Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2022/2003 E. 2025/1854 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2022/2003
- Karar No
- 2025/1854
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2022/2003
KARAR NO : 2025/1854
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 14/06/2022
NUMARASI: 2019/147 Esas - 2022/482 Karar
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 18/03/2019
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 13/11/2025
Davanın reddine ilişkin verilen kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA: Davacı vekili; davacı firmanın ... Ltd.'nin Türkiye'deki yetkili distribütörü olarak 2001 yılından beri faaliyet gösterdiğini, davalı firmanın, davacı firma tarafından ithal edilen ürünlerin Türkiye' de bayilere dağıtımını üstlendiğini, taraflar arasındaki ticari ilişkinin uzun yıllardır devam ettiğini, bu kapsamda davacı tarafından davalıya teslim edilen mallara ilişkin düzenlenen faturaların bir kısmının cari hesap ilişkisi çerçevesinde ödenmediğini, öncelikle, 16/10/2018 tarihinde, İstanbul 37. İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile davalı aleyhine İİKnın 155. maddesi çerçevesinde adi iflas yoluyla takip başlatıldığını, davalının bu takibe itiraz ettiğini itirazının kaldırılması ve davalının iflasına karar verilmesi talebiyle dava açıldığını, söz konusu davanın İstanbul 3. ATMnin 2018/1183 esas sayılı dosyası ile görüldüğünü, davacının bakiye alacağına İstanbul 12. İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine itiraz ettiğini belirterek davalının itirazının iptaline, davalı aleyhine alacağın % 20' sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:Davalı vekili;davacının dava dilekçesinde 4 adet faturaya dayalı alacak iddia ettiğini, İstanbul 37. İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile başka bir takibinin daha mevcut olduğunu ve buna ilişkinin olarak da İstanbul 3. ATMnin 2018/1183 esas sayılı dosyası ile devam ettiğini belirttiğini, davacının davalı firma aleyhine başlattığı icra takipleri ve davaların kötü niyetli olduğunu, davacının,müvekkilinden hiçbir alacağı olmadığını, davacı tarafından yurt dışından ithal edilen ürünlerin, davalı tarafından iç piyasaya satıldığını, davacının, yıllarca davalının ödediği peşinatlar sayesinde ithalat yapabildiğini, davalının, davacıdan aldığı tüm ürünlerin bedellerini ödediğini, davacının hiçbir alacağı bulunmadığının hesap mutabakatı ile sabit olduğunu beyan ederek davanın reddine ve davacının % 20 den az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI :Mahkemece;takip ve dava konusu faturaların her iki tarafın ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davacı şirketin ticari defter ve kayıtlarına göre takip tarihi itibariyle davacının 4.894.645,46-TL alacaklı göründüğü, davalı şirket defterlerine göre ise takip tarihi itibariyle davalının davacıya borcu bulunmadığı, davalı defterlerindeki ödeme kayıtlarının ve mutabakat mektubunun fiktif olduğunun mahkemece kabulü halinde davacının, dava konusu fatura bedellerini de içerecek şekilde 4.894.645,46-TL alacaklı olduğu tespitinin yapıldığı, davacının kaşesi ve yetkilisinin imzasını içeren mutabakat mektubu kapsamından davalının 31/12/2017 tarihi itibariyle davacıya borcu bulunmadığının anlaşıldığı, ödeme olgusunu ispat yükünün davalı üzerinde olduğu, davalının 17/01/2018 tarihli mutabakat ile ödeme olgusunu ispat ettiği, davacının bu mutabakatın gerçeği yansıtmadığı yönündeki iddiasını yazılı delil ile ispat etmek durumunda olduğu, ispata elverişli herhangi bir delil sunulmadığı, İstanbul 3 ATM'nin istinaf ve temyiz aşamalarından geçerek kesinleşen 2018/1183 esas, 2019/824 karar sayılı kararında anılan mutabakatın fiktif olmadığının kabul edildiği, anılan kararın davalı yönünden kesin delil teşkil ettiği gerekçesiyle davanın reddine, davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ : 1-Davacı vekili; İstanbul 3. ATM'nin 2018/1183esas 2019/824 karar sayılı dosyasında verilen kararın eksik ve hatalı hukuki değerlendirmeye dayandığını, bu dava ile huzurdaki davanın konuları ve yargılama usullerinin farklı olduğunu, kesinleşen bu kararın kesin hüküm teşkil ettiğinin kabulünün mümkün olmadığını, yargılama sırasında alınan, davadaki iddialarını destekleyici bilirkişi raporu dikkate alınmadan 17.01.2018 tarihli mutabakatın yetkili kişi tarafından imzalandığı, davanın ispat edilemediği gerekçeleri ile davanın reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.2-Katılma yoluyla istinaf eden davalı vekili; kaşe ve imzasını kabul ettiği cari hesap mutabakatı gereğince hiçbir alacağı olmayan davacının icra takibinin açıkça kötüniyet olduğunu,davacı aleyhine %20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE :Dava, ticari satım nedeniyle düzenlenen faturalara dayalı takibe yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir. Somut uyuşmazlıkta taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmamakta olup, davalı, ticari ilişkiyi ve ticari mal satışını inkar etmemekte, ancak satış bedelini ödediğini savunmuştur.Ödeme iddiasını ispat bakımından ispat yükü davalıya aittir. Davalı bu iddiasını, uyuşmazlığın miktarına göre yazılı delille kanıtlamalıdır.Davacı tarafından davalı adına düzenlenen 28.04.2017, 31.05.2017, 31.07.2017, 15/09/2017 tarihli dört adet faturaların tahsili için İstanbul 12.İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığı,tarafların ticari defterleri üzerinde yapılan incelemede; davacı ve davalı şirketlerin TTK'na göre tutulması gereken ticari defterlerinin kanuna uygun tutulduğu, ticari defterlerin sahibi lehine delil olma özelliğini taşıdıkları, mutabakat mektubu ve mail yazışmalarının, davacı tarafından dosyaya sunulan uzman görüşünün takdiri mahkemeye ait olmak üzere mahkemece mutabakat mektubunun ve davalı defterlerinde yer alan hareketlerin fiktif hareketler olduğunun takdir edilmesi durumunda davacı şirketin davalı şirketten takip tarihi itibariyle 4.894.645,46 TL alacaklı olduğu tespit edilmiştir.İstanbul 3. ATM'nin 2018/1183 esas sayılı dosyasında; davacı tarafından davalı aleyhine İstanbul 37.İcra Dairesinde ... esas sayılı dosyası ile; taraflar arasındaki cari hesap ilişkisinden kaynaklanan; 31/03/2017 tarihli dört, 28/04/2017 tarihli üç faturaya dayalı toplam 4.294.645,46-TLasıl alacak ve 644.245,52-TL. işlemiş faiz toplamı 4.938.890,98-TL'nin 16/10/2018 tarihinden itibaren işleyecek %10,75 oranında ticari faizi ile birlikte iflas yolu ile tahsili için iflas yolu ile başlatılan takibe davalının itirazının iptali için dava açıldığı ,Mahkemece; hükme esas alınan bilirkişi raporunda '' ..31/03/2017 ve 28/04/2017 tarihleri arasında davalı şirketin toplam 4.140.997,68-TL ödeme yaptığı, cari hesap ilişkisi incelendiğinde; ödemelerin fatura bazında yapılmadığı, cari hesap ilişkisi çerçevesinde yapıldığı, hangi ödemenin hangi fatura için yapıldığının tespitinin mümkün olmadığı, davalı tarafın,ödemelerin yanı sıra ayrıca borcun sona erdiğini teyit eden, yapılan mail yazışmalarını ve mutabakat metnini de sunduğu, mail yazışmalarını yapan ve mutabakat metnini imzalayan mali müşavirin davacı şirketin ticari vekili sıfatına sahip olduğu,anılan kişi tarafından gönderilen e-postalar ve mutabakat metninin davacı şirketi bağladığı davacının alacağının kalmadığının kabulü gerektiği..." yönünde görüş bildirildiği, İstanbul 3 ATM nin 2018/1183 esas, 2019/824 karar sayılı kararı ile; "davacı şirketin ticari vekili sıfatına sahip olan mali müşaviri tarafından e-posta yolu ile davalı şirkete 17/01/2018 tarihinde gönderilen kaşeli ve imzalı mutabakat mektubunda 31/12/2017 tarihi itibari ile cari hesabın 0 (sıfır) bakiye verdiği bildirilerek mutabık olup olunmadığına ilişkin geri bildirim talebinde bulunulduğu, davalı şirketin mali müşavirinin 31/12/2017 tarihi itibari ile 0 (sıfır) bakiye ile mutabık olduklarını bildirdiği; Davalı şirket takibe konu faturaların her birinin ardından davacı şirkete gerek banka havalesi, gerekse de çekler yolu ile ödemeler yapıldığı, davacı tarafın alacağının bulunmadığının anılan hesap mutabakatı ile de sabit olduğunu savunduğumuş olup, davacı hesap mutabakatının çek vereceğini beyan ederek anılan belgenin imzasını talep etmesi üzerine ticari ilişkiye duyulan güven nedeni ile imzalandığını ancak davalının ne bir ödeme yaptığını ne de çek teslim ettiğini,mutabakatın geçerli olmadığını öne sürmüş ise de; davalı şirketin icra takibine konu fatura tarihinde ve sonrasında 12/04/2017-28/04/2017 tarihleri arasında banka havalesi ve çekler ile toplam 4.140.997,68-TL ödeme yaptığı, yapılan ödeme miktarı, mail yazışmaları ve mutabakat metni bir bütün olarak değerlendirildiğinde davacının takibe konu faturalar nedeni ile davalıdan alacağının kalmadığı," gerekçeleri ile davanın reddine karar verilmiş, karara karşı istinaf başvurusu esastan reddedilmiş, temyiz başvurusu sonucu, istinaf ilamı onanmış ve karar 31/01/2022 tarihinde kesinleşmiştir. Davacı tarafından aynı cari hesaba dayalı alacağın toplam 11 adet faturaya dayandırıldığı, bu faturaların yedi adedinin İflas yolu ile takibe, 4 adedinin ise eldeki davaya konu ilamsız takibe konu edilmiştir.Elde ki dava bakımından kesin delil haline gelmiş bulunan mutabakat mektubu kapsamından davalının 31/12/2017 tarihi itibariyle davacıya borcu bulunmadığı anlaşılmaktadır. Davalı 17/01/2018 tarihli mutabakat ile ödeme olgusunu ispat etmiştir. Davacı bu mutabakatın gerçeği yansıtmadığı yönündeki iddiasının yazılı delil ile ispat etmek durumunda olup, ispata elverişli bir delil sunmamıştır. İstanbul 3 ATM'nin istinaf ve temyiz aşamalarından geçerek kesinleşen 2018/1183 esas, 2019/824 karar sayılı kararında, anılan mutabakatın fiktif olmadığı kabul edildiğinden aynı taraflar arasında görülen davada mutabakat mektubunun yeniden incelenip ayrıca karara bağlanması mümkün değildir. Davacı takibinde haksız ise de kötüniyetli olduğunu kabule yarar olgular mevcut değildir. Açıklanan nedenlerle;davaya konu faturalardan evvel ki tarihli faturaların iflas yoluyla takibe konu edildiği ,tüm faturaların tarihinden daha sonra ki tarih itibariyle verilen mutabakatta 31.12.2017 tarihi itibariyle borç bulunmadığı belirtildiğinden davanın reddine,kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiş,her iki taraf vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle:
Taraf vekillerinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Her iki tarafça yatırılan 80,70-TL peşin harcın karar harcına mahsubuna,eksik kalan ( 534,70-TLx2 ayrı ayrı)harcın taraflardan alınarak Hazine'ye ödenmesine,Taraflarca yapılan istinaf yargı giderinin üzerlerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK'nın 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi.13/11/2025