Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2022/213685 E. 2024/584 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2022/213685
- Karar No
- 2024/584
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/1855 KARAR NO : 2024/2110 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi NUMARASI : 2024/624 Esas-2024/622 Karar DAVA TARİHİ : 02/03/2023 KARAR TARİHİ : 29/07/2024 DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali DAİRE KARAR TARİHİ : 17/10/2024 KARAR YAZIM TARİHİ : 21/10/2024 İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/624 Esas 2024/622 Karar sayılı dosyasından verilen 29/07/2024 tarihli kararının, istinaf başvurusu yoluyla incelenmesinin istenilmesi üzerine, dairemize gönderilen dosya incelendi, dosya içeriğine göre incelemenin duruşmasız olarak yapılması uygun görülmekle, gereği konuşulup düşünüldü. İSTEM: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davalı şirketin müvekkili idarenin ... nolu konut dışı su abonesi olduğunu, davalı aboneliğe tahakkuk eden 2020 yılı 6. ayı ve 2022 yılı 2. ayına ait su borcunu ödememesi sebebiyle 27.354,35 TL asıl alacak, 9.236,82 TL faizsiz alacak, 233,42 TL işlemiş faiz ve 42,02 TL faizin KDV'si olmak üzere toplam 36.866,61 TL üzerinden icra takibi başlatıldığını, davalının haksız itirazı nedeniyle takibin durduğunu belirterek davalının Merkezi Takip Sisteminin 2022/213685 E. sayılı icra takip dosyasına itirazının iptaline, takibin devamına ve %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Dava dilekçesi tebliğ edilmesine rağmen davalı tarafça cevap dilekçesi sunulmamıştır. İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ: Davanın açıldığı İzmir 1.Asliye Ticaret Mahkemesince birleştirme kararı verildikten sonra İzmir 6.Ticaret Mahkemesince, 2020/589 esas sayılı menfi tespit davasında verilen hükmün, İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/180 esas-2024/584 karar sayılı davacı alacaklının ilamsız icra takibine devamını sağlamayacağı, bu nedenle davacı alacaklının itirazın iptali davası açmasında hukuki yararı olduğu, mahkemece davacının icra takip tarihi itibariyle alacaklı olduğu miktar belirlenmeli ve menfi tespit davası alacak miktarı yönünden 6100 sayılı HMK 165. maddesine göre bekletici mesele yapılarak menfi tespit davasının kesinleşmesinden sonra varılacak uygun sonuca göre bir karar verilmesi gerektiğinden 2020/589 esas sayılı dosyası ile İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/180 esas-2024/584 karar sayılı kararı ile birleşen dosyanın tefrik edilerek mahkemenin 2024/624 esasına kaydı yapılarak mahkemenin görevsizliğine, dosyanın İzmir 1.Asliye Ticaret Mahkemesi'ne tevdine karar verilmiştir. İSTİNAF TALEBİNDE BULUNAN: Davalı vekili istinaf talebinde bulunmuştur. İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/589 Esas sayılı dosyası ile İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/180 E. Sayılı dosyalarının birleştirilmesinin usul ekonomisi açısından ilk seçenek olduğunu, menfi tespit davasının daha sonra açılan itirazın iptali davasında bekletici sorun yapılmasının ikinci seçenek olduğunun ortada olduğunu, mahkeme ilamında, "Mahkememizin 2020/589 esas sayılı menfi tespit davasında verilen hüküm, İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/180 esas-2024/584 karar sayılı davacı alacaklının ilamsız icra takibine devamını sağlamaz." denildiğini, söz konusu yorum menfi tespit davasının reddedilmesi halinde geçerli olduğunu fakat yerel mahkeme menfi tespit davasının kabul edilmesi halinde itirazın iptali davasının durumunu değerlendirmediğini, zira müvekkilince ikame edilen menfi tespit davası kabul edildiği takdirde itirazın iptali davasının bir anlamı kalmayacağını, veyahut yine menfi tespit davasının kısmen kabulüne karar verilmesinin de itirazın iptali davasını etkileyeceğini, bu sebeplerle kararın usul ekonomisine uygun olmadığınu, verilen görevsizlik kararının yerinde olmadığını belirterek kararın kaldırılmasına ve dosyanın yeniden yargılama yapılmak üzere yerel mahkemeye iadesine dair karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE: İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen ilk derece mahkemesi kararı hakkında 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık olup olmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır. Dava, aboneliğe dayalı su borcunun tahsili için davalı şirket hakkında başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince birleşen dosya tefrik edilerek mahkemenin 2024/624 esasına kaydı yapıldığı ve mahkemenin görevsizliğine ve dosyanın İzmir 1.Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiştir. Dava ilk olarak İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/180 E. Sayılı dosyasına tevzi edilmiş, akabinde İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/180 E. 2024/584 K. sayılı 25.06.2024 tarihli ilamı ile " İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/589 Esas sayılı menfi tespit dosyasının incelenmesinden, her iki dava dosyasının taraflarının aynı olduğu, yine her iki dava dosyasının aynı faturadan kaynaklanmakta olup, her iki dava dosyasının bu nedenle birlikte görülerek değerlendirilmesi gerektiğinden, HMK.nun 166.maddesi uyarınca işbu dava dosyasının İzmir 6. ATM'nin 2020/589 Esas sayılı dosyasının birleştirilmesine " karar verilmiştir. HMK 166. Madde uyarınca; (1) Aynı yargı çevresinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış davalar, aralarında bağlantı bulunması durumunda, davanın her aşamasında, talep üzerine veya kendiliğinden ilk davanın açıldığı mahkemede birleştirilebilir. Birleştirme kararı, ikinci davanın açıldığı mahkemece verilir ve bu karar, diğer mahkemeyi bağlar. (3) Birleştirme kararı, derhâl ilk davanın açıldığı mahkemeye bildirilir. (4) Davaların aynı veya birbirine benzer sebeplerden doğması ya da biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması durumunda, bağlantı var sayılır. Bu durumda aynı yargı çevresinde yer alan, aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış olan davalarda birleştirme kararı, talep üzerine veya kendiliğinden hüküm verilinceye kadar her zaman verilebilecektir. İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/589 Esas sayılı menfi tespit dava dosyası ile ile İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/180 E. Sayılı itirazın iptali dosyasında taraflar aynı olup uyuşmazlık konusu ise 08.06.2020 tarihli aynı su faturasıdır. Bu durumda aynı yargı çevresinde yer alan, aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış olan davalarda davaların aynı veya birbirine benzer sebeplerden doğduğu ve biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunduğundan aralarında bağlantı var sayılır. Menfi tespit davası’’ sonucunda verilen hüküm itirazın iptali davasını etkileyeceğinden, iki davanın birleştirilmesi (HMK.m.166), bu mümkün olmazsa, menfi tespit davasının, sonra açılan “itirazın iptali davası’’nda ‘bekletici sorun’ yapılması (HMK.m.165) usul ekonomisine uygun düşer. Aleyhine açılan menfi tespit davasının reddedilmesi, alacaklıya, borçlu hakkında başlattığı ve borçlunun itirazı ile durmuş olan ilamsız icra takibine devam etmesini sağlamaz. Bu nedenle, alacaklı ancak borçlu hakkında “itirazın iptali davası’’ açarak, alacağı ‘itirazın iptaline’ ilişkin ilamı icra dosyasına koyarak durmuş olan takibin devamını sağlayabilir. Bu bakımdan her iki dava ‘talep sonucu’ bakımından aynı olmadığı gibi aralarında ‘derdestlik’ de bulunmadığı gibi, itirazın iptali davasında davacı-alacaklının istediği hukuki korumaya ulaşması açısından bu davayı açmakta hukuki yararı bulunduğu kuşkusuzdur. Menfi tespit davasında da, “itirazın iptali davasında da genel hükümlere göre aynı hukuki ilişkinin varlığı incelenir. Bu şekilde mahkemelerin iş yükü artmadan tek bir mahkemenin yaptığı inceleme ile yetinilir.13.HD. 08.12.2005 T. 12228/18202; 19.HD. 27.11.1995 T. 7875/10257; 19.HD. 08.07.2008 T. 1107/7581; 13.HD. 19.10.2009 T. 5267/11668 esas -karar sayılı içtihatları) Zira bu hususta Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2017/19-892 E., 2020/305 K. Sayılı ilamında; "İtirazın iptali davası, menfi tespit davasından daha geniş talepli bir dava olduğu için aralarında derdestlik anlamında bir ilişki bulunmamaktadır. Ancak menfi tespit davası ile itirazın iptali davasında alacağın var olup olmadığı, yani aynı vakıa tartışılacağı için farklı sonuçlar çıkmaması amacıyla iki davanın birleştirilmesi, davaların birleştirilmesi mümkün olmazsa duruma göre davalardan birinin bekletici mesele yapılması gerekir." denilmiştir. Eldeki davaların birleştirilmesini engelleyen herhangi bir durum bulunmamaktadır. Hal böyleyken HMK 166/1 maddesi gereğince ikinci davanın açıldığı mahkemece verilen birleştirme kararı menfi tespit davasına bakan İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesini bağlayacağından ve usul ekonomisine uygun düşmeyeceğinden İzmir 6. Ticaret Mahkemesince birleşen dosyanın tefrik edilerek mahkemenin 2024/624 esasına kaydının yapılması ve mahkemenin görevsizliğine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı bulunmuştur. Yukarıda açıklanan nedenlerle, ilk derece mahkemesince usule aykırı şekilde birleşen davanın tefriki ile mahkemenin görevsizliğine karar verilmesi nedeniyle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-3-5 maddeleri uyarınca davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne ve ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-a-3-5 maddesi gereğince KABULÜNE, 2-İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/624 Esas 2024/622 Karar sayılı dosyasından verilen 29/07/2024 tarihli kararının HMK 353/1-a-3-5 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 3-Dairemizin kararına uygun şekilde işin esasına girilerek hasıl olacak sonuca uygun karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine İADESİNE, 4-İstinaf talebinde bulunan davalı tarafından yatırılan 629,58 TL istinaf nispi karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine, 5-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesi tarafından kurulacak esasa ilişkin hükümde dikkate alınmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme ve müzakere neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere 17/10/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.