Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2022/1825 E. 2024/155 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2022/1825
Karar No
2024/155
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/299 - 2025/542 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/299 KARAR NO : 2025/542 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 22/11/2024 NUMARASI : 2024/200 Esas - 2024/653 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) KARAR TARİHİ : 17/04/2025 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 12/05/2025 Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacılar ... ve ... vekili ile davalı ... Sigorta A.Ş. (Eski Unvan: ... Sigorta A.Ş.) vekili tarafından süresi içinde ayrı ayrı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacılar vekili dava dilekçesinde; 04.12.2017 tarihinde davalı sigorta şirketi tarafından sigortalanan araç ile davacılardan ...’nın sevk ve idaresindeki aracın çarpışması sonucu meydana gelen trafik kazasında her iki davacının yaralandığını, davacılardan ...’nın kazaya karışan araçta yolcu olduğunu belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla her iki davacı için ayrı ayrı olmak üzere 25,00-TL geçici işgöremezlik tazminatı, 25,00-TL kalıcı işgöremezlik tazminatı olmak üzere toplam 100,00.-TL tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, açıklama dilekçesi ile davacı ... yönünden, 20,00 TL sürekli maluliyete ilişkin iş göremezlik tazminatı, 10,00 TL geçici maluliyete ilişkin iş göremezlik tazminatı, 20,00 TL bakıcı gideri talepleri olduğunu, davacı ... yönünden, 20,00 TL sürekli maluliyete ilişkin iş göremezlik tazminatı, 10,00 TL geçici maluliyete ilişkin iş göremezlik tazminatı, 20,00 TL bakıcı gideri talepleri olduğunu belirtmiş, 17/06/2021 tarihli talep artırım dilekçesi ile davacı ... için sürekli işgöremezlik tazminatı talebini 329.975,00 TL olarak artırmış, bakıcı gideri talepleri olmadığını belirtmiş, davacı ... için sürekli iş göremezlik tazminatı talebini 45.426,13 TL olarak artırmış, bakıcı gideri talebi olmadığını belirtmiş, Fethiye 7. Noterliğinin 00230 yevmiye numaralı 06.01.2020 tarihli alacağın devri sözleşmesiyle dava dosyasında talep edilen her bir davacı alacağının 60.000’er TL'si olmak üzere toplam 120.000,00 TL alacağın ...'a devredildiğini belirtmiş, kaldırma kararı sonrası mahkemece yapılan yargılamada davacılar vekili ıslah dilekçesi ile ... bakımından sürekli iş görmezlik talebini 246.276,76 TL, geçici iş görmezlik tazminatı talebini 26,61 TL olarak artırmıştır. Davalı ... Sigorta A.Ş. (Eski Unvan: ... Sigorta A.Ş.) vekili cevap dilekçesinde; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece verilen ilk kararda 04/12/2017 tarihinde meydana gelen ve yaralanma ile sonuçlanan kaza sırasında ... plakalı aracı kullanan davacılardan ... ile bu araçta yolcu olarak bulunan ...tarafından Fethiye Noterliğinin 06/01/2020 tarih, 1679 yevmiye nolu "alacağın devri" başlıklı belgenin mevcut kaza nedeniyle görülmekte olan davada davalı sigorta şirketinden hakları olan 60.000,00'er TL maddi tazminat istemleri ile ilgili toplamda 120.000,00 TL haklarını ...'a devir ettikleri ve söz konusu parayı aldıklarının anlaşıldığı, davacılar vekilinin 01/10/2021 tarihli duruşmada, dava konusu alacağın 60.000,00+60.000,00 TL bedel karşılığı temlik alınması nedeniyle bakiye kısım için diğer davacıları temsil edip etmediği sorusuna, bu aşamada sadece temlik alan ...'ı temsil ettiğini beyan ettiği, davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin 16/08/2021 tarihli dilekçede, ...'ın alacağı temliki sonrasında, vekilleri aracılığı ile davacılar ...ve ...'un UYAP ortamından silinerek temlik alan ...'ın davacı olarak eklenmesini talep etmiş olmaları nedeniyle, davacıların taraf sıfatının kalmadığının belirtildiği, bu nedenlerle davacı olarak müstakilen alacağı temlik alan ...'ın davacı sıfatına sahip olduğu kabul edilerek, alacağı temlik eden ...ve ...'un davada davacı sıfatlarının kalmadığı, 17/06/2021 tarihli ıslah dilekçesinin de ...'ın temlik aldığı alacak miktarının üstündeki kısım için yok hükmünde sayılması gerektiği gerekçesiyle, ...'dan devir alınan davada, davanın kabulüne, 45.477,74 TL'nin 20/07/2018 olan dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacı ...’a verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, ...'dan devir alınan davada, davanın kabulüne, 60.000,00 TL'nin 27/03/2018 olan temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş, kararın davacılar vekili ve davalı vekili tarafından ayrı ayrı istinaf edilmesi üzerine Dairemizce yapılan incelemede Dairemizin 2022/1825 E. - 2024/155 K. sayılı 07/02/2024 tarihli ilamı ile kararın "Somut olayda davanın 04.12.2017 tarihinde meydana gelen kazada yaralanan ... ve ... vekili Av. ... tarafından maddi tazminat talepli olarak açıldığı, bu davacıların dosyada mevcut 06/01/2020 tarihli temlik sözleşmesi ile ayrı ayrı mevcut davanın konusunu oluşturan tazminat haklarının 60.000,00'er TL'lik bölümünü ...'a temlik ettikleri, davacılar vekili Av. ...’in mahkemeye hitaben sunduğu 20.09.2021 tarihli dilekçe ile "temlik edilen 120.000 TL'den aşkın miktar için davacılar ... ve ...'nın davada taraf sıfatının devam ettiğini ve vekillerinin de Av. ... olduğunu, bu kapsamda ...'ın 120.000 TL'lik meblağı devir aldığını, kendisinin vekili olarak davaya devam ettiklerini, davacılar ... ile ...'nın 120.000 TL'den fazla kalan bakiye alacağı için davaya devam ettiklerini'' beyan ettiği, dosya kapsamında Av.... tarafından sunulan beyan, itiraz, talep ve ıslah dilekçelerinin davacılar ... ve ... adına sunulduğu, dosyaya yatırılan harç ve gider avanslarının da yine davacılar ... ve ... adına yatırıldığı, dosya kapsamına sunulan vekâletnamelerin incelenmesinde, Av.... tarafından davacı temlik alan ... adına çıkarılan vekâletnamenin yanısıra devredilen alacağın aşkın miktarı içinde davacılar ... ve ... yönünden vekâletnamelerin geçerliliğini koruduğu, 06.01.2020 tarihli temlik sözleşmesinin düzenlendiği tarih itibarıyla davacılar ... ve ...’nın alacağı kısmen veya tamamen temlik edebilme hak ve yetkisini haiz olduğu, dosya kapsamında yer alan temlik sözleşmesi içeriğinde alacağın tamamen devredildiğine dair bir ibare bulunmadığı, nitekim davacılar ... ve ... yönünden temliki aşan kısım için davaya devam olunduğu iradesinin açıkça Av.... tarafından mahkemeye bildirildiği, bu durumda mahkemece temlik edilen miktara ilişkin temlik alan ...’ın, temliki aşan alacak kesimi için de (ıslah dilekçesi de nazara alınarak)davacılar ... ve ...’nın davacı sıfatlarının devam etmekte olduğu nazara alınarak delillerin değerlendirilmesiyle sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, değerlendirmede yanılgıya düşülmesiyle, davacı olarak müstakilen alacağı temlik alan ...'ın davacı sıfatına sahip olduğu kabul edilerek, alacağı temlik eden ...ve ...'un davada davacı sıfatlarının kalmadığı, 17/06/2021 tarihli ıslah dilekçesinin de ...'ın temlik aldığı alacak miktarının üstündeki kısım için yok hükmünde sayılması gerektiği" gerekçesiyle kaldırılmasına karar verilmiş, mahkemece kaldırma kararı sonrası yeniden yapılan yargılamayı müteakip, davanın kısmen kabulüne, davacı ... yönünden sürekli iş göremezlik tazminatı olarak belirlenen 330.000,00-TL tazminatın, Fethiye 7. Noterliği'nin 06/01/2020 tarihli devir sözleşmesi uyarınca 60.000,00 TL'sinin temerrüt tarihi olan 27/03/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalıdan alınarak davacılardan ...’a verilmesine, bakiye 270.000,00 TL'sinin temerrüt tarihi olan 27/03/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı ...’ya verilmesine, ...'nın geçici iş göremezlik tazminatı yönünden açtığı davanın reddine, davacı ... yönünden sürekli iş göremezlik tazminatı olarak belirlenen 45.451,13 TL ve geçici iş göremezlik tazminatı olarak belirlenen 26,61 TL olmak üzere toplam 45.477,74 TL maddi tazminatın Fethiye 7. Noterliği'nin 06/01/2020 tarihli devir sözleşmesi uyarınca tamamının dava tarihi olan 20/07/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılardan ...’a verilmesine karar verilmiş, karar davacılardan ... ve ... vekili ile davalı sigorta şirketi vekili tarafından ayrı ayrı istinaf edilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacılar ... ve ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde; dava belirsiz alacak davası olduğu için, yapılan artışların hiç birinin ıslah olarak nitelenemeyeceğini, ilk hesap raporundaki miktar üzerinden 107. maddenin 2.fıkrası uyarınca harcı tamamlamışsa, ek raporla belirlenen tazminat artış isteğinin mahkemece nazara alınmasıyla karar verilmesi gerektiğini, artırılan alacaklara, davanın belirsiz alacak davası olduğu göz önünde bulundurularak faiz işletilmesi gerektiğini, hüküm kısmında "davacı ... yönünden 270.000 TL'sinin temerrüt tarihi olan 27/03/2022 tarihi" olarak belirtilmiş ise de, davalı sigorta şirketinin temerrüt tarihinin 27/03/2018 tarihi olması nedeniyle hükmün hatalı olduğunu, davacı ... bakımından da talepleri artacağından vekâlet ücretine de hükmedilmesi gerektiğini belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir. Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde, mahkemenin kaldırma öncesi 01.10.2020 tarihli duruşmasında davacı vekiline ... ve ...'yı temsil edip etmediğinin sorulması üzerine, davacı vekilinin sadece temlik alan davalı ...'ı temsil ettiğini beyan ettiğini, keza davacı vekilinin, sonrasında 24.01.2020 tarihli "Alacağın devri sözleşmesi ve yeni vekâletname sunumu hk." konulu dilekçesinde, davacı sıfatıyla dosyada bulunan ... ve ...'nın UYAP ortamından kayıtlarının silinmesini talep ettiğini, davacı vekili açıkça ... ile ...'yı temsil etmediğini belirtmesine rağmen, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından sadece ıslah dilekçesi ile 20.09.2021 tarihli beyan dilekçesi dikkate alınarak hatalı olarak ... ve ... yönünden de davacı sıfatlarının devam etmesi gerektiği şeklinde hüküm kurulduğunu, ... ve ... yönünden davacı vekili tarafından açıkça takip edilmediği beyan edildiğinden yerel mahkeme kararının kaldırılması gerektiğini, kaldırma öncesi kararda ... yönünden tazminata hükmedildiğini, davacı vekili tarafından da ... açısından istinaf kanun yoluna başvurulmaması nedeniyle hükmün bu yönüyle kesinleştiğini, davalı sigorta şirketi tarafından da icraya konulan tazminatın ödendiğini, bu nedenle ... yönünden davanın konusuz kalmasına karar verilmesi gerekirken, tekrardan hüküm kurulup güncel vekâlet ücretinden karar verilmesinin hatalı olduğunu, mahkemece alınan 10.02.2020 tarihli bilirkişi raporunda, sigortalı aracın kusurunun %25 olduğunun tespit edildiğini, sigortalı aracın kusur oranı dikkate alınan %75 kusur tenzili ile hüküm kurulması gerekirken tam kusur üzerinden hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, hesaplamada 1,8 teknik faizin alınması gerektiğini, geçici iş göremezlik hali ve geçici bakıcı giderlerinin SGK sağlık teminatı kapsamında olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 107.maddesinde, davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkânsız olduğu hâllerde, alacaklının, hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar ya da değeri belirtmek suretiyle belirsiz alacak davası açabileceği; 109.maddesinde ise, talep konusunun niteliği itibarıyla bölünebilir olduğu durumlarda, sadece bir kısmını da kısmi dava yoluyla ileri sürülebileceği düzenlenmiştir. Somut davada; davacı tarafça dosyaya ibraz edilen başvuru dilekçesinde, tazminat talebinin belirsiz alacak davası olarak ileri sürüldüğü açıkça anlaşılmaktadır. Bu kapsamda mahkemece davanın belirsiz alacak davası mahiyetinde olduğu nazara alınarak talep artırım ve ıslah dilekçelerinin değerlendirilmesiyle karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile davanın kısmi dava olduğunun kabulü suretiyle yazılı şekilde karar verilmesi yerinde görülmemiştir. Kabule göre de, somut olayda, 04.12.2017 tarihinde davalı şirket nezdinde zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile kayıtlı bulunan aracın, sürücü ...'ün sevk ve idaresinde seyir halinde olduğu sırada, karşı yönden gelmekte olan sürücü ...'nın sevk ve idaresinde olan araç ile çarpışması sonucu meydana gelen kazada sürücü ... ve araçta yolcu olan ...’nın yaralanması nedeniyle eldeki maddi tazminat davasını açıldığı, mahkemece hükme esas alınan 10/02/2020 tarihli raporda, kazanın oluşumunda sürücü davacı ...'nın %75 oranında, davalı ... Sigorta A.Ş'ye ZMMS poliçesi ile sigortalı otomobilin dava dışı sürücüsü ...'ün %25 oranında kusurlu olduğunun belirlendiği, mahkemece hükme esas alınan aktüer bilirkişi raporunda davacı ... yönünden, bu davacının babası olan sürücü davacı ...’nın aracında yolcu olması nedeniyle hesaplanan tazminattan kusur indirimi yapılmadığının anlaşıldığı, bununla birlikte dava dilekçesinde davalılar yönünden müşterek müteselsil sorumluluğa mı yoksa tarafların kusuruna mı dayanıldığının açıkça anlaşılamadığı bu kapsamda mahkemece davacı ... yönünden dava konusu talebin müşterek-müteselsil mi yoksa tarafların kusur oranına göre mi talep edildiği hususunun davacılar vekiline açıklattırılması, talebin tarafların kusur oranlarına göre olduğunun anlaşılması halinde davacı ... yönünden hesaplanan tazminattan babası olan davacı ...’nın kusuru oranında tenzilat yapılması gerektiği gözetilerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken davacı ... yönünden dava konusu talebin müşterek müteselsil sorumluluğa dayanılarak ileri sürüldüğünün kabulü ile yazılı şekilde eksik inceleme ile karar verilmesi yerinde görülmemiştir. Yine kabule göre, davacı ... yönünden davalı sigorta şirketine davanın açılmasından önce başvuru yapıldığı anlaşılmakla beraber, başvurunun (maluliyet raporu) eksik evrakla yapıldığı anlaşılmakla bu davalı yönünden hükmedilen tazminata dava tarihi olan 20.07.2018 tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerekirken mahkemece 27.03.2022 tarihinden itibaren faize hükmedilmesi yerinde görülmemiştir. Buna göre; yukarıda açıklanan nedenlerle istinaf eden taraf vekillerinin istinaf taleplerinin ayrı ayrı kabulüne, mahkemece, davanın belirsiz alacak davası mahiyetinde açıldığının nazara alınması suretiyle dosya kapsamında yer alan talep artırım ve ıslah dilekçelerinin nazara alınarak değerlendirilmesi, davacı ... yönünden dava konusu talebin müşterek-müteselsil mi yoksa tarafların kusur oranına göre mi talep edildiği hususunun davacılar vekiline açıklattırılması, akabinde, talebin tarafların kusur oranlarına göre olduğunun anlaşılması halinde davacı ... yönünden hesaplanan tazminattan babası olan davacı ...’nın kusuru oranında tenzilat yapılması suretiyle aktüer bilirkişiden ek rapor alınması, davacı ... yönünden hükmedilen tazminata dava tarihi olan 20.07.2018 tarihinden itibaren faize hükmedilmesiyle (ve Dairemizin bir önceki kaldırma kararında belirtilen hususların da hususiyetle nazara alınmasıyla) oluşacak sonuca göre karar verilmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, kararın kaldırılma sebebine göre istinaf eden taraf vekillerinin sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiş, aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davacılar ... ve ... vekilinin ve davalı ... Sigorta Anonim Şirketi (Eski Unvan: ... Sigorta A.Ş.) vekilinin istinaf başvurularının ayrı ayrı KABULÜ ile, Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen 22/11/2024 tarihli 2024/200 Esas - 2024/653 Karar sayılı kararın, HMK’nın 353/1-a-(4) maddesi gereğince KALDIRILMASINA, Kararın kaldırılma sebebine göre istinaf eden taraf vekillerinin sair istinaf sebeplerinin şimdilik İNCELENMESİNE YER OLMADIĞINA 2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3-İstinaf eden taraflarca yatırılan istinaf karar harcının istek halinde istinaf eden taraflara iadesine, 4-İstinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesinde değerlendirilmesine, 5-İİK'nın 36. maddesi gereğince Ankara 5. Genel İcra Dairesinin 2025/185 Esas sayılı dosyasına yatırılan 40.000,00 TL tutarlı teminat mektubunun YATIRAN TARAFA İADESİNE, 6-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirilmesi, bakiye harç tahsili ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 17/04/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan Üye Üye Katip * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2022/1825, K. 2024/155, T. 20.07.2018, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2022-1825-e-2024-155-k-1d34f375c4be