da hiç yapmadığını, davacının tamamlamadığı işleri, müvekkilinin başka bir şirket aracılığı ile tamamlattığını, ... Şti ünvanlı bu şirketin eksik işlerin bir kısmını tamamladığını bir kısmını da tamamlamaya devam ettiğini, müvekkili şirket yetkililerinin, Türkiye'deki işleyişini bilmeyişinden faydalanan davacı şirketin müvekkili şirketi maddi ve manevi olarak zarara uğrattığını, davacı şirketin 25/05/2018 tarihinde proforma fatura düzenlediğini ve müvekkili şirkete gönderdiğini, gönderilen proforma faturaya göre müvekkili şirketin işin tamamlanması ile birlikte toplam ödemesi gereken meblağın 788.240,00 TL olduğunun belirtildiğini, müvekkili şirketin davacı şirkete süreleri içerisinde ödemesi gereken ödemeleri yaptığını ve yüklenmiş olduğu edimleri yerine getirdiğini, sözleşmeden doğan yükümlülüklerini yerine getirmeyenin müvekkili değil aksine davacı şirket olduğunu, proforma faturada belirlenen işleri eksiksiz tamamladığı taktirde davacının hakkedişinin 788.240,00 TL olduğunu, davacının, dava dilekçesinde de, ihtarnamelerinde de belirttiği gibi 413,296,00 TL ve 315.296,00 TL olmak üzere toplam 728.592,00 TL ödeme aldığını, davacının kötü niyetli olarak proforma faturada belirtilen rakamlardan farklı olarak bir bedel talebinde bulunduğunu, yapmadığı ve eksik olarak tamamladığı işler için fazladan para talep eden davacının TTK ve TBK hükümlerine de aykırı talepte bulunduğunu, davacı şirketin sözleşme ve dava dilekçesi eklerinden de görüleceği üzere müvekkili şirketin işlerini tamamlaması ve ruhsat almasının gerektiğini ancak 31/01/2019 tarihli İZOB tarafından şirketlerine gönderilen evraktan da görüleceği üzere ruhsat ile ilgili sıkıntılarının olduğunu, müvekkili şirketin bu işleri de hala kendi çabası ile yapmaya çalıştığını, davacının, iyi niyetten uzak tanzim etmiş olduğu 01/11/2018 tarih ve 476236 numaralı faturanın, müvekkili şirket tarafından Menderes 2. Noterliğinin 10/01/2019 tarih ve 00327 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile kısmi olarak iade edildiğini, arz ve izah edilen sebeplerden dolayı davanın reddi ile yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin karşı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesinin 07.10.2021 tarih ve 2018/1433 Esas, 2021/768 Karar sayılı kararı ile özetle; '' Taraflar arasındaki sözleşmenin eki olduğu belirtildiği halde Ek-3 keşif özeti belgesinin taraflarca dosyaya sunulmadığı gibi sözleşmenin 22.3 ekler maddesinde de böyle bir ekin varlığından bahsedilmediği, sözleşme içeriğinden de sözleşme konusu işin tam anlamıyla kapsam ve bedelinin tespit edilemediği, bununla birlikte dosyada mevcut bilgi ve belgeler, tanık beyanları, taraf anlatımları, mahallinde yapılan keşif, bilirkişi heyeti tarafından yerinde yapılan tespitlere göre davacı tarafça yapılan imalat kalemlerinin istinat duvarı (arka ve yan cephe), yer altı su deposu, proje ve ruhsat işleri, yangın duvarı, rampalar, kantar temeli, tank havuzu, boru köprüleri, sürme kapı, 2.hakedişteki genel başlığı altında sığınak ve tuvalet koridoru seramik işleri olduğunun tespit edildiği, davacı yüklenicinin davalı işsahibinin komşu parsellerinde bulunan dava dışı ... ve ... firmaları ile de istinat duvarı yapılması için 04.06.2018 ve 05.06.2018 tarihlerinde ayrıca sözleşme yaptığı, dolayısıyla davalı iş sahibinin parseli ile dava dışı firmaların parselleri arasında kalan ortak istinat duvarı yönünden dava dışı firmaların payına düşen istinat duvarı bedellerinin yapılacak hakediş hesaplamasında düşülmesi gerektiği, yapılan işe ilişkin davacı tarafça sonulan hakediş tutanakları ve ekindeki metrajların imzalı olmadığı, bu nedenle dosyaya sunulu projeler, yapı ruhsat dosyası, taraflar tanıklarının anlatımları ve bilirkişi heyeti tarafından yerinde yapılan ölçümlere göre tespit edilen metraj miktarının dikkate alınması gerektiği, buna göre dava dışı ... ve ... firmalarının istinat duvarı yapım işinden paylarına düşen bedel ve dosyada mevcut birim fiyat cetvellerinde belirlenen birim fiyatlar üzerinden yapılan hesaplama neticesinde davacı tarafından yapılan imalat bedelinin bilirkişi heyetinin 2. Ek raporu ile KDV dahil 805.622,20 TL olarak belirlendiği, davalı tarafça yapılan 315.296,00 TL peşinat ödemesi ve 413.296,00 TL birinci hakediş ödemesi mahsup edildiğinde davacı yüklenicinin bakiye eser bedeli alacağının 77.030,20 TL olduğu, davacı tarafın alacağına konu ettiği 2 Nolu Hakediş icmalinde talep edilen bedellerin bilirkişi heyetince hesaplanan kalemlerden farklı olmasının nedeninin, davacı tarafça yapılan metraj çalışmasında projeye ve mevcut duruma kıyasla yuvarlama farklılığından, komşu parsellere düşen payın eksik belirlenmesinden, yangın duvarında boşlukların düşülmemesinden, boru köprüsü ve genel başlığı altındaki imalat bedelinin yüksek hesaplanmasından kaynaklandığı, bilirkişi heyetinin mahallinde yaptığı tespitler ve taraflar tanıklarının beyanları gözetilerek davacı yüklenicinin eser sözleşmesi ile üstlendiği işleri iş sahibinin haklı menfaatlerini gözeterek, sadakat ve özenle, benzer alandaki işleri üstlenen basiretli bir yüklenicinin göstermesi gereken mesleki ve teknik kurallara uygun olarak tamamladığı ve davalı iş sahibine teslim ettiği, davalının işin eksik bırakıldığı ve eksik işlerin üçüncü kişilere tamamlatıldığı iddiasını kanıtlayamadığı, davacının davasının ıslah ederek talebini 77.030,20 TL'ye çıkardığı, davalı iş sahibinin bakiye eser bedeli alacağı yönünden İzmir 7. Noterliği'nin 08059 yevmiye numaralı 02.11.2018 tarihli ihtarnamesinin kendisine tebliğ edildiği 07.11.2018 tarihinden itibaren ödeme için verilen 7 günlük süre geçtikten sonra 15.11.2018 tarihinde temerrüde düştüğü anlaşılmakla davacının davasının kabulüne'' dair karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ: 1-Davacı vekili tarafından verilen 28.12.2021 tarihli istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesi ile özetle; -Müvekkilinin sözleşme gereği üstlendiği işi tam ve eksiksiz olarak yaptığını ve hatta daha sonra davalı tarafından ayrıca yapılmasını istendiği işleri de yaptığını, yapılan tüm ek işlerin de davalı şirketten onay alınarak yapıldığını, buna rağmen davalının, teslim edilen işlerde eksiklik olduğunu ileri sürerek 189.712,00 TL bakiye borcunu ödemekten kaçındığını, Mahkemece hatalı bilirkişi raporuna göre karar verildiğini, fazlaya ilişkin hak ve alacak taleplerini saklı tutarak açtıkları davalının bakiye borcu olan 189.712,00 TL. olmasına rağmen, bilirkişi heyetince dosyada mevcut delil, belge ve faturalara itibar edilmemiş, inşaatta kullanılan malzemelerin faturaları olduğu halde yokmuş gibi yeni hesaplamalar yapıldığını, -Bilirkişi raporlarında; keşif özeti, ana birim fiyat cetvelindeki birim fiyatlar ile proforma faturadaki birim fiyatlar aynı olmasına rağmen taraflarca mutabık kalınan işler ve bedellerine itibar edilmediğini, 2 no.lu hakkediş raporu ve ekinde gerçekleşen maliyetler dosyaya sunulmasına rağmen gerçekleşen maliyetler ve bunlara ilişkin faturalar göz ardı edilerek hesaplama yapıldığını, bilirkişi heyeti tarafından ek raporlarda da hatalı hesaplamaların değiştirilmemesi nedeniyle 10.03.2021 tarihli ek bilirkişi raporuna itiraz dilekçeleri ile kök raporda ve ek raporda eksik hesaplanan ve itiraz ettikleri hususlar hakkında yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınmasına karar verilmesinin talep edildiğini, ancak yerel mahkemece itirazlarının kabul edilmediğini ve yeni bir heyetten rapor alınmadığını, bu şekilde faturalarla sabit olduğu halde gerçekleşen maliyetlerin hesaplanmadığını, yerel mahkeme tarafından bilirkişi heyetinin taraflar arasındaki kabul edilen birim fiyatlara itibar etmeden yaptığı, dosya içeriğindeki delil ve belgelere aykırı hesaplamaları ile yetinilmesinin hatalı olduğunu, alacaklarının eksik hesaplanması sonucunu doğurduğunu, -Yargılamada davalının işin eksik bırakıldığı ve eksik işlerin üçüncü kişilere tamamlatıldığı iddiasını kanıtlayamadığının sabit olduğunu, eksik iş olmadığına göre müvekkili tarafından yapılan işlerin bedellerinin de tarafların mutabık kaldığı fiyatlar üzerinden hesaplanmaması ve buna göre karar verilmemesinin hukuka aykırı olduğunu, -Yerel Mahkemece, uyuşmazlığın çözümünde etkili olacak önemli bir delil olan bilirkişi raporundaki eksikliklerin giderilmesi ve davaya konu alacağa ilişkin hesaplamaların, bilirkişilerin kendi belirlediği fiyatlar üzerinden değil taraflar arasında anlaşılan ve mutabık kalınan birim fiyatlar ve faturalara göre yapılması sağlanmadan karar verildiğini, Belirterek kararının kaldırılmasına ve yeniden yargılama yapılarak davada saklı tutulan fazlaya ilişkin hak ve alacak talepleri için de hesaplanacak alacak miktarı ile davalarının kabulüne veya davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesi istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur. 2-Davalı vekili tarafından verilen 02.01.2022 tarihli istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesi ile özetle; -Davacı şirketin sözleşme ile eksiksiz ve ayıpsız olarak inşa ederek teslim etmeyi kabul ettiği işlerin büyük bir kısmını ya yarım bıraktığını ya da hiç yapmadığını, davacının tamamlamadığı işleri, müvekkilinin başka bir şirket aracılığı ile tamamlattığını ve eksik işlerin tamamlanması adına ekstra maliyet altına girdiğini, akdedilen eser sözleşmesine aykırı hareket eden, yüklenmiş olduğu edimleri eksik yerine getiren davacı şirketin basiretli bir tacir olmadığı ve iyi niyetten uzak bir tutumla iş bu davayı ikame ettiğini, davacı şirketin tamamlamadığı işler sebebi ile müvekkili şirketin başka bir şirketle anlaştığını, ... Şti unvanlı bu şirketin eksik işleri tamamladığını, davacı şirketin işin ana kalemlerinden bir tanesi olan istinat duvarını dahi tamamlamadığını, istinat duvarının tamamlayan kısmın ... tarafından bitirildiğini, bu hususun tanık olarak mahkemeye bildirdikleri ve keşif mahallinde ... isimli şirketin mühendis olan yetkilisi tarafından da net bir şekilde doğrulandığını, ancak mahkeme ve bilirkişi heyetinin müvekkili şirketin tanığının beyanlarına itibar etmediklerini, ancak davacının yanında sigortalı olarak çalışan ve davacının isteği doğrultusunda tanıklık yapma ihtimalleri yüksek olan iki tanığın beyanlarına itibar edildiğini, oysa dinlenen davalı tanıklarının davacının yaptığı işleri eksik ve hatalı yaptığını beyan ettiğini, mahkemece neye dayanarak işin eksik bırakıldığı ve eksik işlerin üçüncü kişilere tamamlatıldığı iddiasını kanıtlayamadığı kanısına vardığını anlamadıklarını, üstelik davacının ispat yükümlülüğü söz konusuyken davacı neye dayanarak alacağını ispat etmediğini, bu hususların gerekçeli kararda mevcut olmadığını, tanık delili mahkeme nazarında geçerli bir delil değilse ve itibar edilmeyecekti ise mahkemenin neden müvekkilinin tanığını dinlediğini anlamadıklarını, usulüne uygun bir şekilde dinlenen ve müvekkili şirkete yaptığı işler için şirketi aracılığı ile fatura kesen tanıklarının beyanlarının neden görmezden gelindiğini anlamadıklarını, bu durumun gerekçeli kararda açıklanması gerekirken açıklanmamasının eksik olduğunu, -Davacı şirketin, 25/05/2018 tarihinde proforma fatura düzenlediğini ve müvekkili şirkete gönderdiğini, gönderilen proforma faturaya göre müvekkili şirketin işin tamamlanması ile birlikte toplam ödemesi gereken meblağın 788.240,00 TL olduğunun belirtildiğini, bir diğer yandan taraflar arasında akdedilmiş olan sözleşmenin net bir şekilde görüleceği üzere, davacının müvekkilinden ek bir ücret talep etmeyeceğinin sözleşme ile taahhüt edildiğini, bu hususun taraflarınca davanın ön inceleme duruşmasında da beyan edildiğini, mahkemenin taraflar arasında akdedilmiş olan sözleşmeyi yok saydığını, incelendiği vakit görüleceği üzere, davacının haksız bir şekilde iş bu davayı ikame ettiğini, -Davaya cevap dilekçesi ile sundukları deliller arasında bulunan İzmir 5. Noterliğinin 14/11/2018 tarih ve 34431 yevmiye numaralı ihtarnamesinde davacının taleplerinin reddedildiğini (ihtarnamenin ekte yeniden arz edildiğini) ve davacının kendilerinden 24.800 TL alacağı olduğu bu alacağın hesap numarası bildirilmesi halinde hesaplarını yatırılacağı ihtar edildiğini, ancak davacının bu ihtarnamelerine cevap vermediğini ve hesap numarası bildirmeyerek 24.800 TL bedelinin ödenmesi noktasında temerrüde düştüğünü, alacaklının temerrüde düşmesinin borçlunun temerrüdünü sonladırdığını, hal böyle iken, mahkemenin 15/11/2018 tarihinden itibaren faiz işletmesinin hukuken mümkün olmadığını, mahkemenin alacağın faiz işletilme tarihinde de büyük bir yanlışa düştüğünü, davacının davasını kısmi olarka ikame ettiğini, daha sonra ıslah yaptığını, mahkeme ıslah tarihinden ititbaren yükselen bedele faizi işletmesi gerekirken tüm bedele temerrüt tarihinden faiz işlettiğini, kabul etmemekle birlikte bir an için müvekkilinin temerrüde düşürüldüğünü kabul etseler dahi, davacının müvekkili şirketin talebine rağmen hesap numarası göndermemesi sonucu müvekkilinin temerrüdünün son bulduğunu, mahkemenin tesis ettiği hükümde avans faizi işletmesinin de hatalı olduğunu, -Davacının, kötü niyetli olarak müvekkilinden yapmadığı işlerin parasını talep ettiğini, mahkemenin de verdiği kararla davacının bu talebini karşıladığını, davacının sebepsiz olarak haksız kazanç elde etmesine sebep olacak iş bu hükmün kaldırılmasının gerektiğini, Belirterek kararın kaldırılarak yeniden yapılacak yargılama neticesinde davanın reddi yönünde hüküm kurulmasına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı yana yükletilmesine karar verilmesi istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Mahkememiz dava dosyasının yapılan incelemesinde; Mahkememizce Davalılar vekili adına muhtıra düzenlendiği muhtıranın Davalılar vekili Av. ...'e 24/01/2022 tarihinde tebliğ edildiği, verilen sürenin 31/01/2022 tarihinde bittiği davalı vekilinin nispi istinaf harçlarını verilen süre içinde yatırılmadığı görülmüş, 6100 Sayılı HMK nun 344.maddesi uyarınca verilen süre içerisinde harç yatırılmadığından hükmün istinaf edilmemiş sayılmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdeki hüküm kurulmuştur. İlk derece mahkemesi'nin 21.02.2022 tarihli ek kararı ile; Mahkemenin 07/10/2021 tarih 2018/1433 Esas 2021/768 Karar sayılı ilamının davalı vekili Av. ... tarafından 02/01/2022 tarihli dilekçe ile istinaf edildiği, ancak istinaf kanun yoluna başvuru için gerekli harçlar ve tebliğ giderleri de dahil olmak üzere tüm giderlerin ödenmesi için bir hafta kesin süre verildiği halde verilen süre içinde yatırılmadığından 6100 Sayılı HMK nun 344.maddesi uyarınca hükmün istinaf edilmemiş sayılmasına karar verildiği, verilen ek kararın 28.02.2022 tarihinde davalı vekiline tebliğ edildiği halde davalı vekili tarafından ek karara yönelik 2 hafta içinde istinaf kanun yoluna başvurulmadığı görülmüştür. DELİLLER, DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; HMK.nın 355. maddesindeki düzenleme uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek yapılan inceleme sonucunda, Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan bakiye iş bedelinin tahsili istemine ilişkindir.

İlk derece mahkemesi tarafından davanın kabulüne karar verildiği; verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edildiği görülmüştür. İlk derece mahkemesi tarafından verilen karara yönelik davalı vekili tarafından da istinaf dilekçesi sunulduğu, ancak HMK 344.maddesi gereğince istinaf kanun yoluna başvuru için gerekli harçlar ve tebliğ giderleri de dahil olmak üzere tüm giderlerin verilen kesin sürede ödenmediğinden Mahkemece ek kararla davalının istinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına karar verildiği, ek karara yönelik davalı vekili tarafından 2 hafta içinde istinaf kanun yoluna başvurulmadığı görülmüştür. Davacı yüklenici ile davalı iş sahibi arasında 28.06.2018 tarihli eser sözleşmesi yapıldığı, davacı yüklenicinin ... İli ... İlçesi ... ada ... parselde yer alan fabrika binasının istinat duvarı (arka ve yan cephe), yer altı su deposu, proje ve ruhsat işleri, yangın duvarı, rampalar, kantar temeli, tank havuzu, boru köprüleri, sürme kapı gibi işlerin yapımını üstlendiği konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davacı yüklenici, eser sözleşmesi kapsamında işin sözleşmeye uygun olarak tamamlanıp teslim edildiği halde bakiye iş bedelinin ödenmediğini iddia ederek eldeki davayı açtığı; davalı iş sahibi ise işin eksik bırakıldığını, eksik işlerin üçüncü kişilere yaptırıldığını, işin tamamlanma oranı ve yapılan ödemeler dikkate alındığında davacı yüklenicinin bakiye alacağının bulunmadığı savunduğu anlaşılmıştır. İlk derece Mahkemesi tarafından mahallinde uzman bilirkişi heyeti ile keşif yapılıp, keşif mahallinde taraf tanıklarının dinlendiği, bilirkişi heyetinden denetime ve hüküm kurmaya elverişli kök rapor ile taraf vekillerinin itirazları üzerine 1.ek rapor ve 2.ek raporların alındığı; Mahkemece hükme esas alınan 2.ek raporda davacı yüklenici tarafından yapılan imalat kalemlerinin tespit edildiği, davacı yüklenicinin davalı işsahibinin komşu parsellerinde bulunan dava dışı ... ve ... firmaları ile de istinat duvarı yapılması için 04.06.2018 ve 05.06.2018 tarihlerinde ayrıca sözleşme yapması nedeniyle davalı iş sahibinin parseli ile dava dışı firmaların parselleri arasında kalan ortak istinat duvarı yönünden dava dışı firmaların payına düşen istinat duvarı bedellerinin yapılacak hakediş hesaplamasından düşüldüğü, yapılan işe ilişkin davacı yüklenici tarafından sunulan hakediş tutanakları ve ekindeki metrajların imzalı olmaması nedeniyle dosyaya sunulu projeler, yapı ruhsat dosyası, taraflar tanıklarının anlatımları ve bilirkişi heyeti tarafından yerinde yapılan ölçümlere göre tespit edilen metraj miktarının dikkate alındığı, buna göre dava dışı ... ve ... firmalarının istinat duvarı yapım işinden paylarına düşen bedel ve dosyada mevcut birim fiyat cetvellerinde belirlenen birim fiyatlar üzerinden yapılan hesaplama neticesinde davacı tarafından yapılan imalat bedelinin KDV dahil 805.622,20 TL olarak belirlendiği, davalı iş sahibi tarafından yapılan 315.296,00 TL peşinat ödemesi ve 413.296,00 TL birinci hakediş ödemesi mahsup edildiğinde davacı yüklenicinin bakiye eser bedeli alacağının 77.030,20 TL olduğunun tespit edildiği, davacı yüklenicinin alacağına konu ettiği 2 Nolu Hakediş icmalinde talep edilen bedellerin bilirkişi heyetince hesaplanan kalemlerden farklı olmasının nedeninin, davacı yüklenici tarafından yapılan metraj çalışmasında projeye ve mevcut duruma kıyasla yuvarlama farklılığından, komşu parsellere düşen payın eksik belirlenmesinden, yangın duvarında boşlukların düşülmemesinden, boru köprüsü ve genel başlığı altındaki imalat bedelinin yüksek hesaplanmasından kaynaklandığının belirtildiği; davacı yüklenici vekilinin denetime ve hüküm kurmaya elverişli 2. ek rapor doğrultusunda davasının ıslah ederek talebini 77.030,20 TL'ye yükselttiği, davalı iş sahibinin işin eksik bırakıldığı ve eksik işlerin üçüncü kişilere tamamlatıldığı iddiasını kanıtlayamadığından Mahkemece 2. ek rapor ve ıslah edilen miktar üzerinden davacının davasının kabulüne karar verilmesinde usule ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığından davacı vekilinin istinaf istemi yerinde görülmemiştir. Dosya kapsamı, mahkeme gerekçesi ve yapılan değerlendirmeye göre; mahkemece verilen karar usul ve yasaya uygun olup, davacı vekilinin istinaf kanun yoluna başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş olup aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 07.10.2021 tarih ve 2018/1433 Esas, 2021/768 Karar sayılı kararı, usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan, davacı vekilinin istinaf kanun yoluna başvurusunun, 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş olması nedeniyle, alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından peşin alınan 59,30 TL'nin mahsubu ile kalan 368,30 TL'nin davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 3-Davacı vekili tarafından yatırılan 162,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile yapılan istinaf kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Kararın, Dairemizce taraflara tebliğine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 361/(1) maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere 15.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2022/391, K. 2024/1438, T. 15.10.2024, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2022-391-e-2024-1438-k-51063c785301