Bölge Adliye Mahkemesi · İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi 2022/1648 E. 2025/544 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Daire
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/1648
Karar No
2025/544
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

44. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I

DOSYA NO: 2022/1648

KARAR NO: 2025/544

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 2.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi

TARİHİ: 30/06/2022

NUMARASI: 2019/94 E. - 2022/104 K.

DAVANIN KONUSU: Marka (Tecavüzün Giderilmesi İstemli)

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 27/03/2025

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Tarafların İddia ve Savunmaları: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Davacının, 1996 yılında Bilecik’in Pazaryeri ilçesinde ticari faaliyetlerine başladığını , uzun yıllardır et ve et ürünleri üretimi ve satışı yapmakta olduğunu, işlenmiş et ürünlerini "..." markası altında tüketiciye sunduğunu, 25.04.2017 tarihinde, ... Başvuru Numarası ile 29, 35 ve 43. sınıflarda tescil başvurusunda bulunduğunu ancak markanın dava dışı ... adına ... Tescil Numarası ile tescilli olması nedeniyle 43. sınıfta kısmi red kararı verildiğini, bu karara karşı itirazın YİDK kararı ile reddedildiğini, daha sonra, 10.04.2018 tarihinde ...'in, ...'dan ... Tescil No’lu "..." markasını devraldığını, ardından 08.12.2018 tarihinde ... Başvuru Numarası ile 43. sınıfta yeniden tescil başvurusu yaptığını, davacının "..." markasını 43. Sınıfta yer alan emtia ve hizmetlerde ilk oluşturan. markalaştıran ve tanınır hale getirenin davacı olduğunu , öncelikli hak sahibi olduğunu, davalı ...’in ... Tescil No’lu markayı gerçek hak sahibi olmadan devraldığını ve haksız yere kendi başvurularına itiraz ettiğini ileri sürerek, ... Tescil No’lu "..." markasının hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili tarafından cevap dilekçesi sunulmadığı fakat 09/09/2020 tarihli beyan dilekçesi ile tedbirin kaldırılması talebinde bulunulduğu, dava dışı ... Limited Şirketi ile müvekkilinin 5 yıl süreli lisans sözleşmesi yaptığını, markanın devredilme ihtimaline karşılık tedbirin kaldırılmasını talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi'nin 30/06/2022 tarihli 2019/94 E. 2022/104 K. sayılı kararı ile; Mahkemece; "1-Davanın KISMEN KABULÜ ile, davalı adına tescilli ... numaralı ... markasının tescilli olduğu 43. Sınıftaki yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri. Hayvan bakım hizmetleri bakımından kısmen hükümsüzlüğüne, sair taleplerin reddine, 2-Mahkememizce davalı markasına yönelik ihtiyati tedbir kararının hüküm kesinleşinceye kadar devamına," karar verilmiştir.

İleri Sürülen İstinaf Sebepleri: Davacı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı adına 43. sınıf emtia ve hizmetlerde tescilli ... başvuru numaralı "..." markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesi gerekirken, yerel mahkemenin hatalı şekilde 43. sınıfın alt hizmet gruplarını ayırarak davacının faaliyet alanı olup olmadığı yönünde bir ayrım yapmasının hukuka aykırı olduğunu, bilirkişi raporları ve sunulan deliller doğrultusunda "..." markası üzerinde gerçek ve üstün hak sahibinin müvekkili olduğunu, mahkemenin yalnızca yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri ile hayvan bakım evleri hizmetleri bakımından davacının hak sahibi olduğu yönündeki tespitinin eksik inceleme içerdiğini , 43. sınıfın bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiğini, dolayısıyla müvekkilinin tüm bu sınıf kapsamında hak sahibi olduğunu iddia ederek, mahkeme kararının eksik incelemeye dayalı ve hukuka aykırı olması nedeniyle kaldırılmasını ve davanın tam kabulüne karar verilmesini, aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücreti hükmedilmemesi gerektiğini beyanla kararın kaldırılarak dosyanın istinaf gerekçeleri yönünden yeniden karar verilmek üzere yerel mahkemeye gönderilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkeme tarafından hükme esas alınan bilirkişi raporlarının eksik ve hatalı olduğunu, dosyanın İstanbul'dan seçilecek yeni bir bilirkişiye tevdi edilerek müvekkilinin ticari defterleri üzerinde detaylı inceleme yapılması gerektiğini, dava dışı...’dan devralınan ... tescil numaralı "..." markasının, müvekkili ... adına tescilli olduğunu ve farklı sınıflarda tescil edilen markalar arasında kötü niyetli bir tescil bulunmadığını, buna rağmen, mahkemenin eksik inceleme sonucu davanın kısmen kabulüne karar vermesinin hatalı olduğunu, ... tescil numaralı markaya ilişkin olarak müvekkili ile ... Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. arasında 10.04.2020 tarihli bir sözleşme imzalandığını, markanın kullanım hakkının 5 yıl süreyle bu şirkete bırakıldığını, ancak davacı ... tarafından açılan dava sonucunda Eskişehir 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2020/205 Esas sayılı dosyası ile markanın kullanımına ihtiyati tedbir kararı verildiğini , bu sebeple markanın kullanımının mümkün olmadığını, ayrıca davacının 43. sınıf kapsamında faaliyet göstermediği halde ticari faaliyet yürüttüğüne dair iddialarda bulunduğunu, müvekkilinin uğradığı zararların arttığını ifade ederek, markanın devri konusunda ... Gıda tarafından yapılan teklifin değerlendirilebilmesi için ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasını talep ettiklerini sonuç olarak, kararın istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasını ve dosyanın yeniden incelenmek ve hüküm kurulmak üzere ilk derece mahkemesine gönderilmesini veya istinaf mahkemesinde davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davacı cevap dilekçesinde özetle; Yerel mahkemenin davanın “kısmen reddine” yönelik hüküm kısmına karşı 14/09/2022 tarihinde sunulan istinaf dilekçesindeki itiraz ve talepleri saklı kalmak ve yerel mahkeme hükmündeki aleyhe olan hususları kabul anlamına gelmemek kaydıyla, 14/09/2022 tarihinde sunulan istinaf itiraz ve taleplerinin kabulüne, buna karşılık davalı vekilince sunulan 04/11/2022 tarihli istinaf itiraz ve taleplerinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede; Dava, davalıya ait ... numaralı "..." markasının hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. Davacı, “...” markasını 2010 yılından çok önce kullanmaya başladığını 43. sınıfta kendisinin üstün hak sahibi olduğunu ileri sürmüştür. 04/01/2022 tarihli bilirkişi raporunda; "Davacıya ait olduğu belirtilen 'www...com.tr”internet web sitesinin aktif olduğu, alan adının 24.07.2009 tarihinin kayıt olunduğu, alan adı sahibinin “... - ...”" olduğu , “Et ve et ürünleri” vb. alanlarda internet sitesi olarak kullanıldığı, internet sitesinin 2010 yılından bu yana arşiv kayıtlarına ulaşıldığı ve davacı tarafından “...” adıyla “...” vb. alanlarda internet sitesi olarak yoğun ve aralıksız bir şekilde kullanıldığının tespit edildiği, Google Arama Motorunda dava konusu ilgili “...” kelimesi ile arama yapıldığında 1. Sayfada reklam dışındaki doğal sonuçların 1._sırasında davacıya ait olduğu belirtilen “www...com.tr” internet sitesinin çıkmış olduğu ve 1. Sayfanın tüm sıralarında yine davacıya ait içeriklerin bulunduğu internet sonuçlarının çıkmış olduğu, davalının ... numaralı “...” ibareli marka tescilinin davacının tescilsiz fiili kullanımı ve tescilli ... nolu "..." markası ile ayırt edilemeyecek denli benzer olduğu, bu sebeple iltibas yarattığı, davalının ... numaralı “...” markasının SMK md. 6/1 ve md. 25/1 uyarınca hükümsüzlük ve sicilden terkin şartlarının oluştuğu, Eskiye dayalı kullanım sebebi ile “...” ibaresi üzerindeki öncelikli kullanım hakkının davacıya ait olduğu; bu sebeple davacının markanın gerçek hak sahibi olduğu, Davacının ...” markasını 2007 yılından beri kullandığı, davalının marka başvurusu yaptığı 2010 yılında davacının markasının varlığından haberdar olduğu, davalının davacının markasından yararlanma düşüncesi ile hareket etmiş olabileceği ve bu sebeple davalının kötüniyetli olduğu" belirtilmiştir. SMK 6/3 maddesi hükmüne göre, Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir. Marka hakkının sağladığı koruma kural olarak tescil ile doğar, istisnası ise marka hakkının önceye dayalı kullanım yoluyla tescile dayanmadan elde edilebileceği ve korunacağı, marka üzerindeki öncelik hakkı, o markayı ihdas ve istimal eden ve piyasada maruf hale getiren kişiye ait olup, bu durum gerçek hak sahipliği ilkesi olarak ifade edilir. Tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmiş olması için ilgili olduğu piyasada ciddi bir şekilde kullanım yoluyla bilinir hale gelmiş olması anlaşılmalıdır. Markanın tescilinden önce bu markanın piyasada ilgili sınıflarda uzun yıllar kullanıldığına ve bu yolla bilinir hale getirildiğine dair iddianın fatura, katalog ya da benzer somut delillerle ispatı gereklidir. Tescilsiz bir markaya dayalı olarak başka bir markanın hükümsüzlüğünün istenebilmesi için marka tescilinden önce tescil kapsamında bulunan mal ve hizmetler bakımından, markanın ciddi surette markasal kullanması, bu kullanımla markaya konu işarete belirli ölçüde ayırt edici nitelik kazandırılması gerekmekte olup, önceye dayalı kullanımların, hükümsüzlüğü istenilen markanın tescil kapsamındaki mal ve hizmetler yönünden kullanımlar olması gerekir. Tescil kapsamı dışındaki mal ve hizmetlerdeki tescilsiz kullanım davacıya önceye dayalı hak sahipliği vermeyecektir (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 13/05/2019 tarih, 2018/2275 Esas ve 2019/3674 Karar sayılı ilamı). ... numaralı 04.02.2010 başvuru tarihli, "..." markasının 43. Sınıfta "yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri, geçici konaklama hizmetleri( gündüz bakımı, kreş hizmetleri dahil) hayvan bakım evleri hizmetlerinde tescilli olduğu görülmektedir. Dosya kapsamına göre, davacıya ait www...com.tr alan adının 24.07.2009 tarihinde kaydedildiği ve sahibi olarak “... - ...” isminin kayıtlı olduğu, internet sitesi 2010 yılından itibaren aktif olup, et ve et ürünleri alanında kesintisiz kullanıldığı anlaşılmaktadır. Davacı, Pazaryeri/Bilecik ilinde ticari faaliyet yürütmektedir. Davacı 2017 tarihinde Marka tescili için başvuruda bulunduğunda, ... numaralı ... markası gerekçe gösterilerek başvurusunun kısmen reddedildiğini belirtmiş olup, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü’ nün 08.04.2019 tarihli cevabi müzekkeresinden davalının gerçek kişi ticari işletme kaydının olmadığı ve Kadıköy Vergi Dairesi’ nin 02.04.2021 tarihli cevabi müzekkeresinden davalının herhangi bir mükellefiyet kaydının olmadığı, davalının bu alanda faaliyeti olmadığı markayı kullandığına dair delil bulunmadığı dikkate alındığında ; davacının bu tarihten önce davalı markasının tescilini bildiği ve bilmesi gerektiğine dair bir delil bulunmadığı bu nedenle markanın varlığından 2017 yılı itibariyle haberdar olan davacının açtığı hükümsüzlük davası yönünden sessiz kalma sureti ile hak kaybının söz konusu olmadığı anlaşılmıştır. Bilirkişi raporu ile tespit edildiği üzere davacının 2010 yılı öncesine ait davacı adına düzenlenen fatura, alan adı tescili, internet sitesi içeriğinde ve işletme adında ... ibaresini davalının 2010 yılında marka başvurusundan önce 2007 yılından itibaren kasap ve restoran hizmetlerinde; davalının markasının tescilli olduğu 43. Sınıfta yiyecek ve içecek hazırlanması ve hayvan bakım evleri hizmetlerinde tescilsiz marka olarak kullanmaya başladığı ve bu kullanımın kesintisiz ve yoğun şekilde devam ettiği, birden fazla ilde bu marka ile işletmesinin bulunduğu, google arama motorunda marka aratıldığında ilk sayfada çıkan tüm sonuçların davacıya ait işletmeler olarak listelendiği dikkate alındığında, “...” markasının davacı tarafından ihdas istimal edilip maruf hale getirildiği, davacının “...” markası üzerinde öncelik hakkı bulunduğu davalıya ait markanın kötüniyetli tescil edildiğine ilişkin delil bulunmamakla birlikte, davacının 43. Sınıfta "yiyecek ve içecek hazırlanması" ve "hayvan bakım evleri hizmetlerinde" gerçek hak sahipliğine dayalı kısmi hükümsüzlük koşullarının mevcut olduğu, davacının kullanımı bulunmayan geçici konaklama hizmetleri yönünden önceye dayalı hak sahibi olmadığı anlaşılmıştır. Sonuç olarak, dosya kapsamında iddia ve savunmaya, saptanan dava niteliğine ve toplanıp değerlendirilen delillere göre kararda gösterilen yasal ve yeterli gerekçeye dayalı kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmadığı, taraf vekillerinin, istinaf başvuru sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Taraf vekillerinin İstinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul Anadolu 2. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 30/06/2022 tarih ve 2019/94 E. 2022/104 K. sayılı kararına karşı davacı ve davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 80,70-TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70-TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 80,70-TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70-TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 4-Taraflarca istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 5-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 6-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 27/03/2025

Atıf: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi, E. 2022/1648, K. 2025/544, T. 27.03.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-bolge-adliye-mahkemesi-44-hukuk-dairesi-2022-1648-e-2025-544-k-a094c73f5a1a