Bölge Adliye Mahkemesi · İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi 2022/2047 E. 2026/34 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Daire
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/2047
Karar No
2026/34
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

7. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO:2022/2047

KARAR NO:2026/34

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ:31/03/2022

NUMARASI:2018/308 Esas, 2022/350 Karar

DAVANIN KONUSU:İpotek

KARAR TARİHİ:15/01/2026

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkili ...'in maliki olduğu Büyükçekmece/1 İlçesi, ... köyü, ada No:...2, parsel No:...arsa nitelikli kat İrtifaklı, mesken Nitelikli 6/2400 Arsa paylı, ... ve Bağımsız Bölüm No:...’deki taşınmazı üzerine ... lehine birinci ve ikinci derecede ipotek konulduğunu, akabinde Diyarbakır 8. İcra müdürlüğü ... sayılı dosyası ile açılan ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile icra takibi başlatıldığını, ancak tesis edilen ipoteklerin usul ve yasaya aykırı olduğunu, zira Borçlar Kanunu 583. Maddesi açık hükmü gereğince vekilin, kendisi lehine, vekil eden aleyhine borçlandırıcı işlem yapabilmesi için bu hususta açık yazılı yetki/rıza bulunmasının şart olduğunu, somut olayda müvekkilinin verdiği vekâletname ile vekilin kendisi lehine kazandırıcı işlem yaptığını ve vekâlet görevini kötüye kullandığını, bu yönü ile tesis edilen ipoteğin geçersiz olduğunu, özünde aile konutu olduğu anlaşılan ve tapu kaydına aile konutu şerhi konulmuş olan taşınmaz borca ve ipoteğe konu edilmiş ise de eşin rızası alınmadığı için tesis edilen ipoteğim geçerli olmadığını, ipotek konusu kredi ile ilgili yapılandırmaların da 2012 yılı sonrasında gerçekleştiğini, kredi borcunun 2012 sonrasında muaccel hale geldiğini, her ne kadar ipotekler Türk Borçlar Kanunun yürürlüğe girmesi öncesinde tesis edilmiş ise de hüküm ve sonuçlarının Türk Borçlar Kanununun yürürlüğe girmesi sonrasında doğurduğunu, bu nedenle eş rızasına ilişkin 584. Madde hükmü şartlarının bulunması gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydı ile müvekkilinin maliki bulunduğu İstanbul İli, Büyükçekmece İlçesi, ... köyü, ada No:..., parsel No:... Arsa Nitelikli kat İrtifaklı, Mesken Nitelikli 6/2400 Arsa paylı,... ve Bağımsız Bölüm No:...’deki taşınmaz üzerine tesis edilen birinci ve ikinci sıradaki ipotekler üst sınır ipoteği olup, ipotek miktarını aşan kısım akdi faizler ile temerrüt faizleri, gider vergileri, komisyonlar, kredi sözleşmelerinden doğan her türlü masraf, icra takibi giderleri ve avukatlık ücreti gibi kalemlerden müvekkilinin sorumluluğunun bulanmadığını belirterek Büyükçekmece İlçesi, ... köyü, ada No:..., parsel No:...Arsa Nitelikli kat İrtifaklı,mesken nitelikli 6/2400 Arsa paylı, ... ve Bağımsız Bölüm No:...’deki taşınmazı üzerinde tesis edilen ipoteklerin fekkine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, davacı tarafın dava dışı ...’e vermiş olduğu ... Noterliği’nin ... yevmiye nolu 08/10/2010 tarihli vekaletname ile kendi lehine ve 3.hakiki ve hükmi şahıslar lehine ipotek tesis etme hususunda açıkça yetkili kılındığını, davacının dayandığı 6098 sayılı Yasanın 584.maddesinin olayla bir ilgisinin olmadığını, dava konusu taşınmaz için tesis edilen 1.ve 2.derece ipotek için davacının eşi ...’ın açık rızasının alındığını, davacı malikin sorumlu tutulduğu bedel, taşınmazı üzerinde tesis edilen her iki ipoteğin ipotek limiti toplamı kadar olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:Bakırköy 7.Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2018/308 E, 2022/350 K sayılı kararı ile, davanın reddine karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle, Borçlar Kanunu 583. Maddesi açık hükmü gereğince vekilin, kendisi lehine, vekil eden aleyhine borçlandırıcı işlem yapabilmesi için bu hususta açık yazılı yetki/rıza bulunması gerektiğini, somut olayda müvekkilinin verdiği vekâletname ile vekil kendisi lehine kazandırıcı işlem yaptığını ve vekâlet görevini kötüye kullandığını, bu yönü ile tesis edilen ipoteğin geçersiz olduğunu, her ne kadar müvekkilinin aynı gün dava dışı ipotek borçlusuna başka vekalet verdiği ve vekalette ipotek verme yetkisinin bulunduğu kabul edilmiş ise de, belirtilen vekaletnamenin müvekkilinden hile ile alındığını, müvekkilinin kardeşinin vefat ettiği dönemde, dava dışı ...’in müvekkilinden temsil amacını aşan yetkilerle vekaletname aldığını, müvekkili tek vekalet verdiğini düşünürken aynı gün, noteri müvekkilinin bulunduğu eve getirerek alınan vekaletname iki adet düzenlendiğini, müvekkilinin aynı gün iki ayrı vekaletname vermesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, bu nedenle irade sakatlığının temsil yetkisinin vekil eden yararına kullanılmamış olması nedeniyle tesis edilen ipoteğin geçersiz olduğunu, ipotek işlemleri tesis edilirken eşin rızası alınmamış olması sebebiyle işlemlerin hükümsüz olduğunu, üst sınır ipoteğinde ipotek miktarını aşan kısımdan ipotekli taşınmaz maliki olan müvekkilinin sorumlu olmadığını, ipoteğin fekki talepli davada maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararını kaldırılarak davanın kabulüne karar verilesini talep etmiştir.

DELİLLER:..Noterliği’nin 08/10/2010 tarihli ... yevmiye nolu vekaletnamesi, Diyarbakır 8.icra Dairesi’nin... sayılı dosyası, tapu kaydı, genel kredi sözleşmesi ve ekleri, bilirkişi incelemesi,

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, ...’e ait taşınmaz üzerinde dava dışı ...’in borcu için için tesis edilen ipoteğin terkini istemine ilişkindir.Eldeki davada, davacı ...’ın ... Noterliği’nin 08/10/2010 tarihli ... yevmiye nolu vekaletname ile adına kayıtlı İstanbul İli Büyükçekmece İlçesi, ... Köyü, 642 ada 11 parsel ... nolu bağımsız bölüm için ... Bankası A.Ş tarafından gerek lehine, gerekse dilediği hakiki ve hükmü şahıslar lehine, gerekse de vekil olanın kendisi lehine açılmış ve açılacak krediler ile verilmiş ve verilecek teminat mektupları ile her ne sebeple olursa olsun doğmuş ve doğacak borçların teminatını teşkil etmek üzere ... Bankası A.Ş lehine dilediği bedel ile derece ve şartlara ipotek tesis etmesi için dava dışı ...’i vekil tayin ettiği, buna göre davacının vekil ...’i kendi lehine ipotek tesis etmesi için açıkça yetkili kıldığı, vekil ...’in de davalı bankadan kullandığı tarımsal amaçlı ticari krediler nedeni ile dava konusu taşınmaz üzerinde davalı banka lehine 21/10/2010 tarihinde 1.derecede 110.000 TL ve 20/02/2012 tarihinde 2.derece 210.000 TL tutarında ipotek tesis edildiği, davacı eş ... imzalı beyanı ile taşınmazın aile konutu olmadığına, aile konutu olması veya sonradan aile konutuna dönüştürülmesi durumunda dahi, bahse konu taşınmaz üzerinde gerek eşi davacı ... gerekse 3.şahıslar lehine açılmış ve açılacak her türlü kredilerin teminatı olmak üzere banka lehine dilediği bedel ve şartlarla ipotek tesis edilmesine peşinen muvafakat ettiği, imza incelemesi sonucu belgedeki imzanın davacı ...’in eli ürünü olduğunun tespit edildiği, Diyarbakır 8.İcra Dairesi’nin ... ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takibe ilişkin icra emrinde ipotekli taşınmazlar ve temin ettiği borç miktarlarının ayrıntılı olarak gösterilmiş olup ipotek limitinin üzerinde talebin mevcut olmadığı, borcun ödenmemiş olduğu anlaşılmakla davanın reddine karar verilmesinde ve ipoteğin terkini davalarında ipotek bedeli üzerinden nispi vekalet ücretine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.Açıklanan nedenlerle ilk derece mahkemesi kararı usul ve yasaya uygun olduğundan davacılar vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince temyiz yasa yolu açık olmak üzere esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmış ve açıklanan nedenlerle aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;

1-Bakırköy 7.Asliye Ticaret Mahkemesinin 31/03/2022 tarih ve 2018/308 Esas, 2022/350 Karar sayılı kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacılar vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2-Harçlar tarifesi gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf maktu karar ve ilam harcından peşin alınan 80,70TL harcın mahsubu ile 651,30 TL bakiye harcın davacılardan tahsiline,

3-Davacılar tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından kendisini vekille temsil ettiren davalı yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı HMK'nun 353/1-b/1 bendi ile aynı kanunun 361. Maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.15/01/2026

Atıf: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi, E. 2022/2047, K. 2026/34, T. 15.01.2026, www.arakarar.com/karar/istanbul-bolge-adliye-mahkemesi-7-hukuk-dairesi-2022-2047-e-2026-34-k-2bf89f6d3576