Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2022/259 E. 2023/117 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2022/259
- Karar No
- 2023/117
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/1636 KARAR NO : 2024/2176 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 28.06.2024 NUMARASI : 2024/123 Esas 2024/520 Karar DAVANIN KONUSU : Şirketin İhyası KARAR TARİHİ : 19.12.2024 KARAR YAZIM TARİHİ : 19.12.2024 İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 28.06.2024 tarih 2024/123 Esas 2024/520 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA : Davacı vekili, iş kazasına konu olayda ... Ltd. Şti'nin kusurlu olduğu, bu şirkete karşı açılan İzmir 12. İş Mahkemesi'nin 2022/259 E. Sayılı dava dosyasına konu davanın İzmir 1. İş Makemesi'nin 2013/584 E. Sayılı dava dosyası ile birleşilmesine karar verildiğini, birleşen dava kapsamında yapılan yargıalamda şirketin tasfiye sonucunda terkin edildiğinin tespit edildiğini, davanın neticelendirilmesi ve davaya onu alacağın tahsili için şirketi ihyasının gerektiğini, belirterek; şirketin ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : ..., ... Şti'nin 28.02.2008 tarihinde kuruluş ile tescil edildiğini, 16.11.2012 tarihli ortaklar kurul kararı ile tasfiyeye girdiğini, tasfiye memuru olarak ...'nun seçildiğini, 31.12.2014 tarihli genel kurul kararı ile tasfiye işlemlerinin tamamlanması nedeni ile ünvan ve işletme kaydının ticaret sicil memurluğunca silinmesine karar verildiğini ve 31.12.2014 tarihinde şirketin kapanışının sicile tescili yapılarak ünvan ve işletme kaydının sicilden silindiğini, şirketin tasfiyesinin kanuna uygun olarak gerçekleştirilmesi ve sona erdirilmesinden tasfiye memuru sorumlu olduğunu belirterek; müdürlüğün yasal hasım olması nedeniyle harç, yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davanın sonuçlandırılması amacı ile şirketin ihyasını sağlamak gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne, ... Ltd. Şti'nin ihyasına, ek tasfiye işlemleri için son tasfiye memuru olan ...'nun atanmasına, kararın tescil ve ilanına karar verilmiştir. Karara karşı davalı tasfiye memuru tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ : Davalı tasfiye memuru vekili, davacı ... Başkanlığı tarafından ... A.Ş. ... Şti. iş yeri sigortalılarından ...'in 16.07.2010 tarihinde geçirdiği iş kazası nedeniyle yaralandığı, bu sebeple kurum tarafından kendisine süreli iş göremezlik geliri bağlandığı, bağlanan gelir yapılan masraf ve ödemelerden oluşan kurum zararının iş kazasının oluşumunda kusuru bulunan şirketlerden tahsil etmek amacıyla İzmir 1. İş Mahkemesi 2013/584 Esas ayılı dosyada rücuen alacak davası açıldığı, dosyada alınan bilirkişi raporunda dava dışı ... Ltd. Şti' nin dava konusu iş kazası olayında kusuru bulunduğu tespiti üzerine ... Ltd. Şti' ne karşı İzmir 12. İş Mahkemesi'nin 2022/259 Esas sayılı dosyasıyla İzmir 1. İş Mahkemesindeki dosya ile birleştirme talepli dava açıldığını işbu dosyanın 24.06.2022 tarihinde İzmir 1.İş Mahkemesi'nin 2013/584 Esas sayılı dosyasıyla birleştirildiği, davada şirketin tasfiye sonucunda terk olduğunun anlaşılması üzerine taraflarına ihya davası açmak üzere yetki ve süre verildiğini belirterek eldeki davayı ikame ettiğini, şirketin tasfiyesi usulüne uygun şekilde gerçekleştirildiğini, İzmir 1. İş Mahkemesi'nin 2013/584 Esas rücuen alacak davacının 24/06/2022 tarihinde açıldığını, tasfiye olan şirketin tarafı dahi olmadığı bir dosyada dokuz sene sonra alınan bir raporda şirkete kusur izafe edilerek hak ve alacak talebinde bulunulacağının davalı tarafından öngörülemeyeceğini, tasfiye olan şirketin meydana gelen kazada kusurlu olduğunu gösterir kesinleşmiş bir mahkeme ilamı olmaksızın şirkete rücu edilebilecek bir alacağın varlığından da söz edilemeyeceğini, davacının bu davayı açmakta hukuki menfaati bulunmadığını, ek tasfiyenin son çare olması halinde başvurulabilecek bir kurum olup somut olayda bu koşulun gerçekleşmediğini, davalı aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilemeyeceğini, kusuru bulunmadığını, belirterek; kararın kaldırılmasını talep etmiştir. GEREKÇE : Dava, tasfiye sonucu ticaret sicilinden terkin edilen şirketin derdest dava dosyasından kaynaklı dava nedeniyle tüzel kişiliğinin ihyası istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir. 1. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. 2. Toplanan tüm deliller ile hukuki ve maddi vakıalar karşısında; ihyası istenilen şirketin ortaklar kurulu kararı ile tasfiye sürecine girmesine, tasfiye memuru olarak davalı seçilerek sürecin tamamlanması ile birlikte şirketin ticaret sicilden kaydının terkin edilmesine, eksik veya hatalı işlem sonucu şirketin sicilden tasfiye sonucu terkinine karar verilmiş ise bundan zarar görenler veya o işlemi gerçekleştirenlerin tasfiyenin kaldırılmasını ve şirketin ihyasını talep etme hakkına sahip olmasına, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 547. Maddesi gereğince tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu durumlarda son tasfiye memuru ile ticaret sicile yöneltilecek dava sonucunda tüzel kişiliğin yeniden ihyasının mümkün olmasına, ihya davalarında ticaret sicil müdürlükleri ile ihyası talep edilen şirketlerin son tasfiye memurları zorunlu dava arkadaşı olup ... ile tasfiye memurunun eldeki davada taraf sıfatının sağlanmasına, ihyası istenen şirket aleyhine İzmir 1. İş Mahkemesi'nin 2013/584 E. sayılı dava dosyası ile birleşen İzmir 12. İş Mahkemesi'nin 2022/259 E. sayılı dava dosyası kapsamında açılan derdest iş kazasından kaynaklı rucen tazminata konu alacak yönünden davacının şirketin ihyasını isteme hakkına haiz olup tasfiye nedeni ile sicilden terkin edilen şirket aleyhine açılan dava dosyasında taraf teşkilinin ve davanın devamının sağlanması için şirketin ihyasını istemekte hukuki yararının da bulunmasına, TTK'nın 547. maddesine göre açılan ihya davalarında sürenin söz konusu olmamasına, kaldı ki 6102 sayılı Kanun’un geçici 7 nci maddesinin on beşinci bendi kapsamında ilgili ticaret sicilinden resen silinen anonim ve limited şirketler ile kooperatiflerin ihyasına ilişkin ön görülen sürenin de Anayasa Mahkemesi'nin 15.09.2023 tarihinde yürürlüğe giren 22.06.2023 tarih ve 2023/33 E. - 2023/117 K. sayılı iptal kararı ile iptal edilmesine, ihya kararı verilebilmesi için tasfiye memurlarının tasfiye işlemlerinde kusurlarının bulunmasının ve davanın tasfiye işlemleri tamamlanmadan önce açılmasının da gerekmemesine ( Yargıtay 11. HD'nın 27.04.2022 tarih ve 2021/9203 E. 2022/3515 K.) şirketin ihasına karar verilmesi için aranan koşulların oluşmasına, ek tasfiye işlemleri için son tasfiye memurunun atanmasına, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, ilk derece mahkemesince verilen kararda bir hukuka aykırılık bulunmamakla, istinaf itirazları yerinde değildir. Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı tasfiye memuru ...'nun istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davalı ... yönünden istinaf karar harcı olan 427,60-TL peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 3-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı ... tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay ilgili Hukuk Dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere 19.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.